T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/812 Esas
KARAR NO: 2024/712
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/04/2024
KARAR TARİHİ: 25/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalılardan ...Ticaret Ltd. Şti’ye ait, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç, ... poliçe numaralı ZMM poliçesi ile davalı sigorta şirketine sigortalı olduğunu, belirtilen araç 13.11.2023 tarihinde %100 kusurlu olarak müvekkili adına kayıtlı...plakalı araca çarparak, hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, anılı kaza neticesinde müvekkiline ait araçta hasar meydana gelmiş olup, davalı şirkete ait aracın anılı kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu, trafik kazası tespit tutanağının incelenmesinde belirtilen kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete ait aracın sürücüsü asli kusurlu olduğunu, kaza neticesinde müvekkili aracın gördüğü kapsamlı tamir/onarım/boya/parça değişimi ve tramer kayıtlarına işlenen hasar kaydı sebebiyle ikinci el piyasa rayiç değerinde, değer kaybı yaşadığını, araç kaza tarihinde yaklaşık 31.000 KM'de olduğunu, araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı sürücü ve malik zararın tamamından, davalı sigorta şirketi ise poliçe limitleri dahilinde iş bu zarardan sorumlu olduğunu, meydana gelen bu zararın miktarını işbu dava tarihi itibarı ile kesin bir biçimde belirlememiz mümkün değildir, bu nedenle davamız belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini, kaza, sigorta şirketine 29.11.2023 tarihinde KEP adresi yolu ile ilk olarak ihbar edildiğini, kaza her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olmadığını, ancak; davalı sigorta şirketine karşı dava şartı ticari arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup; süreç anlaşmama ile sonlandığını, fazlaya dair her türlü hakkı saklı kalmak kaydı ile HMK madde 107 uyarınca işbu belirsiz alacak davasının kabulü ile şimdilik 1.000-TL değer kaybı tazminatının kaza tarihi olan 13.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketinden poliçe limitleri dahilinde ihbar tarihi olan 29.11.2023 tarihinden itibaren ) müştereken ve mütselesilen tahsiline, yargılama giderleri ile Avukatlık ücretinin davalılara yüklenmesinekarar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından değer kaybı tazminatı talepli olarak açılmış olan işbu davada, müvekkiller bakımından görevli Mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi değil, Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı TTK'nın 4.maddesinde ticari davalar tanımlandığını, anılan maddenin 1. Fıkrasında ticari davaların genel tanımı yapılarak "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" davaların tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava olduğu belirtilirken; devam eden fıkrasında, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava sayılacak işler gösterildiğini, davalı şirket adına kayıtlı olan aracın hususi plakalı otomobil olduğu sabittir; iki tarafın da tacir olmadığı davada, sadece müvekkili şirketin tacir olması uyuşmazlığa ticari dava niteliği vermediğini, bunun dışında dava konusu uyuşmazlık 6102 Sayılı TTK'nın 4. maddesinde sayılan diğer ticari davalardan da olmadığına göre davaya bakmaya asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu, görev yönünden reddedilmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte olması ve yargılamaya Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından devam edilmesine karar verilmesi halinde ise; 6102 s. TTK m. 5/A’daki düzenleme gereği, TTK’ın 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğunu, davacı tarafından işbu dava ikame edilmeden önce, ... Sigorta A.Ş.'ye karşı arabuluculuk yoluna başvurmuş ve anlaşamama olarak sonuçlandığını, arabuluculuk son tutanağı incelendiğinde müvekkillerine karşı arabuluculuk yoluna başvurulmadığı görüleceğini, müvekkilleri bakımından arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemesi sebebiyle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafından, söz konusu kaza sonucu aracın değer kaybına uğradığı iddiası ile değer kaybı tazminatı talep edildiğini, ancak bu talep esnasında görüleceği üzere davacı tarafından, ... plakalı aracı sevk ve idare eden müvekkilin %100 kusurlu addedilerek kazanın meydana gelmesinde kendisinin herhangi bir kusurunun olmadığını iddia ettiğini, söz konusu kazada davacı tarafın iddia ettiği şekli ile salt olarak müvekkilinin kusuru sebebi ile zarar meydana gelmediğini, davacı taraf, idaresindeki araç ile meskun mahaldeki yolda olay mahalli kavşağa geldiğinde aniden yavaşlamış, olay mahalli kavşağa yaklaştığını ve mevcut mahal şartlarını da dikkate alarak görüş alanını kontrolü altında bulundurup seyrini her an tedbir alabilecek şekilde müteyakkız sürdürmemiş, tedbirsiz seyri neticesi sol tarafındaki kavşak kolundan gelen araca karşı zamanında etkin tedbir almadığını, gerçekleşen söz konusu kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile kazaya ve bu doğrultuda zararın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, müvekkili olayın vermiş olduğu şaşkınlık ile Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit tutanağını imzaladığını, olayın davacı tarafın kusuru ile meydana geldiğini izah edemediğini, bu sebeple davacı tarafın gerçeğe aykırı olarak müvekkiline addetmiş olduğu %100 kusur oranını kabul etmediklerini, bilirkişi incelemesi yapılarak kusur durumunun tespit edilmesini talep ettiklerini, davacı taraf, dava dilekçesi ile 13.11.2023 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde değer kaybına uğradığını iddia etmiş ancak değer kaybına yönelik iddialarını herhangi bir somut delile dayandırmadığını, bu noktada ...plakalı aracın değer kaybına uğrayıp uğramadığının tespit edilmesi bakımından; aracın marka ve modeline ait bilgiler, aracın üretildiği yıl, aracın kaç km'de olduğu, aracın kaza geçmişi ve geçmişte yapmış olduğu kaza sonucu oluşan hasarın niteliği, aracın trafiğe çıktığı tarih bilgisi, aracın piyasa değeri, araçta yer alan ve görevini yerine getirebilen parça sayısı, aracın boyanmış olup olmadığı, araçta varsa değişen parçaların hangi bölgede olduğu, araçta yedek parça kullanılması halinde söz konusu parçanın türü, aracın 2. el piyasa değeri, aracın parça değişiminin nerede ve nasıl yapıldığı bilgisi, aracın geçmişte gördüğü hasar bilgisi ve bu kayıtların ayrıntısı, aracın onarımının nerede yapılmış olduğu gibi bir çok etken gözetilerek alanında uzman bir bilirkişi tarafından incelenmesi gerektiğini, davacı taraf hak değer kaybına yönelik iddialarını somut delillerle ispat edemediğini, yalnızca soyut iddiaları ile değer kaybının tazmini talebinde bulunmaları haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacı tarafından müvekkili şirket ve diğer davalı müvekkili aleyhine mahkemenizde açılan maddi tazminat istemli davada; müvekkili şirket adına kayıtlı olan, müvekkili ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç 09/05/2023-09/05/2024 tarihleri arasında ... poliçe numaralı ZMM poliçesi ile ... A.Ş tarafından sigortalanmış, ... poliçe numarası ile ... Sigorta A.Ş. tarafından kaskolandığını, davanın görev yönünden, mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde ise arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemiş olması nedeniyle usulden reddine, davacı taraf adına kayıtlı...plakalı aracın değer kaybına uğramamış olması sebebiyle esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
Mahkememize tevzi edilen dosya mahkememizin ... esasına kaydı yapıldığı, dosya üzerinde yapılan incelemede; mahkememizin 25/09/2024 tarihli duruşmasının 7 nolu ara kararı uyarınca "DDavalılardan ... Ltd. ile arabuluculuk yapılmamış olduğundan ş bu davalı açısından evrakın tefriki ile neticeten evrakın tefrik edilerek tefriken dava şartı yokluğu sebepli davanın reddine, dair karar yazılmasına"-arabuluculuk yokluğu-" karar verilmiş, dosya tefrik yapılarak mahkememizin ...esasına kaydı yapılmıştır.
6102 sayılı TTK.'nun 5-(A) maddesine göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olup, davacı vekilince dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağı aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı, arabuluculuk son tutanak fotokopisinin/suretinin sunulduğu görülmekle davacı vekiline 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18-(A)-2) maddesi gereğince; tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin yedi günlük kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği; aksi takdirde, davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren tensip tutanağının tebliğ edildiği, verilen kesin süre içerisinde tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı görülmekle 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18-(A)-2) maddesindeki düzenleme gereğince; davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesi kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair Yargıtay 'nin 19.04.2022 tarihli Esas No : Karar No : sayılı ilamı;
"... Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunca aynı konuya ilişkin talep Dairemize daha önce iletilmiş ve Dairemizin 17.06.2020 T, ... E, ... K. sayılı kararı ile “taraf veya vekillerinin 7036 sayılı Kanun’un 3/2. maddesi mucibince ‘arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini’ elden veya UYAP sistemi üzerinden dosyaya ibraz etmemesi halinde, bu belgelere UYAP sistemi üzerinden erişebilme imkânının olmasının sonuca etkisinin bulunamayacağı, bu durumda davanın dava şartı yokluğunda usulden reddinin gerekeceği; taraf veya vekillerinin arabuluculuk son tutanak fotokopisinin/suretinin dosyaya sunmasının yeterli olmadığı, 7036 sayılı Kanun’un 3/2. maddesi mucibince bu tutanağın aslının veya onaylanmış bir örneğinin elden veya UYAP sistemi üzerinden dosya ibrazının gerektiğine ve uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine” karar verilmiştir... " şeklindedir.
6235 sayılı HUAK’ın 18/A-2. bendine göre, “Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.” hükmüne aykırıdır. Bu hüküm uyarınca “herhangi bir işlem yapılmadan” tabirinden kasıt arabulucuya başvuru için taraflara süre verilmeyeceği, başka hiçbir usuli işlem yapılmadan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğidir. Bu nedenle, yasanın çok açık hükmü karşısında zorunlu arabuluculukta arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartı davadan önce gerçekleştirilmek zorunda olup HMK’nın 115/2. maddesi kapsamında tamamlanabilir bir dava şartı olarak görülmemiştir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 20.12.2022 tarihli, Esas No: 2022/4765 Karar No: 2022/5915 sayılı ilamı)
Zorunlu arabuluculukta arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartı davadan önce gerçekleştirilmek zorunda olup HMK’nın 115/2. maddesi kapsamında tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı anlaşılmakla; dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Alınması lazım gelen 427,60 TL başvurma harç ve 427,60 TL peşin harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Taraflar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/09/2024
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza