T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/86
KARAR NO : 2024/363
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) hizmet sözleşmesinden kaynaklı hapis hakkına dair
DAVA TARİHİ : 31/01/2024
KARAR TARİHİ : 08/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ... vekili Av. ...'nun dava dilekçesi ile özetle; müvekkili olan ... şahıs şirketi olduğunu üzerine kayıtlı ticari araçlarla yurtiçi ve yurt dışı yolcu taşıma işi ile iştigal etmekle birlikte, araçlarını uzun dönem kiralama ile ticari araç parça tedariği ile uğraştığını, ... Marka otobüs müvekkili tarafından "..." isimli şahsa uzun dönem kiralanmış olduğunu, şahısta kirada bulunan müvekkiline ait ... ve ... plakalı otobüsleri öncelikle ... ve Pamukkale gibi ulusal firmalarda yolcu taşımacılığında kullandığını, dava dışı ... özellikle ... firmasında Balıkesir-İzmir Bölgelerinde bölge temsilcisi olarak piyasadan araçlar toplayıp çalıştırdığını, müvekkilinin adresinden de belli olduğu gibi İstanbul Bölgesinde işyeri ve ikamet sahibi olduğundan arabasını bütün bakımları, sigorta, ceza, personel giderleri ile aracı kiraladığından arızadan dahi haber olmaksızın, aracının motor arızası sebebi ile davalıya teslim edildiğinin öğrenildiğini, müvekkilinin dava dışı ...'dan kira bedellerini tahsil edemediği gibi aracın motor arızası sebebi ile davalıya teslim edildiğini öğrendikten sonra, aracını teslim almak istediğini, davalı tarafından ise aracın işçilik bedelinin ödenmesi halinde teslim edileceği söylemine müvekkili tarafından itiraz edildiğini, aracın teslim edilmesini defaatle talep edildiğini, dava dışı ... tarafından araç bakım için davalıya teslim edildiğini ve ücret ödenmesi yapılmadığından davalı tarafından alıkonulduğunu, müvekkiline ait araç müvekkilin başka bir borcundan kaynaklı haciz ve yakalama işlemi kolluk görevlileri tarafından uygulandığını, yediemin parkına çekilen aracın motor aksamının komple yok olduğunun görüldüğünü, yakalama işlemini takiben icra dosyası infazen kapatıldığını, motoru olmayan otobüs çalışmadığından atıl durumda beklediğini, motor aksamı araçtan ayrı düşünmenin mümkün olmadığını, motor olmazsa araçtan bahsetmenin mümkün olmadığını, bütünleyici parça niteliğindeki motor arabayı araba yaptığını, bütünleyici parça, asıl şeyden ayrı olarak temliki tasarrufa konu olamayacağı yasa gereği olduğunu, taraflarınca 21 Kasım 2023 tarih ... yevmiye numarası ile B.çekmece ... Noterliği'nden motor ve aksamlarının teslim edilmesi için ihtarname gönderildiğini, davalı yanın ise TMK 950.maddesi gerekçe gösterilerek motor üzerinde hapis hakkının kullanıldığı beyan edildiğini, davacı yan kötü niyetli olarak fatura kestiğini, işbu fatura müvekkili tarafından iade mal ve hizmet alınımı yapılmadığı iade edildiğini, faturaya istinaden de İzmir ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından ana para 210.984 TL işçilik bedelinin tahsili talepli ilamsız icra takibi başlatıldığını, taraflarınca ilgili icraya da itiraz edildiğini, kısacası davalı yan herhangi bir emeği ile ilgili bir alacak varsa da, bunu müvekkilinden tahsil etmeye çalıştığını, halbuki aracın uzun dönem kiracısı olan davalının arkadaşı ... aracı davalıya teslim ettiğini, ödeme alamayınca da ödemeyi müvekkilinden talep edildiğini, müvekkilinin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı ile dosyası ile de davalı yan hakkında suç duyurusu/şikayet hakkını kullanmış durumda olduğunu, davalı yan ile sürecin iyi niyetli çözümlenmesi adına İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... numaralı başvuruda anlaşamama olarak sonuçlandığını, haklı davalarının kabulüne, ara karar ile, davalı yanın da hakkı doğması halinde halel gelmemesi adına uygun bir nakdi ya da ayni teminat karşılığında, (İCRA TAKİBİNE KONU EDİLEN MİKTAR 210.984TL üzerinden) müvekkili açısından telafisi imkansız zararların meydana gelme ihtimali dikkate alınarak motorun tedbiren dava süresince aracın çalıştırılması adına davacıya teslimini, davalının uhdesinde bulunan müvekkiline ait ... plakalı araca ait motorun tüm aksamları ile davacıya iadesi ve teslimini, teslim edilmemesi halinde komple motorun bedelinin uzman bilirkişilerce hesaplanıp rayiç gerçek güncel değerinin HMK 107.maddesi gereğince en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan tahsilini, yine aracın ticari araç olması sebebi ile işletilmemesinden kaynaklı 24.10.2023 tarihinden teslim tarihine kadar geçecek süre de bedelinin uzman bilirkişilerce hesaplanması ile çıkacak değerin HMK 107.maddesi gereğince eksik harç tamamlattırılmak üzere şimdilik 5.000TL'nin en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin işbu davanın açılmasına sebebiyet veren davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili Av. ...'in tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın müvekkilinin hapis hakkını kullandığı araç motorunun iadesi ve tazminat talebi hakkında olduğunu, davacının böyle bir talepte bulunabilmesi için hapis hakkı kullanılan motorla alakalı borcunu ödemiş olması ve tazminat talebinde haklı olması gerekli olduğunu, müvekkilinin davacının aracının onarımı için emek ve mesai verdiğini, harcamalar yaptığını ama davacının müvekkilinin emeğine saygı göstermediğini ve borcunu ödemek yerine inanılmaz bir efor ve masraf harcayarak, etik olmayan her yolu deneyerek borcunu ödememekte direnmeyi tercih ettiğini, ve kendine yakıştırdığını, bütün bunları yaparken harcadığı ve daha harcaması gerekecek emek, mesai, sıkıntı ve paranın çok daha azı ile dürüstçe borcunu ödemiş olacağını ve bütün sorunları halledilmiş olan aracını şu anda kullanıyor olacağını, yani hem borçlunun hem de hatalı olan davacının kendi kurnazlığı ve kusuru ile motorsuz otobüsü icra marifeti ile kaldırdığı halde bu tazminat davasını ikame ettiğini, dava dilekçesinde davacının beyanlarının külliyen gerçek dışı olduğunu, dava konusu ... plakalı otobüsün ... isimli şahsa kiralandığını ve bu şahsın müvekkilinin arkadaşı olduğu doğru olmadığını, bu şahsın davacının elemanı olduğunu, davacının firmasında filo müdürü olarak görevi vesilesi ile müvekkiliyle tanıştığını, hatta davacı ile aralarında iş davası alacağı nedeniyle ihtilaf bulunduğunu, dava dilekçesinde bahsedilen ... ve ... plakalı otobüslerin çalıştığı firmalara sorulacak olsa bu firmaların portallarında bütün hakedişlerin ve faturaların davacı adına ve hesabına olduğu tespit edilebileceğini, varsayım olarak aralarında gerçekten hukuken geçerli bir kira sözleşmesi ve ilişkisi olsaydı bunu kanıtlayacak sözleşmeyi, ödeme dekontları ve faturaları ibraz ettiklerinde yine de bir işe yaramayacağını, davacı ile bu şahıs arasındaki hukuki ilişki tamamen kendi aralarında olan bir konu olduğunu, müvekkilinin üçüncü şahıs olduğunu, müvekkilini ilgilendirmediğini, müvekkilinin araç sahibi ile muhatap olduğunu, aracı bizzat davacının getirip teslim etmesi söz konusu olmadığını, çalışanı, şöförü, hatta doğrudan çekici getirip teslim edeceğini, haberi olmaksızın aracın müvekkiline getirilip bırakıldığı ve muafakatı olmadan tamir edildiği iddia edildiğini, çekiciyi bulan, görüşmeleri yapan müvekkilinin servisine bırakma talimatı veren, müvekkili ile işin yapılması hakkında anlaşanın bizzat davacı olduğunu, hatta çekiciye ödemeyi yapanında davacı olduğunu, bu ödemeye ait banka dekontu ekte olduğunu, müvekkilini tanımadığının doğru olmadığını, müvekkilinin Türkiye çapında ve ülke dışında bilinen ve tercih edilen en ciddi ve güvenilir ... Otobüs servisi olduğunu, ... Otobüs motor tamiri ve bakımı için Yurt dışından ve her şehirden özellikle bu servise araç geldiğini, davacının da buna dahil olduğunu, daha önce başka işler için danıştığını, araçları da bu serviste tamir edildiğini, hatta 2022 haziran ayında davacının ... plakalı otobüsü turbo kesme arızası ile yine çekici ile getirildiğini, ve tamir servisi yapıldığını, üstelik dava konusu ... plakalı otobüsün aynı yıl 10. ayda tekrar bu servise geldiğini, kompresör arızası nedeniyle yine motor yapıldığını, davacının borcunun bir kısmı bu işle ilgili olduğunu, senetler bu işle ilgili olarak verildiğini, yani davacı ile müvekkilinin çok önceden itibaren tanışmakta ve görüşmekte olduğunu, iş ilişkilerinin mevcut olduğunu, davacının hapis hakkı kullanmanın şartları haiz olmadığı ve orantılı olmadığı iddiasında olduğunu, ancak borçlu olduğu, ödeme yapmadığı ve yapmak istemediği kendi ikrarı ile sabit olduğunu, orantısızlık iddiası da yerinde olmadığını, aracın komple değerinin 2.000.000 Tl. Civarında olduğunu, internette emsal satış ilanları mevcut olduğunu, araç zaten davacı uhdesinde olduğunu, müvekkilinin elinde sadece motor bulunduğunu, motorun yapılmış ve toplanmış mevcut hali ile değeri 300.000 TL civarında olduğunu, icra marifetiyle satılması halinde edeceği 200.000 TL olduğunu, müvekkilinin ise davacıdan ... plakalı araç ile alakalı olarak ekte sunulan belgelerden görüldüğü gibi 210.984 Tl. alacağı bulunduğunu, davacıya iyi niyetle ve alternatif opsiyonlar da tanıyarak Bornova ... Noterliğince keşide ettikleri ihtarnamenin de bir işe yaramadığını, sadece 210.000.00 TL. için davacı gibi varlıklı bir iş adamının böyle kötü niyetli bir takım manuplasyonlara ve davalara tenezzül etmektense insanların emeğine saygı göstermesi, takdir etmesi ve borçlu kalmaması daha iyi olurdu görüşünde olduklarını, bu iş için müvekkilinin yaptığı tüm harcamalar ve verdiği emekler davacı için olduğunu, davacının kendisine ait olan araçlar için olduğunu, rakamlar ve malzemeler hep davalının bilgisi, tercihi ve kabulü dahilinde olduğunu, fahiş ve yanlış olan tek kalem olmadığını, dilekçe ekinde sunulan mesajlarda görüleceği üzere müvekkilinin iyi niyetle her aşamada ve halen sulh olmak çabasında olduğunu, davacının aşamalardaki çelişkili beyanları ve ekte sunulan tüm deliller ile sabit olmakla davacının davasında haksız olduğunun açık ve net olduğunu, bu nedenle davanın reddini, yasal sonuçlarına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun Hapis hakkı başlıklı 950. Maddesi 3 fıkra olup 1. Ve 2. Fıkralarına göre;
"Madde 950- Alacaklı, borçluya ait olup onun rızasıyla zilyedi bulunduğu taşınırı veya kıymetli evrakı, borcun muaccel olması ve niteliği itibarıyla bu eşyanın alacak ile bağlantısı bulunması hâlinde, borç ödeninceye kadar hapsedebilir.
Zilyetlik ve alacak ticarî ilişkiden doğmuşsa, tacirler arasında bu bağlantı var sayılır."
Şeklinde hükme bağlanmış olup eşyanın alacak ile bağlantılı olmasını hapis hakkına karine saymış ve tacirler arasında bu bağlantıyı tabii olarak vasfetmiştir. Bu cümleden olarak tacirler arası akdi ilişkiler de hâlin icabı ve kanun gereği hapis hakkının mevcudiyetinin asli bir hak olarak addolunduğu özellikle 2. Fıkra hükmü ile kanuna derpiş edişmiştir.
Müteakiben kanun IV. Hükümleri fasıl başlığı altında Madde 953 ile hapis hakkının umumi kullanım şeklini hükme bağlamış olup buna göre;
" Borç yerine getirilmez ve yeterli güvence de gösterilmezse alacaklı, borçluya daha önce bildirimde bulunarak, hapsettiği şeylerin teslime bağlı rehin hükümleri uyarınca paraya çevrilmesini isteyebilir."
Keza kanunkoyucu ayrık durumlar II. Ayrık durumlar fasıl başlığı altında Madde 951 ile hapis hakkının doğmayacağı halleri hükme bağlamış olup buna göre;
" Nitelikleri itibarıyla paraya çevrilmeye elverişli olmayan taşınırlar üzerinde hapis hakkı kullanılamaz.
Alacaklının üstlendiği yükümlülükle veya borçlunun teslim sırasında ya da daha önce verdiği talimatla veya kamu düzeniyle bağdaşmayan hâllerde de hapis hakkı kullanılamaz."
Şeklinde 2 fıkra altında maddi eşyanın tabii konusu itibari ile paraya çevrilemezlik, sözleşme ve kamu düzeni itibari ile hapis hakkının sınırlanabileceği anlaşılmaktadır.
Hapis hakkının mevcudiyeti ve buna müteallik hususlarda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Haddizatında motor aksamının araç tamir masrafına mukabil hapis hakkı kaynaklı muhafaza edildiği görülmekte olup,
Motor aksamının bütünleyici parça vasfında olması hasebi ile konu ciheti ile hapis hakkı istisnası olmasından bahisle hakkın hukuka aykırı tesis edildiği ve buna bağlı teslim ve ticari kazanç kaybı talebi sadır olmuş ise de;
Hapis hakkının kanuni tanımı ve unsurları itibari ile avalı tarafın hakkı otobüsün bizatihi kendisi üzerinde değil münhasıran bir parçası üzerinde kullandığı anlaşılmaktadır.
Davacı taraf motor aksamı yerine yedek ya da harici motor aksamları ile sınırlı olmak itibari ile de çalıştırabilir, fiili olarak davalı taraf hapis hakkını kısmi olarak ta kullanabilir.
Zira hapis hakkı nakde tahvili mümkün bilumum taşınırlar da kullanılabilecek olduğundan ve mutlak bir rehin hakkı olduğundan menkul eşyanın bir kısmına dair de bu hakkın kullanımı mümkündür.
Keza araç değeri ve aracın vasati kar durumu da nispetsizlik ve hakkın suistimali olarak davanın hukuki sebebi olarak belirtilmiş ise de davacı taraf borca mukabil teminat sunma ve aksamı almak yerine bizatihi borcu ödeyip aksamı teslim alabilir. Cüz'i bir borç için iş bu borcun ifa ve tediyesinin gecikmesi hakkın kullanımına mani değildir.
Esasen vaz'ı kanun muacceliyeti kural saymış olup borçtan aciz halinde muaccel olmayan borçlar için de hapis hakkını teşmil etmiştir. Bu itibarla borca nispetle hak konusu eşyanın değeri ve nef'ileri nin borca nispetsizliği, hakkaniyete ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmez.
Kanunkoyucunun iradesi ve bu manada kanunun amacı borçlu tarafın para borcunun ifası ve bu kayıt ve şartla hapis hakkının sonlanmasıdır.
Davada hapis hakkının maddi ve kanuni unsurları muvacehesinde mevcut deliller ile hadise mütalaa edilmekle davalı tarafın hukuki ilişkinin-borcun inkârı, haksız şikayet, muvazaalı olarak otobüse haciz koydurup teslim alma, akdin tarafının davacı olduğu, davalıyı tanıdığı, eskiye dayanan iş ilişkileri ile tamirin bilgi ve iradesi ile yapıldığı ve sair hususlara dair ayrıca tetkik ve delil takdirine mahal bulunmadığı müşahede edilmiştir.
Özü itibari ile davalı icra takibinde araç haczi ve muhafaza esnasında motorun henüz monte edilmeden araç kaldırıldığı için davacı tarafın kendi hakkını suistimal ve suiniyetle işbu davayı açtığını belirtmekle davacı tarafın müşteki olduğu kolluk ifadesi ve toplanan deliller itibari ile takipsizlik kararı yazıldığı,
Mevcut deliller, taraf iddia ve talepleri muvacehesinde defter incelemesi, icranın haksız ve usulen hapis hakkının bertaraf edilmesi için yapılması ve 3. Şahıs kişinin kiracı mı yoksa davacının elemanı mı olduğu noktalarında sair bir değerlendirmeye lüzum bulunmadığı,
Bahsi geçen ...'ın kiracı olup onun borçlarının da fazladan istendiği vb hususlarda davacının münhasıran kendine müteveccih borca dair de ödeme yapmadığı gibi toplam borç kalemine dair vaki takibe de itiraz ettiklerini belirttiği,
Dolayısıyla bu hususun ayrıca aydınlatılmasına lüzum bulunmadığı,
Yine icra yakalamasının muvazaalı olarak aracı almak için yapılması iddiası açısından da hapis hakkının rüçhanı ve muhtemel satım halinde alacak sırasındaki imtiyazı ve konunun icra hukukunu ilgilendirmesi ciheti ile bu minvalde de ispat hukuku bakımından ilave tahkikata lüzum görülmemiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafından alıkonulan , davacıya ait ... plakalı ... Marka Otobüse ait motor ve aksamlarının motor ve aksamlarının teslimi, teslim edilmemesi halinde alıkonulan motor ve aksamın değerinin-uğranılan zararın tazmini, aracın çalıştırılmamasından kaynaklı ticari kazanç kaybının ticari faiz ile davalıdan tahsili noktalarında toplandığı anlaşılmakla;
Mahkememizce yapılan yargılamada toplanan deliller neticesinde; Hapis hakkı def’isi ve buna dair deliller ile hapis hakkı def’inin kanundan kaynaklı def’ilerden olması ve bu cümleden olarak hapis hakkının mahiyeti icabı hapis hakkının teminat teşkil ettiği borç ifa edilmeden hapis hakkı konusu merhunun iade şartlarının doğmaması nazara alınarak;
Davanın HMK 114/h, maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ilişkin aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın HMK 114/h maddesi mucibince hukuki yarar yokluğundan usulden REDDİNE,
2-Alınması gereken harç peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-Davalı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı asilin ve vekilinin yüzüne karşı,
Dair karar gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.08/05/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı