T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/243 Esas
KARAR NO : 2025/621
DAVA : Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 13/03/2025
KARAR TARİHİ: 25/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; 15.03.2023 tarihinde, ... Buzdolabı, ... A.Ş. adlı şirketten satın alınmış olup söz konusu buzdolabı satıcı şirket tarafından "..." adresine teslim edildiğini, satın alınan yeni buzdolabı satıcı tarafından sorunsuz ve hasarsız bir şekilde "..." adresine teslim edildiğini, akabinde, nişanlısı tarafından söz konusu buzdolabının "..." adresinden teslim alınarak "..." adresine taşınması için davalı şirket ile telefon görüşmesi yapılmış ve davalı şirketle 5.000-TL taşıma bedeli karşılığında anlaşıldığını, söz konusu taşıma bedeli buzdolabının teslim edildiği tarihte davalı şirkete elden ödenmiş ve davalı şirket tarafından taşıma hizmeti nedeniyle herhangi bir fatura kesilmemiş ve kendisine iletilmediğini, davalı şirket tarafından buzdolabı teslim alınmadan önce buzdolabında herhangi bir hasar olmadığını göstermesi açısından Mahkemeye buzdolabının fotoğraflarını da sunduklarını, yeni alınan bir buzdolabı "..." adresine teslim edilmiş ve davalı şirketçe de bu adresten buzdolabı teslim alındığını, söz konusu iki taşıma işlemi arasında herhangi bir taşıma işlemi yapılmadığını, dolayısıyla buzdolabının başkaca bir taşıma işlemi nedeniyle öncesinde hasar görmesi de mümkün olmadığını, buzdolabının taşıma işleminden önce davalı şirket çalışanları tarafından buzdolabı teslim alındığında nişanlısına ... mesaj gönderilmiş ve buzdolabının teslim alındığının bildirildiği, buzdolabı davalı şirket tarafından teslim alındığında buzdolabında hasar bulunduğuna dair herhangi bir bildirim de yapılmadığını, buzdolabında herhangi bir hasar bulunmadığını, davalı şirket tarafından taşıma hizmeti için buzdolabı teslim alındığında buzdolabında herhangi bir hasar bulunmadığını, Mahkemece dinlenecek tanıkların anlatımlarıyla da bu husus açıklığa kavuşacağını, buzdolabının davalı şirket tarafından hasarsız olarak teslim alınmış olmasına rağmen 28.12.2024 tarihinde buzdolabı "..." adresine teslim edildikten sonra annesi tarafından buzdolabının üzerinde daire şeklinde delikler olduğunun görüldüğünü, buzdolabının ön tarafında yer alan deliklerle birlikte yan tarafında da delikler oluştuğunu, buzdolabı halen hasarlı olduğunu, mahkemece yapılacak bilirkişi incelemesiyle de hasar tespit edilebilecek durumda olduğunu, buzdolabı davalı şirket tarafından 28.12.2024 tarihinde teslim edildikten sonra dolabın hasarlı olduğu anlaşıldığından davalıya tarafımca 02.01.2025 tarihinde hasar ihbar edildiğini, Türk Ticaret Kanunu md.900'de "Eşyanın zıyaından veya hasara uğramasından doğan istem hakları, 889 uncu maddenin birinci ve ikinci fıkralarından farklı olarak; Eşyanın zıyaa veya hasara uğramış olduğu açıkça görülüyorsa, en geç teslimi izleyen üç iş günü içinde veya Zıyaın veya hasarın açıkça görünmemesi hâlinde en geç teslimi izleyen ondört gün içinde, taşıyıcıya bildirilmemişse sona erer." düzenlemesi yer aldığını, söz konusu buzdolabı davalı şirket tarafından 28.12.2024 tarihinde cumartesi günü teslim edildiğini, 29.12.2024 tarihinin pazar gününe denk geldiği ve 01.01.2025 tarihinin resmi tatil olduğu göz önüne alındığında üç iş günlük iş süre 02.01.2025 tarihinde sona ermekte olup tarafımca kanuni süre içerisinde 02.01.2025 tarihinde davalı şirkete bildirim yapıldığını, hasar bildirimi davalı şirkete yapıldığında davalı şirketçe Kadıköy ... Noterliği ... Yevmiye Numaralı ihtarnamesiyle cevap verilmiş ve zararın buzdolabının kapıdan geçirilmemesi nedeniyle oluştuğu iddia edildiğini, ancak işbu ihtarnamede, davalı şirket tarafından taşıma hizmetinin kendileri tarafından gerçekleştirildiği de ikrar edildiğini, buzdolabının taşındığı adreste halihazırda buzdolabı bulunmakta olup işbu buzdolabı da aynı şekilde evin içine alınmış ve dolapta herhangi bir hasar meydana gelmediğini, buzdolabının geçirildiği pencerenin de fotoğrafı sunulan buzdolabının söz konusu yerden geçirilmesi halinde buzdolabının ön tarafında ve yan tarafında delikler oluşması fiziken mümkün olmadığını, buzdolabı, davalı şirket çalışanı ve anne ile baba birlikte pencereden geçirildiğini, fotoğraftan ve yerinde yapılacak incelemeden anlaşılacağı üzere buzdolabında hem ön kapakta hem de yan taraflarda delik açacak herhangi bir unsur pencerede bulunmadığını, buzdolabında sürtme şeklinde hasarlar bulunsaydı davalının iddiası belki kabul edilebilir nitelikte olabileceğini, lakin buzdolabında yer alan deliklerin pencereden geçirilmesi nedeniyle oluşması fiziken mümkün olmadığını, buzdolabındaki delikler incelendiğinde, açıkça yuvarlak uçlu bir nesnenin buzdolabına vurarak söz konusu hasara neden olduğu anlaşıldığını, söz konusu deliklerin buzdolabının farklı bölgelerinde olması da hasarın taşıma sırasında olduğunu açıkça gösterdiğini, buzdolabının paketli bir şekilde pencereden geçirilmesi nedeniyle buzdolabında delikler oluştuğu iddiası hayatın olağan akışına aykırıdır. davalı tarafça sorumluluktan kurtulmak amacıyla buzdolabının kapıdan geçirilmemiş olması nedeniyle hasar oluştuğu iddia edildiğini, dolabın penceren geçirilmiş olması buzdolabının üzerinde yuvarlak delikler oluşmasına sebebiyet vermesi basit fizik kurallarına göre mümkün olmadığını, davalı tarafından buzdolabına zarar verilmesi üzerine tarafınca servisle iletişime geçilmiş ve buzdolabının kapağının değişebileceğinin kendisine bildirildiğini, ancak buzdolabının yan taraflarında oluşan deliklerden kaynaklı zararın giderimi mümkün olmadığını, bu nedenle, buzdolabında meydana gelen zararın ve zararın giderilmesi için harcanması gereken meblağın bilirkişi tarafından ... servisi ile iletişime geçilerek tespit edilmesini talep ettiklerini, huzurdaki dava ikame edilmeden önce kendisi tarafından davalı şirketle iletişime geçilmiş ancak davalı şirketçe zararın giderilmesi talebi kabul edilmediğini, arabuluculuk başvurusu yapılmış ancak anlaşma sağlanamadığını, ödenen 3.000-TL taşıma hizmet bedelinin (fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik) buzdolabının teslim tarihi olan 28.12.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle tarafına ödenmesine, fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, belirsiz alacak niteliğinde olan, ...'dan ...'ye taşınan ... buzdolabında meydana gelen zararın ve zarar miktarının tespitiyle şimdilik 25,00-TL olarak bildirmiş olduğum maddi zarar miktarının davalıdan tahsiliyle 28.12.2024 tarihi itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte tarafıma ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görev itirazı ve dava şartı yokluğu yönünden itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafından açılan işbu dava, taraflar arasında tüketici işlemi kapsamında kurulan bir taşıma hizmetinden kaynaklandığını, davacı, ticari amaç dışında bireysel kullanımı için satın aldığı bir buzdolabının taşınması amacıyla müvekkilinden hizmet aldığını, bu nedenle, davacı 'tüketici', müvekkil şirket ise 'hizmet sağlayıcı' konumunda olduğunu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun md. 83/2 uyarınca; ''Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.'' hükmü gereği taraflardan birin tüketicilerin oluşturduğu bir işlemle ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının o işlemin tüketici işlemi olmasını engellemeyeceği ve tüketici hakem heyetlerine veya tüketici mahkemelere başvurulması gerektiği açıkça vurgulandığını, uyuşmazlık 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK) kapsamında olup, görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi olduğunu, nitekim 6502 sayılı Kanun’un 3/1-k maddesi gereğince bu ilişki açıkça tüketici işlemi olarak tanımlandığını, dava konusu zarar miktarına (3.025,00 TL) bakıldığında, Tüketici Hakem Heyeti’ne başvuru zorunluluğu bulunduğunun anlaşıldığını, TKHK’nın 68. maddesi uyarınca bu tutar, zorunlu başvuru sınırı altında olduğunu, davacı tarafından önce Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurulmadan doğrudan mahkemeye dava açıldığını, bu nedenle açılan dava hem görev yönünden, hem de dava şartı olan ön başvuru eksikliği nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, dava yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirketin merkezi ... olup, taşıma hizmetine ilişkin sözleşme ...’da kurulmuş ve ifa edildiğini, taraflar arasında taşımanın başladığı, taşıma sözleşmesinin kurulduğu ve müvekkili şirketin merkezinin bulunduğu yer ... olduğunu, 6100 sayılı HMK'nın 6. ve 12. maddeleri gereğince ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun taşıma işlerine dair düzenlemeleri uyarınca, yetkili mahkeme taşıyıcının yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, davaya konu uyuşmazlık bakımından İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğunu, Mahkemenin yetkisizlik kararı vererek dosyanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesi gerektiğini, müvekkili şirket eşyanın taşınma ve korunma faaliyeti sırasında özen ve koruma yükümlülüğünü eksiksiz yerine getirmiş olup bahse konu eşya müvekkili firma tarafından sorunsuz ve hasarsız şekilde teslim edildiğini, davacı, ...’dan ...’ye taşınan ... marka buzdolabının taşıma sırasında zarar gördüğünü iddia etmişse de mesnetsiz ve gerçeğe aykırı işbu iddiaların kabulü mümkün olmadığını, müvekkili şirket ile davacı arasında herhangi bir yazılı sözleşme yapılmamış olup, taşıma sürecinde ambalajlama, yükleme ve boşaltma dahil tüm taşıma işlem ve aşamalarında müvekkilinin edimleri eksiksiz ve sorunsuz yerine getirildiğini, taşıma süreci öncesi müvekkili şirkete teslim edilen ürün, davacının dava dilekçesinde yer alan ... görüntüsüyle de sabit olduğu üzere müvekkili firma tarafından tüm tedbirler gerektiği şekilde alınarak sağlam bir şekilde ambalajlanmış ve sorunsuz şekilde teslim yerine ulaştırıldığını, taşıma sürecinde; sorunsuz ve hasarsız şekilde taşıma adresine teslim edilen buzdolabını teslim adresinde, taşıma noktalarındaki mimari koşullar nedeniyle zorluklar yaşandığını, ...'de bulunan teslim adresindeki daire giriş kapısının dar olması sebebiyle; müvekkili firma yetkilisi ... ve davacının annesi huzurunda müvekkilinin üstün tecrübesi, müvekkilince yapılan tüm girişim ve deneme yollarına rağmen genişlik olarak daha büyük olan buzdolabının kapıdan geçmesinin imkansız olmasının anlaşılması üzerine, dava konusu buzdolabı bu yolla içeriye alınamadığını, davacı taşıma işlemi sonunda müvekkili şirkete herhangi bir hasar bildiriminde bulunmadığını, olay günü müvekkili firmaca yetkilendirilen kişilerce taşınan buzdolabı, belirtilen adresin kapısından geçmeyince, mevcut koşullar içinde teslimin gerçekleşemeyeceği ve kapı önüne bırakılması gerektiği beyan edildiğini, ancak; davacı ve teslim adresinde hazır bulunan davacının annesi tarafından, mutfak camının daha geniş, pencerelerin daha kolay sökülebilir olabileceğinden ve buzdolabını başka türlü içeriye alamayacaklarından bahisle mutfak camından içeri alınması yönünde ricada bulunulduğunu, hasarın taşıma sırasında gerçekleştiğine ilişkin iddiaları asla kabul anlamına gelmemek koşul ve kaydı ile; belirtmek gerekir ki; rica üzerine müvekkili firma, sorumluluğu üstlenmemek adına teslim adresinde hazır bulunan davacının annesinden bu hususta tutanak tutulmasını talep etmiş ise de; karşı taraf tüm sorumluluğu kabul etmiş ancak ıslak imza atma hususunda tedirgin olmuş ve imzadan imtina ettiğini, taşıma faaliyetini gerçekleştirmeye yetkili kişiler bu durumu dahi saygıyla karşılamış ve imzaya zorlamadığını, tüm bunların yanında, bahse konu buzdolabı, nakliye esnasında eşyanın zarar görmemesi için gerekli tüm tedbirler alınarak, buzdolabı ambalajlı ve korunaklı şekilde mutfak camından içeriye alınarak taşındığını, taşıma ve teslim işlemi sorunsuz ve hasarsız bir şekilde gerçekleştiğini, müvekkili şirket eşyanın özen ve koruma yükümlülüğünü yerine getirmiş olup edimini eksiksiz şekilde ifa ettiğini, müvekkilce en yüksek özen gösterilerek sorunsuz şekilde tamamlanan teslim işlemi sonrasında da, müvekkili şirkete her hangi bir hasarın gerçekleştiği yönünde bir bildirimde bulunulmadığını, taşıma işlemi sonunda buzdolabını saran ambalaj dahi hasar görmediğinden deforme olmamış, ambalajında bulunan kartonlar dahi zarar görmediğini, ambalajı açar açmaz çıplak gözle kolaylıkla görülmesi beklenen işbu hasar ile müvekkilinin edimi arasında illiyet bağının olması mümkün olmadığını, davacının dava dilekçesinde iddia olunduğu gibi, dava konusu buzdolabında söz konusu delikler açılarak hasarın meydana gelmesi için eşyaya mutlak suretle sert bir cisim ile vurulması gerekmekte olup taşıma işlemleri sırasında bu şekilde vurma ya da delmeye sebebiyet vermek imkansız olduğunu, mahkemece hükmedilecek bilirkişi incelemesi neticesinde de görüleceği üzere; bahse konu şekilde meydana gelen hasarın oluşması için; ürüne bilinçli bir şekilde ve sert bir cisimle kuvvet kullanmak suretiyle vurmak gerektiğini, dolayısıyla bahse konu hasar ile müvekkilince sorunsuz şekilde tamamlanmış edim arasında illiyet bağı bulunmadığını, bu sebeple hasarın müvekkili tarafından gerçekleştiğinin ispat yükü hali hazırda süresi içerisinde hasar bildiriminde bulunmamış olan davacıda olup bu hususta somut bir delil de mevcut olmadığını, davacının mesnetsiz iddiaları asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacı taraf, taşımanın gerçekleştiği tarih olan 28.12.2024 tarihinden 5 gün sonra (02.01.2025) müvekkil firmaya hasar bildiriminde bulunduğunu, 1956 tarihli CMR Konvansiyonu m. 30 ile bildirim süreleri düzenlendiğini, buna göre gönderilen, teslim anında eşyanın açıkça hasar veya zıyaa uğradığını tespit edebiliyorsa teslimle birlikte hasar ve zıyaı taşıyıcıya bildirmesi gerektiğini, CMR m.30/1’e göre yükün durum kontrolünü taşıyıcı ve gönderilen birlikte yapması gerektiğini, yükte hasar veya zıya olması halinde teslim anında tarafların tutanağı birlikte tanzim etmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği hasar buzdolabı ambalajını açar açmaz kolaylıkla görülebilen bir yerde olup hasar bildirimi teslimden bildirim süreleri aşacak şekilde çok sonra yapıldığını, tüm bunlar değerlendirildiğinde; hasar ile müvekkilin edimi arasında illiyet bağı aranmasının, hayatın olağan akışına aykırılık oluşturduğunu, Türk Ticaret Kanunu md.900'de yer alan "Eşyanın zıyaından veya hasara uğramasından doğan istem hakları, 889 uncu maddenin birinci ve ikinci fıkralarından farklı olarak; Eşyanın zıyaa veya hasara uğramış olduğu açıkça görülüyorsa, en geç teslimi izleyen üç iş günü içinde veya Zıyaın veya hasarın açıkça görünmemesi hâlinde en geç teslimi izleyen ondört gün içinde, taşıyıcıya bildirilmemişse sona erer." ve HMK md. 93. maddede yer alan; ''Resmî tatil günleri, süreye dâhildir. Sürenin son gününün resmî tatil gününe rastlaması hâlinde, süre tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biter.'' düzenlemeleri gereği; açıkça görülebilir hasarların 3 iş günü içinde taşıyıcıya bildirilmesi gerekirken bu süre geçirildiğini, davacının süresi içinde bildirimde bulunmaması nedeniyle taşıyıcının sorumluluğu sona erdiğini, davacı, taşıma hizmeti bedelinin iadesini de talep etmekte ise de; hizmetin ifası tam ve eksiksiz olarak gerçekleşmiş olup, bu bedelin iadesi hukuken mümkün olmadığını, ihbar süresini aştıktan çok sonra bildirimde bulunarak ikame edilen haksız dava ile davacının suiniyeti açıkça ortaya çıktığını, müvekkili şirketin bahsi geçen hasar ve zararla illiyet bağının bulunmaması dolayısı ile; hukuki olarak sorumluluğunun söz konusu olamayacağı açık olduğundan davacı tarafından açılan işbu hukuki dayanaktan yoksun gerçeğe aykırı ve mesnetsiz iddialarının Mahkemece reddine karar verilmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu, davanın, görevli mahkeme olan Tüketici Mahkemesi'nin görev alanına girdiğinin ve dava açılmadan önce Tüketici Hakem Heyeti’ne başvuru yapılmamış olması nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle de usulden reddine, İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu ve Mahkemenin yetkisiz olduğunun tespiti, yetki itirazımızın kabulü ile davanın usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan taşıma ücretinin ve maddi tazminat talebinden ibarettir.
Görev hususu aynı zamanda dava şartlarındandır. Mahkeme görev hususunu yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alabileceği gibi taraflar da her aşamada ileri sürebilir.
HMK.nun 1. Maddesine göre " ... göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." anılan kanunun 114/c maddesinde ise mahkemenin görevi dava şartı olarak gösterilmiş olup aynı kanunun 115.maddesi ile getirilen "Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." hükmü gereğince re'sen görevsizlik kararı verilebilecektir.
28/05/2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73.maddesine göre, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklara ilişkin davalarda, Tüketici Mahkemeleri görevlidir.
Dava konusu olayda uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK.nun 16/1 maddesi gereğince tüzel kişi tacir olan davalı ile 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesine göre ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek kişi ve tüketici olan davacı arasında yapılmış taşıma sözleşmesinden kaynaklanan taşıma ücretinin ve maddi tazminat niteliğinde olup, davacının TTK’nun 11. ve 12. maddeleri anlamında ticari işletme yürütmediği ve tacir olmadığı anlaşıldığından ve taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya görevli Tüketici Mahkemesi olduğu, mahkememizin görevine girmediği anlaşılmakla, Mahkememizin görevsizliği nedeni ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine dosyanın talep halinde görevli İzmir Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
Davaya bakmaya Tüketici Mahkemesinin görevli olması nedeni ile, davanın göreve ilişkin dava şartı bulunmadığından HMKnın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE,
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
Kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde veya kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine, yasal süre içerisinde başvuru yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına,
HMK 331/2 maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
Mahkememiz görevsizlik kararı sonrasında görevli ve yetkili mahkemede yargılamaya devam edilmemesi halinde bu husus belirtilerek mahkememize başvurulması halinde harç ve yargılama giderleri konusunda mahkememizce karar verilmesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yüzüne karşı,
Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/06/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı