T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/465 Esas
KARAR NO : 2025/546
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/05/2025
KARAR TARİHİ: 29/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirketin ... Bankası A.Ş ... Şubesi nezdinde yer alan ... İban No'lu hesaptan dava dışı ... Şti. emrine keşide ettiğini, 28.04.2025 keşide tarihli, 350.000-TL bedelli, ... Seri No'lu; 19.05.2025 keşide tarihli, 350.000-TL bedelli, ... Seri No'lu, 09.06.2025 keşide tarihli, 300.000-TL bedelli, ... Seri No'lu çekler lehdara gönderilmek üzere 25.03.2025 tarihinde ... Kargo ... Şubesine teslim edildiği, çeklerin kargo sürecinde kaybolduğunu, müvekkilinin şüphelilerden şikayetçi olduğunu, lehtar ... Şti. temsilcisi ...'da 02.04.2025 tarihinde Yenice Polis Merkezi Amirliği'ne giderek, 3 adet çekin çalındığını ve kendi sahte ciro imzası ile tedavüle sokulduğunu bildirmek suretiyle şikayetçi olduğunu, söz konusu çeklerden 28.04.2025 keşide tarihli, 350.000-TL bedelli, ... Seri No'lu çek lehtar ... Şti.'nin sahte ciro imzası ile merkezi ... İli, ... İlçesi'nde bulunan ... Şti.'ye, ondan da herhangi bir ticari ilişkiye dayanmaksızın yine sahte ciro imzası ile kötüniyetli olarak davalı ...'e ciro edildiğini, söz konusu çek aynı gün "karşılıksızdır" işlemi gördüğünü, davalı alacaklı tarafından 30.04.2025 tarihinde, müvekkili şirket aleyhine Torbalı İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını,10 örnek ödeme emri 10.05.2025 tarihinde müvekkili şirkete tebliğ edildiğini, taraflar arasında gerçekleştirilen arabuluculuk müzakereleri sonucunda dava konusu uyuşmazlık hakkında anlaşma sağlanamadığını, davalı çeki "sahte ciro" imzaları ile kötüniyetli olarak iktisap ettiğini, yetkili hamil olmadığından, davalının keşideciyi takip hakkı bulunmadığını, lehtar ... Şti. temsilcisi ...'ın 02.04.2025 tarihli emniyet ifadesinde de aynen belirttiği üzere, icra takibine konu edilen çekteki lehdar-ciranta imzası kendilerine ait olmayıp, imzanın sahte olduğunu, 6102 Sayılı TTK m.684 ve 788 uyarınca geçerli bir ciro bulunmadığını, çekteki hakkın cirantaya geçmediğinı, hakkı olmayan cirantanın yaptığı ciro ile çekteki hakkın davalı alacaklıya geçmediğinin anlaşıldığını, icra takibine konu çeki, sahte ciro imzası ile edinen alacaklı taraf çeki müvekkili zararına kötüniyetli iktisap etmediğini, dava konusu çek lehtar ... Şirketi tarafından sahte lehtar ciro imzası ile merkezi ... İli, ... İlçesi'nde bulunan ... Şti.'ye, ondan da herhangi bir ticari ilişkiye dayanmaksızın yine sahte ciro imzası ile kötüniyetli olarak davalı ...'e ciro edildiğini, ciro silsileside kopukluk meydana geldiğini ve alacaklının meşru ve yetkili hamil olmadığını, cirantalar ile davalı alacaklı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı gibi, çeki kötüniyetli iktisap eden alacaklı taraf doğrudan müvekkili şirket zararına hareket ettiğini, hamil çeki iktisap ederken savunmaya esas olan durumu bile bile ve borçlunun zararına hareket etmiş ise, borçlu bu savunmayı alacaklıya karşı bu şahsi def'iyi hamile karşı ileri sürebileceğini, hamilin kambiyo senedini bile bile ve borçlunun zararına hareket ederek iktisap etmiş olması durumunda, borçlunun şahsi def'ileri alacaklıya karşı ileri sörmesinin mümkün olduğu hüküm altına alındığını, icra takip dosyası incelendiğinde alacaklı tarafça lehdar ciranta (... Şti) ile ciranta (... Şti.)'ye takip ve müracaat hakkı varken, hayatın olağan akışına ve ticari teamüllere aykırı olacak şekilde lehdar-ciranta ile kendisinden önceki diğer ciranta aleyhine takip başlatmaksızın, doğrudan davacı müvekkili şirket hakkında takip başlatmış olması da davalının kötü niyetli olduğunun ve davacı müvekkili şirket zararına hareket ettiğinin, çekteki ciranta imzalarının sahteliğini bildiğinin açık ispatı niteliğinde olduğunu, davalı alacaklı, banka sorumluluk miktarını tahsil etmiş olmasına rağmen müvekkili hakkında tüm çek bedeli üzerinden icra takibi başlattığını, takibe dayanak çek incelendiğinde, ... Bankası'nca 30.04.2025 tarihinde 12.500,00-TL tutarında banka sorumluluk miktarının davalı alacaklıya ödendiğinin anlaşıldığını, davalı alacaklı banka sorumluluk miktarını tahsil etmiş olmasına rağmen davacı müvekkili şirket hakkında 350.000,00-TL asıl alacak ve 35.000,00-TL %10 Çek Tazminatı olmak üzere toplam 385.000,00-TL tutarlı icra takibi başlattığını ve takip bu yönüyle de hukuka aykırı olduğunu, davacı müvekkili şirket tarafından 30.04.2025 tarihinde icra takibinden önce Sakarya Arabuluculuk Bürosu' na "Menfi Tespit" istemli müracaat edildiğini ve söz konusu çek aynı gün "karşılıksızdır" işlemi gördüğünü, davalı alacaklı tarafından 30.04.2025 tarihinde, müvekkili şirket aleyhine Torbalı İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, 10 örnek ödeme emri 10.05.2025 tarihinde müvekkili şirkete tebliğ edildiğini, davalı alacaklı taraf borca batık olup; dava konusu icra dosyasına İstanbul ... İcra Dairesi ..., Sakarya ... İcra Dairesi ..., Sakarya ... İcra Dairesi ... sayılı dosyalarından dava tarihi itibariyle toplam 1.170.402,89-TL tutarında borç nedeniyle haciz konulduğunu, cebri icra tehdidi altında olan müvekkilinin, tedbir kararı olmaksızın dosya borcunu icra dosyasına ödemesi halinde, istirdat yolu ile paranın davalıdan tahsilini sağlaması mümkün olmayacağı gibi, borcu olmamasına rağmen haksız yere ödeme yapmak zorunda kalacağını, dosyadaki mevcut delil durumu da gözetilerek öncelikle 6325 Sayılı HUAK m.18/A-16 ile 2004 Sayılı İİK m. 72/2 uyarınca Mahkemece uygun görülecek teminat mukabilinde icra takibinin tedbiren durdurulmasına, mümkün olmadığı takdirde 2004 Sayılı İİK m.72/3 uyarınca Mahkemece uygun görülecek teminat mukabilinde "icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine" karar verilmesini, davanın kabulüne, ... Bankası A.Ş ... Şubesi nezdinde yer alan ... No'lu hesaptan keşide edilen 28.04.2025 tarihli, 350.000-TL bedelli, ... Seri nolu çek nedeniyle davacının Torbalı İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından davalıya borçlu olmadığının tespiti ile çekin iptalini, İİK m.72/5 uyarınca takibe konu edilen alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT :
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 23/05/2025 tarihli dilekçesi ile özetle; “Menfi Tespit Davası” nda 23.05.2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup; müvekkili şirket cebri icra tehdidi altında olduğundan dosya borcu ihtizi kayıt beyanı ile 23.05.205 tarihinde Torbalı İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyasına ödenmek zorunda kaldığını, davalıya yönelik her türlü tazminat, dava ve şikayet hakları baki kalmak kaydıyla, huzurdaki davadan feragat ettiklerini, davanın feragat nedeniyle reddine, feragat anı itibariyle dosya davalı tarafça bir vekil marifetiyle takip edilmediğinden davalı taraf yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmolunmamasına, karar yazıldığında kararın taraf vekillerine tebliğine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde feragate yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Davadan feragat, 6100 Sayılı HMK nun 307. maddesinde düzenlenmiş olup davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.
Feragat, davaya son veren hem usul, hem maddi hukuka ilişkin taraf (davacı) işlemlerinden biri olup, kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Feragatin geçerliliği için davalının veya mahkemenin kabul beyanına ihtiyaç yoktur.
Açıklanan nedenlerle, davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Feragat muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan Harçlar Kanunu madde 22 gereğince alınması gerekli harcın 2/3'ü olan 410,26 TL'nin dava açılırken peşin olarak yatırılan 6.574,84 TL'den mahsubu ile bakiye 6.164,58 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen taraflara iadesine,
5-Taraflar lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, tarafların yokluğunda verilen karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize verilecek dilekçe ile İzmir Bölge adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/05/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı