T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/130 Esas
KARAR NO: 2025/117
DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ: 27/12/2023
KARAR TARİHİ: 12/02/2025
Mahkememizde görülen Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili ... Asliye Hukuk Mahkemesine (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 27/09/2023 tarihinde davalı bankanın ... Şubesi’nde bulunan ... Iban numaralı hesabından para çekmek için ATM’ye gittiğini, banka hesabında bulunması gereken 1.200,00 TL paranın kredinin ilk taksidi olarak çekildiğini gördüğünü, müvekkilin davalı bankadan herhangi bir kredi kullanmadığını, müvekkilinin internet bankacılığını kontrol ettiğinde 27/08/2023 tarihinde davalı bankada bulunan hesabından 72.675,00 TL bireysel ihtiyaç kredisi kullanıldığını gördüğünü, kendisinin böyle bir kredi kullanmasının söz konusu olmadığını, derhal banka şubesine giderek durumu izah ettiğini, hesap hareketlerinden söz konusu kredinin çekilir çekilmez paranın bir kısmının masraf ve ek hesaplar için kesildiğini, 63.000,00 TL’lik kısmının ise aynı bankanın ... Şubesi’nde bulunan ... adlı bir şahsın hesabına transfer edildiğini gördüğünü, dolandırıcılık ile karşı karşıya olduğunu anlayan müvekkilin derhal 28/09/2023 tarihinde Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruda bulunduğunu ve şikayetçi olduğunu, soruşturmanın halen ... Soruşturma numaralı dosya ile devam ettiğini, ertesi gün yani 29/09/2023 tarihinde de davalı bankaya Ödemiş .... Noterliği’nin 29/09/2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiğini, durumu davalı bankaya bildirdiğini ve söz konusu kredinin bilgisi dışında çekildiğini, olayın dolandırıcılık olduğunu, kredi borcunun silinmesini istediğini, davalı bankanın Gebze ... Noterliği vasıtasıyla gönderdiği 12/10/2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarname ile olayın dökümünü saatleriyle birlikte tek tek açıkladığını ve müvekkilin talebini kabul edemeyeceklerini, kusurun davacıda olduğunu, bankalarının herhangi bir kusurunun olmadığını ileri sürdüklerini, söz konusu kredi kullanımı sırasında müvekkilin sözlü, yazılı ya da şifreli hiçbir onayının alınmadığını, dahası bankadan Cumhuriyet Savcılığı’na gönderilen bu işlemin detaylarını incelediklerinde kredi kullanma, transfer vs. işlemlerinin hepsinin gece saat 01.00-02.00 sularında yapıldığını öğrendiklerini, yine davalı banka tarafından Cumhuriyet Savcılığı’na verilen cevapta “….işlemlere ait sms logu bulunmamaktadır..” şeklinde bir ibareye yer verildiğini, bu durumunda müvekkil tarafından sms ile bir doğrulama yaptırılmadığını gösterdiğini, davalı bankanın davaya konu işlemi yaparken BDDK Bilgi Sistemleri Yönetmeliği’nin 3. Kısım 1. Bölümünde belirtilen ek tedbirleri almadığını, başka bir kişiye ya da hesaba transfer yapılırken çalıştırılması gereken önleme mekanizmalarının (...) çalıştırılmadığını, oysa bu yöntemin çalıştırılması durumunda transferin tamamlanabilmesi için bankanın telefon görüşmesi, biyometrik güvenlik (parmak izi,retina taraması) gibi tedbirlerin uygulanabileceğini ve böyle bir dolandırıcılık olayının meydana gelmeyeceğini davalı bankanın yasa, yönetmelik ve mevzuatta düzenlenen gerekli güvenlik önlemlerini almadığı için bu işlemlerden sorumlu olduğunu, işbu davayı açmadan önce taraflarına arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, bankaların, internet veya diğer yollardan yapılan tüm işlemlerde sistem güvenliğini sağlamakla mükellef olduklarını, bu çerçevede bankaların mevduat sahiplerinin güvenli bir şekilde işlem yapabilmesi için gerekli güvenlik alt yapısını hazırlamak zorunda olduğunu, bu kapsamda bankanın, interaktif bankacılık işlemleri sırasında hesap ve şifre bilgilerinin 3. kişilerce ele geçirilmesini önleyecek bir güvenlik mekanizması oluşturması gerektiğini, sistem güvenliğinin sağlanamamasından kaynaklanan zararların davalı banka tarafından giderilmesi gerektiğini, davalı bankaya müvekkili tarafından yollanan ihtarnameye olumsuz yanıt verildiğini ve müvekkilinin mağduriyeti giderilmediğini belirterek, müvekkilinin davalı bankaya 72.675,00 TL borcu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Ödemiş ... Asliye Hukuk Mahkemesine (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) vermiş olduğu cevap dilekçesi özetle; Davacı yanın, müvekkil bankanın Ödemiş şubesinde ... numaralı hesap müşterisinin olduğunu, bu hesap üstünden 27/08/2023 tarihinde 72.675,00 TL tutarlı 24 ay geri ödemeli tüketici kredisi kullandığını, 12/06/2020 tarihinden itibaren mobil bankacılığı kullandığını, bu tarihten beri kullanmakta olduğu cihaz üzerinden dava konusu işlemlerin gerçekleştirildiğini, kredi kullanımı ve havale gönderim işleminin mobil bankacılık kanalıyla “beni hatırla” özelliği kullanılarak gerçekleştiğini, kredi kullanım işlemlerinin statik şifrenin girilmesi ile gerçekleştirildiğini, yine devamla hesabından yapılan 63.000,00 TL'lik havale işleminin kullanıcı kodu + parola + tek kullanımlık şifrenin sisteme girilmesi ile yapıldığını, bu tip olaylarda bankadan beklenen önlemin, kayıtlarda mevcut telefon numarasına işlemin gerçekleştirilmesi için ihtiyaç duyulan tek kullanımlık şifrenin, güvenli bir şekilde iletilmesini sağlamak olduğunu, somut olayda, davacı yanın müvekkil banka kayıtlarında geçen... numaralı telefonuna dava konusu edilen her işlem için tek kullanımlık şifre gönderildiğini, dava konusu edilen 27/08/2023 tarihli işlemler için müvekkil bankanın şüphelenmesini gerektirecek bir durum bulunmadığını, müvekkil banka tarafından hesaptaki her hareketin davacı yana, kayıtlı telefon numarası üzerinden SMS yoluyla anında bildirildiğini, bankanın kendi üstüne düşen özen yükümlülüğünü ve güvenlik tedbirlerini aldığını, somut olayda bankaya atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, davacı yanın özel bilgilerini bilerek ya da bilmeyerek 3.kişilerle paylaşmak suretiyle dolandırılmasına kendisinin sebebiyet verdiğini, davacı yanın kendi kusurunu müvekkil bankaya yüklemesinin kabul edilebilir bir yanı bulunmadığını, mobil bankacılık üzerinden yapılan para aktarım işlemlerinde uygulama ve mevzuat açısından bakıldığında, bankanın kusurundan sözedilemeyeceğini, akıllı bildirimin, bankacılık mobil internet şubesi girişleri ve işlem onaylarında ve diğer tüm doğrulama gerektiren işlemlerde akıllı SMS (tek kullanımlık şifre) ile sağlanan doğrulama işlemine alternatif bir güvenlik ürünü olduğunu, akıllı SMS şifresi gerektiren doğrulama işlemlerinde güvenlik ürünü olarak akıllı bildirimin kullanılmadığını, akıllı bildirim tanımlamak ve tüm bankacılık işlemlerini gerçekleştirmek için bankaların mobil uygulamasını telefona indirebileceğini ve internet şubesine anında giriş yapılabildiğini, akıllı bildirimin, akıllı SMS gibi doğrulama sağlayan güvenlik ürünü olduğunu, akıllı SMS ile birlikte çalıştığını, akıllı bildirimin, ... Mobil kullanılan akıllı telefonla ile eşleştirilerek, internet şubesi ya da akıllı cihazlardan farklı cihaz girişlerinde ... Mobil uygulaması üzerinden tarafa “...” gönderimi ile çalıştığını, akıllı bildirim cihazı olarak kullanılan telefon üzerindeki işlemlerde ise cihaz doğrulanarak işlemin gerçekleştiğini, akıllı bildirimi kullanabilmek için öncelikle, akıllı SMS’in olması, telefona güncel ... Mobil'in yüklü olması ve telefonun bankaca güvenli olarak nitelendirilmesi gerektiğini, ... Mobil’e giriş yaparken Beni Hatırla özelliğinin açık olması gerektiğini, ... Mobil üzerinden alınacak bildirimlere izin verilmiş olması gerektiğini, akıllı bildirimin tamamlanmasından sonra doğrulama işlemleri için Akıllı SMS yerine cihaza akıllı bildirim (anlık push bildirimi) gönderildiğini, cihaza gelen akıllı bildirimi onaylanarak doğrulama işlemlerinin tamamlanabildiğini, yani bu sistemde Cihaz/cep telefonunun otomatik olarak akıllı bildirimle doğrulandığını, işlemlerin bu şekilde gerçekleştirildiğini, dava konusu edilen kredi sözleşmeleri digital kanal ile davacı yanın bankada kayıtlı ... elektronik posta adresine gönderildiğini, sözleşmenin posta adresine gönderilmesiyle de bir suretini teslim aldığını beyan etmiş sayıldığını, bu hususun tespiti için gerekir ise davacı yana ait posta adresi üzerinde bilişim uzmanı bilirkişi maarifetiyle inceleme yapılması gerektiğini, davacı yanın hesabından kullanılan 72.675,00 TL'lik kredinin 63.000,00 TL'lik kısmının aynı tarihte ... adlı kişinin bankadaki hesabına havale edildiğini, davacı yanın işbu işlemler gerçekleştikten 1 ay sonra müvekkil bankaya müracaat ettiğini, bu durumun dahi başlı başına hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, uzunca bir süre sessiz kalarak işlemlere itiraz etmeyen davacı yanın bu taleplerinin samimiyetten uzak olduğunu belirterek, görülmekte olan davanın husumet, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun, davacı yanın kendi kusurundan kaynaklı işlemler nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, mahkeme masraf ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı tarafından açılan davanın ihtiyati tedbir talepli olduğu, Ödemiş ... Asliye Hukuk Mahkemesince 28/12/2023 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin kabul edildiği, bu durum üzerine davalı vekilinin ara kararı istinaf ettiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... dosya no, ... Karar sayılı kararı ile Ödemiş ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ilgili kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Ödemiş ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kurulması ile birlikte Ödemiş ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) ... esasına kayıtlı dava dosyası, Ödemiş ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) devredildiği anlaşılmıştır.
Ödemiş ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 13/12/2024 tarih ... Esas-... Karar sayılı kararı ile "... taraflar arasındaki ihtilaf davalı bankanın güvenlik sistemi yönünden özen yükümlülüğüne aykırılık iddiasına dayanmakta olup, tüketici hukukuna ilişkin olmadığından, bankalara ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması nedeniyle TTK'nın 4. maddesi gereğince ticari iş niteliğinde sayılması gerekmektedir. Bu bakımdan dava TTK'nın 5/1 maddesi uyarınca mutlak ticari dava niteliği taşımakta olup, aynı yasanın 5/3 maddesi uyarınca Asliye Ticaret Mahkemesi davaya bakmakla görevli..." olduğundan görevsizlik kararı verildiği, dosya mahkememize tevzi edilmekle mahkememizin 2025/130 esas sırasına kaydı yapılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
Somut olayda; davacı, 27.09.2023 tarihinde ATM'ye gittiğinde kendi hesabından 1.200,00 TL'nin kredinin ilk taksidi olarak çekildiğini gördüğünü, internet bankacılığından hesabını kontrol ettiğinde 27/08/2023 tarihinde 72.675,00 TL bireysel ihtiyaç kredisi kullanıldığını gördüğünü, kendisinin böyle bir kredi kullanmadığını, bunun üzerine davalı bankanın şubesine giderek bu durumu izah ettiğini, hesap hareketlerini incelediğinde kredinin çekilir çekilmez bir kısmının masraf bir kısmının ek hesaba kesildiğini 63.000,00 TL'lik kısmının ise aynı bankanın ... şubesinde bulunan ... adlı bir şahsın transfer edildiğinin gördüğünü, bu hususta da Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurduklarını davalı bankanın tedbirler almadığını ileri sürerek icra takibi başlatılmaması ve başlatılmış ise icra işlemlerinin durdurulması için tedbir kararı verilmesini ve davalı bankaya 72.675,00 TL borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmış olup,
Yapılan incelemede; davacının bireysel müşteri olduğu, bireysel müşteri hesabı olduğu gibi çekten ve dava konusu edilen kredinin de ihtiyaç kredisi olduğu, bu yönüyle taraf sıfatının yanı sıra dava konusu işlem ile hesap/kredi tipinin de önem arz ettiği,
Bu bakımda görevin de taraf sıfatının yanısıra aynı zamanda dava konusu işlemin mahiyeti ve ayrıca hesap/kredi şekline göre tayin edileceği, dolayısıyla bankanın da muhattaba karşı mevduat hesabı sahibi müşteri/davacıya karşı sorumluluğunun da ticari iş, mutlak ticari dava olmayıp 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketiciye karşı sunulan hizmetler cümlesinden özen borcuna dahil olacağı nazara alınarak mahkememizin görevsizliğine,
Dosyanın, Ödemiş ilçesinde müstakil Tüketici Mahkemesi'nin bulunmaması halinde iş bu dosyaya Tüketici Mahkemesi sıfatı ile bakılacak olması ciheti ile görev uyuşmazlığı hasıl olmakla dosyanın İzmir BAM 6/23 hukuk dairelerine tevdine karar verilmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1- Davanın göreve ilişkin dava şartı bulunmadığından HMKnın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE,
2-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
3-Mahkememiz ile evveliyatta karar veren Ödemiş ... Asliye Hukuk Mahkemesi arasında görev uyuşmazlığı hasıl olmakla dosyanın İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6/23 HUKUK DAİRELERİNE TEVDİNE,
4-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde harç ve yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
5-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmemesi halinde, 3b hükmüne göre karar verildiğinde talep halinde yargılama giderlerine mahkememizce hükmedilmesine,
6-Sair hususların görevli mahkemede değerlendirilmesine,
Dair; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren tarafların yokluğunda 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/02/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı