T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/370 Esas
KARAR NO : 2025/113
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/04/2024
KARAR TARİHİ : 12/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ülke genelinde ilan edilen OHAL kapsamında 23.07.2016 tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 667 sayılı KHK ve 17.08.2016 tarihli ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 670 sayılı KHK çerçevesinde "... vergi kimlik numaralı ... Teknolojileri Yazılım Donanım Özel Eğitim Hizmetleri Elektronik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi kapatılarak söz konusu şirkete ait tüm hak ve alacaklar hâzineye aktarıldığını, ... Teknolojileri Yazılım Donanım Özel Eğitim Hizmetleri Elektronik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin muhasebe kayıtları üzerinde İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu tarafından yapılan inceleme neticesinde borçlu ... Teknolojileri ve İletişim Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin asıl borç miktarı 16.347.54 TL bedelli borcu bulunduğunun tespit edildiğini, ... ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı'nın 29/12/2017 tarih ... rapor sayılı inceleme ve değerlendirme raporu uyarınca kapatılan şirkete borçlu olduğu tespit edilen davalı/borçlu şirketin borcunu ödemesi için Tekirdağ Defterdarlık KHK İşlemleri İl Bürosu tarafından tebligat yapılmış, ancak borçlu şirket tarafından borcun ödenmemesi üzerine Müdürlüğümüzce borçlu şirkete karşı İzmir ... İcra Dairesi'nin ... Esas (Eski Esas:... Esas) sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmesi üzerine, borçlu şirket tarafından takibe itiraz edilmiş ve İcra Müdürlüğü kararı ile icra takibin durdurulmasına karar verildiğini, OHAL kapsamında yürürlüğe konulan KHK'lar uyarınca kapatılan ve tüm mal varlıkları Hâzineye intikal eden kurum kuruluş ve şirketler hakkında yapılacak işlemlere yön vermek üzere yürürlüğe konulan 371 sıra sayılı Milli Emlak Genel Tebliği ve 2016/1 sayılı Milli Emlak Genelgesi uyarınca İnceleme ve Değerlendirme Komisyonları oluşturulduğunu, 2016/1 sayılı Milli Emlak Genelgesinin, İnceleme ve Değerlendirme Komisyonlarının yetki ve görevleri başlıklı II. Maddesinin (a) bendinde “Yapılan tespit işlemlerinin kayıtlara, defter ve belgelere uygunluğunu denetlemek'" b) bendinde ise "Mal varlığına dahil edilmesi gereken başkaca alacaklar ve haklar ile borçları belirlemek; takip tahsil ve ödenmesi hakkında görüş ve öneride bulunmak” hükümlerinin yer aldığını, bu hükümler uyarınca Tekirdağ KHK İşlemleri İl Bürosu ile yazışma yapılarak, itirazların ineglenmesi ve dava cihetine gidilip gidilmeyeceği hakkında görüş sorulduğunu, Tekirdağ Defterdarlık KHK İşlemleri İl Bürosundan tahsil işlemlerine devam edilmesi gerektiği hususunda Müdürlüğe talimat bildirildiğini, Davalı/Borçlu şirket tarafından borca ilişkin itirazlarda ödemeye ilişkin kanuni ve açıklayıcı belge sunulmaması, sunulan ödeme evraklarının hangi kayıtlara ait olduğunun belirsizliği, hangi döneme ilişkin olduğu anlaşılamadığından Tekirdağ Defterdarlık KHK İşlemleri İl Bürosu ve ... ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı inceleme ve değerlendirme raporu sonucunda kapatılan kurumun defter kayıt ve belgelerinde davalının kapatılan kuruluşa borçlu olduğu hususunun sabit olduğunu, dava şartı arabuluculuğa da başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek öncelikle Davalı/Borçlunun İzmir ... İcra Dairesi'nin ... Esas (Eski Esas: ... Esas) sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, davanın itirazın iptali davası olarak kabul edilmemesi halinde İİK 67/4 fıkrası; "Birinci fikrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır." uyarınca genel hükümler çerçevesinde davacıya ihtarname ile bildirilen 16.347,54 TL'nin 19.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak idareye ödenmesine ve yargılama masrafı ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin hiçbir şekilde borcu olmadığını, davacı tarafın hak düşürücü süreler ve zaman aşımı süresi geçtikten sonra dava açtığını, davacının alacağı olmadığını, açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın her ne kadar "arabuluculuk görüşmeleri İİK 67. Maddede belirtilen itirazın tebliği niteliğinde olmadığını" belirtmiş ise de bu açıkça hakkın kötüye kullanılması olduğunu, kanunun açıkça hedeflediği borçlunun itirazından haberdar olan alacaklının 1 yıl içerisinde dava açmak zorunda olduğunu, kaldı ki olayda harici bir haberdar olma gibi bir durum söz konusu olmadığını, bizzat davacı arabulucuya başvurarak yazılı beyanı ile açıkça uyuşmazlık konusunun "ticari nitelikli hizmet sözleşmesinden kaynaklı İzmir .... İcra Müdürlüğünün ...e. dosyasına yapılan itiraz ile itirazın iptali davası olduğunu” beyan ettiğini, yani davacı icra dosyasına itiraz olduğunu ve bu itirazın kaldırılması için dava açacağını bunun için arabulucuya başvurduğunu imzası ile tasdik ederek beyan ettiğini, yani davacı tarafın bizzat içeriğini bildiği ve kendisinin açtığı icra takibine itiraz edildiğini de bilmekte ve arabulucuya bu itirazın iptali için başvurmakta olup arabulucuk faaliyetinin üzerinden 1 yıllık hak düşürücü süre geçmiş olmakla davanın süresinde açılmaması nedeniyle reddine karar verilmesini, fatura alacaklarında da zaman aşımı süresinin 5 yıl olduğunu ve bu sürenin de geçtiğini, ayrıca davacı tarafın hiç bir dönem, tarih bildirmeden, neye dayalı alacak talep ettiğini bildirmeden davalının davacıya borcu olduğunu iddia ettiğini, oysaki davalı müvekkilinin davacıya olan tüm fatura borçlarını ödediğini, davalı ile davacının çalışma dönemlerinin cari hesap dökümünde belirtilen tarihler olduğunu, dilekçe ekinde cari hareket dökümünden görüleceği üzere davalı müvekkilinin hiç borcu bulunmadığını, ayrıca iş bu cari hareket dökümü yine ekte bulunan ödeme dekontları ve kredi kartı ekstreleri ile de desteklendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.
DELİLLER:
İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas (Eski Esas:... Esas) Sayılı dosyasının UYAP çıktısı, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporu dosyamız arasındadır.
İzmir ... İcra Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabının incelenmesinde; mahkememiz davacısı tarafından davalı aleyhine 17.651,26 TL taksitli cari hesap alacağının tahsili bakımından ilamsız takip başlatıldığı görülmüştür.
Mahkememizce 09/10/2024 tarihli duruşmada verilen ara karar gereği dosya; uyuşmazlık konularında Tekirdağ Khk İşlemleri İl Bürosunda Bulunan Kapatılan Şirket Olan ... Teknolojileri Yazılım Donanım Elektronik San. Ve Tic. Ltd. Şirketinin Davalı Şirketten Alacaklı Olup Olmadığı, Borcun Ödenip Ödenmediği Hususlarında Tekirdağ Valiliği Defterdarlık Khk İşlemleri İl Bürosu'nda inceleme yapma yetkisi verilmesine, (ayrıca Bornova İzmir adresinde bulunan davalı defterlerinin e-defter olması halinde davalı defterleri de incelenmek suretiyle) karar verilerek SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan raporun dosyaya sunulduğu ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, söz konusu rapora karşı davacı vekilince itiraz, davalı vekilince beyan dilekçesinin sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava, OHAL KHK ile kapatılarak Hazineye devredilen kurum alacağının tahsili için başlatılan takipte borçlu davalının borca itiraz neticesinde takibin durması sonucunda itirazın iptali ve icra inkar tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 222/2,3. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Davalı ile OHAL kapsamında Hazineye devredilen şirket arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması için taraflara ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde ticari ilişkinin başından sonuna kadar SMMM bilirkişi tarafından inceleme kararı alınmış, mahkememizce yeterli bulunan bilimsel denetlenebilir ve gerekçeli bilirkişi raporuna göre, taraflara ait ticari defterlerin usul ve yasaya uygun tutulduğu, defterler arasında uyumsuzluk olmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2016 yılından önce başladığı, 667 ve 670 sayılı KHK ile kapatılarak mal varlığı Hazineye devredilen, Çorlu Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numaralı mükellefi ... Teknolojileri Yazılım Don. Özel Eğitim Hiz. Elektronik San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin 2016 yılı ticari defterleri ve davalı tarafın ticari defterlerine göre söz konusu şirket tarafından davalıya 2016 yılında 34.620,66 TL tutarında fatura düzenlendiği, düzenlendiği faturaların 9.090,96 TL tutarındaki faturasını ise kayıtlarına almadığı, davalının söz konusu şirket adına düzenlenen bütün faturaları kayıtlarına aldığı, davalının düzenlenen fatura bedellerini ödediği, Hazineye devredilen davacı şirketin ödemelerin 25.438,51 TL tutarlık bölümünü kayıtlarına almadığı, davalı tarafın ticari defterlerinde adına düzenlenen tüm faturalara yer verdiği ve bedellerini ödediği, faturaların açık fatura olduğu, faturaların 5.000 TL altında olması nedeniyle BA ve BS formu düzenlemedikleri, bu ticari ilişkiye göre davalının herhangi bir borcu kalmadığı bu şekilde davasında haksız olduğu kanaati ile davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş, tüm bu açıklamalar doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM:
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davacı Hazine ve Maliye Bakanlığı harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-3.120,00 TL arabulucuk ücretinin davacıdan 6183 sayılı kanun hükümleri kapsamında tahsiline,
6-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen iadesine,
7-Davalı, kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm gününde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 16.347,54 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
Dair, miktar itibariyle Kesin olmak üzere gerekçeli kararın tebliğinden itibaren davacı vekilinin yüzüne ve davalı vekilinin yokluğunda karar verildi.12/02/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı