T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/747 Esas
KARAR NO: 2025/826
DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 09/09/2024
KARAR TARİHİ: 24/09/2025
Mahkememizde görülen Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkili banka ... Şubesiyle ... Şirketi arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden borçlu firmaya krediler kullandırılmış olup davalı ... Genel Kredi Sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, sözleşmeler kapsamında davalı kredi borçlarının tamamının sorumluluğunu üstlendiği, davalı borçlunun ödeme taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle kredi ilişkisini düzenleyen sözleşmelerin 12. maddelerinde müvekkili banka alacağına muacceliyet verildiği ve bunun üzerine borçların ödenmesi için İzmir ... Noterliğinin 09.01.2023 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ve İzmir ... Noterliğinin 10.01.2023 tarih, ... yev. nolu ihtarnamesi keşide edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine müvekkili banka alacağının tahsili için davalı borçlu hakkında İzmir Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... ve ... E. sayılı dosyalarından genel haciz yoluyla icra takibine başlandığını, borçlu her iki icra dosyasında borca itiraz etmiş olup, her iki icra dosyasında da itiraz haricen öğrenildiğini, itiraz dilekçesi kendilerine tebliğ edilmediğini, arabuluculuk süreci anlaşamama şeklinde son bulduğunu, davalının icra dosyalarına yaptığı borca itirazı haksız ve hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında imzalanmış bulunan bu sözleşmelerin 16. maddesinde “Banka defter ve belgelerinin delil olacağı”, 14. maddesinde ” Bankanın her türlü alacağı için ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz talebinde bulunma hakkının saklı olduğu”, 13. maddesinde “Müşterinin temerrütü halinde bankaca kredilere uygulanan en yüksek faiz oranına bu oranın % 50’sinin ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden faiz uygulama yetkisine sahip olduğu” hüküm altına alındığını, taraflar arasında tesis edilen kredi ilişkilerinden dolayı borçlu davalı hakkında İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi ... E. dosyadan 276.157,15TL; İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi ... E. dosyadan 56.949,42TL olmak üzere iki dosyadan toplam 333.106,57 TL üzerinden takibe geçildiğini, mahkeme nezdinde yapılacak incelemede borçlu davalının itirazının haksız, mesnetsiz ve sırf alacağın tahsilinin geciktirilmesi amacına yönelik olduğu anlaşılacağını, davalı borçlunun İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasıyla aleyhine yapılan takipte; takibe itirazının iptaline ve takibin takip talepnamemizdeki taleplerimizle devamına, davalı borçlunun İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasıyla aleyhine yapılan takipte; takibe itirazının iptaline ve takibin takip talepnamedeki taleplerinin devamına, İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi ... E. ve İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi ... E. Dosyalarında itiraz edilen kısım üzerinden % 20’dan az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi ... E. ve İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi ... E. dosyaları bakımından yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın tefrik edilerek, davaya konu icra takipleri yönünden yargılamanın ayrı ayrı devamına karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesi ile, İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve takibin devamı ile İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve takibin devamı talep edildiğini, ancak, söz konusu icra takiplerine konu borç içerikleri ile borç sebepleri farklı olduğunu, söz konusu icra takipleri yönünden huzurda görülmekte olan davanın birlikte açılması hukuki dayanaktan yoksun olup, davanın tefrik edilerek, yargılamanın ayrı ayrı devamına karar verilmesi gerektiğini, davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacı taraf dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davacı banka arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden müvekkili firmaya krediler kullandırılmış olduğunu, davalı müvekkili ...'ın ise Genel Kredi Sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğundan bahisle sözleşmeler kapsamında kredi borçlarının tamamından sorumlu olduğunu iddia ettiğini, somut olayda, geçerli olarak kurulmuş bir kefalet ilişkisinin varlığından söz edilemeyeceğini, TBK'nun 583. maddesinde kefalet sözleşmesinin kurulabilmesi için gerekli olan şekil şartları açıklanmış olup, somut olayda işbu şekil şartlarının sağlanmamış olduğunu, bu kapsamda, geçerli olarak kurulmuş bir kefalet ilişkisinin varlığından söz edilemeyeceğinden huzurda görülmekte olan dava ile husumetin müvekkil ...'a yöneltilmesi haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kefalet sözleşmelerine ilişkin Türk Borçlar Kanunu’nun 584. maddesinde; “Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.” hükmü yer aldığını, somut olayda ise, icra takibine konu edilen kredi sözleşmeleri incelendiğinde, kefil olarak imza attırılan bölümde veya adi yazılı olarak ayrı bir belgede, eş rızasına yönelik imza bulunmadığını, bu kapsamda, sözleşmelerin imza tarihinde müvekkilin evli olduğu ve fakat eşinin rızası alınmamış olduğu ortada olup, kefalet ilişkisi geçerli bir şekilde kurulmamış olduğundan davalı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı taraf dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davacı banka arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden müvekkili firmaya krediler kullandırılmış olduğunu, davalı müvekkili ...'ın Genel Kredi Sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğunu ve müvekkillerinin ödeme taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle de banka alacağına muacceliyet verilerek, borçların ödenmesi için İzmir ... Noterliğinin 09.01.2023 tarih, ... yevmiye numaralı ve İzmir ... Noterliğinin 10.01.2023 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamelerinin keşide edildiğini, daha sonrasında ise davaya konu icra takiplerinin başlatıldığını belirttiğini, müvekkillerine usulüne uygun bir şekilde ihtarname tebliğ edilmeksizin icra takibine geçilmesi açıkça hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından, müvekkilleri aleyhine icra takibi yapılabilmesinin şartlarından birisi de vadesi gelmiş muaccel bir alacağın bulunması olduğunu, banka kredi sözleşmeleri yönünden de borcun muaccel hale gelmesi şartlarından bir tanesi de hesap kat ihtarnamelerinin usulüne uygun olacak şekilde tebliğ edilmiş olması olduğunu, ancak, davacı taraf dava dilekçesinde yalnızca İzmir ... Noterliğinin 09.01.2023 tarih, ... yevmiye numaralı ve İzmir ... Noterliğinin 10.01.2023 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamelerinin keşide edilmiş olduğunu belirttiğini, söz konusu ihtarnamelerin usulüne uygun olacak şekilde tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir beyanda bulunmadığını, söz konusu ihtarnameler usulüne uygun olacak şekilde müvekkillerine tebliğ edilmediğini, müvekkillerine usulüne uygun olacak şekilde ihtarname tebliğ edilmeksizin davaya konu icra takipleri başlatılmış olup, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiğini, basit yargılama usulüne tabi davada davacı yan söz konusu ihtarnamelerin usulüne uygun olacak şekilde tebliğ edildiğini ispat edemediğini, dava dilekçesinde tebliğ şerhi deliline dahi dayanılmamış olup, yazılı iddialarını ispat edemeyen davacı tarafın bu aşamadan sonra dosyaya sunulacağı hiç bir beyan, bilgi, belge ve sair hususa muvafakat etmediklerini ve etmeyeceklerini, Genel Kredi Sözleşmesi hükümleri, sözleşmede zayıf olan tarafın korunması prensibine bağlı olarak müvekkilleri aleyhine yorumlanmaması gerektiğini, somut olayda davacı taraf dava dilekçesinde, sözleşmelerin 16. maddesinde “Banka defter ve belgelerinin delil olacağı”, 14. maddesinde ” Bankanın her türlü alacağı için ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz talebinde bulunma hakkının saklı olduğu”, 13. maddesinde “Müşterinin temerrütü halinde bankaca kredilere uygulanan en yüksek faiz oranına bu oranın % 50’sinin ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden faiz uygulama yetkisine sahip olduğu” hükümlerinin yer aldığını belirtildiğini, ancak, ilgili hükümlerin taraflar arası eşitlik ilkesine aykırı olduğu açık ve ortada olduğunu, davacı tarafından müvekkili şirketin ödediği bedeller mahsup edilmeksizin davaya konu icra takipleri başlatılmış olup, söz konusu takiplere yapılan itirazların haklı ve hukuka uygun olduğunun açık olduğunu, dava konusu icra takiplerine konu borçları hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte, bir an için müvekkili şirket tarafından kredi sözleşmelerine konu borçların ödenmediği kabul edilecekse dahi müvekkili şirketin icra takipleri başlatılmadan evvel ödediği bedeller mahsup edilmeksizin davaya konu icra takiplerinin başlatıldığını kabulü gerektiğini, müvekkili şirketin davaya konu icra takipleri başlatılmadan evvel ödemiş olduğu bedeller mevcut olup, banka kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesi akabinde durumun ortaya çıkacağını, müvekkili tarafından ödenen bedeller mahsup edilmeksizin başlatılan icra takiplerine yapılan itirazlar haklı ve hukuka uygun olup, huzurda görülmekte olan davanın reddi gerektiğini, müvekkillerinin borçlu olduklarını kabul anlamına gelmemekle birlikte, davaya konu icra takipleri ile talep edilen faiz miktarı fahiş olduğunu, son olarak, ödeme emrinde asıl alacak kalemlerine uygulanması talep edilen faiz oranları fahiş olup, müvekkillerinin borçlu olduklarını kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacıya böyle bir faiz borcu bulunmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
Mahkememizce deliller toplanmış, İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi ... E. ve İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası celbedilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı banka keşide olunan ihtardan sonuç alamaması üzerine davalılar aleyhine ödeme emri göndermek suretiyle 29.05.2023 tarihinde ilamsız icra takibine başlanmış, ödeme emrinde 262.340.00-TL Alacak aslı istenen % 29.9, 13.044.59-TL işlemiş akdi faiz, 694.79-TL İşlemiş Tem. Faizi, 77,77-TL BSMV Masraf olmak üzere 276.157.15-TL toplam alacağın tamamı, asıl alacağa, temerrüt faizi, faizin %5 gider vergisi icra giderleri ve ücreti vekaletle birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile BK 100.göre tahsilini talep ettiği, itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı banka keşide olunan ihtardan sonuç alamaması üzerine davalılar aleyhine ödeme emri göndermek suretiyle 55.488.77-TL Alacak aslı istenen % 49.92, 1.434.24-TL işlemiş akdi faiz, 25.15-TL Gecikme Faizi, 1.26-TL BSMV Masraf olmak üzere 56.949.42-TL toplam alacağın tamamı, asıl alacağa, temerrüt faizi, faizin % 5 gider vergisi icra giderleri ve ücreti vekaletle birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile BK 100.göre tahsilini talep ettiği, itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Dosyanın re'sen seçilecek bankacı bilirkişiye teslim edilerek, dava konusu meblağ ve bu meblağdan davacının-davalının sorumluluğu, masraf-alacak kalemlerinin mahiyeti, miktarı ve hesaplanması, uyuşmazlık konusu, taraf beyanları nazara alınarak dosya kapsamı itibarıyla, uyuşmazlık konusu ile sınırlı olmak üzere bilirkişiye banka kayıtlarının incelenmesinde yerinde inceleme yetkisinin verilmesi ile yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde alınan bilirkişi raporunda özetle; Davacı Banka ile davalı ... Şti. arasında sözleşme öncesi bilgi formları, 19.02.2018 düzenleme tarihli 500.000-TL ve 29.04.2020 tarihinde 2.500.000-TL limit artışı ile toplam 3.000.000-TL limitli ve 14.02.2019 düzenleme tarihli 500.000.-TL limitli Genel Sözleşmesi akdedilmiş, Sözleşmeleri ... Toplam 3.500.000.-TL kefalet limitli olarak müteselsil kefil sıfatı ile imzalamıştır. Kefalet tarihi, kefalet türü ve kefalet limiti el yazısı ile yazılmış olup sözleşmenin imza tarihinde davalının şirketi temsile yetkili kişi olduğu Ticaret Sicil Gazetesinin 24.09.2014 tarih ve ... sayısından tespit edildiği, Sözleşme Öncesi Bilgi Formu ile davalıların sözleşme hükümleri ile ilgili olarak bilgilendirildikleri değerlendirilmiştir. Genel Kredi Sözleşmesine istinaden davalı asıl borçlu şirkete BCH tan ve KMH dan ticari krediler kullandırılmış, kredi kartı tahsis edilerek kullanıma açılmıştır. Kredi ödemelerindeki aksamalar üzerine kredi hesapları kat edilerek ihtarname keşide edilmiş davalılar temerrüde düşmüştür. İhtara rağmen borç ödenmediğinden davalılar aleyhine İzmir Banka Alacakları İcra Dairesinin ... ve ... E. Sayılı dosyasından ilamsız icra takibine başlanmış davalıların borca, faiz, faiz oranı ve ferilerine itirazı üzerine takip durmuştur. Açılan iş bu itirazın iptali davası çerçevesinde yapılan hesaplamalar sonucunda faiz ve gider vergisi alacakları yönünden tespitimizin altında olması nedeniyle taleple bağlı kalınmıştır.
İzmir Banka Alacakları İcra Dairesinin ... E Sayılı Takip Dosyası 29.05.2023 Takip İtibariyle 262.340.00-TL Asıl alacak, 13.044.59-TL İşlemiş Akdi faiz, 694.79-TL İşlemiş Tem. Faizi, 77,77-TL Faizin % 5 gider vergisi olmak üzere 276.157.15-TL toplam,
İzmir Banka Alacakları İcra Dairesinin ... E Sayılı Takip Dosyası 29.05.2023 Takip İtibariyle 55.488.77-TL Asıl alacak, 1.434.24-TL İşlemiş Akdi faiz, 25.15-TL İşlemiş Tem. Faizi, 1.26-TL Faizin % 5 gider vergisi olmak üzere 56.949.42-TL Toplam
Banka Alacağından Davalı ... Şti'nin asıl borçlu sıfatıyla, davalı ...'ın tahsilinde tekerrür olmamak kaydı ile müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu, davacı bankanın takip tarihinden itibaren 247.412.16-TL KMH kredisi asıl alacağı sözleşme hükümleri doğrultusunda yıllık %29.90 oranında, 14.927.84-TL KMH ve 55.488.77-TL Ticari Kredi Kartı asıl alacağına 5464 sayılı 26.3 madde hükmü gereği TCMB tebliğleri ile belirlenen yıllık %19.92 oranında temerrüt faizi, faizin % 5 gider vergisini uygulama ve talep yetkisinin bulunduğu rapor edilmiştir.
Dava; İİK'nın 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi ... E. ve İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyalarında bulunan alacağın varlığı ve miktarı, icra inkâr tazminatı talep koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti noktalarında toplandığı,
Somut olayda; davacı Banka ile davalı ... Şti. arasında sözleşme öncesi bilgi formları, 19.02.2018 düzenleme tarihli 500.000-TL ve 29.04.2020 tarihinde 2.500.000-TL limit artışı ile toplam 3.000.000-TL limitli ve 14.02.2019 düzenleme tarihli 500.000.-TL limitli Genel Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmeleri ... Toplam 3.500.000.-TL kefalet limitli olarak müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, kefalet tarihi, kefalet türü ve kefalet limiti el yazısı ile yazılmış olup sözleşmenin imza tarihinde davalının şirketi temsile yetkili kişi olduğu Ticaret Sicil Gazetesinin 24.09.2014 tarih ve ... sayısından tespit edildiği, kredi ödemelerindeki aksamalar üzerine kredi hesapları kat edilerek ihtarname keşide edildiği ve ihtara rağmen borç ödenmediğinden davalılar aleyhine İzmir Banka Alacakları İcra Dairesinin ... ve ... E. Sayılı dosyasından ilamsız icra takibine başlanmış davalıların borca, faiz, faiz oranı ve ferilerine itirazı üzerine takip durduğu anlaşılmakla,
Delillerin toplandığı, dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği, bilirkişinin yapmış olduğu inceleme sonucu düzenlediği raporunda; davacı banka tarafından tebliğ edilen ihtara rağmen borç ödenmediğinden davalılar aleyhine İzmir Banka Alacakları İcra Dairesinin ... ve ... E. Sayılı dosyasından ilamsız icra takibine başlanmış davalıların borca, faiz, faiz oranı ve ferilerine itirazı üzerine takip durduğu, açılan iş bu itirazın iptali davası çerçevesinde yapılan hesaplamalar sonucunda faiz ve gider vergisi alacakları yönünden taleple bağlı kalınarak; İzmir Banka Alacakları İcra Dairesinin ... E Sayılı Takip Dosyası 29.05.2023 Takip İtibariyle 262.340.00-TL Asıl alacak, 13.044.59-TL İşlemiş Akdi faiz, 694.79-TL İşlemiş Tem. Faizi, 77,77-TL Faizin % 5 gider vergisi olmak üzere 276.157.15-TL toplam; İzmir Banka Alacakları İcra Dairesinin ... E Sayılı Takip Dosyası 29.05.2023 Takip İtibariyle 55.488.77-TL Asıl alacak, 1.434.24-TL İşlemiş Akdi faiz, 25.15-TL İşlemiş Tem. Faizi, 1.26-TL Faizin % 5 gider vergisi olmak üzere 56.949.42-TL Toplam banka alacağından davalı ... Şti'nin asıl borçlu sıfatıyla, davalı ...'ın tahsilinde tekerrür olmamak kaydı ile müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu tespit edildiği, Mahkememizce bilirkişi raporu denetime elverişli, yeterli ve hükme esas almaya elverişli mahiyette görülmekle bilirkişi raporuna itibar edilerek taleple bağlı kalınarak davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-DAVANIN KABULÜNE,
a-) i-)İzmir Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalılar tarafından takibe yapılan itirazın iptali ile;
276.157,15 TL alacak üzerinden takibin devamına,
ii-)Davalılar tarafından yapılan itirazın haksız ve alacağın likit olduğu kabul edildiğinden hüküm altına alınan 276.157,15 TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra-inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
b-) i-)İzmir Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından takibe yapılan itirazın iptali ile;
56.949,42 TL alacak üzerinden takibin devamına,
ii-)Davalılar tarafından yapılan itirazın haksız ve alacağın likit olduğu kabul edildiğinden hüküm altına alınan 56.949,42 TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra-inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 22.754,50 TL nispi ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre takdir ve tayin edilen 53.297,05 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 50,00 TL e-tebligat masrafı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 175,00 TL tebligat ücreti toplamı 4.225,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı banka harçtan muaf olduğundan 615,40 TL başvuru harcı, 5.688,62 TL peşin harcın toplamı 6.304,02 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına,
6-Davacının yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde alacağı re'sen iadesine,
7-Davalı ... Şti tarafından yatırılan delil avansından kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde alacağı re'sen iadesine,
8-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davalı ... tarafından yapılan yatırılan delil avansı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-HUAK 18/A mad gereğince zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 3.800,00 TL arabulucuk giderinin 6831 sayılı Yasa hükümlerine göre davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekilinin yüzüne karşı,
Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/09/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı