T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/103 Esas
KARAR NO : 2025/871
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/02/2025
KARAR TARİHİ: 07/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari emtia satışına istinaden cari hesap ilişkisi bulunduğunu, işbu ticari ilişki kapsamında, müvekkili şirketçe davalı şirkete satılan ticari emtialar karşılığı faturalar kesilerek davalı şirkete iletildiğini, bu hususta müvekkili şirketçe tutulan cari hesap ekstresinin sunulduğunu, davalı yanca müvekkili ile aralarındaki cari hesap ektresine dayalı ödemelerin bir süre düzenli olarak yapılmışsa da; kesilen faturalar iletilmiş olmasına rağmen 23.10.2024 tarihinden bu yana davalı yanca müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı yanla şifahi görüşmeler yapıldığını; fakat olumlu bir sonuca ulaşılamaması sebebiyle borçlu şirket aleyhinde Bayındır İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, mezkur icra takip dosyası marifetiyle gönderilen ödeme emrinin davalı borçlu şirketçe 20.12.2024 tarihinde tebellüğ edildiğini, davalı borçlu şirketin 24.12.2024 tarihinde haksız ve mesnetsiz olarak takip konusu borca ve ferilerine itiraz ettiğini, itiraz doğrultusunda İİK m.66 gereği icra takibinin durdurulduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketten olan alacakları taraflara ait ticari defter ve kayıtlarla sabit olmasına karşın, davalı yanca müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemek ve cebri icra sürecini uzatmak maksadıyla haksız olarak icra takibine itiraz edildiğini, dava konusu alacak talebinin cari hesaba ve faturalara dayanmakta olup her iki yanın da ticari işletmesi ile ilgili olduğundan işbu ticari ilişkinden kaynaklı tüm fatura ve ödemeler tarafların ticari defterleri ile sabit olduğunu, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde haklılıklarının ve davalı yanın itirazının haksız ve mesnetsiz olduğu hususunun sübut bulacağını, bu sebepler ışığında davalı yanın Bayındır İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı Sayılı dosyasına yapılan 20.01.2022 tarihli itirazının iptalini talep zaruretimiz hasıl olduğunu belirterek davalı yanın Bayındır İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu 24.12.2024 tarihli haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, Dava konusu alacağın likit olması sebebiyle %20 'den aşağı olmamak üzere hükmedilecek olan icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açılmış olup öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkeme HMK.m.6 uyarınca müvekkili şirketin mersis adresinin bulunduğu yer mahkemesi olan Bayındır Mahkemeleri olduğunu, yetkisiz mahkemede açılan iş bu davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiğini, usule ilişkin itirazları saklı kalmak kaydıyla esasa ilişkin davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde her ne kadar "taraflar arasında cari hesap söz konusu olduğu, İcra takibindeki alacağın her iki taraf kayıtlarında ve faturalarda sabit olduğu" iddia edilmiş ise de söz konusu iddialar gerçek dışı olup reddi gerektiğini, zira; TTK madde 89 ‘‘(1) İki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesidir. (2) Bu sözleşme yazılı yapılmadıkçageçerli olmaz.’’ şeklinde hüküm bulunduğunu, müvekkili şirket ile davacı taraf arasında herhangi bir cari hesap ilişkisi bulunmamakta olup, davacı tarafça, taraflar arasında cari hesap olduğu iddiası gerçek dışı olduğunu, davacı tarafın söz konusu cari hesap olduğu iddiasını yazılı sözleşme ile ispat etmesi gerektiğini, davaya konu alacağı kabul etmemekle birlikte davacı tarafından dava dilekçesine ekli olarak alacağa ilişkin yazılı bir sözleşme sunulmadığını, bu durumda; davaya konu alacağın belli bir vadede ödenip ödenmeyeceği konusunda bir anlaşma olup olmadığı belirli olmadığı gibi icra takibinden ve davadan önce müvekkili şirketin, ihtarname veya yazılı bir belge ile temerrüde de düşürülmediğini, bu kapsamda müvekkili şirketin temerrüte düşürülmeden faiz istenilmesinin mümkün olmadığını, faturaya dayalı takibe itirazın iptali ya da faturaya dayalı alacak davalarında davalı, akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfeti faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düştüğünü, alacaklı düzenlediği faturadaki malların ya da hizmetin karşı tarafa teslim edildiğini HMK 200. Maddesinde belirtilen deliller ile ispat etmesi gerektiğini, faturanın tek başına taraflar arasında ki akdi ilişkinin belgesi sayılamayacağını, fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerektiğini, TTK.m.21/2'de "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü düzenlendiğini, işbu hükümde " aldığı tarihten itibaren" ifadesine yer verilmesindeki amacın, faturaya itiraz edilebilmesi için geçecek sürenin başlangıç tarihinin tespiti olduğunu, bu tespitin yapılabilmesi için faturanın karşı taraf tarafından alındığının ispatı gerektiğini, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde "davalının davacı tarafından gönderilen faturalara itiraz etmeyerek faturaların içeriklerini kabul ettiği" iddia edilmiş ise de müvekkili şirkete söz konusu faturalar gönderilmemiş olup davacı vekilince faturaların müvekkili şirkete gönderildiğine ilişkin herhangi bir belge de sunulmadığını, dolayısıyla müvekkili şirkete takipten önce gönderilen bir fatura mevcut olmadığından ve müvekkiline itiraz hakkı tanınmadığından söz konusu faturalara dayanılarak müvekkili aleyhine icra takibi yapılması haksız ve kötü niyetli olduğunu, borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte, her ne kadar davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde müvekkili şirketin ticari defterlerine ve kayıtlarına dayanılmış ise de huzurdaki davanın itirazın iptali davası olduğunu, itirazın iptali davasında icra dosyasında var olan belgeler dışında başka belgelere dayanamayacağını belirterek müvekkili şirket aleyhine açılmış davanın reddine, müvekkili şirket aleyhine kötü niyetli hareket ederek icra takibi başlatan takip alacaklısı davacı aleyhine takibe konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.
DELİLLER:
Bayındır İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasının uyap çıktısı, SMMM bilirkişi ... tarafından hazırlanan 17/07/2025 havale tarihli bilirkişi raporu dosyamız arasındadır.
Bayındır İcra Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği görüldü. İncelenmesinde; Mahkememiz davacısı tarafından davalı aleyhine 321.385,07 TL alacağın tahsili bakımından ilamsız takip başlatıldığı görülmüştür.
Mahkememizce 11/06/2025 tarihli duruşmada verilen ara karar gereği SMMM bilirkişi ... tarafından hazırlanan 17/07/2025 havale tarihli raporun dosyaya sunulduğu ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, taraf vekillerince rapora karşı itiraz edildiği, Mahkememizin 07/10/2025 tarihli celsesinde Yeni bir rapor alınması bu aşamada dosyaya bir fayda sağlamayacağı anlaşıldığından davacı vekilinin ek rapor talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava, cari hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinde borçlu davalının borca itirazı neticesinde takibin durması sonucu itirazın iptali ve icra inkar tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması, dosya içerisinde bulunan faturalara ilişin BA-BS formlarının düzenlenip düzenlenmediği,dosya içerisinde bulunan faturalara ilişin BA-BS formlarının düzenlenip düzenlenmediği, icra takibine konu cari hesap alacağı sebebiyle borçlu olunup olunmadığı, taraflar arasında ticari bir ilişki bulunup bulunmadığı, herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususları için taraflara ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde ticari ilişkinin başından sonuna kadar SMM bilirkişi tarafından inceleme kararı alınmış, mahkememizce de yeterli bulunan ve hükme esas alınan bilimsel denetlenebilir ve gerekçeli bilirkişi raporuna göre; taraf defterlerinin usul ve yasaya uygun tutulduğu, taraflar arasındaki ticaretin davacı tarafından düzenlenen 20.05.2022 tarihi fatura ile başladığı, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu gibi, davalı tarafından yapılan ödemelerin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, bu şekilde davacının davalıdan takip miktarı olan 321.385,08 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar verilerek tüm bu açıklamalar doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle
1-Davanın KABULÜNE
Davalının Bayındır İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı icra dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına
Alacak likit olmakla asıl alacak miktarı olan 321.385 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 64.277 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine
2-Alınması gereken 21.953,81 TL nisbi ilam harcından, peşin alınan 3.881,53 TL harcın mahsubu ile 18.072,28 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre tayin edilen 51.421,61 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından işbu davada sarf edilen 4.496,93 TL harç ile posta ücreti, tebligat gideri ve bilirkişi ücreti toplamı 5.080,00 TL olmak üzere toplam 9.576,93 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına,
6-4.600,00 TL arabulucuk ücretinin davalıdan 6183 sayılı kanun hükümleri kapsamında tahsiline,
7-Davalı tarafça yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dair karar HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı okunup usulden anlatıldı.07/10/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı