T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/209 Esas
KARAR NO : 2025/645
DAVA : İtirazın İptali (Ayıplı İfa Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 04/03/2025
KARAR TARİHİ: 01/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... A.Ş.'nin, müvekkili sigorta şirketinin ... nolu ... Poliçesi ile sigortalısı olduğunu, sigortalısı tarafından ABD'de bulunan müşterisi ... Firmasına 08.12.2020 tarih ve ... seri numaralı fatura ile toplam 1.744.512,00 USD bedelli tütün emtiası satışı yapıldığını ve ürünlerim ABD'ye alıcı firmaya gönderildiğini, ürünlerin büyük bir kısmının alıcının spesifikasyonlarına uymadığından bahisle alıcı firma ürünlerini kabul etmediğini ve ürünlerin büyük bir kısmını reddettiğini, ... Firmasının; sigortalı ... A.Ş.'ne 11.02.2022 tarihli toplam 1.115.635,50 USD tutarında iade faturası düzenlendiğini, akabinde Türkiye'den sigortalı yetkilileri ile tütün eksperleri birlikte ABD'ye giderek tütünler üzerinde inceleme yapıldığını ve pazarlıklar sonucunda bir kısım ürünlerin tekrar kabul ettirildiğini, alıcı firmanın iade faturası düzenlemiş olmasından dolayı, kabul gören ürünler için sigortalı ... firması tarafından 13.05.2022 tarihli toplam 765.10350 USD bedelli fatura düzenlendiğini, kalan kısmın iadesi için anlaşma sağlandığını, iade edilen emtianın Abd-İzmir, Türkiye arası denizyolu nakliyesi için karşı taraf davalı ... A.Ş. Firması ile anlaşıldığını, davalı taşıyıcı firma, nakliye işi için 02.09.2022 tatih ve ... seri nolu navlun faturası düzenlediğini ve toplam 4 adet koyteynır temin edildiğini, söz konusu tütünlerin taşınması için temin edilen ... ve ... nolu 2 adet konteynerın deniz yolu nakliyesi için ... gemisinin görevlendirildiğini, konteynerlerin gemiye nakli sonrası geminin Aliağa İzmir Limanı'na vardığını ve emita tahliye edildiğini, Aliağa Gümrük Müdürlüğü'nün 12.09.2022 tarih ve ... seri nolu beyannamesi ile millileştirilmiştir. Konteynerler 19.09.2022 tarihinde sigortalının deposuna getirildiğinde ... numaralı konteyner tabanında 2 adet delik tespit edildiğini, konteyneri buradan almış olduğu su ve nem sebebi ile ilk tespitte 28 kutu tabanında ıslanma ve nemlenme olduğunun görüldüğünü, bunun üzerine ABD'deki alıcı firma ile yapılan görüşmelerde, yükleme öncesi tütünlerinin ıslak olmadığını, tam ve sağlam olarak yüklendiğini, emtiada oluşan hasar ve zararın taşıma esnasında davalı taşıyıcı şirketin sorumluluğundan kaynaklı olduğunu, sigortalıları tarafından müvekkili sigorta şirketine yapılan hasar başvurusu neticesinde açılan hasar dosyası kapsamında miktar itibariyle de mevcut poliçem teminatı kapsamında tazmini gereken maddi zarar tutarının 36.344,92 Euro olarak hesaplandığını, sigortalısı tarafından müvekkili sigorta şirketine yapılan hasar başvurusu neticesinde açılan hasar dosyası ile toplanan delil ve belgelerin ardından düzenlenen yasal delil niteliğindeki işbu ekspertiz raporu ile mevcut poliçemiz teminatı kapsamında sigortalılarına ait emtiada oluşan toplam gerçek zarar ve hasar miktarının 36.344,92 USD bulunduğunu, rücu muhatabı, kusur, sorumluluk, hasar ve zarar durumu belirlendiğini, buna göre tespit edilen bu gerçek zarar bedelinin sigortalılarına 02.03.2023 tarihinde ödendiğini, İzmir ...İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı icra takip dosyası ile müvekkil sigorta şirketi tarafından sigortalımıza ödenen maddi tazminat bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte rücuen tahsili amacıyla icra takibine girişildiğini ancak davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, karşı tarafın itirazının haksız ve yersiz olduğunu, bu sebeplerle davalı tarafça icra dosyasında haksız olarak yapılan borca itirazın iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı taraf davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, işbu davanın en geç 27.09.2024'de açılması gerekirken 04.03.2025 tarihinde açılmış olduğundan süresinde olmadığını, müvekkilinin taşıma işleri komisyoncusu olmadığını, anılı yükün hiçbir aşamada müvekkilinin zilyetliğine geçmediğini, davanın ... A.Ş.'ne ihbar edilmesini, zıya ve hasar iddiasına ilişkin her halükarda süresinde bir bildirimde bulunulmadığını, davacının sigortalısı tarafından tahliye limanında herhangi bir hasar tespit tutanağı düzenlenmediğini; usulüne uygun yapılan bir hasar bildiriminin bulunmadığını, sigorta sözleşmesinin geçersiz olup davacının TTK md. 1472 uyarınca halefiyet hakkının bulunmadığını, nakliyat Emtia Sigortası Genel Şartları uyarınca, yağmur suyu, ambar buğusu ve bunlardan kaynaklanan yoğunlaşma (sonucu meydana gelen zararların teminat kapsamı dışında bırakıldığını, ispat yükünün davacıya ait olduğunu, davacı işbu davada iddialarını geçerli ve yeterli delillerle ispat edemeyeceğini, bu nedenle müvekkilinin davacının ödeme taleplerine ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu yüklerin ilk etapta Türkiye'den ABD’ye taşındığını, bu taşıma sürecine ilişkin davacı tarafça herhangi bir hasar iddiası ya da tazminat talebinde bulunulmadığını, ABD’ye varışın ardından yükler yaklaşık 2 yıl boyunca alıcısı tarafından teslim alınmaksızın bekletilmiş; bu sürecin sonunda yüklerin bir kısmı kabul edilirken, diğer kısmının reddedildiğini, bu süre zarfında yüklerin ne şekilde saklandığının, uygun koşullarda korunup korunmadığının belirsiz olduğunu, her hâlükârda, alıcı tarafından kabul edilmeyerek iade edilen ve 2 yıl sonra yeniden Türkiye’ye gönderilen yüklerde meydana geldiği ileri sürülen bir zararın, hukuken ve fiilen müvekkililin sorumluluk alanında oluştuğunun iddia edilemeyeceğini, tüm bu sebeplerle davanın her halükarda reddi ile davacının takibe konu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere müvekkiline kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında sigortacısına ödenen hasar bedelinin taşımada kusurlu olduğundan bahisle davalıdan TTK 1472 .Maddesi gereği rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacı sigorta şirketi, davaya konu icra takibini sigortalısının halefi olarak açtığına göre, uyuşmazlığın çözümünde de dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 22.03.1944 tarihli, E. 1939/37, K. 1944/9 sayılı (RG, 03/07/1944–5746) ve 17.01.1972 tarihli E. 1970/2, K. 1972/1 sayılı (RG, 20.03.1972– 14134) kararları “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.” şeklinde vurgulanmıştır.
Davacı vekilinin dava dilekçesi ve eklediği belgelerden talebin deniz ticaretine ilişkin olduğu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5 maddesinin 2. bendinde belirtildiği üzere " Bir yerde Asliye Ticaret Mahkemesi varsa, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir." hükmü gereğince Denizcilik İhtisas Mahkemesinde görülmesi gerekeceğinden ve İzmir'de ... Asliye Ticaret Mahkemesi deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirildiğinden, davanın İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklandığı gibi davaya bakmaya Denizcilik İhtisas Mahkemesi olarak görevlendirilen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğundan dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Deniz İhtisas Mahkemesi olan İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,
2- Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli Nöbetçi İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Aksi takdirde HMK 20/1.maddesi son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar düzenlenmesine,
3- HMK'nun 331/2.maddesi gereğince;
a-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde harç ve yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmemesi halinde, 3b hükmüne göre karar verildiğinde talep halinde yargılama giderlerine mahkememizce hükmedilmesine,
4-Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemesince karar verilmesine,
Sair hususların gerekçeli kararda değerlendirilmesine
Dair karar HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı okunup usulden anlatıldı.01/07/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı