T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/389 Esas
KARAR NO: 2025/820
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/04/2025
KARAR TARİHİ: 24/09/2025
Mahkememizde görülen Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parselde -dava dışı- ... adlı şahıs ile ... AŞ. arasında Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği ve ilgili mevzuata göre 22/06/2017 tarihinde bağlantı antlaşması yapıldığını, bu antlaşma ile ...'ün, belirtilen bölgede 999 KW (AC) kurulu gücünde bir elektrik santrali yapma hakkına haiz olduğunu, müvekkili ... AŞ. (bundan böyle şirket olarak zikredileceğini) ile ... arasında bu santral projesi ile ilgili İzmir ... Noterliğince düzenlenen ... yevmiye numarası ve 11/03/2019 tarihli sözleşme akdedildiğini, işbu sözleşme hükümlerine göre müvekkili şirket ile ...'in; santral projesinin ... tarafından anahtar teslimi suretiyle yapılması ve yapım maliyetinin karşılanması, santral projesinin geçici kabulünün yapılmasını müteakip ... tarafından kurulacak bir anonim şirket (bu şirketin%15 payının ...'e, %85 payı ise ...'ya ait olacak şekilde) üzerinden hareket edilerek söz konusu santralin bu şirkete devredilmesi konularında anlaşmaya vardıklarını, bu anlaşma sonrasında -dava dışı- ...'ün 16/04/2019 tarihinde tek ortağının kendisi olduğu Tire Ticaret Sicil Müdürlüğü bünyesinde ... ticaret sicil numaralı davalı şirketi kurarak faaliyete geçirdiğini, akabinde ... AŞ. ile yapılan Perakende Satış Sözleşmesi ile de söz konusu santral projesinin davalı şirkete intikal ettirildiğini, nihayetinde Ağustos 2019 tarihinde müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 1200 kW İpekçiler Güneş Enerji Santrali (GES) EPC Sözleşmesi imza edildiğini, işbu sözleşmeye göre belirlenen periyot dahilinde 13/09/2019 tarihinde santral projesinin onayının yaptırıldığını ve inşasına başlandığını, 1,5 ay sonra santral tesisi 01/11/2019 tarihinde tamamlandığını, söz konusu tesisin 13/11/2019 tarihinde geçici kabulü yaptırılarak işletmeye alındığını, müvekkilinin dava konusu işi, ... Yönetmelikleri kapsamındaki tüm standartlarına uygun olarak çağrı mektubu ve dağıtım sistemine bağlantı antlaşması hükümleri çerçevesinde anahtar teslimi kapsamında, santrale dair; proje sahasının, tüm sahanın tel çit ile çevrilmesi, alt konstrüksiyon yapımı, panel montajı, evirici ve DC kablaj ve elektrik montajı yapılması işleri dahil santrale dair bütün işleri tamamladığını GES'in kurulumu akabinde geçici kabulünü yaptırarak devreye alındığını, santralin kurulumu öncesinde davalı yan ile ... AŞ. arasında bütünüyle müvekkili şirketin ön ayak olması sonucunda ve müvekkili şirketin finans kurumundaki kredi limitleri kullanılmak suretiyle müvekkili şirketin de müteselsil kefil olarak yer aldığı bir finansal kiralama sözleşmesi akdedildiğini, santralin bir kısmının işbu sözleşme dahilinde edinilen malzemeler ile tesis edildiğini, işbu sözleşmede yer alan ödeme planına göre peşinat olarak ödenmesi gereken 141.400 Amerikan Doları bedelin ise diğer müvekkili ... tarafından ... firması hesabına ödendiğini, proje yapım aşamasında ... AŞ.'den temin edilen finansal kiralama (leasing) suretiyle temin edilen bedel ve bu sözleşme gereği ödenen peşinat harici projeye ilişkin her türlü masraf ve harcama İzmir ... Noterliğince düzenlenen ... yevmiye numarası ve 11/03/2019 tarihli sözleşme ve Ağustos 2019 tarihli 1200 kW İpekçiler Güneş Enerji Santrali (GES) EPC Sözleşmesi gereği müvekkili şirket tarafından yapıldığını, söz konusu santralin kurulup işletmeye alınmasında davalının tek kuruş masrafının olmadığını, santrale dair ödemelerin müvekkilleri tarafından yapıldığını, bütün masrafların müvekkilleri tarafından karşılandığını, hatta santral için yapılan kredi görüşmelerinde ... firmasının da teyit ettiği üzere bu finansal kiralama sözleşmesinde davalıya tahsis edilen kredide bizatihi müvekkili ... limitleri kullanıldığını, bu konuda söz konusu santralin kurulması esnasında yapılan masraf ve ödemelere ilişkin banka kayıtları, faturalar, ödeme dekontları, irsaliyeleri dilekçeleri ekinde sunduklarını, ayrıca bu hususta müvekkili şirketin mali kayıtlarının tetkikinden santral için yapılan ödemelerin ve harcamaların miktarı ortaya çıkacağını, santralin geçici kabulünün yaptırılıp işletmeye girmesinden sonra müvekkili şirketin, 11/03/2019 tarihli sözleşme gereği davalı şirkete ait payların %85'inin kendisine intikalini talep etmiş ise de bu talep maalesef karşılanmadığını ve neticede Tire ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası üzerinden hisse devri talebiyle dava açıldığını, mahkemece ''Davacının (Müvekkilinin) edimlerini yerine getirmediğinden Davalının hisse devrini yapmaktan imtina edebileceği'' gerekçesiyle müvekkili şirketin açtığı davayı reddettiğini, işbu kararın kesinleştiğini, davalıya ait ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada ... parsel numaralı taşınmaz üzerinde Enerji Piyasası Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği hükümlerine göre kurulması planlanan güneş enerji santralinin (GES) anahtar teslimi suretiyle kurulum işi bizatihi davalı şirket tarafından İzmir ... Noterliğince düzenlenen ... yevmiye numarası ve 11/03/2019 tarihli sözleşme ve Ağustos 2019 tarihli 1200 kW İpekçiler Güneş Enerji Santrali(GES) EPC Sözleşmesi müvekkili ... A.Ş.'ye yapıldığını, müvekkili şirketin, santrale dair bütün maliyete katlanmasına ve işin yürütümünü bizatihi kendisi yapmasına rağmen İzmir ... Noterliğince düzenlenen ... yevmiye numarası ve 11/03/2019 tarihli sözleşmeden sağlayacağı faydayı sağlayamadığını, santralin 13/11/2019 tarihi itibariyle işletmeye girdiğini, davalı tarafın hiçbir külfetine katlanmadığını, tek kuruş masraf etmediği santralin gelirini ortalama 5,5 yıldır elde ettiğini, bu bağlamda müvekkilinin kendisinden kaynaklanmayan bir sebeple işbu sözleşmenin gereği olan ''Santral projesinin geçici kabulünün yapılmasını müteakip ... tarafından kurulacak bir anonim şirket (bu şirketin %15 payı ...'e, %85 payı ise ...'ya ait olacak şekilde) üzerinden hareket edilerek söz konusu santralin bu şirkete devredilmesi'' konusundaki faydadan mahrum olduğunu, bu hal ve şart altında sözleşmenin bu hükmünün icra edilememesi nedeniyle müvekkilinin santrale yaptığı tüm masraflar ve yaptığı hizmetler karşılıksız kaldığını, dolayısıyla Türk Borçlar Kanunu 77 ve devamı maddeleri mucibince davalı tarafın müvekkilinin aleyhine sebepsiz zenginleştiğini, sebepsiz zenginleşmeden mütevellit işbu davayı açtıklarını, fakat müvekkilinin santralin bütün kurulum işlemlerini, masraflarını yapmasına, tesise dair bütün hizmetleri görmesine rağmen, müvekkiline davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu meyanda müvekkillerinin hem santral için yaptığı masraflar hem de yaptığı hizmetin karşılığının davalıdan tahsilinin gerektiğini, belirtilen sebeplerle tüm fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla Ankara ... Noterliğinin 21/01/2025 tarih ve ... yevmiyeli ihtarnamesi ile davalıdan alacaklarının talep edildiğini, verilen süre içinde alacakları ödenmeyince zorunlu arabuluculuk yoluna gidildiğini, arabuluculuk sürecinde davalı ile anlaşılamadığını belirterek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik 250.000 TL ödenmeyen alacağın geçici kabul tarihi olan 13/11/2019'dan itibaren işletilecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline, müvekkilinin ileriki zamanlarda telafisi mümkün olmayan zararlara uğramasını önlemek için ... AŞ kayıtlarında bulunan ve ... AŞ. Bünyesindeki ... tesisat numarasına bağlı olarak faaliyet gösteren ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel numaralı taşınmaz üzerinde kurulu 999 KWe gücündeki lisanssız elektrik üretimi santralinin üçüncü şahıslara devrinin önlenmesi bakımından santral üzerine ihtiyati tedbir konmasına, her türlü yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizce davacı vekilinin dava dilekçesiyle talep etmiş olduğu ihtiyati haciz talebi ile ilgili olarak 29.04.2025 tarihli ara kararı ile özetle; ''...Dava konusu ile tedbir konusunun müştereklik arz etmesinin ve dava esnasında ve sonrasında kanunyolu ve ilgili safahatta dava konusu olan hak unsurlarının tedbire konu olacağı, dava dışı olan elektrik üretimi santralinin doğrudan bir dava konusu olmadığı için buna dair de kanunen inceleme ve değerlendirme imkanı olmadığı nazara alınarak talebin reddine'' dair karar verilmiştir.
Mahkememizin ihtiyati haciz talebi ile ilgili olarak 29.04.2025 tarihli ara kararı davacı vekili ile Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... esas-... karar nolu kararı ile "...İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından verilen 29.04.2025 tarihli ara kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu ara karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine..." karar verilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle özetle; davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı yan dava dilekçesinde İzmir ... Noterliği'nin 11/03/2019 tarihli ... yevmiye numaralı sözleşmesine dayanmış ve ibraz ettiğini, akabinde de Ağustos 2019 tarihli bir eser sözleşmesine dayanmış ve sözleşme suretini de ibraz ettiğini, her iki sözleşmenin tarafları aynı ise de; sözleşmedeki edimler ve sorumluluklar farklı olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hâkimin davayı aydınlatma görevi” başlıklı 31.maddesinde, “Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu olduğu durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.” amir hükmü mevcut olduğunu, bu durumda davacı yanın hangi sözleşme kapsamında müvekkilinden talepte bulunduğu anlaşılamadığını, öncelikle, davacı yana muhtıra gönderilerek ve süre verilerek hangi sözleşme kapsamında dava konusu taleplerini ileri sürdüğünün açıklığa kavuşturulmasını talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, husumet itirazında bulunduklarını, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere, dava konusunu oluşturan İzmir ... Noterliği'nin 11/03/2019 tarihli ... yevmiye numaralı anahtar teslim eser ve ortaklık sözleşmesi davacı ile dava dışı ... arasında imzalanmış, sözleşmeden kaynaklı talepler sadece sözleşmeye taraf oranlar arasında ileri sürülebileceğini, bu durumda davacının söz konusu taleplerini, sözleşmeye taraf olmayan ve varlığını sözleşmenin kurulması ile kazanan müvekkil şirketten isteyebilmesi usul hukuku açısından mümkün olmadığını, arz edilen sebeplerle; öncelikle davanın pasif husumet yokluğundan reddini talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı ile dava dışı ... arasında İzmir ... Noterliği'nin 11/03/2019 tarihli ... yevmiye numaralı Anahtar Teslim Eser ve Ortaklık Sözleşmesi imzalandığını, davacının da kabulünde olduğu üzere 13/11/2019 tarihinde sözleşmeye konu eser yani santral geçici kabulü ile tamamlandığını, yani davacının varlığını iddia ettiği alacak davacının da ikrar ettiği üzere 13/11/2019 tarihinde doğduğunu, yine davacının dayanak yaptığı Ağustos 2019 tarihli eser sözleşmesine konu eser de davacının ikrarında ve kabulünde olduğu üzere (Ankara ... Noterliği'nin 21/01/2025 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde de belirtilmektedir) 13/11/2019 tarihinde tamamlandığını, TBK’nun 147/6.maddesi uyarınca ayıplı imalatlar dışındaki eser sözleşmesinden doğan alacaklar ve bu arada dönme sonucu sona eren eser sözleşmesi nedeniyle istenebilecek alacaklar 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, zamanaşımı süresi de alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren işlemeye başladığını, burada davacı yan her ne kadar sebepsiz zenginleşme hükümlerine atıfta bulunsa da; burada uygulanacak zamanaşımının eser sözleşmelerinde uygulanacak zamanaşımı süresi olduğunu, bu nedenle; talep konusu yapılan alacak davacının da ikrar ettiği üzere 13/11/2019 tarihinde doğduğundan ve dava tarihi itibari ile 5 yıllık zamanaşımı dolduğundan zamanaşımı itirazında bulunduklarını, Davacı ile dava dışın ... arasında İzmir ... Noterliği'nin 11/03/2019 tarihli ... yevmiye numaralı anahtar teslim eser ve ortaklık sözleşmesi imzalanmış olup sözleşmede; mülkiyeti ...'e ait olan, ona ve çocuğuna rahmetli eşinden mirasen intikal eden ... Güneş Enerjisi Santrali projesinde yer almakta olan ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parselde Güneş Enerjisi Santrali yapılması, santralin yapımının sözleşmede tüm maliyeti karşılanmak kaydıyla yüklenici ve yatırımcı olarak anılan davacı şirket tarafından anahtar teslim yapılması, yüklenici olan davacı firma tarafından santralin maliyeti kendisine ait olmak üzere anahtar teslim tamamlandıktan ve santralin geçici kabulünün gerçekleşmesinden itibaren sözleşme uyarınca kurulacak olan ve santralin ait olduğu şirket hissesinin %85'inin davacı firmaya devri düzenlendiğini, ayrıca sözleşmenin 4. Maddesinde "ruhsat sahibi olan ... lehine kredi tahsisi halinde, en geç geçici kabul aşamasının tamamlanmasının ardından söz konusu krediye ilişkin ödemenin tüm sorumluluğunun yüklenici davacıya geçeceği" düzenlendiğini, taraflar arasında sözleşmenin akdedilmesinde sonra, önce ... A.Ş. 16/04/2019 tarihinde kurulduğunu, daha sonra ilk aşamada santralin ne kadar yüz ölçümlük bir mesafe kaplayacağı bilinmediğinden sözleşme konusu olan ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parselin tamamı 114.680 metrekare şirket üzerine yine ... tarafından tapuda tescil edildiğini, ardından ... uzun bir süre yapım aşamasının geçilmesini beklemiş ancak davacı yanca bir türlü santralin inşasına başlanamadığını, davacı şirket, ...'e leasing ile santrali yapabileceklerini iletmiş; ancak bunun için kendi şirketinin müsait olmadığını ve ... tarafından yeni kurulan şirket ve üzerine kayıtlı taşınmazın teminatı ile finansal kiralamaya başvurabileceklerini, sözleşme uyarınca inşa edilecek santralin geçici kabulünün gerçekleşmesi halinde finansal kiralama ödemesinin tüm sorumluluğunu zaten üzerine alacağını ve ipoteği de kaldırmak zorunda olduğunu ...'e ilettiğini, ...'ün olumlu yaklaşması sonucu, ... A.Ş. ile asıl borçlusu ... A.Ş. arasında ve ...'ün de kefil olduğu, davacı şirketin de kefaletini koyduğu 23/08/2019 tarihli ... tescil nolu ... numaralı toplam 758.846,48 USD geri ödemeli ve 17/09/2019 tarihli ... tescil nolu ... numaralı toplam 195.937,57 USD geri ödemeli finansal kiralama sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeler sonucunda inşa edilecek santralin yüz ölçümü tam olarak bilinmediğinden tamam şirket üzerine devredilen ... ili ... ilçesi ... mahallesinde kain ... ada ... parselde kayıtlı 114.680 metrekarelik arazinin TAMAMI üzerine ... A.Ş. lehine 27/08/2019 tarihinde USD cinsinden %30 değişken faizli ... yevmiye numarası ile ipotek tesis edildiğini, bu aşamadan sonra santralin inşası hızla ilerlemiş ve tesisin geçici kabul zamanı hızla yaklaştığını, tesisin yüz ölçümü yaklaşık olarak 18.000 metrekare civarı olup, geçen bu süre zarfında çok büyük bir borç altına giren ve taşınmazının tamamını ipotek ile yükümlü hale getiren ...'ün finansman durumunun nasıl çözüleceğini merak içerisinde beklerken, sözde yatırımcı davacı şirket yetkilisi ... finansman ile en ufak bir laf dahi etmemiş, geçici kabulden sonra şirketin %85'inin devrini hemen istediğini ...'e ilettiğini, bu durum karşısında iyiden iyiye şok yaşayan ..., tesisin 13/11/2019 tarihindeki ... Genel Müdürlüğü tarafından geçici kabulünün yapılmasının ardından bir süre daha beklemiş, daha sonra da yasal haklarının korunması amacıyla davacı şirketin noter sözleşmesinde belirtilen "..." adresine Tire ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 26/11/2019 tarihli ihtarnamesi keşide edildiğini, ihtarnamenin konusu ise; taraflarca akdedilen protokol gereği geçici kabul aşamasının tamamlandığı ve finansmanın davacıya ait olduğunu, sözleşmenin 4. Maddesindeki "Ruhsat sahibi olan ... lehine kredi tahsisi halinde, en geç geçici kabul aşamasının tamamlanmasının ardından söz konusu krediye ilişkin ödemenin tüm sorumluluğunun yüklenici davacıya geçeceği" hükmü gereği finansal kiralama borcuna ilişkin ... ile ... A.Ş.'nin tüm sorumluluğunun sona ermesinin ve taşınmaz üzerindeki ipoteğin terkin edilmesinin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde sağlanması, aksi halde hisse devrinden imtina edileceği hususları olduğunu, söz konusu ihtarnamenin sözleşmedeki davacı şirket adresine bila tebliğ olması sebebiyle, davacı şirketin adresini Karşıyaka'ya taşıdığı öğrenildiğini, aynı ihtarname içeriği Tire ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 27.12.2019 tarihli ihtarname ile davacı şirketin ... adresine gönderildiğini, aynı süreçte ...'e dava dışı ... A.Ş. tarafından Beyoğlu ... Noterliği'nin 18/11/2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihbarnamesi ile toplam 954.788 dolar geri ödemeli finansal kiralama ödeme planı tebliğ edildiğini, davacı taraf gönderilen ihtarnameden haberdar olmuş ve kendisine usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olmasına rağmen, verilen süre içerisinde davacı şirket finansal kiralama borcuna ilişkin hiçbir şey yapmamış ve hisse devri talebinde bulunmaya devam ettiğini, daha sonra müvekkili, Güneş Enerjisi Santrali tarafından elektrik üretimine geçildikten ve ... A.Ş.'ye fatura kesilmeye başlandıktan sonra ... tarafından ödenecek ücretlerin ... A.Ş.'ye temlikli olduğu ve finansal kiralama taksitlerinin söz konusu fatura ücretlerinden ödeneceğini öğrendiğini, bunun üzerine ... şirket hissesini haklı olarak davacı yana devretmekten kaçındığını, ardından da davacı firma herhangi bir terditli alacak talebinde bulunmadan yanlızca hisse devri talebi ile Tire ... Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile ... ve müvekkili şirket aleyhine dava açmış, ancak dava davacı şirketin edimlerini yerine getirmediğinden bahisle reddedilmiş ve Yargıtay'dan da geçerek kesinleştiğini, bu süreçten sonra, davacı yan müvekkili şirkete ihtarname göndererek müvekkili şirketten alacağı olduğunu iddia ettiğini, ardında da haksız ve yersiz olarak işbu davayı ikame ettirdiğini, taraflar arasında imzalanan noter sözleşmesinden de açıkça anlaşılacağı üzere taraflar anahtar teslim hususunda anlaştıklarını ve davacının edimlerini yerine getirmesinin ardından kurulacak şirketin %85 hissesinin davacıya devri öngörüldüğünü, ancak yine davacı şirketin edimlerini yerine getirmediği Tire ... Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi'nin kesinleşen ... E. Sayılı dosyası ile sabit olduğunu, edimini yerine getirmeyen davacının, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketten alacak talep edebilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, öte yandan davacı yan, dava dilekçesinin ekinde birçok belge, irsaliye ve hesap ekstresi sunmuş ise de, bunların müvekkili şirket ile veyahut dava konusu noter sözleşmesi ile ilgi ve alakası anlaşılamadığını, sunulan belgelerin hemen hemen hepsinin müvekkili şirket ile bir ilgisi bulunmamakta olup, söz konusu belgeleri kabul etmediklerini, söz konusu tesis tamamen leasing ile yapıldığını, davacı yanın iddia ettiği üzere ekstra başkaca masraflar yaptığını, özellikle de leasing ödemeleri dışında tel çit ile çevirme ve sair giderlerde bulunduğu iddiaları tamamen gerçek dışı olduğunu, leasinge ilişkin taksitler de, müvekkili şirket tarafından ... Şirketine elektrik satışı için kesilen fatura bedellerinin, leasing sözleşmesindeki temlik hükümleri gereğince ... tarafından ...'e gönderilmesi ve ...'in bu bedelleri uhdesinde tutması sonucu tahsil edildiğini, sözde yatırımcı ve finansman olan davacıya, müvekkili şirketin borçlu sıfatını taşıdığı ve taşınmazın ipotek tesis edilerek teminatı olarak gösterilen Finansal Kiralama Projesinden 09/10/2019 tarihinde 239.490 TL ve 27/09/2019 tarihinde 139.800 Dolar ödendiğini, ayrıca davacı şirket hesabına müvekkili şirketten 29/08/2019 tarihinde 59.860 TL de ödeme yapıldığını, davacı firma tarafından ... Şirketine sunulan ... seri numaralı 07/10/2019 tarihli 299.350 TL bedelli fatura içeriği incelendiğinde; güvenlik seti (1set)-37.600 TL, scada sistemleri ve aksesuarları (1 set)-29.500 TL, 1*50/16 mm xlpe orta gerilim kablosu (1set)-44.500 TL, Kablo Kanal Ve Tavaları (1set) - 38.500 TL, alçak gerilim ana toplama panosu (1 set)-44.800 TL, orta gerilim koruma rölesi (1 set)-20.800 TL, alçak gerilim ve orta gerilim malzemeleri (1set)-28.900 TL, elektrik hücreleri (1 set)-44.750 TL, konnectörler (1 set)-10.000 TL olarak düzenlendiğini, davacı firma tarafından ... Şirketine sunulan ... seri numaralı 25/09/2019 tarihli 139.830 USD bedelli fatura içeriği incelendiğinde; ... model kamera sistemi (1 set)-21.000 USD, ... model aydınlatma sistemi (1 set)-26.500 USD, ... model telçit ve giriş kapısı (1 set)-29.000 USD, ... model enerji nakil hattı (1set)-42.000 USD olarak düzenlendiğini, davacı yanın kendi hesabından müvekkili şirket için masraf yaptığını, müvekkilinin şirketin halen borcunu ödediği leasing sözleşmesine istinaden üstelik fahiş bedeller davacıya ...'den ödendiğini, davacı yanın taraflar arasından imzalanan sözleşmeye uygun olarak herhangi yatırımı bulunmadığını, cebinden güvence bedeli ve taksit ödediği iddiaları da kesinlikle gerçeği yansıtmadığını, davalı yatırdığını ileri sürdüğü bedellerin zaten kat ve kat fazlasını içeriğinin ne olduğu anlaşılmayan soyut faturalarda zaten finansal kiralama firmasından tahsil ettiğini, yatırımcı olarak müvekkilinden sözleşme akdeden davacı; bırakın yatırım yapmayı müvekkili fahiş miktarda borçlandırıp cebinden sözleşmeye istinaden 1 kuruş dahi masraf yapmadığını, müvekkilinin kendi imkanları ile tesisi kendisi inşa ettiğini, sözleşme ile kendisine yüklenilen yükümlülükleri yerine getirmeyen davacının, sözleşmedeki tüm sorumluluklarını ifa etmiş gibi işbu davayı ikame ettirmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının, tesisin inşasındaki rolü, yatırımcıdan çok vekaleten müvekkilinin bazı işlemleri yerine getirmesinden ibarettir. bunlar için de hakkedişini zaten fazlasıyla tahsil ettiğini, davacı yana muhtıra gönderilerek hangi sözleşme kapsamında dava konusu taleplerini ileri sürdüğünün belirlenmesi için davacı yana süre verilmesine, davacı yanın taleplerinin müvekkiline yöneltilmesi mümkün olmadığından davanın pasif husumet yokluğundan reddine, mahkeme husumet hususunda aksi kanaatte olması halinde esasa girmeksizin, davanın zamanaşımı sebebi ile reddine, mahkeme zamanaşımı hususunda aksi kanaatte olması halinde esasen haksız olarak açılan ve dayanaktan uzak işbu davanın reddine, vekalet ücreti takdirine ve yargılama giderlerinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
Tire ... Asliye Hukuk Mahkemesi ...-... E-K.. Sayılı dosyanın gerekçeli karar ve kesinleşme şerhinin incelenmesinde; dosyamız davacısının davacı olduğu, davalısının ise davalısı olduğu ve ...'ün davalı olduğu, protokol hükümleri uyarınca anonim şirkette hisse devri istemine ilişkin "Anonim Şirket Hisse Devri" davası Tire ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 21/12/2022 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmiş ve dosya İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesine gönderilmiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi 31/05/2023 tarih, ... esas ve ... karar sayılı ilamı ile istinaf talebinin ESASTAN REDDİNE karar vermiş ve karar en son 20/06/2023 tarihinde tebliğ edilmiş, İzmir BAM ... Hukuk Dairesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve dosya Yargıtay ... Hukuk Dairesine gönderilmiş ve Yargıtay ... Hukuk Dairesi 05/11/2024 tarih, ... esas, ... karar sayılı ilamı ile İzmir BAM ... Hukuk Dairesi kararının ONANMASINA karar vererek hükmün, 05/11/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda; davacı vekili, müvekkilinin ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada ... parsel numaralı taşınmaz üzerinde anahtar teslim suretiyle Enerji Piyasası Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği hükümlerine göre güneş enerji santralinin (GES) kurulmasını, geçici kabulünün yaptırılması ve tüm masraflarının karşılanarak işletmeye alınmasını sağladığını, ancak davalı tarafın müvekkilinin İzmir ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı sözleşme ve 11/03/2019 tarihli sözleşmeden sağlayacağı faydayı sağlamadığını, güneş enerji santralinin 13/11/2019 tarihi itibariyle işletmeye girdiğini, davalı tarafın hiçbir külfetine katlanmadığı, tek kuruş masraf etmediği santralin gelirini ortalama 5,5 yıldır elde ettiğini, müvekkilinin sözleşmenin gereği olan ''Santral projesinin geçici kabulünün yapılmasını müteakip ... tarafından kurulacak bir anonim şirket (bu şirketin %15 payı ...'e, %85 payı ise ...'ya ait olacak şekilde) üzerinden hareket edilerek söz konusu santralin bu şirkete devredilmesi'' konusundaki faydadan mahrum olduğunu, davalının Türk Borçlar Kanunu 77 ve devamı maddeleri gereğince sebepsiz zenginleştiğini belirterek müvekkilinin santral için yaptığı masraflar ve yaptığı hizmetlerin karşılıksız kaldığını belirterek santral için yapılan masraflar ve yapılan hizmetin karşılığının davalıdan tahsili istemiyle fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 250.000 TL alacağın tahsili istemiyle eldeki davayı açtığı ve müvekkilinin ileriki zamanlarda telafisi mümkün olmayan zararlara uğramasını önlemek için ... AŞ. Kayıtlarında bulunan ve ... AŞ. Bünyesindeki ... tesisat numarasına bağlı olarak faaliyet gösteren ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel numaralı taşınmaz üzerinde kurulu 999 KWe gücündeki lisanssız elektrik üretimi santralinin üçüncü şahıslara devrinin önlenmesi bakımından santral üzerine ihtiyati tedbir konulmasını ve ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada ... Parsel numaralı taşınmaz üzerinde müvekkili tarafından anahtar teslimi suretiyle Enerji Piyasası Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği hükümlerine göre kurulup yine müvekkili şirket tarafından geçici kabul yaptırılarak ve tüm kurulum masrafları müvekkilince karşılanarak işletmeye alınan GES yönünden Türk Borçlar Kanunu 77 ve devamı hükümleri gereği sebepsiz zenginleşme sonucu doğmuş alacaklarının tahsili talep edildiği anlaşılmış olup
Delillerin toplandığı, uygulamada ve doktrinde kabul edildiği üzere; mahkeme önünde, maddi hukuka dayalı hakkına dair ihtilafın çözümünü ve himayesini isteyen kişi davacı, kendisine karşı hakkın himayesi istenen kişi de davalıdır. Davacı, dava konusu hakkın sahibi, davalı ise hakka uymakla yükümlü olan ve bu hakkı ihlal ettiği ileri sürülerek kendisine karşı himaye istenen kişidir. Bir davada, davacı ve davalı sıfatının kime ait olduğu tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Dava dilekçesinde, davacı ve davalı olarak gösterilen kişiler şeklen tarafsa da bu kişilerin gerçekte hakkın sahibi veya kendisine karşı hakkın himayesi istenmesi gereken kişiler olmadıkları belirlenirse, davanın sıfat yokluğundan (husumetten) reddi gerekir.
Bir görüşe göre husumetten ret kararı usule ilişkin bir karar olmayıp; davada taraf olarak gösterilenlerden birinin taraf sıfatının bulunmadığını belirleyen esasa ilişkin bir karardır. Nitekim, uygulamada sıfat yerine genel olarak “husumet”, davacı bakımından yukarıda izah edildiği üzere “aktif husumet” ve davalı bakımından da “pasif husumet” kavramları kullanılmaktadır.
Yargıtay ... Hukuk Dairesi’nin 02.05.2019 Tarih, ...-... Esas ve Karar sayılı ilamında aynen “…Dosyada yer alan 07.01.2013 tarihli vekaletnameye göre davalı …’ın, kira sözleşmesinde kiracı konumunda olan …’ın vekili olduğu ve vekaletname kapsamında davanın konusunu oluşturan teslim fişini imzaladığı anlaşılmaktadır. Davalı …’ın kira sözleşmesine taraf olmaması, vekil sıfatı ile hareket etmesi karşısında davada pasif husumetinin bulunmadığı dolayısıyla kira alacağından yükümlü olmayacağı açıktır. Hal böyle olunca mahkemece, pasif taraf sıfatının (husumetin) davanın her aşamasında ve re’sen gözetilebileceğinden davalılardan …’ın davada pasif taraf sıfatının (husumetinin) bulunmadığının dikkate alınmak suretiyle, davalı … yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir…” ifadelerine yer verilerek sözleşmeyi vekaleten imzalayan kişinin o sözleşmeye dayalı olarak açılan davada pasif husumetinin olmayacağına işaret edilmiştir.
Yine, Yargıtay ... Hukuk Dairesi’nin 05.04.2016 Tarih, ...-... Esas ve Karar sayılı ilamında “…Her ne kadar mahkemece, davalı …’nın da diğer davalı ile birlikte araç bedelinin davacıya iadesinden sorumluluğuna karar verilmiş ise de; davalı …’nın, dosyada mevcut 28.05.2013 tarihli satış sözleşmesini davalı … adına Çorlu ... Noterliği’nin 28.05.2013 tarihli vekaletnameye istinaden vekil sıfatıyla imzaladığı dosya kapsamı ile sabittir. Eğer bu satış sözleşmesinden dolayı bir sorumluluk doğacak ise, bu sorumluluk sözleşmenin tarafı olan davalı araç sahibine ait olacaktır. Davalı …’nın yetkisine binaen vekil olarak imzaladığı sözleşmeden dolayı bir sorumluluğu bulunmamaktadır. O halde mahkemece, temyiz eden davalı … yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucunda bu davalının da sorumluluğuna hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir…” denilerek kendisine verilen vekaletname kapsamında temsil hükümlerine göre sözleşmeyi imzalayan kişinin asıl olarak sorumluluğu cihetine gidilemeyeceği vurgulanmıştır.
Son olarak Yargıtay ... Hukuk Dairesi’nin 14.02.2017 Tarih, ...-... Esas ve Karar sayılı ilamında “…Somut olayda davalılar ve sözleşmede taraf olmayıp malikin de vekil sıfatıyla hareket etmesi onları sözleşmenin tarafı haline getirmez. Bu davalılar yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken tahsil kararı verilmesi doğru olmamış, bozulması gerekmiştir…” ifadesine yer verilmek suretiyle pasif husumet yokluğu halinde davanın reddi gerekliliği vurgulanmıştır.
Diğer bir görüşe göre de husumet usule dair bir karar, bir dava şartıdır. Buna göre örnek kararlar incleendiğinde;
"... 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1-d hükmü uyarınca açılan davada davalının pasif taraf ehliyeti bulunmadığı, dava ehliyetinin dava şartı olmakla HMK'nın 115/1, 2 hükümleri gereğince davalının pasif taraf ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle "
Vaki ret kararları gibi, hakkın özü kaynaklı aktif husumet açısından da,
"... taşınmazın satış bedeline yönelik alacak davasının davacı şirket dava konusu edilen taşınmazların maliki olmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/d hükmü uyarınca taraf ve dava ehliyeti dava şartı olduğundan aktif davacı sıfatı bulunmadığından davasının HMK 114/d hükmü yollamasıyla 115/2 hükmü uyarınca aktif davacı sıfatı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği," şeklindeki ret kararları muvacehesinde,
Aktif ve pasif husumet,
Yani davacı için dava hakkı, hakkın özünden kaynaklı haklar ve muhatap davalı için davanın tevcih ve ikâme edilebilme şartları, esas hukuki ilişkide taraflık usule dair bir karardır.
Mahkememizce de bu görüş benimsenmiş ve ön inceleme yapılmaksızın dava şartı noktasında hüküm tesisi edilmiştir. Eğer hsuumet olsa idi bu takdirde zamanaşımı def'i değerlendirilebilecek idi.
Yargıtay ... H.D. Esas No : ... Karar No : ...
Yargıtay ... H.D. Esas No : ... Karar No : ...
Görüldüğü üzere, davacı ve davalı arasında doğrudan akdi ilişki olmadığı gibi davalının dava dışı ancak önceki akdi ilişkinin tarafı olan gerçek kişi şahıs ile kanundan yahut sözleşmeden kaynaklanan külli halefiyetinin bulunmaması ve bu manada evvelki akde aykırılık ve bundan doğan talep haklarının akdin tarafının kendisine müteveccih olabileceği, akit dışı olan tarafa yöneltilemeyeceği,
Bu itibarla davanın bu yönüyle pasif husumet yokluğundan reddi gerekeceğinden davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-DAVANIN USÛLDEN REDDİNE, (husumet itirazının kabulü ile pasif husumet yokluğu ciheti ile;)
2-Alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 4.269,38 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.653,98 TL harcın davacının talebi üzerine karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen taraflara iadesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre davanın red oranına göre takdir ve tayin edilen 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-HUAK 18/A mad gereğince zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 3.600,00 TL arabulucuk giderinin 6831 sayılı Yasa hükümlerine göre davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı,davalı vekilinin yüzüne karşı,
Dair karar gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/09/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı