T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/891 Esas
KARAR NO : 2025/213
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/10/2024
KARAR TARİHİ: 05/03/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkili, otomotiv sektörünün önde gelenlerinden biri olup ticari faaliyetine uzun yıllardır devam eden güvenilir bir şirket olduğunu, müvekkili şirket, bu faaliyet amacı kapsamında davalıya elektrik ve yol yardım işçiliği sağlamış ve otomotiv parçası tedarik etme suretiyle ticari ilişki içerisine girdiğini, müvekkili şirket tarafından, davalıya elektrik ve yol yardım işçiliği sağlanmış 2 adet akü temin edilmiş işin karşılığının ancak işin getirilmesinden sonra belirlilik kazanabileceği öngörülerek düzenlenecek faturalara istinaden davalının ödemede bulunacağı kararlaştırıldığını, müvekkili şirket gerçekleştirdiği mal ve hizmet sunumlarının niteliğini ve bedelini belirtmek kaydıyla muhtelif fatura düzenleyerek davalıya ilettiğini, ancak davalı taraf, kendisine elektronik ortamda iletilen bu irsaliyeli faturaya kayıtsız kalmış, faturaya karşı herhangi bir şekilde itirazda bulunmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." davalının, faturaların kendisine ulaştığı tarihten itibaren belirli süre içerisinde itiraz etmemesi, kanunda açıkça ifade edilen şekilde faturada belirtilen mal ve hizmet sunumlarının karşılığının doğruluğunu kabul ettiği anlamına geldiğini, bu noktada faturanın davalı aleyhine kesin delil teşkil ettiği ve bunun hüküm kuvvetine karşılık ispat yükünün kendisi kendi üzerinde olduğu sonucuna ulaşılması gerektiğini, müvekkili şirket tarafından usulüne uygun olarak düzenlenen ve davalı tarafa tebliğ edilen faturanın borç doğuracağı ilgili kanun hükümlerince sabit olduğunu, davalıya gönderilen faturaya süresi içinde herhangi bir itirazı olmadığını, faturayı alan basiretli tacir konumundaki davalı şirket, sekiz günlük süre içerisinde itiraz etmediğinden faturayı kabul etmiş sayılacağını, faturaya itiraz edilmemesine bağlanan sonuç, faturanın onu muhatap alan taraf bakımından senet niteliği kazanması olduğunu, Yargıtay içtihatlarında da yer aldığını, fatura içeriğine itiraz edilmeyerek kabul edilmiş sayılması durumunda aksinin ispatı ancak yazılı delil, ticari defterlerin sunulması veya yemin vasıtasıyla mümkün olduğunu, bununla beraber tarafların ticari defter ve kayıtlarında gerekli incelemelerin yapılması halinde müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğu rahatlıkla anlaşılacağını, bu sebeple dosyanın alanında uzman bilirkişilere tevdii ile ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, müvekkili şirketin çeşitli aralıklarla gerçekleştirdiği mal ve hizmet sunumlarının ardından, davalının muhasebe işlemlerini yürüten kişiyle yapılan görüşmelerde de cari hesap ekstresinde yer alan bakiye miktara istinaden ödemenin gerçekleştirileceği yönünde vaatlerde bulunulmuşsa da esasen müvekkili şirketin bu tutumundan istifade edilerek süre kazanılmaya çalışıldığını, müvekkili şirketin tüm iyiniyetiyle, davacının ödemede bulunacağına olan inanç ile tanıdığı azımsanmayacak süreye karşın bahse konu fatura ile de sabit olan bakiye alacak miktarının karşılanamaması kaçınılmaz şekilde icra takibine başvurulmasına yol atığını, alacak likit, belirli, yargıya muhtaç olmadığından ve vade tarihi belli olduğundan itiraz tamamen kötü niyetli olup icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, ilgili kanun hükümleri gereğince taraflar arasındaki borç ilişkisine dair hukuki delil niteliği olan ve davalı şirket tarafından süresi içerisinde itiraz edilmeyen, usulüne uygun olarak düzenlenen ve tebliğ edilen fatura ile de sabit olduğu üzere, dava konusu alacak vadesi belli olan faturaya dayalı likit bir alacak olduğunu, alacağa davalı şirket tarafından kötü niyetli ve haksız olarak itiraz edildiğini, alacaklarının likit olduğunu, alacak, likit ve yargıya muhtaç olmadığından İİK 67. maddesi gereği icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, zira davalı yan, müvekkili ile aralarında bulunan sürekli ticari ilişkiye dayanarak aynı zamanda basiretli bir tacir olarak işbu hususları bilebilecek durumda olmasına rağmen haksız ve kötü niyetli olarak müvekkili şirketin alacağını tahsil edebilmesi amacıyla başlatılan icra takibine itiraz ettiğini, bu nedenle alacaklarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini tacir olan taraflar arasındaki ihtilaftan kaynaklanan işbu dava bakımından yargı merci Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğundan zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmışsa da müzakereler sonucu anlaşmaya varılamadığını, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile davamızın kabulü ile davalının İzmir ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasındaki tüm itirazlarının iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte devamına, asıl alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilmiş olup, cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
İzmir ... İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyası UYAP'tan çıkartılmış, dosya içine alınmış ve incelenmiştir.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın İzmir... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra dosyasındaki alacağın varlığı, miktarı ve icra inkar tazminatı ile kötüniyet tazminatına ilişkin noktalarında toplandığı,
Somut olayda; taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla İzmir ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasında davalı hakkında davacı tarafından icra takibine başlandığı, davalı borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmakla,
Tarafların sıfatının tespiti bakımından yazılan müzekkerelere gelen cevabi yazılara;
Davalı açısından; Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde davacının kaydının bulunduğu, Esnaf ve Sanatkârlar Odası nezdinde davacının kaydının bulunduğu, Vergi Dairesi nezdinde davacının kaydının bulunduğunun belirtildiği, işletme hesabı esasına göre defter tuttuğunun belirtildiği anlaşılmış olmakla;
Davanın TTK'nın 4. maddesi kapsamında ticari dava olmadığı, Mahkememizin görevsiz olduğu, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla görev hususu kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen incelenmesi gerektiğinden HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
Davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeni ile, davanın göreve ilişkin dava şartı bulunmadığından HMKnın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE,
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
Kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde veya kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, yasal süre içerisinde başvuru yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına,
HMK 331/2 maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
Mahkememiz görevsizlik kararı sonrasında görevli ve yetkili mahkemede yargılamaya devam edilmemesi halinde bu husus belirtilerek mahkememize başvurulması halinde harç ve yargılama giderleri konusunda mahkememizce karar verilmesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalının yokluğunda,
Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince ( 2 ) hafta içerisinde,İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.05/03/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı