T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/366 Esas
KARAR NO : 2025/153
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 27/04/2024
KARAR TARİHİ : 19/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; 11.04.2022 tarihinde davacıya ait ... plakalı aracın karıştığı tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacıya ait aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ... numaralı poliçe ile genişletilmiş kasko sigortası ile sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine talebin çekme belgeli pert olarak işlem gördüğünü, aracın rayiç bedelinin 630.000,00 TL olarak belirlendiğini ve kasko pert mutabakat metni hazırlandığını, davacı tarafından belirlenen bedelin aracın rayiç değerinin çok altında olduğu belirtilerek itiraz edildiği ve her türlü dava hakkı saklı tutularak mutabakat metninin imzalandığını, kaza neticesinde davacının aracı kullanılamaz hale geldiğinden çekildiğini, kurtarma ve çekme ücretinin davacı tarafından ödendiğini, kaza sırasında hasar gören metal bariyerlerin hasar bedelinin Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü tarafından davacıdan tahsil edildiğini, davalı sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunulmasına rağmen başvuruya cevap verilmediğini, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını beyan ederek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL kaza tarihi itibariyle aracın bakiye gerçek değeri, bakiye rayiç bedeli, maddi tazminatı ile 9.296,00 TL otokorkuluk rayı, otokorkuluk dikmesi, otokorkuluk gergi kuşağı hasar bedeli ve 590,00 TL aracın kurtarma ve çekme bedeli olmak üzere toplam 10.886,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle; ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde 20.07.2021-2022 dönemine ilişkin ... numaralı genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kazanın ihbarı üzerine bağımsız ve uzman ekspere hasarın miktarı ve niteliği yönünden tespit yaptırıldığını, davacı ile varılan mutabakat üzerine 02.06.2022 tarihinde davacıya 128.000,00TL ödeme yapıldığını, eksper tarafından yapılan hesaplamanın somut duruma ve hukuka uygun olduğunu, davalı şirketin sorumluluğu kaldığı yönündeki iddianın kabul edilmediğini, sigorta poliçesinden doğan taleplerin 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu aracın sigorta poliçesi ve ruhsattan da anlaşıldığı üzere hususi araç niteliğinde olduğunu, aleyhe hüküm kurulması halinde yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, otokorkuluk rayı, otokorkuluk dikmesi, otokorkuluk gergi kuşağı hasar bedeli ve kurtarma ve çekme bedelinin poliçe kapsamında olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Dava, kasko sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu'nun 3/1-l maddesinde tüketici işlemi, "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder." şeklinde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Davacı taraf davalı sigorta şirketi ile yaptığı kasko sigorta poliçesi kapsamında uğradığı zararın tahsilini talep etmiştir. Davacının gerçek kişi olduğu, Uyap sistemi üzerinden alınan araç tescil raporuna göre sigorta sözleşmesine konu aracın hususi kullanım şeklindeki otomobil olduğu, taraflar arasında akdedilen genişletilmiş kasko paket sigorta poliçesine göre aracın kullanım şeklinin özel otomobil-hususi oto olduğu, bu şekilde davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olduğu anlaşılmakla HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
(Emsal niteliğinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 01/02/2024 tarihli, Dosya No : 2023/2452 Karar No : 2024/71 sayılı kararı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 01/02/2024 tarihli, Dosya No : 2024/105 Karar No : 2024/157 sayılı kararı)
HÜKÜM:
1-Davanın Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK'nın 115/2. maddesi hükmü uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-HMK'nın 20/1. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin talepte bulunulması halinde dosyanın İzmir Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi takdirde HMK'nın 20/1-son cümle uyarınca resen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına,
Dair; davacı vekili vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/02/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı