T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/684 Esas
KARAR NO : 2025/430
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/08/2024
KARAR TARİHİ: 25/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili şirketin tavuk ve tavuk ürünleri alım satımı işi ile uğraşmakta olduğunu, davalı tarafın ise yukarıda verilen adreste bulunan ve et parakende (sakatat,et, kümes hayvanları eti vs.) satışı yaptığı ticari işletme sahibi olduğunu, bu nedenle davalı ile müvekkili arasında faturaya dayalı olarak satım işlemleri yapıldığını, müvekkili tarafından iletilen ve dilekçe ekinde sunulu hesap ekstresi evrakından da anlaşılacağı üzere; taraflar arasında devam eden ticari ilişki çerçevesinde; müvekkili şirket tarafından 21/11/2019 ila 20/03/2020 tarihleri arasında düzenlenen 164 adet fatura karşılığı, toplam 151.026,52-TL fatura alacağı için, davalı tarafından çeşitli dönemlerde toplam 145.849,00-tl (en son ödeme tarihi 11/05/2021'dir) ödeme yapılmış olup, müvekkili şirketin, davalı şirketten 5.177,52-TL bakiye alacağı kaldığını, davalı yanın gıda işi yapan işletme sahibi olup söz konusu faturalar karşılığında müvekkili şirketten mal (tavuk ve tavuk ürünleri) satın aldığını, davalı tarafın, satın alarak teslim aldığı mallara ilişkin fatura bedellerinin bakiyesini ödemediğini, faturalı ticari ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsili için davalı taraf hakkında İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosya ile icra takibi yapıldığını, ancak davalı/borçlu borcu ödemediği gibi takibe de haksız yere itiraz ederek icra takibini sürüncemede bıraktığını, davalı tarafça başkaca ödeme yapılmaması ve takibin durdurulmuş olması nedeniyle 28/03/2024 tarihinde İzmir Arabuluculuk Bürosuna ... sayılı dosya ile başvuru yapılarak ... sayılı arabuluculuk sürecinin başlatıldığını, davalı tarafın, kendisine davet mektubu tebliğ edilmesine toplantı gün uzunca bir süre beklenilmesine karşın toplantıya katılmadığını, bu sebeple görüşme yapılamaksızın anlaşamama şeklinde 03/05/2024 tarihli son tutanak hazırlandığını belirterek davalının İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı icra dosyasındaki itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın tahsiline, davalı yan hakkında %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletinin davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliğ edildiği, davalı tarafın davaya cevap sunmadığı, yazılı veya sözlü herhangi bir savunma bildirmediği görülmüştür.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, dosya ve ekleri SMMM bilirkişiye tevdi edilerek, davacının davaya konu takip nedeniyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı, takip tarihine kadar işlemiş faiz türü ve oranı miktarı hususlarında rapor tanzim edilmesi istenmiştir.
Bilirkişi ön rapor ibraz ederek dava dosyasını esnaf kaydı bulunduğu bildirilerek dosyayı Mahkememize iade ettiği görülmüştür.
Mahkememizce Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Esnaf Sanatkarlar Odasına ve Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılmış olup davalının tacir olup olmadığı yönünden araştırma yapılmıştır.
İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü kayıtlarında davalıya ilişkin kayda rastlanılamadığı, İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nden gelen müzekkere cevabında; ... şarküteri ürünleri imalatı, ticareti mesleği dolayısıyla birliğe bağlı İzmir Yoğurtçular ve Sütçüler Esnaf Odası’na kayıtlı bulunduğunun bildirildiği görülmüştür.
İzmir Gaziemir Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne yazılan müzekkereye verilen yazı cevabında ise davalının; 02/01/2019 tarihinde, ... adresinde Gerçek Usulde Yıllık Gelir Vergisi mükellefi olarak "Et Perakende Ticareti" faaliyetine başladığı, halen faaliyetine devam ettiği, İşletme Hesabı Esasına göre defter tuttuğu ve 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu 177.maddesinde ifade edilen ''II. Sınıf Tacir'' kapsamına girdiğinin belirtildiği görülmüştür.
Dava, İİK nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.
Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.
Somut olayda, davalı ...'ın tacir kaydının bulunmadığı, davalı ...'ın yine işletme hesabı esasına göre(2.sınıf tüccar) defter tuttuğu, davalının tabi oldukları defter niteliği ve beyan edilen vergi matrahı itibariyle tacir olma sınırının altında kaldığı, bu haliyle davalının tacir niteliğinde bulunmadığı gözetildiğinde eldeki davanın TTK 4/1 maddesi kapsamında nispi ticari bir dava olmadığı, davanın çözümünde, genel görevli ve yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu, mahkememizin görevli bulunmadığı kanaatine varıldığından, dava şartı yokluğundan, davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1- Davanın GÖREVSİZLİK NEDENİ ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2- Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3- 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereği kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde iş bi dosya resen ele alınarak Mahkememizce davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE,
4- Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine, davanın açılmamış sayılma şartları oluştuğu takdirde yargılama giderleri konusunda MAHKEMEMİZCE KARAR VERİLMESİNE,
5- Dair Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.25/04/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı