T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/895 Esas
KARAR NO: 2025/791
DAVA: Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/07/2025
KARAR TARİHİ: 17/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesiyle özetle; müvekkilinin babası ...'nın 06.03.1998 tarihinde vefatından sonra annesi ... ile birlikte mirasçısı olduğunu, babasının ölümünden yıllar sonra 02.08/2024 tarihinde evlerinin deposunda tesadüfen bularak haberdar oldukları, davalı şirketin 1997-2011 yıllarına ait 32 adet 3. Tertib A grubu ve 1997-2013 yıllarına ait 278 adet 4-5-6 ve 7. Tertib B tipi hamiline hisse senetlerinin hamili ve sahibi olduğunu, diğer mirasçı olan annesinin anılan senetlere ilişkin miras payından, davacı oğlu lehine feragat ederek, hamiline hisse senetlerindeki pay ve haklarını yazılı sözleşme ile oğluna devrettiğini, 20.09.2024 tarihli yazılı dilekçe ile davalı kuruma başvurulduğunu, müvekkilinin İMKB'de işlem gören hisse senetlerini kaydileştirmesi için aracı bir kurumda hesabının olmaması nedeniyle, vekilinin aracı kurumda hesabı olması ve vekili olması sebebiyle kaydileştirmenin yapılması için yazılı talimat verdiğini, davalı şirket yetkilileriyle bir araya gelindiğini, senetlerin fiziki asıllarının kendilerine teslim edildiğini, ekte sunulan 20.11.2024 tarihli " Sermaye Piyasası Aracı Teslim Tutanağı" düzenlenerek taraflarca imza altına alındığını, 25.11.2024 tarihinde hamiline hisse senetlerinin MKK nezdinde kaydileştirildiğinin e- mail adreslerine bildirildiğini, 05.12.2024 tarihinde de anılan kaydileştirme işleminin iptal edildiğini, açıklama mesajlarıyla birlikte yine e-mail mesajıyla davalı şirket yetkilileri tarafından kendilerine bildirildiğini, YTM'nin 27.02.2025 tarihli yazısı ile 1.138,08 lot olarak hesaplanan A ve B grubu hisse senetleri karşılığı olarak 04.02.2025 tarihi itibariyle 35.361,04.-TL nakit olarak ödenmesi, 1,92 lot A Grubu, 132 lot B grubu hisselerin de ayni olarak aracı kuruma aktarılmasının taraflarına teklif edildiğini, teklifin müvekkilinin kabul edemeyeceği kadar düşük bir teklif olduğunu, hisse senetlerinin asılları davalı şirkette olduğunu, teslim etmiş iseler YTM'nde bulunduğunu, davalı şirket veya diğer kuruluşlarla yapılan yazışmalardaki beyanların taraflarınca kabul edilemeyeceğini, bu nedenlerle taraflar arasında düzenlenerek imza altına alınmış, 20.11.2024 tarihli Sermaye Piyasası Aracı Teslim Tutanağı'nda dökümü yapılan, davacıya ait 1997-2011 yıllarına ilişkin 32 adet 3.Tertib A grubu ve 1997-2011 yıllarına ait 278 adet 4-5-6-7 Tertib B tipi Hamiline hisse senetlerinin, süreç içerisinde dağıtılmasına karar verilen veya dağıtılmış, ancak miras bırakan veya mirasçılara ödenmeyen kar payları ile bedelsiz olarak verilen hisseler ve getirileri de gözetilerek güncel rayiç bedellerinin tespitine, ilgili kuruluşlar olan Sermaye Piyasası Kurulu, Merkezi Kayıt Kuruluşu ve Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne davanın ihbarına, tespit edilecek bedelin, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000.-TL'sının ticari reeskont faizi ile birlikte davalı tarafından davacı müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas-... karar sayılı kararı ile "... Sermaye Piyasası Kanunu’nda düzenlenen ve sermaye piyasası aracı olan hisse senetlerinden kaynaklanmakta olup, söz konusu hukuk davalarına bakmaya, HSK tarafından finans mahkemesi sıfatıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinin 2 nci bendi gereğince İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin münhasıran görevlendirilmesi nedeniyle, davanın anılan mahkemede görülmesi ve çözüme kavuşturulması gerektiğinden, mahkememizin görevsizliği nedeniyle, davanın göreve dair dava şartı yokluğundan, usulden reddine..." karar verildiği, dosya mahkememize gönderilmekle mahkememizin ... esasına kaydı yapılmıştır.
Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmediğinden, cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
Dava, 20/11/2024 tarihli Sermaye Piyasası Aracı Teslim Tutanağında dökümü yapılan davacıya ait 1997-2011 yıllarına ilişkin 32 adet 3.Tertip A grubu ve 1997-2011 yıllarına ilişkin 278 adet 4-5-6-7 Tertib B tipi hamiline yazılı senetlerin bedellerinin tespiti ile tespit edilecek bedelin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000-TL sinin ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. Görev hususu yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilip incelenmelidir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, her türlü tüketici işleri ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" hükmüne yer verilmiştir. Kanunun m. 3/f.1 -bend (l) ile tüketici işlemi tanımlanmış, bu tanıma göre, Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak açıklanmış, yine (k) bendinde ise tüketici ise ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak düzenlenmiştir. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde tüketicinin, "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi"; tüketici işleminin, " Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Kanun'un 73/1 fıkrasında da tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu hüküm altına alınmıştır.
6502 sayılı Kanunun, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamaların tüketici mahkemelerinde çözümünü öngören 73. maddesi hükmü ile, “Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile diğer kanunlarda düzenleme olması bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun göreve ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğini” düzenleyen 83/2. maddesinin açık hükmü nedeniyle somut uyuşmazlığa bakma görevi tüketici mahkemelerinin görev alanına girmiştir.
Hisse senedi aidiyeti, mülkiyeti kaynaklı açılan davada davacı tarafın davalı şirkete ortak olmadığı, gerek borsa ortamında gerekse de fiziki şirketlerden alınan hisse senedi lot tahvil vb kar ve yatırım amaçlı tasarruf vasıtalarının temini Yargıtay a göre anonim şirket ve diğer taraf arasında tüketici işlemidir.
Yargıtay ... Hukuk Dairesi Esas No: ... Karar No: ...
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davaya bakmaya Tüketici Mahkemesinin görevli olması nedeni ile, davanın göreve ilişkin dava şartı bulunmadığından HMKnın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE,
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
Kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde veya kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine, yasal süre içerisinde başvuru yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına,
HMK 331/2 maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
Mahkememiz görevsizlik kararı sonrasında görevli ve yetkili mahkemede yargılamaya devam edilmemesi halinde bu husus belirtilerek mahkememize başvurulması halinde harç ve yargılama giderleri konusunda mahkememizce karar verilmesine,
Dair; evrak üzerinden yapılan inceleme neticesinde tarafların yokluklarında,
Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/09/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı