T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/761 Esas
KARAR NO : 2025/891
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ: 13/09/2024
KARAR TARİHİ: 08/10/2025
Mahkememizde görülen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; taraflar arasında ... numaralı 30.09.2018 başlangıç 30.09.2019 bitiş tarihli işveren sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlendiğini, poliçede iş kazası halinde bedeni zarara ilişkin teminatın limitinin kişi başı 1.000.000,00 TL olduğunu, davacı şirketin "..." adresinde 14.01.2019 tarihinde meydana gelen iş kazasında ... ve ... isimli işçilerin vefat ettiğini, ... mirasçıları tarafından davacı şirket aleyhine destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle Batman ... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davanın davalı sigorta şirketine ihbar edildiğini, Batman ... İş Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile davacı şirket tarafından ...'a 617.909,14 TL, ...'a 395.594,51 TL ve ...'a 81.517,14 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verildiğini, kararın kesinleşmesi üzerine dosyanın davacılarına protokol kapsamında 5 eşit taksitle ödeme yapıldığını, davacı şirket tarafından ödenen tazminatın sigorta poliçesi kapsamında ödenmesi gerektiği, arabuluculuğa başvurulmuş ise de anlaşma sağlanamadığını beyan ederek davanın kabulü ile Batman ... İş Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı uyarınca müteveffa işçi ... mirasçılarına ödenen tazminatın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 1.000.000,00 TL'sinin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle; TTK'nın 1420. maddesi hükmü uyarınca dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, iş kazasından kaynaklı maddi manevi tazminat istemine ilişkin talebin TBK'nın 73. maddesi hükmüne göre de zamanaşımına uğradığını, arabuluculuk başvurusu usulüne uygun yapılmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, davalı sigorta şirketinin adresinin "..." adresi olduğunu, genel yetki kuralı gereğince yetkili Mahkemenin İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kazada 2 işçi vefat ettiğini, diğer işçi ...'nin hak sahipleri tarafından İzmir ... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, poliçe teminat limitinin garameten hesaplanması gerektiğini, davalının davadan önce temerrüte düşürülmediğini, talep iş kazasından kaynaklandığından avans faiz talep edilemeyeceğini, poliçe ile sigortalının SGK hizmet döküm cetvelinde yer alan 111 işçinin poliçede bildirilen faaliyet adresinde iş kazasına uğraması halinde meydana gelecek zararın sigortalının kusuru oranında teminat altına alındığını, işçi sayısının 111'in üzerinde olması halinde eksik sigorta hükümlerinin uygulanacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Batman ... İş Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyası, İzmir ... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ve hasar dosyası celbedilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, Batman ... İş Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı gereği vefat eden işçinin yakınlarına sulh anlaşması ile yapılan ödemenin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin "..." adresinde 14.01.2019 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ... isimli işçinin vefat ettiği, müteveffa işçinin yakınları tarafından davacı şirket aleyhine destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle dava açıldığı, davanın davacı şirket tarafından davalı sigorta şirketine ihbar edildiği, Batman ... İş Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararının kesinleşmesi üzerine davacı şirket tarafından dosyanın davacılarına toplam
1.095.020,79 TL ödeme yapıldığı, davacı şirket ile davalı sigortalı şirketi arasında davacı şirketin "..." ve "..." adreslerindeki işyeri
için 30.09.2018-30.09.2019 tarihleri arasında geçerli ... numaralı işveren sorumluluk sigorta poliçesinin akdedildiği, kazada vefat eden ...'ın davacı şirketin poliçe teminatı kapsamında olan işyerinde çalışan
işçisi olduğu ve işyerinde meydana gelen kaza sonucu vefat ettiği hususlarının kesinleşen mahkeme kararı ile sabit olduğu, iş kazasının teminat süresinde ve teminat dahilindeki işyerinde meydana geldiği, poliçede kişi başına bedeni zararlar için 1.000.000,00 TL limit ile teminat verildiği, davalı sigorta şirketinin teminat limiti dahilinde asıl alacak, faiz alacağı, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden fer'i alacaklardan sorumlu olduğu, dava değerinin poliçe teminat limiti olduğu, aktüerya hesaplama uzmanı ve sigorta uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporun açık, denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Dava dilekçesinde davanın açılmasından önce davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunun beyan edildiği, 5325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrası uyarınca 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi kapsamında başvuru yapılmış olması halinde artık dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı, arabuluculuk yoluna başvurma şartı aranmadığı halde davacının bu yola başvurmuş olması, diğer davalılar yönünden arabuluculuğun dava şartı olmaması nedeniyle davalılar arabuluculuk ücretinden sorumlu tutulamayacağından arabuluculuk ücreti davacıya yükletilmiştir.
"... Somut olayda, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı tarafından gerek davalı sigorta şirketi gerekse işleten ve sürücü yönünden arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalılara yüklenmesi mümkün değildir. Davacı, dava dilekçesinde davanın açılmasından önce davalı sigorta şirketine başvuruda bulunmalarına rağmen anlaşmanın mümkün olmadığı açıkça belirtilmiş olup, başvuru yapıldığı davacının kabulündedir. O halde, ilke derece mahkemesince davacı tarafça davadan önce davalı sigorta şirketine 2918 Sayılı Kanunun 97.maddesi gereğince başvuru yapıldığı davacının da kabulünde olduğuna göre böyle bir durumda ayrıca 5325 Sayılı Yasanın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk yoluna başvurma şartı aranmadığı halde bu yola başvurmuş olması ve yine sigorta şirketi dışındaki davalılar işleten ve sürücü yönünden de esasında haksız fiilden kaynaklı dava yönünden arabuluculuğa başvurma zorunluluğunun söz konusu olmaması karşısında, davanın açılmasına her ne kadar davalılar sebebiyet vermiş ise de davacı tarafından yersiz yere başvurulan arabuluculuk ücretininden davalıların sorumlu tutulması mümkün değildir. ..."
(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 19.06.2025 tarihli, Dosya No : ... Karar No : ... sayılı ilamı)
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ ile; 1.000.000,00 TL'nin 349.035,84 TL'sine 16/09/2022 tarihinden, 349.035,84 TL'sine 14/10/2022 tarihinden ve 301.928,32 TL'sine 16/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-
Alınması gereken 68.310,00 TL ilam harcından 17.077,50 TL peşin harcın mahsubu ile 51.232,50 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-
Davacı tarafından davada sarf edilen 17.505,10 TL harç, 2,00 TL posta ücreti, 50,00 TL tebligat gideri ve 8.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 25.557,10 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 152.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına,
7-3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/10/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı