T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/48 Esas
KARAR NO: 2025/38
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 22/01/2024
KARAR TARİHİ: 22/01/2025
Mahkememizde görülen Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesi ile özetle; müvekkili şirketin, dava dışı asıl borçlu ... Çiftliği Hayvancılık Tar. Gıda San ve Tic. A.Ş.’nin 22/11/2016 tarihli banka kefalet ve genel kredi sözleşmesi uyarınca ... Bankası AŞ ... Şubesi’nden kullandığı kredi borcuna davalılar ile birlikte müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, alacak hem kefaletle hem de ipotekle teminat altına alındığından müvekkilinin hem kefil hem de dava dışı asıl borçlu ... A.Ş. lehine ipotek veren konumda olduğunu; dava dışı kredi borçlusu ... A.Ş.’nin vadesi geçen borcu ödememesi üzerine, dava dışı banka tarafından kredinin 20/01/2020 tarihinde kat edildiğine ve ödeme ihtarına ilişkin ... Noterliği’nin 21/01/2020 tarihli 686 yevmiye numaraları ihtarnamesinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkilinin haricen öğrendiği ihtarnamede 1 günlük ödeme süresinin verildiğini, aynı gün banka yetkilileri ile müvekkili adına yapılan görüşmede “ipotek borcunun 03/02/2020 günü ödeneceğinin” bildirildiğini, müvekkilinin 03/02/2020 günü ödeme yapmayı planladığı sırada dava dışı bankanın önceki görüşmede hiçbir ayrıntısına girmediği kredi borcu konusunda 28/01/2020 tarihli ve ... sayılı, konu kısmında “Bankamız Alacak Temliki Hakkında” açıklamasının yer aldığı yazıyı ve ekinde “Temlik Sözleşmesi” örneğini müvekkiline 30/01/2020 tarihinde taahhütlü postayla bildirdiğini; davalı ...’nın dava dışı bankanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağını müvekkili şirket temerrüde düşmeden önce temlik aldığını ve dava dışı bankanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan haklarına halef olduğunu; temliken alacaklı olan davalı ...’nın amacının, ipotek borçlusu müvekkili şirket ve diğer bir kısım müşterek ve müteselsil borçlu kefiller hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi ve ilamsız takip yollarıyla icra takipleri başlatmak olduğunu, nitekim davalı ...’ya “borcun ödeneceği” bildirilmesine karşın ödemeyi kabul etmediğini, müvekkiline ait ipoteği kaldırmaktan da kaçındığını; bunun üzerine müvekkilinin İİK’nın 153. maddesi uyarınca İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasına davalı ... adına 03/02/2020 tarihinde henüz temerrüde düşmeden 1.230.422,56 TL’yi depo etmek suretiyle ipotek borcunu ödediğini, aynı gün takip dosyasından davalı ...’ya “borcun ödendiğine, ipoteği kaldırarak ödenen bedeli alabileceğine” ilişkin muhtıranın gönderildiğini, 06/02/2020 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı ...’nın kendisine muhtırada tanınan sürenin son günü (20/02/2020) “nakde ihtiyacı olduğu” gerekçesiyle alacağı esasen öncesinde diğer davalı... şirketinin de işçisi olan dava dışı ...’ye temlik ettiğini ve bu durumu İzmir .... Noterliği’nin 20/02/2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihbarname ile müvekkiline bildirdiğini, “Kefil ve rehin veren üçüncü kişi” konumundaki müvekkilinin alacaklıya yaptığı ifa oranında alacaklının haklarına halef olduğunu, müvekkilinin TBK’nın 596/f. IV hükmüne göre “rehin veren üçüncü kişi” konumunda olduğunu, kefile başvuru hakkının, ipotek rehininin kefaletten sonra verilmesi halinde doğduğunu, yasa hükmüne uygun olarak müvekkilinin 22/11/2016 tarihli “Banka Kredi ve Kefalet Sözleşmesinin” taraflarınca düzenlenmesinden sonra 28/11/2016 tarihinde “İpotek Rehni” düzenlediğini, bu durum, kefaletin rehin hakkının varlığına güvenilerek verilmediğini ortaya koyduğundan yasa maddesinin gerekçesine de uygun düştüğünü; bu hüküm dışında TBK’nın 127/f. I, b.1 ile TMK’nın 884. maddelerinin de “halefiyete dayalı rücu hakkı” bakımından düzenlemeler içerdiğini, TBK m. 127/f. I, b. 1’de “Başkasının borcu için rehnedilen bir şeyi rehinden kurtaran ve bu şey üzerinde mülkiyet veya başka bir aynî hakkı bulunan üçüncü kişi, ifası ölçüsünde alacaklının haklarına halef olmaktadır.” düzenlemesinin yer aldığını, başkasının borcu için rehnedilen bir şeyi, borcu ödeyerek taşınmazını rehinden kurtaran üçüncü kişinin, bu şey üzerinde mülkiyet veya başkaca bir aynî hakkı bulunması hâlinde, alacaklının haklarına halef olacağını; müvekkilinin “... yüzölçümünde, içerisinde Ahır, Sağımhane, Mandıra ve Kır Evi olan tarla” niteliğindeki taşınmazını dava dışı ... AŞ lehine ipotek taahhüdünde bulunduğunu, ipotek bedelinden kaynaklanan borcu ödeyerek dava dışı alacaklının haklarına halef olduğunu; TMK’nın 884. maddesinde de “borçtan şahsen sorumlu olmayan rehinli taşınmaz malikinin, borçluya ait şartlar içinde borcu ödeyerek taşınmazın üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını isteyebileceği ve ayrıca alacağın borcu ödeyen malike geçeceği” düzenlemesinin yer aldığını; müvekkiline halen herhangi bir ödeme yapılmadığını, ödeme yapılması konusunda davalı tarafın sözlü olarak uyarıldığını, bu hususun dinletecekleri tanıklarla ispat edileceğini, ayrıca bu konuya ilişkin olarak davalı tarafa İzmir .... Noterliği’nden 27/08/2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin de gönderildiğini ve muhataplarına tebliğ edildiğini; davalı tarafın “Banka Kredi ve Kefalet” sözleşmesinden doğan ve banka tarafından 21/01/2020 tarihinde keşide edilen ihtarnameyle temerrüde düştükleri bu borcu, müvekkili şirket henüz temerrüde düşmeden dava dışı bankayla gizlice anlaşıp 24/01/2020 tarihinde temlik aldığını, müvekkilinin ödeme teklifinin reddedildiğini, takibe geçecekleri sırada alacağın icra dosyasına depo edilmek suretiyle ödendiğini bildiklerinden kendilerinin icra takibi yapamadıklarını, bu kez muvazaalı şekilde dava dışı ...’ye 20/02/2020 tarihinde temlikin temlikini yaparak müvekkili hakkında icra takipleri başlatılmasının sağlandığını, karşı taraf davalıların müvekkiline hiçbir ödeme yapmayarak yasal faizle karşılanamayacak şekilde müvekkilinin TBK’nın 122. maddesinde de yer alan “Aşkın Zararına” da neden olduklarını; arabuluculuk sürecinde anlaşmaya varılamadığını belirterek, müvekkilinin takip dosyasına ödediği 1.230.422,56 TL'nin 03/02/2020 ödeme tarihinden itibaren işletilecek değişen oranlarda ticari faizleriyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; davalı tarafın haksız ve kötü niyetle sürekli uzattıkları süreçte alacak bedeli üzerinden yürütülecek faizin müvekkilinin şirket zararını karşılamaktan uzak kalması, davalıların borcu ödemekten imtina etmeleriyle aşkın zarara neden oldukları, yargılama aşamalarında belirlenecek aşkın zararın da değişen oranlarda ticari faizleriyle birlikte davalı taraftan rücuen tahsiline; yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin ve İzmir .... Noterliğine ait 27/08/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname giderinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu cevap dilekçesi ile özetle; davacı tarafın iddialarının dayanaksız olduğunu, davacı her ne kadar ipotek bedelinden kaynaklanan borcu İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasına ödeyerek dava dışı alacaklının haklarına halef olduğunu iddia etmişse de davacının borcunun bitmediğini, davacı temerrüde düştüğü halde icra dosyasındaki faiz borcunu ve icra müdürlüğünün istediği tahsil harcını ödemediğini, TBK’nın 84. maddesinden de anlaşılacağı üzere alacağın tamamı belli ise borcun tüm ferileri ile birlikte tamamen ödenmesinin gerektiğini, borç tamamen ödenmediği sürece alacaklının kısmen ifayı kabul etmek zorunda olmadığını, ayrıca icra müdürlüğü tarafından ipotek bedelinin ödenmesi için tahsil harcının istendiğini, davacı borçlu şirketin tahsil harcını yatırmadığını, sadece bunun bile ipotek borcunun tamamının ödenmediğini gösterdiğini; davacının ipotek borcunun bittiği iddiasıyla İzmir .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açtığı ... Esas sayılı menfi tespit davasının halen derdest olduğunu, bu dosyada aldırılan bilirkişi raporunda “davacının İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasına 03/02/2020 tarihinde 1.230.522,26 TL ödeme yaptığı, bu tarih itibariyle borcun harçlar hariç 1.235.532,24 TL olduğu, müvekkilinin nakit ihtiyacı sebebiyle alacağı temlik ettiği dava dışı ...’nin temlik aldığı tarih olan 19/02/2020 tarihi itibariyle borcun ise 1.243.707,72 TL olduğu” hususunun belirtildiğini, raporda da belirtildiği üzere faiz hesabına göre davacının yatırması gereken bedelin yani davacının borcunun ipotek bedelini aştığını, davacının borcunun bitmediğinin açık ve aşikar olduğunu; davacının ipotek bedelini depo ederek alacaklı konumuna geçtiği yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, sadece ipotek bedelini yatırdığını, faizi yatırmadığını, ipotek alacaklısı ... Bankası A.Ş. ... Şubesi’nin dava dışı ... Çiftliği Hayvancılık Tar. Gıda San ve Tic. A.Ş. tarafından kullanılan krediyi 20/01/2020 tarihinde ... Noterliği’nin 21/01/2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle kat ettiğini, ihtarnamede 1 günlük ödeme süresinin verildiğini, davacı tarafın İzmir .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyasında bu tebligatı aldığını açıkça kabul ettiğini, davacı ihtarı tebliğ aldığı için temerrüde düştüğünü; müvekkilinin dava dışı ... şirketinin kredi borcunu ödeyerek alacağı temlik aldığını, davacının açtığı icra dosyasına yatırdığı bedel eksik olduğundan ipotek bedelinin alınmasından haklı olarak imtina edildiğini, buna rağmen müvekkiline karşı bu davanın haksız olarak açıldığını; müvekkilinin ipotek bedelini bankaya ödediğini, müvekkilinden bu dava ile ödediği paranın davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacak şekilde yeniden ödemesinin istendiğini, bu isteğin kötü niyetli olduğunu, davacı tarafın tanık dinletme isteğine muvafakatlerinin bulunmadığını, esas kredi borçlusunun dava dışı ... şirketi olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının amacı alacağına kavuşmak olsaydı davayı esas kredi borçlusuna ve kefillere karşı açması gerektiğini, bu davayı ise sadece kefillerden bir kısmına açtığını; davacının aşkın zarar isteğinin haklı olmadığını, dava konusu olayda zarara uğrayan ve ödediği bedeli halen alamamış olan ipotek alacaklısı müvekkili olduğunu, bu zararla ilgili her türlü dava ve şikayet haklarının saklı olduğunu belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Gıda Hayv. San ve Tic. Ltd. Şti. Vekili İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu cevap dilekçesi ile özetle; davacı tarafın iddialarının dayanaksız olduğunu, davacının İİK’nın 153. maddesi uyarınca İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile ipotek kaydının terkini takibini başlattığını ve icra dosyasına yalnızca ipotek bedeli olan 1.230.422,56 TL’yi yatırdığını, icra dosyasından müvekkiline muhtıra çıkarıldığını ve ipotek bedelini alarak ipoteği kaldırmasının ihtar edildiğini; davacı her ne kadar ipotek bedelinden kaynaklanan borcu İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasına ödeyerek dava dışı alacaklının haklarına halef olduğunu iddia etmişse de davacının borcunun bitmediğini, davacı temerrüde düştüğü halde icra dosyasındaki faiz borcunu ve icra müdürlüğünün istediği tahsil harcını ödemediğini, TBK’nın 84. Maddesinden de anlaşılacağı üzere alacağın tamamı belli ise borcun tüm ferileri ile birlikte tamamen ödenmesinin gerektiğini, borç tamamen ödenmediği sürece alacaklının kısmen ifayı kabul etmek zorunda olmadığını, ayrıca icra müdürlüğü tarafından ipotek bedelinin ödenmesi için tahsil harcının istendiğini, davacı borçlu şirketin tahsil harcını yatırmadığını, sadece bunun bile ipotek borcunun tamamının ödenmediğini gösterdiğini; davacının ipotek borcunun bittiği iddiasıyla İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açtığı ... Esas sayılı menfi tespit davasının halen derdest olduğunu, bu dosyada aldırılan bilirkişi raporunda “davacının İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasına 03/02/2020 tarihinde 1.230.522,26 TL ödeme yaptığı, bu tarih itibariyle borcun harçlar hariç 1.235.532,24 TL olduğu, müvekkilinin nakit ihtiyacı sebebiyle alacağı temlik ettiği dava dışı ...’nin temlik aldığı tarih olan 19/02/2020 tarihi itibariyle borcun ise 1.243.707,72 TL olduğu” hususunun belirtildiğini, raporda da belirtildiği üzere faiz hesabına göre davacının yatırması gereken bedelin yani davacının borcunun ipotek bedelini aştığını, davacının borcunun bitmediğinin açık ve aşikar olduğunu; davacının ipotek bedelini depo ederek alacaklı konumuna geçtiği yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, sadece ipotek bedelini yatırdığını, faizi yatırmadığını, ipotek alacaklısı ... Bankası A.Ş. ... Şubesi’nin dava dışı ... Çiftliği Hayvancılık Tar. Gıda San ve Tic. A.Ş. tarafından kullanılan krediyi 20/01/2020 tarihinde ... Noterliği’nin 21/01/2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle kat ettiğini, ihtarnamede 1 günlük ödeme süresinin verildiğini, davacı tarafın İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyasında bu tebligatı aldığını açıkça kabul ettiğini, davacı ihtarı tebliğ aldığı için temerrüde düştüğünü; davalı ...’nın dava dışı ... şirketinin kredi borcunu ödeyerek alacağı temlik aldığını, davacının açtığı icra dosyasına yatırdığı bedel eksik olduğundan ipotek bedelinin alınmasından haklı olarak imtina edildiğini, buna rağmen müvekkiline karşı bu davanın haksız olarak açıldığını; müvekkilleri ... ve... Gıda şirketinin dava dışı ... şirketinin ... Bankası’ndan aldığı krediye kefil olduklarını, banka tarafından tüm borçlulara hesap kat ihtarnamesinin gönderildiğini ve borcun tamamının ödenmesinin istendiğini, ...’nın kredi borcunun kefili konumunda olması sebebiyle ve kredi borcu muaccel olduğundan icrai işlemlere maruz kalmamak için borcu ödemek zorunda kaldığını, davalı ...’nın ipotek bedelini bankaya ödediğini, müvekkilinden bu dava ile ödediği paranın davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacak şekilde yeniden ödemesinin istendiğini, bu isteğin kötü niyetli olduğunu, davacı tarafın tanık dinletme isteğine muvafakatlerinin bulunmadığını, esas kredi borçlusunun dava dışı ... şirketi olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının amacı alacağına kavuşmak olsaydı davayı esas kredi borçlusuna ve kefillere karşı açması gerektiğini, bu davayı ise sadece kefillerden bir kısmına açtığını; davacının aşkın zarar isteğinin haklı olmadığını, dava konusu olayda zarara uğrayan ve ödediği bedeli halen alamamış olan ipotek alacaklısı müvekkili olduğunu, bu zararla ilgili her türlü dava ve şikayet haklarının saklı olduğunu belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu cevap dilekçesi ile özetle; ...’nun müvekkili ...’nın artık yasal danışmanı olmadığını, bu nedenle her ne kadar dava dilekçesi ve tensip tutanağı müvekkili adına yasal danışman sıfatıyla ...’na tebliğe çıkarılmışsa da yapılan tebligatın hukuken geçersiz olduğunu, hak kaybı yaşanmaması adına bu dilekçeyle cevaplarını sunduklarını; davacı tarafın iddialarının dayanaksız olduğunu, davacının İİK’nın 153. maddesi uyarınca İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile ipotek kaydının terkini takibini başlattığını ve icra dosyasına yalnızca ipotek bedeli olan 1.230.422,56 TL’yi yatırdığını, icra dosyasından müvekkiline muhtıra çıkarıldığını ve ipotek bedelini alarak ipoteği kaldırmasının ihtar edildiğini; davacı her ne kadar ipotek bedelinden kaynaklanan borcu İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasına ödeyerek dava dışı alacaklının haklarına halef olduğunu iddia etmişse de davacının borcunun bitmediğini, davacı temerrüde düştüğü halde icra dosyasındaki faiz borcunu ve icra müdürlüğünün istediği tahsil harcını ödemediğini, TBK’nın 84. Maddesinden de anlaşılacağı üzere alacağın tamamı belli ise borcun tüm ferileri ile birlikte tamamen ödenmesinin gerektiğini, borç tamamen ödenmediği sürece alacaklının kısmen ifayı kabul etmek zorunda olmadığını, ayrıca icra müdürlüğü tarafından ipotek bedelinin ödenmesi için tahsil harcının istendiğini, davacı borçlu şirketin tahsil harcını yatırmadığını, sadece bunun bile ipotek borcunun tamamının ödenmediğini gösterdiğini; davacının ipotek borcunun bittiği iddiasıyla İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açtığı ... Esas sayılı menfi tespit davasının halen derdest olduğunu, bu dosyada aldırılan bilirkişi raporunda “davacının İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasına 03/02/2020 tarihinde 1.230.522,26 TL ödeme yaptığı, bu tarih itibariyle borcun harçlar hariç 1.235.532,24 TL olduğu, müvekkilinin nakit ihtiyacı sebebiyle alacağı temlik ettiği dava dışı ...’nin temlik aldığı tarih olan 19/02/2020 tarihi itibariyle borcun ise 1.243.707,72 TL olduğu” hususunun belirtildiğini, raporda da belirtildiği üzere faiz hesabına göre davacının yatırması gereken bedelin yani davacının borcunun ipotek bedelini aştığını, davacının borcunun bitmediğinin açık ve aşikar olduğunu; davacının ipotek bedelini depo ederek alacaklı konumuna geçtiği yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, sadece ipotek bedelini yatırdığını, faizi yatırmadığını, ipotek alacaklısı ... Bankası A.Ş. ... Şubesi’nin dava dışı ... Çiftliği Hayvancılık Tar. Gıda San ve Tic. A.Ş. tarafından kullanılan krediyi 20/01/2020 tarihinde ... Noterliği’nin 21/01/2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle kat ettiğini, ihtarnamede 1 günlük ödeme süresinin verildiğini, davacı tarafın İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyasında bu tebligatı aldığını açıkça kabul ettiğini, davacı ihtarı tebliğ aldığı için temerrüde düştüğünü; davalı ...’nın dava dışı ... şirketinin kredi borcunu ödeyerek alacağı temlik aldığını, davacının açtığı icra dosyasına yatırdığı bedel eksik olduğundan ipotek bedelinin alınmasından haklı olarak imtina edildiğini, buna rağmen müvekkiline karşı bu davanın haksız olarak açıldığını; müvekkilleri ... ve... Gıda şirketinin dava dışı ... şirketinin ... Bankası’ndan aldığı krediye kefil olduklarını, banka tarafından tüm borçlulara hesap kat ihtarnamesinin gönderildiğini ve borcun tamamının ödenmesinin istendiğini, ...’nın kredi borcunun kefili konumunda olması sebebiyle ve kredi borcu muaccel olduğundan icrai işlemlere maruz kalmamak için borcu ödemek zorunda kaldığını, davalı ...’nın ipotek bedelini bankaya ödediğini, müvekkilinden bu dava ile ödediği paranın davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacak şekilde yeniden ödemesinin istendiğini, bu isteğin kötü niyetli olduğunu, davacı tarafın tanık dinletme isteğine muvafakatlerinin bulunmadığını, esas kredi borçlusunun dava dışı ... şirketi olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının amacı alacağına kavuşmak olsaydı davayı esas kredi borçlusuna ve kefillere karşı açması gerektiğini, bu davayı ise sadece kefillerden bir kısmına açtığını; davacının aşkın zarar isteğinin haklı olmadığını, dava konusu olayda zarara uğrayan ve ödediği bedeli halen alamamış olan ipotek alacaklısı müvekkili olduğunu, bu zararla ilgili her türlü dava ve şikayet haklarının saklı olduğunu belirterek, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi 13/12/2024 tarih ... Esas- ... karar sayılı kararı ile "...dava, dayanağını dava dışı ... Bankası A.Ş. ile dava dışı ... Çiftliği Hayv. Tar. Gıda San ve Tic. A.Ş. arasında imzalanan ve davacı ile davalıların müşterek borçlu-müteselsil kefil olarak yer aldıkları genel kredi sözleşmesinden almaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'nın 4/1-f maddesinden kaynaklanması ve 6100 sayılı TTK'nın 5/2 maddesi gereğince Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 25/11/2021 tarihli 1232 karar sayılı kararı ile 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'ndan kaynaklanan ticari davalarda ... numaralı Asliye Ticaret Mahkemesinin münhasıran görevlendirilmesi nedeniyle davaya İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından bakılması gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine, dava dosyasının İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine..." karar verilmiş, mahkememize gönderilen dosya ... esasına kaydı yapılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
Tapu müdürlüğünde düzenlenen 22/11/2016 tarihli resmi senet incelendiğinde; T.C. ... Bankası A.Ş. ile ... Şubesi ve diğer tüm şubeleri ile ... Çiftliği Hayv. Tar. Gıda San ve Tic. A.Ş. arasında yapılmış ve yapılacak tüm sözleşme ve taahhütler ile bilcümle işlem gereği adı geçen tarafından imzalanmış sözleşmelere göre kendisine veya göstereceği üçüncü kişiler lehine açılmış ve açılacak her türlü nakdi ve gayri nakdi krediler, borçlu hesaplar ile verilmiş ve verilecek teminat ve kefalet mektuplarından, kontrgarantilerden… gerek asaleten gerekse kefaleten doğmuş ve doğacak her türlü borçlarından… 10.000.000,00 TL’ye kadar olan kısmı ile… bu resmi senedin ilgili bölümlerinde yazılı taşınmaz mallarını bankaya teminat olarak vermeyi, ipotek etmeyi kabul ettiği görülmüştür.
... Bankası A.Ş., ... Noterliği’nden ... Çiftliği Hayv. Tar. Gıda San ve Tic. A.Ş.’ye, ... Ürünleri ve Hayv. San. Tic. Ltd. Şti.’ye,... Gıda Hayv. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye, ...’a, ...’ya, ...’ya, ...’ya, ...’a gönderdiği 20/01/2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile; “müşteri ... Çiftliği Havy. Tar. Gıda San. ve Tic. A.Ş. ile düzenlenen kredi sözleşmeleri ile kredi açıldığını ve kullandırıldığını, diğer muhatapların sözleşmelerde müteselsil kefil/rehin/ipotek borçlusu olduklarını, kredi hesabının 20/01/2020 tarihi itibariyle kat edildiğini, bu tarih itibari ile alacağın ulaştığı tutarın 1.223.965,50 TL olduğunu” belirterek en geç 1 gün içerisinde borcun ödenmesini ihtar etmiştir.
Temlik eden ... Bankası A.Ş. ... İzmir Şubesi ile temellük eden ... arasında düzenlenen 24/01/2020 tarihli temlik sözleşmesi incelendiğinde; içeriğinde; “ ... Bankası A.Ş. ... Şubesi, Hayvansal Üretim… kredileri işlemlerinden dolayı 24/01/2020 tarihi itibariyle borçlu ... Çiftliği Hayvancılık Tar. Gıda San ve Tic. A.Ş. üzerindeki 1.230.422,56 TL alacağını, bu alacağın tüm ferilerini, temlik konusu alacağın teminatını oluşturan ... parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde temlik eden banka lehine Kemalpaşa Tapu Müdürlüğü’nün 28/11/2016 tarihli ... yevmiye numarası ile tesis edilen 3. Derece ipoteğini ve bu alacağa kefil olmuş ve şahsi kefalet vermiş kefillerin kefilliklerini tüm hak, vecibe ve ferileriyle birlikte ve neticede temlik konusu 1.230.422,56 TL’nin teminatlarının tümünün ve bu teminatların bahşettiği tüm haklarını 1.230.422,56 TL karşılığında ...’ya devir ve temlik etmiştir… iş bu temlik bedeli olan 1.230.422,56 TL bankaya borçlu ... Çiftliği Hayv. Tar. Gıda San. ve Tic. A.Ş.’nin ... numaralı hesabına ... tarafından yatırıldığında temlik bedeli temlik eden bankaya ödenmiş sayılacaktır” dendiği görülmüştür.
28/11/2016 tarihli resmi senet incelendiğinde; davaya konu taşınmazın davacı şirket adına kayıtlıyken üzerine 3.000.000,00 TL bedelle ... Bankası A.Ş. lehine ipotek konulduğu görülmüştür.
24/01/2020 tarihli temlik sözleşmesi incelendiğinde; ... Bankası A.Ş. ... tarafından ... Çiftliği Hayvancılık Tar. Gıda San ve Tic. A.Ş.’ye ait borcun 24/01/2020 tarihi itibariyle tahsil edilerek banka alacağının temlik edildiği görülmüştür.
İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacısının ... Ürünleri ve Hayv. San Tic. Ltd. Şti., davalılarının ... ve ..., dava tarihinin 26/02/2020 olduğu, söz konusu bu davada davacının davalılar arasındaki temlik konusunu oluşturan, davalıların ihbar ve ihtarlarına konu 19/02/2020 tarihli temlik sözleşmesinin İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takip dosyasına depo edilmek suretiyle ödenmiş olması nedeniyle iptaline ve davacının borçlu olmadığının tespitine, İİK’nın 153. maddesi gereğince % 20 kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmesinin istendiği, mahkemece nitelikli hesap uzmanı bilirkişi Av. ...’dan bilirkişi raporu aldırıldığı, davanın derdest olduğu görülmüştür.
İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takip dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının davacı ... Ürünleri ve Hayvancılık San. Tic. Ltd. Şti., takip borçlusunun davalı ..., takip tarihinin 03/02/2020 olduğu, takipte temlik edilen banka kredi borcu bedeli olan 1.230.422,56 TL’nin ödenmesi konusunda ilgili bankanın gelinen aşamada ödemeyi kabul etmemesi sebebiyle İİK’nın 153. maddesine göre ipoteği çözmekten imtina eden ipotek/ temlik alacaklısı adına depo edilerek takip masrafları ve icra vekalet ücretinin borçludan tahsilinin istendiği, ipotekle temin edilmiş olan taşınmazın yani üzerine ipotek konan taşınmazın ... yüzölçümlü tarla niteliğindeki taşınmaz olduğu, söz konusu icra dosyasında icra müdürlüğü tarafından 03/02/2020 tarihli muhtıranın düzenlendiği, bu muhtırada “ipotek bedeli dosyamıza depo edilmiş olmakla iş bu muhtıranın tarafınıza tebliğinden itibaren 15 gün içinde dairemize müracaat ederek ipotek bedelini almanız ve ipoteği fek etmeniz, ipotek bedelini almaktan ve ipoteği fek etmekten kanunen geçerli bir mazeretiniz olmaksızın imtina ettiğiniz takdirde İİK’nın 153. maddesi gereğince İTM hakimliğince ipoteğin fek edileceği hususu ihtaren tebliğ olunur” dendiği, söz konusu muhtıranın takip borçlusu ...’ya 06/02/2020 tarihinde tebliğ edildiği, bu muhtıralar üzerine takip borçlusu davalı ...’nın 03/02/2020 tarihinde 1.230.422,56 TL’yi açıklamasında “... nolu dosyadan ötürü borç tahsilatı” denmek suretiyle ve aynı tarihte 6.214,31 TL’yi açıklamasında “... nolu dosyadan ötürü tahsil harcı” demek suretiyle icra dosyasına yatırdığı; ... vekilinin 11/02/2020 tarihli dilekçesi ile; icra müdürlüğüne başvurarak “her ne kadar ipotek bedeli olan 1.230.422,56 TL dosyaya yatırılmışsa da ipotek veren tarafından yatırılması gereken resmi tahsil harcının yatmadığını, bu nedenle dosyaya yatan 1.230.422,56 TL ipotek bedelinin banka hesabına gönderilmesini, dosyaya eksik ödeme yapılmış olduğundan ipoteğin fekki için muvafakatlerinin olmadığını, tahsil harcının yatırılmasından sonra ise ipoteğin fek edilmesine muvafakatlerinin olduğunu” bildirdiği; ... vekilinin ayrıca 12/02/2020 tarihli dilekçesi ile de; “İİK’nın 153. maddesi uyarınca ipoteğin fekki isteğinde alacaklı tarafından yapılmış bir takip bulunmadığından anılan maddeye dayalı olarak tahsil harcının alınmasının mümkün olmadığını, diğer yandan bu maddede ipotek bedelinin depo edilip alacaklıya ödeme yapılması halinde harç alınacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığından maktu başvurma harcı dışında başka harç alınamayacağını” bildirdiği, diğer aşamalarda benzer beyanların ileri sürüldüğü, icra müdürlüğünün 13/02/2020 tarihli karar tensip tutanağı ile; “ipoteğin ilgilisince fekki ile 1.230.422,56 TL x % 4,55- P.H = 49.832,12 TL harcın tahsili halinde paranın ödenmesine” karar verildiği; İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün 15/03/2022 tarihinde Kemalpaşa Tapu Müdürlüğü’ne yazdığı yazıda; “İzmir .... İcra Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı gereğince ipotek kaldırılmış olup, söz konusu mahkemenin kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi’nin ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile kaldırıldığından daha öncesinde 31/08/2021 tarihli yazımız ile kaldırılan ipoteğin yeniden aynı tarih ve yevmiye ile ipotek tesisinin kurulmasına karar verilmiştir” dendiği, daha sonra icra müdürlüğünün 20/06/2022 tarihli karar tensip tutanağı ile; “İzmir .... İcra Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı gereğince takibe konu ipoteğin İİK’nın 153. maddesi gereğince fekkine karar verildiği görülmekle masrafları yatırıldığında takibe konu ... parseldeki taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir” dendiği, Kemalpaşa Tapu Müdürlüğü’nün yazısı ile; söz konusu taşınmazdaki ipoteğin 28/06/2022 tarihli ... yevmiye ile terkin edildiğinin bildirildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi’nin ... Esas ve ... Karar sayılı kararı üzerine İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün 15/05/2023 tarihli karar tensip tutanağı ile; “kaldırılan ipoteğin konması için Kemalpaşa Tapu Müdürlüğü’ne müzekkere gönderilmesine, ipoteğe konu taşınmaz satılmış ise kime ve ne zaman satıldığının da tapudan sorulmasına” karar verildiği, söz konusu kararın 16/05/2023 tarihli yazı ile Kemalpaşa Tapu Müdürlüğü’ne bildirildiği, Kemalpaşa Tapu Müdürlüğü’nün verdiği tarihsiz cevabi yazı ile taşınmaz ...’e satıldığından ipoteğin yeniden tesisi isteğinin karşılanamadığını bildirdiği görülmüştür.
İzmir .... İcra Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas ve ... Karar sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacısının ... Ürünleri ve Hayvancılık San. Tic. Ltd. Şti., davalılarının ..., ..., ... (Yasal danışman ...), ..., ... Çiftliği Hayv. Tar. Gıda San. ve Tic. A.Ş., dahili davalısının ... olduğu, dava tarihinin 25/02/2020 olduğu, bu davada davacı ipotek borçlusu tarafından İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takip dosyasında davacı şirket adına kayıtlı ... parsel numaralı taşınmaz üzerinde ... Bankası ... Şubesi lehine kurulan ve ...’ya temlik olunan 28/11/2016 tarihli ... yevmiye numaralı ipoteğin üçüncü derece fekki bildirilinceye kadar 10.000.000,00 TL üst limit bedelli teminat ipoteği bulunduğu, bu ipoteğin kat edilerek ödeme süresi verildiği ancak ödeme yapılacağı sırada temlik sözleşmesi ile ipoteğin kötü niyetle temlik edildiği, temlik alan davalıya muhtıra gönderildiği halde ipoteğin kaldırılmadığı, alacak bedeli olan 1.230.422,56 TL bedelin icra dosyasına depo edildiği, buna rağmen davalı tarafın eksik ödeme yapıldığı iddiasıyla ipoteğin kaldırılmasına muvafakat vermediği hususlarının ileri sürülerek İİK’nın 153. maddesi uyarınca davanın kabulüne ve dava konusu taşınmaz üzerine konulan ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesinin istendiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda; “ipoteğe konu alacağın ipotek ilk alacaklısı ... Bankası tarafından yapılan 21/01/2020 tarihli hesap kat ihtarından sonra 24/01/2020 tarihli temlik sözleşmesinde yer alan 1.230.522,56 TL tutarındaki miktarın davacı tarafça icra dairesine depo edildiğinin sabit olduğu, her ne kadar icra müdürlüğünce tahsil harcı alınmasına karar verilmişse de Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere İİK’nın 153. maddesi uyarınca depo edilen ipotek bedelinden harç alınmayacağının anlaşıldığı” gerekçeleriyle “davanın kabulü ile İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takip dosyasına ilişkin ... yüzölçümlü taşınmaz üzerinde uygulanan ipoteğin İİK’nın 153. Maddesi uyarınca fekkine, karar kesinleştiğinde ipotek bedelinin ipotek alacaklılarına ödenmesine,” ilişkin 13/10/2020 tarihli kararın verildiği, bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, mahkemenin kararının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi’nin 15/02/2022 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verildiği, bu kararın gerekçesinde; “…Somut olayda takibe ve davaya konu ipotek alacaklısının başlangıçta ... Bankası A.Ş. olduğu, bankanın 24/01/2020 tarihinde alacağını ...'ya temlik ettiği, takip ve muhtıra tebliğ tarihlerinde ipotek alacaklısının ... olduğu, 19/02/2020 tarihinde ise ipotek alacağının ... tarafından ...'ye temlik edildiği, takip dosyasına bu temlike ilişkin bir bildirimde bulunulmadığı, davacı tarafından açılan bu davanın ise alacağın ...'ye temlik edilmesinden sonra açıldığı, yargılama sırasında temlik hususu dile getirilip temlik sözleşmesi sunulmasına rağmen mahkemece ipoteği son temlik alan ...'ye dava dilekçesi tebliğ edilip savunma hakkı tanınmadığı görülmüştür. O halde mahkemece, temlik alan ipotek alacaklısı ...'ye dava dilekçesi tebliği ile taraf teşkili sağlandıktan sonra tarafların beyan ve savunmaları doğrultusunda İİK’nun 153. maddesi koşullarının oluşup oluşmadığı denetlenmek suretiyle oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Ayrıca kabule göre de; davanın niteliğine göre davada yer almaları gerekmeyen, ipotek borçlusu ve ipotek alacaklısı dışındaki kişilerin, bu kişiler dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmemiş olmalarına rağmen, davalı olarak değerlendirilmeleri ve onlar hakkında hüküm tesisi de yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmakla davalı ...'nin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin diğer yönler incelenmeksizin kabulü ile HMK'nın 353/1-a/4 ve 6. maddeleri uyarınca kararın kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine, bu aşamada diğer istinaf istemlerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir” dendiği, bu ortadan kaldırma kararı üzerine davanın İzmir .... İcra Hukuk Mahkemesinde ... Esas ve ... Karar sayısını aldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda; “,,,Bozma ilamı gereğince davalı temlik alan ... dışındaki davalıların dosyadaki taraf sıfatları kaldırılmıştır… Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İpoteğe konu alacağın ipotek ilk alacaklısı ... Bankası tarafından yapılan 21/01/2020 tarihli hesap kat ihtaratından sonra 24/01/2020 tarihli temlik sözleşmesinde yer alan 1.230.522,56 TL tutarındaki miktarın davacı tarafça icra dairesine depo edilmiş olduğu sabittir. Davalı tarafça bu konuda şikayette bulunulmaksızın, gerekli harcın yatırılmasına müteakip muvafakat verileceği icra müdürlüğüne bildirilmiştir. Her ne kadar icra müdürlüğünce tahsil harcı alınmasına karar verilmiş ise de yukarıda yazılı Yargıtay kararında belirtildiği üzere İİK'nın 153. maddesi uyarınca depo edilen ipotek bedelinden harç alınmayacağı anlaşıldığından ve alacaklının bildirmiş olduğu sebebin makbul sebep olarak kabul edilemeyeceği, cevap dilekçesinde bildirilen bir kısım faize ilişkin itirazların icra müdürlüğüne bildirilmediği gibi tebliğe ilişkin de icra müdürlüğüne dava tarihi itibari ile yapılmış bir bildirim bulunmadığı, dava konusu taşınmaz üzerine konulan ipoteğin kaldırılmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur” denilmek suretiyle; “1-Davanın KABULÜ ile İzmir ....İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasına ilişkin ... ölçümlü taşınmaz üzerinde uygulanan ipoteğin İİK 153 maddesi uyarınca FEKKİNE, Karar kesinleştiğinde ipotek bedelinin ipotek alacaklılarına ödenmesine” ilişkin 17/05/2022 tarihli kararın verildiği, bu karara karşı da istinaf kanun yoluna gidildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi’nin 28/04/2023 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile gerekçesinde; “…Somut olayda; ipoteğin başlangıçtaki ipotek alacaklısı ... Bankası A.Ş. tarafından 24/01/2020 tarihinde 1.230.422,56 TL karşılığında ...'ya temlik edildiği, ipotek borçlusu tarafından takibe 03/02/2020 tarihinde başlandığı ve aynı tarihte temlik sözleşmesinde belirtilen 1.230.422,56 TL'nin dosyaya depo edildiği, kendisine 06/02/2020 tarihinde muhtıra tebliğ edilen ipotek alacaklısı vekilinin 11/02/2020 tarihli talebinde dosyaya eksik ödeme yapıldığını beyan ettiği, 12/02/2020 tarihli talebinde depo edilen parada temlik sırasında bankaya ödenen paranın baz alınmasının, temlik alınan alacağın devam eden faizinin eklenmemesinin doğru olmadığını beyan ettiği görülmüştür. İpotek alacaklısının bu yöndeki beyanlarının dosyaya yatırılan ipotek bedeline itiraz niteliğinde olduğu kabul edilmelidir. O halde, ipotek alacaklısı tarafından süresinde yapılan itiraz nedeniyle ipotek bedelinin ihtilaflı hale geldiği ve dolayısıyla İİK'nun 153. maddesindeki koşulların oluşmadığı, ihtilafın çözümünün yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla mahkemece istemin reddi gerekirken, kabulü ile ipoteğin fekki yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. (benzer mahiyette Yargıtay .... HD'nin ... E. - ... K. ve ... E. - ... K. sayılı kararları) Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf nedenlerinin yerinde olduğu, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmakla, HMK'nın 353/1-b/2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir” denmek suretiyle; “A)1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/2 maddesi uyarınca İzmir .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasında verilen 17/05/2022 tarihli kararın KALDIRILMASINA, -Davanın REDDİNE” ilişkin 28/04/2023 tarihli kararın verildiği, bu kararın temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay .... Hukuk Dairesi’nin 02/04/2024 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği görülmüştür. Davacı vekilinin dilekçesiyle onanan ve kesinleşen bu karar ile ilgili olarak “…kararın kesinleştiğini ancak yargılama aşamasında dava dosyasındaki ipotek borcuna konu bedele ayrıca temerrüt faizi ödenip ödenmeyeceği konusunun tartışılmadığı” gerekçesini ileri sürerek yargılamanın iadesine karar verilmesini istediği, İzmir .... İcra Hukuk Mahkemesi’nin 23/05/2024 tarihli kararı ile dosyanın isteği değerlendirmekle görevli İzmir .... İcra Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verildiği görülmüştür.
Seferihisar İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takip dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ..., takip borçlularının ... Çiftliği Hayv. Tar. Gıda San ve Tic. A.Ş., ... Ürünleri ve Hayv. San. Tic. Ltd. Şti.,... Gıda Hayv. San. ve Tic. Ltd. Şti., ..., ..., ..., ... ve ... olduğu, takipte 1.243.529,00 TL ...’dan temlik alan temlik alacaklısı ...’nin temlik alacağının ve ayrıca 6.713,00 TL işlemiş faizin tahsilinin istendiği, borçlulardan ... Çiftliği Hayv. Tar. Gıda San ve Tic. A.Ş., ... Ürünleri ve Hayv. San. Tic. Ltd. Şti., ..., ... ve ... tarafından itirazda bulunulduğu görülmüştür.
Temlik eden ... ile temlik alan ... arasında imzalanan 19/02/2020 tarihli temlik sözleşmesi incelendiğinde; temlikin konusunun ... Bankası ... Şubesi’nden alınan ve ... A.Ş.’nin ve tüm kefillerinin bu bankaya olan ... Noterliği’nin 21/01/2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnameye konu kredi borcunun temliki olduğu, temlik bedelinin 1.230.422,56 TL olduğu, 24/01/2020 tarihli temlik sözleşmesinin bu sözleşmenin eki olduğu hususunun belirtildiği görülmüştür.
Dava; dava dışı bankanın dava dışı şirketle imzaladığı genel kredi sözlemesine davalılar ile birlikte müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatıyla imza atan ve aynı zamanda taşınmazına banka alacağı için ipotek konan davacının, hesabın kat edilmesi ve bankanın alacağının temlik edilmesi sebebiyle ipoteğin kaldırılması için icra dosyasına ödediği paranın ve aşkın zararının tahsli istemine ilişkindir.
Davanın hali hazırda kefilin asile rücu davası olup iş bu davanın genel hükümlere tabi olduğu, münferiden ve müstakil olarak alacak konusunun bankacılık işlemi kaynaklı olsa da,-kaldı ki banka harici bir diğer kooperatif borcu kefilliğininde mevzubahis olduğu- iş bu alacak kalemi kaynaklı da rücu talebinin kanuni ve hukuki dayanağının 5411 sayılı Bankacılık Kanunu olmayıp kefaletin genel hükümleri olması ciheti ile yargılamanın ihtisas anlamında Bankacılık Mahkemesi olarak değilde genel hükümlere göre görülmesi gereken bir dava olduğu nazara alınarak mahkememizin görevsizliğine, işbölümü anlamında görev uyuşmazlığı hasıl olmakla dosyanın İzmir BAM 6/23 hukuk dairelerine tevdine karar verilmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1- Davanın göreve ilişkin dava şartı bulunmadığından HMKnın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE,
2-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
3-Mahkememiz ile evveliyatta karar veren İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi arasında görev uyuşmazlığı hasıl olmakla dosyanın İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6/23 HUKUK DAİRELERİNE TEVDİNE,
4-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde harç ve yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
5-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmemesi halinde, 3b hükmüne göre karar verildiğinde talep halinde yargılama giderlerine mahkememizce hükmedilmesine,
6-Sair hususların görevli mahkemede değerlendirilmesine,
Dair; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren tarafların yokluğunda 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/01/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı