T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/881 Esas
KARAR NO: 2025/819
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 24/11/2024
KARAR TARİHİ: 24/09/2025
Mahkememizde görülen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; 14.02.2023 tarihinde saat 08.20 sıralarında, davalı ... adına kayıtlı, davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç, ... ilinden ... ili istikametine giderken direksiyon hakimiyetini kaybederek, aracın ön kısımları ile yoldan çıkarak gidiş yönüne göre yolun sağ tarafında bulunan toprak zemine uçması sonucu tek taraflı ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza neticesinde aracın sağ ön koltuğunda bulunan müvekkillerinin kızı ..., olay yerinde hayatını kaybettiğini, kazaya ilişkin kolluk kuvvetlerince hazırlanmış olan Ölümlü Trafik Kaza Tespit Tutanağı kapsamında, kazanın oluşumunda sürücü ...'nun 2918 sayılı KTK'da yer alan 56/1-a (sürücünün geçme, dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirme) kuralını ihlal ettiği belirlendiğini, ... plakalı araç ... Anonim Şirketi nezdinde ... poliçe numarasıyla kayıtlı olduğunu, sigorta şirketine yapılan başvurular sonuçsuz kaldığını, söz konusu meydana gelen ölümlü trafik kazası neticesinde Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı ... sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, yapılan soruşturma kapsamında dosyada mevcut tüm bilgi ve belgeler ile kaza tespit tutanağı birlikte değerlendirildiğinde araç sürücü şüphelinin 2918 K.T.K.'da yer alan 56/1. A kuralının ihlal etmek suretiyle ...'in ölümüne sebebiyet vermesi nedeniyle hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan Uşak ... Asliye Ceza Mahkemesi ... E. sayılı dosyası kapsamında kovuşturma başlatıldığını, Uşak ... Asliye Ceza Mahkemesi ... E. Dosyası kapsamında mevcut kazaya ilişkin 22.05.2023 tarihli bilirkişi raporu hazırlandığını, rapora göre, kazanın oluşumunda sürücü ..., tek yönlü iki şeritli yolda virajlı alana girerken dikkatsizliği sonucunda sola kıvrılan yolda düz giderek şeridinden çıkıp akabinde yolun sağındaki toprak zemine düştüğünü, devamında ise yaklaşık 5m. aşağıda bulunan tarım arazisine doğru girip 46 m daha giderek durduğu belirtildiğini, aynı raporda, sürücünün kaza öncesi fren yapmadığı, beyanındaki gibi yolcunun bir uyuyarak üzerinde düşme gibi müdahalesi olsa idi fren tedbirine başvururdu ancak olay yerinde trafik ekibinin fren izine rastlamadığı görüldüğü belirtildiğini, bilirkişi raporu kapsamında ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'nun 2918 Sayılı K.T.K. Madde:56 kural ihlali nedeni ile bu kazanın oluşumunda kazaya etken trafik kural ihlali olduğu belirtildiğini, yine aynı raporda müteveffa yolcu ...in kazaya etken trafik kural ihlali olmadığı belirlendiği, Uşak ... Asliye Ceza Mahkemesi ... E. Ve ... K. Sayılı dosyası kapsamında yapılan kovuşturma neticesinde 08/11/2023 tarihli gerekçeli karar ile davalı ... taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırıldığını, dosya halen derdest olup İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... E. Sayılı dosyasında yargılama devam ettiğini, müvekkillerinin kızı ... kaza tarihinde vefat etmiş ve müvekkilleri çocuklarının desteğinden mahrum kaldığını, HMK 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere, ceza mahkemesinde ve hukuk mahkemesinde belirlenecek kusur oranlarına ve uzman bilirkişiden alınacak tazminat hesaplamasına göre, her bir müvekkilinin tazminat tutarı belli olduktan sonra davalılardan tazmin edilmesini talep ettiğini, desteğin ölümüne sebebiyet veren ... plakalı araç davalı ... Anonim Şirketi nezdinde kaza tarihinde kayıtlı olup poliçe limitleri dahilinde sigorta şirketinin müştereken ve müteselsilen tazminattan sorumlu olmasını talep ettiğini, kaza nedeniyle araç sürücüsünün kayıtlı olduğu davalı ... Anonim Şirketi’ne 13/07/2023 tarihinde başvuru yapılmış olup davalı şirket tarafından, tarafımıza cevap verilmediğini, yine aynı şekilde davalı idareye 21/07/2023 tarihinde başvuru yapılmış ve davalı idarece söz konusu kaza kapsamında herhangi bir kusuru olmadığına ilişkin 07.08.2023 tarihli cevap yazısı iletildiğini, bu nedenle mahkemece davalıların sorumlulukları oranında kusur incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, müvekkilleri, kızını kaybetmiş olmanın vermiş olduğu elem ve ızdırap nedeniyle psikolojik olarak çöküntü içerisine girdiklerini, müteveffa kaza tarihinde henüz 33 yaşında, hayatının baharında olup müvekkillere maddi ve manevi yardım ettiğini, kızını bu elem trafik kazasında kaybeden müvekkillerinin büyük bir psikolojik çöküntü içerisinde olduğunu, 33 yaşında hayatının henüz baharında olan evlatlarını kaybetmenin yaratmış olduğu derin ıstırap her türlü izahtan vareste olduğunu, Yaşanan büyük manevi üzüntünün yanında müvekkilleri aynı zamanda evlatlarının büyük maddi desteğinden de yoksun kaldıklarını, müvekkileri kızının maddi ve manevi desteğinden uzak kalmış olup zor günler geçirdiklerini, bu nedenlerle mahkemece bu hususların göz önüne alınarak müvekkilleri lehine 200.000 TL manevi tazminat taleplerinin olduğunu, dava şartı gereği zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmış olup davalılarla anlaşılamadığını, belirsiz alacak davanın kabulüne, sigorta şirketi yönünden ise sigorta limiti aşılmamak üzere 14.02.2023 tarihinde meydana gelmiş olan ölümlü trafik kazası nedeniyle Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve HMK 107. Maddesi uyarınca şimdilik ... için 5.000,00-TL Maddi 250.000-TL manevi tazminat, ... için de 5.000,00-TL Maddi 250.000-TL manevi tazminat olmak üzere toplamda 510.000-TL tazminatın kaza tarihi olan 14.02.2023 den tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının maddi durumu göz önünde bulundurularak adli yardım talebinin kabulüne, davalı firmalar ve şahıslar üzerinde bulunması muhtemel taşınır–taşınmaz mal varlığının tespit edilip, üzerlerine ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde talep etmiş olduğu adli yardım talebi ile ilgili olarak mahkememizin 28/11/2024 tarihli ara karar ile "Davacının adli yardımdan faydalanmasını gerektirir dosyaya yeterli belge sunulmadığından ve mahkememizde bu yolda kanaat oluşmadığından davacının adli yardım talebinin HMK 336 maddesi gereğince reddine..." karar verilmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili olay tarihinden önce deprem bölgesine yardımcı olmak amacıyla gönüllü olarak yardım götürdüğünü, kullanılan araç transit kamyonet olup, deprem bölgesine başka araçla gelip rahat edemediklerini, müvekkilinin yalnız olması sebebiyle beraber dönmek istediklerini söyleyen ... ve ... dönüş yolculuğunda müvekkiline katılmak üzere ısrar ettiklerini, müvekkili araca almak istemese de, yoğun ısrar yüzünden kabul etmek zorunda kaldığını, yolun uzun olması sebebiyle deprem bölgesinde yardım malzemesi ulaştırma ve dağıtma konusunda herkesin yorulması üzerine dönüş yolunda dinlenerek yolculuk yapıldığını, müvekkili aracı öncelikle kahve yemek molası olmak üzere mola vermiş son molasını ...'ta benzinliğe çekmiş olup herkes burada dinlendiğini, şoför olan müvekkili 2 saat kadar uyumuş ve sonrasında kahve içip yola devam edildiğini, yolculuk sırasında müteveffa ...'in migren ağrısı başlamış olduğundan kendisi migren ilaçlarını aldığını ve ilaçların ağırlığı sebebiyle de üzerine battaniye alıp derin uykuya daldığını, müteveffa, araçta battaniye örtünebilmek için emniyet kemerini takmadığını, müvekkilinin hemen yanında otururken emniyet kemerinin de takılı olmamasından kaynaklı uyku sebebiyle sürekli müvekkiline doğru yatar pozisyona gelmiş, başı müvekkiline doğru düştüğünü, müvekkili ile araçta dostlukları ile müvekkili video kaydı başlattığını, müteveffanın dava dosyasında da başının birden çok kez düşüşünü müteveffa uyanınca kendisine izletmek üzere kaydettiğini, videonun 07:45 sularında çekilmiş olup videoda müvekkilinin ne kadar kendinde ve ayık olduğu açıkça görüldüğünü, müvekkili dikkatli bir şekilde ortalama hız ile ilerlerken ... mevkisine gelindiğinde ... otoyolunun keskin virajlı yolları başlamış ve virajlardan dönüş esnasında hali hazırda uyuyan müteveffa, emniyet kemerinin takılı olmamasından da kaynaklı olarak müvekkilinin üzerine doğru yattığını, müteveffanın üzerine aldığı battaniye de müvekkilinin kontrolünü zorlaştırdığını, ...'ın üzerine serili battaniye dizinin olduğu yer direksiyonun olduğu yere denk gelmiş müvekkili direksiyon hakimiyetini kurmakta zorlandığını, müvekkili bunun üzerine bir yandan ...'ın pozisyonu düzeltip kendisini engellemesine mani olmak isterken viraja girilmiş ve ne yazık ki keskin virajda direksiyon hakimiyetini tüm üstün çabalarına rağmen kaybettiğini, olay sırasında araçta bulunan yolcuların kemerleri takılı olmadığını, ... yoluna gelene kadar takılı olan kemerler uykudan sonra sabahın erken saatlerinde havanın da soğuk olması sebebiyle ...'ın üzerine battaniye olduğundan kemerlerini takmadığını, kaza sırasında araç çarpma halindeyken ...'ın kafası müvekkilinin göğsü ile direksiyonun arasında denk gelmiş kafasını direksiyona çarpması ile sonuçlandığını, olayla ilgili açılan Uşak ... Asliye Ceza Mahkemesinin ...e. Sayılı dosyada alınan bilirkişi raporunda müteveffanın kendi ölümü ile ilgili kemerini takmamış olmasınından kaynaklı kusurlu olduğu da belirtildiğini, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, şerit ihlali yapmamış zaten virajlı olan yolda makul hız sınırında ilerlediğini, kaza yerinde yer alan virajlı yolda zaten herhangi bir kimse istese dahi fazla hız yapamayacağını, ceza yargılamasına ait dosyada alınan bir kişi raporunda; müvekkil açısından 2918 sayılı kanunun 56. maddesi gereği kural ihlali olduğu belirtildiğini, müvekkilinin dikkatsizliği ile bu ihlalin meydana geldiği belirtilse de; müvekkilinin anlatımı ile sabit olmak üzere; müvekkili kaza öncesinde telefon ile ilgilenmediğini, buna ilişkin HTS kayıtları yerel mahkemeden defaatle talep edilmişse de mahkeme talebini reddettiğini, ancak olay ile ilgili aydınlatıcı niteliğe haiz olan HTS kayıtlarının dosyaya girmesi, müvekkilinin telefonla ilgilenip ilgilenmediği, daha öncesinde ne kadar dinlenme yaptıkları gibi hususları gözler önüne serecek delillerden olduğunu, müvekkilinin telefon ile ilgilenmesi iddiası doğru olsa idi yol güzergahı boyunca bulunan kameralı radar sistemleri telefon elinde olan sürücünün anında fotoğrafını çekip cezai işlem başlatılmasına sebebiyet vermiş olduğunu, kazanın gerçekleştiği iddia olunan anda müteveffa derin uykusu ve etrafa savrulması ve vücudunun şoför olan müvekkili ve direksiyon üzerine düşmesi sebebiyle müvekkili direksiyon hakimiyetini kaybettiğini, müvekkili iyi bir şoför olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkilinin bu yolculuğu yalnız dönecekken, müteveffa ve arkadaşı ... deprem bölgesinde geldikleri araçta rahat edemediklerini belirttiklerini ve ...’e dönmekte olan müvekkilinin arabasına kendi istekleri üzerine bindiklerini, müvekkilinin önce bu durumu kabul etmediğini, kazadan önce müteveffa ve arkadaşı ...’yı çok tanımadığını, deprem bölgesine gelen giden yardımlar nedeniyle trafiğin yoğun olması ile ... ve ...’nın başka araç bulması zor olduğundan kabul ettiğini, trafik kazalarında kusur oranı bilirkişi raporu ile belirlendiğini, failin hangi oranda kusurlu olduğu ayrımı, bilirkişi incelemesi ile tespit edildiğini, ancak ceza dosyası kapsamında mübrez bilirkişi raporunda kusur oranı tespiti yapılmadığı gibi ihlal belirtildiğinden eldeki rapora göre karar verilemeyceğini, bu sebeple yeniden rapor alınmasını ve kusur tespitinin yapılmasını talep ettiklerini, davacı yan tarafından müvekkilin kusurlu olduğunun tespit edildiğini ileri sürmüş ise de, bu konuda henüz yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, kaza mahalline gelen trafik polisi ekibi tarafından tutulan Trafik Kazası Tespit Tutanağına dayanılarak bu değerlendirme yapılmış olup; yapılmış bir keşif incelemesi olmadığını, davacının davasının reddini; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile müvekkillerime ödenmesine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
Mahkememizin ... esas sayılı dosyasının 19/03/2025 tarihli duruşmasının 8 nolu ara kararı uyarınca "... Davalı tarafça - ... – gerek vekâlet itirazı gerekse de ihtiyari arabuluculuk ve ödeme itirazlarının mevcudiyeti ciheti ile Her 2 itirazın da ...'e müteveccih olması hasebi ile Av....’ın 08.08.2024 te tekraren vekil tayin edilmesi ve iş bu vekâlete binaen dava açılması ciheti ile bu itiraz hakkında hüküm tesisise mahal bulunmadığına; arabuluculuk yapılması ve ihtiyati arabuluculuk safahatinin ikmali noktasında serd edilen itirazların incelenmesi ile bilhassa vaki arabuluculuk ve ödeme sebebi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18. Maddesi 4. Ve 5.fıkraları itibari ile (4) (Ek: 12/10/2017-7036/35 md.) Kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı haller hariç, taraflar ve avukatları ile arabulucunun, ticari uyuşmazlıklar bakımından ise avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. (5) (Ek: 12/10/2017-7036/24 md.) Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz. Hükümleri nazara alınarak, ... in maddi tazminata müteveccih davasının tefriki ile davanın usulden reddine dair karar yazılmasına" şeklindeki karar üzerine tefrik kararı verildiği mahkememizin ... esas sırasına kaydı yapıldığı ve 19/03/2025 tarih ... esas ve ... karar sayılı kararı ile davalı ... yönünden "...'in maddi tazminata müteveccih davasının tefriki ile arabuluculuğun kendisi ile olumlu sonuçlanmış olması ve iş bu anlaşma sonrası da ödmee alması ve belirtildiği üzere kanunen arabuluculuğun ilam mahiyetli belgelerden olması ciheti ile dava şartı/dava engeli/kesin hüküm benzeri olması münasebeti ile davanın usulden reddine ve dolayısıyla ilgili davacının kendisi açısından davanın reddine" karar verillmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
Mahkememizce deliller toplanmış, kazaya karışan aracın kaza tarihi itibariyle tescil bilgileri, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, davacıya ilişkin ekonomik ve sosyal durum araştırması, SGK kayıtları, davacıya ait tedavi belgeleri, Uşak ... Asliye Ceza Mahkemesi ... E. Ve ... K. Sayılı dosyası celp edilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Kazanın Oluş Şekli; 14.02.2023 günü saat 08:23 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile ... ili istikametinden ... ili istikametine seyir halinde iken belirtilen kilometreye geldiğinde aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek, aracının ön kısımları ile yoldan çıkarak gidiş istikametine göre yolun sağ tarafında bulunan toprak zemine (tarla) uçması sonucu tek taraflı yaralanmalı ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
Uşak ... Asliye Ceza Mahkemesi ... E. Ve ... K. Sayılı dosyasının incelenmesinde; Olay yeri inceleme raporunda; ... plakalı, ... marka ..., ... kamyonetin, karayoluna 29 mt mesafede, ekilmemiş tarla içinde bulunduğu, ...'e ait cesedin aracın direksiyon yanında bulunan koltuk üzerine sol yana yatık vaziyette olduğu, aracın sol ön tekerinin patlamış olduğu, özellikle ön motor ve kaporta kısmının yoğun olarak darbe aldığı, vitesin 5. Kademede, hız göstergesinin O olduğu, kontak anahtarının takılı ve bir kademe çevrilmiş olduğu, aracın açık kasasında valiz ve çuvallar ile konserve kutularının bulunduğu, aracın kırılan parçalarının tarla içine dağılmış olduğu, direksiyonda bulunan hava yastığının açılmış başkaca hava yastığının açılmamış olduğu, toprak düz zeminde 46 mt. devam eden lastik izi bulunduğu, lastik izinin bulunduğu toprak zeminin, aracın bulunduğu tarla zemininden yaklaşık 5 mt yükseklikte bulunduğu ve aracın tarlaya düşmüş olduğunun belirtildiği; Ölü Muayene Tutanağında; kişinin ölümünün trafik kazasıyla husulü mümkün genel beden travmasına bağlı servikal kırık, kafa travması ve buna bağlı komplikasyonlar ile hemotoraks sunucu meydana geldiğinin belirtildiği; 14/02/2023 tarihli araştırma tutanağında; olay yerini veya mahallini gören güvenlik kamerası olmadığı, olayı gördüğünü beyan eden herhangi bir tanık olmadığının belirtildiği; Mağdurun alınan doktor raporunda; yaralanmasının BTM ile giderilemez mahiyette olduğunun belirtildiği; Kaza Tespit Tutanağında; sürücünün alkollü olmadığı, kazanın oluşumunda Serhat'ın 2918 sayılı K.T.K'da yer alan 56/1. A kuralını ihlal ettiğinden bahisle kusurlu olduğunun belirtildiği, dosyada mevcut tüm bilgi ve belgeler ile kaza tespit tutanağı birlikte değerlendirildiğinde, araç sürücüsü şüphelinin 2918 sayılı K.T.K'da yer alan 56/1. A kuralını ihlal etmek suretiyle ...'in ölümüne, mağdur ...'ın da BTM ile giderilemeyecek mahiyette yaralanmasına sebebiyet vermek suretiyle sevk maddesinde belirtilen atılı suçları işlediğine dair kamu davasının açılmasını gerektirecek yeter delilin elde edildiği anlaşılmakla kamu davası açıldığı, mahkemece tanık beyanları açıklanan deliller ve tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı taksirle ölüme neden olmak suçundan olayın oluş şekli, sanığın tedbirsizliği ve taksir düzeyi, gözönüne alınarak cezalandırılmasına, koşulları oluşmadığından hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına, 5237 sayılı TCK m.62/1 uyarınca, sanığın duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz davranışı olmaması ve sabıkasız kişiliği nedeniyle cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri sanık yararına cezayı hafifletici takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına sanığın daha önce kasti suçtan cezalandırıldığı anlaşılmakla hakkında TCKnın 51 ve CMKnın 231.Maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ve hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosyanın resen seçilecek kusur bilirkişisi, sigorta alacakları uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek, dosya kapsamı, taraf beyanları ve uyuşmazlık noktaları esas alınarak yasal düzenlemelere uygun olarak tarafların kusur durumu ile kusur oranlarına ilişkin alınan bilirkişi raporunda özetle; Mevcut verilere göre:
TRAFİK KURAL İHLALLERİ YÖNÜNDEN:
a. Davalı ...'nun ... plakalı kamyonet sürücüsü olduğu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenen: “b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar.” şeklindeki kuralı ve 47. maddesinde düzenlenen “d) Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere, uymak zorundadırlar. (Dikkatsiz ve Ön tedbirsiz araç kullanmak) “ Şeklindeki kuralı ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 46. maddesinde düzenlenen: “c) Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmemek zorundadırlar." Şeklindeki kuralı ihlali niteliği kanaatine varılmıştır.
b. ... plakalı kamyonete ki Yolcu ...'in kazanın oluşumu üzerinde etken bir kural ihlalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
AKTÜERYA YÖNÜNDEN
1-Davacı anne ... için 450.405,25 TL destk zararı oluşabileceği hesaplanmıştır.
2-Davacı baba ... için 527.799,52 TL destek zararı oluşabileceği hesaplandığı rapor edilmiştir.
Davalı vekili ıslah dilekçesinde özetle; davanın kabulüne, 450.405,25-TL maddi tazminatın davalılardan 14/02/2023 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 250.000-TL manevi tazminatın ise sadece davalılardan ...'dan yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretin davalılar tarafına tahmiline karar verilmesini talep etmiş, talebini harçlandırmış ve taraflara tebliğe çıkmıştır.
Dava, 14/02/2023 tarşhinde meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden ...'in anne ve babasının, kazanın meydana gelmesinde kusurlu olan araç sürücüsü davalı ... ve araç ZMMS nı yapan davalı sigorta şirketinden maddi ve manevi taziminat taleplerine ilişkindir.
6098 Sayılı TBK nun 54.maddesinin 3.bendinde çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıpların bedensel zarar kavramı içinde sayıldığı anlaşılmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, kara yolu zorunlu mali sorumluluk(trafik) sigortası, bir motorlu aracın kara yolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan hukuki sorumluluğu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve kanun gereği yapılması zorunlu olan sigorta türüdür.
Davaya konu olay, 14.02.2023 günü saat 08:23 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile ... ili istikametinden ... ili istikametine seyir halinde iken belirtilen kilometreye geldiğinde aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek, aracının ön kısımları ile yoldan çıkarak gidiş istikametine göre yolun sağ tarafında bulunan toprak zemine (tarla) uçması sonucu tek taraflı yaralanmalı ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyeti raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli mahiyette olduğu görülmekle rapora itibar edilerek dosya içerisinde yer alan, kazanın oluşumunda davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olan araç sürücüsü davalı ...'nun kusurunun bulunduğu, davacıların kızı olan sigorta şirketi tarafından sigortalı olan araç sürücüsü davalı ...'nun sevk ve idaresindeki araçta yolcu bulunan davalı müteveffanın her hangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmış olup,
Davacıların kızlarının vefatı ciheti ile manevi tazminat taleplerinin kusurun varlığı ve diğer deliller muvacehesinde haklılığı nazara alınarak; davanın hatır taşımacılığı tenzili yapılmak sureti ile her 2 davacı açısından ayrı ayrı kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
a-)i* Manevi tazminat bedeli olarak davalı ... yönünden, 200.000 TL alacak kaleminin 10.05.2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (davacı ... yönünden)
Fazlaya dair talebin reddine,
ii* Manevi tazminat bedeli olarak davalı ... yönünden, 200.000 TL alacak kaleminin 10.05.2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (davacı ... yönünden)
Fazlaya dair talebin reddine,
2-Alınması gereken 27.324,00 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 26.708,60 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre kabul oranına takdir ve tayin edilen 64.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre red oranına takdir ve tayin edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 45,00 TL e-tebligat masrafı yargılama giderinin kabul oranına göre 36,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafından peşin yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç toplamı 1.230,80 TL.nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacının yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde re'sen davacıya iadesine,
9-Zorunlu arabuluculuk kapsamında yapıla arabuluculuk ücreti mahkememizin ... esas sayılı dosyasından değerlendirilmesine,
Dair; davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalı ... vekilinin yüzüne karşı,
Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/09/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı