T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/479 Esas
KARAR NO: 2023/777
DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/09/2020
KARAR TARİHİ: 25/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, davalıya ait Bodrum'da bulunan otelinin yangın algılama ve acil çağrı sistemi işini yaptığını, taraflar arasında 13/06/2018 tarihli sözleşme ile işin esaslarının kararlaştırılarak teklif ile yaklaşık miktar ve birim fiyatların belirlendiğini, işin başlamasından sonra, eksik projeler ve projeye uygun olmayan mimariden kaynaklı ilave işlerin ortaya çıktığını, ilave binaların yapılarak sisteme dahil edildiğini, ayrıca oteli su bastığı için sistemin hasar görmesi nedeni ile yenilenmesi gibi davalıdan kaynaklanan sebeplerle de ilave işler yapıldığını, müvekkilinin yaptığı toplam iş miktarı karşılığı hak edişlerinin KDV hariç 99.105,49 Usd ve 148.700,00 TL olduğunu, davalının 50.000,00 Usd ve 50.000,00 TL ödeme yapması nedeni ile kalan hakediş bedelinin 49.105,49 Usd ve 98.700,00 TL olduğunu, 20/08/2019 tarihli ihtarname ile kalan bedelin 3 iş günü içerisinde ödenmesinin teşvik belgesi var ise gönderilmesinin, aksi taktirde tüm hakediş miktarları üzerinden KDV eklenmek suretiyle düzenlenen faturanın tebliğ edileceğinin ihtar edildiğini, ihtarnamenin 21/08/2019 tarihinde tebliğ edilmesi ve ödeme yapılmaması nedeni ile davalının 25/08/2019 tarihinde temerrüte düştüğünü, ancak teşvik belgesini müvekkilene gönderdiğini, bu nedenle KDV'den istisna olarak yapılan işin faturası düzenlenerek 14/10/2019 tarihli ihtarname ile davalıya tebliğ edildiğini, davalının 18/10/2019 tarihli ihtarname ile faturaları iade ettiğini, amacının alacağı sürüncemede bırakmak olduğunu, dava konusu işin 09/07/2019 tarihinde davalıya teslim edilip davalının bir sezon boyunca kullandığını, Bodrum... Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)... değişik iş sayılı dosyasında verilen 17/08/2020 tarihli bilirkişi raporunda; kullanılan malzemelerin teklif içeriğinde tanımlanan malzemeler ile aykırılık taşımadığı, kabul tutanağı zamanında sistemin çalışır olduğunun belirtildiği, sonraki süreçte meydana gelen arızaların yükleniciden kaynaklı olmayan sebeplerden dolayı oluştuğu, teklif projesi ve uygulama alanları incelendiğinde, teklifte belirtilmeyen ekstra yapıların da uygulama çerçevesine dahil edildiği, işverenin talebi üzerine işin hacminin büyük oranda arttığı, teklif ve hakkediş arasındaki adet farklarının bu sebepten kaynaklandığının belirtilerek toplam yapılan iş bedelinin gecikme ve yasal faizleri ile KDV hariç 99.105,49 Usd ve 148.700,00 TL olarak tespit edildiğini, sözleşme hükmü gereği müvekkilinin 50.000,00 Usd bedelli teminat senedi düzenlenleyip davalıya teslim ettiğini, sözleşme konusu işin tamamlanmasına rağmen davalının bu senedi de henüz iade etmediğini, zorunlu arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını bildirmiş, 49.105,49 USD'nin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden; temerrüt tarihi olan 25/08/2019 tarihinden itibaren devlet bankalarının USD için açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile ve 98.700,00 TL'nin 25/08/2019 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline, davalıya verilen 50.000,00 USD bedelli teminat senedinin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki 13/06/2018 tarihli sözleşme ve ekindeki teklif ile sözleşme bedelinin, teklifte belirtilen ürünlerin alınması karşılığında 50.000,00 Usd ve 50.000,00 TL olarak belirlendiğini, ürün ve üst denetçi hizmetinin USD üzerinden, işçilik hizmetinin ise TL üzerinden kararlaştırıldığını, sözleşmenin eki olan teklif bölümünde bedelin çok daha ayrıntılı olarak belirtilip tarif edildiğini, buna göre bedel 50.000 Dolardan 75.985 Dolara ve 50.000 TL’den 99.530,00 TL’ye çıkarıldığını, müvekkilinin sözleşmenin 5. maddesine göre 26/06/2018 tarihinde 50.000,00 Usd ve 16/11/2018 tarihinde de 50.000,00 TL ödeyerek işin tamamlanma aşamasına kadar olan tüm vecibelerini yerine getirdiğini, buna karşılık yüklenici teklif metninin a bölümündeki 14 ve 15. maddelerini neredeyse hiç yerine getirmediğini, ayrıca c işçilik bedelinden indirim hesaplanması gerektiğini, maxlogic akıllı adresli kontak izleme modülünün 1 girişli 269 adet olması gerekirken 251 adet eksik imal edildiğini, bu nedenle hak edişden 10.165,50 Usd'nin tenzil edilmesi gerektiğini, ipli acil çağrı butonunun 269 adet olması gerekirken 266 adet eksik imal edildiğini, bu nedenle teklif metnindeki hak edişden 11.970,00 Usd tenzil edilmesi gerektiğini, dedektör, buton, siren montaj aksesuarları ve elektriksel alt yapı malzemeleri yönünden 33.605,00 TL işçilik bedelinin davacının eksik imalatları nedeni ile hak ediş bedelinden tenzil edilmesi gerektiğini, 13/11/2019 tarih ihtarname ile eksik imalat ve işçiliğin davacıya bildirildiğini, davacının işi süresinde bitirmeyerek müvekkilini zarara uğrattığını, sözleşme süresinin ön ödemenin yapılmasına müteakip iki ay olarak belirlenmesine rağmen cevap dilekçesinin yazıldığı tarihe kadar halen işin eksik olduğunu ve tamamlanmadığını, bu nedenle cezai şart nedeni ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, davacının işi eksik bırakmasına rağmen hak edişlerini abartarak fahiş bir hesaplama çıkardığını, hazırladığı hak edişlerde yaptığı işi ve malzemeyi iki katına çıkarması nedeni ile davacının yanılma payını %100’e çıkardığını, bu durumun iyi niyetli, kabul edilebilir ve bilimsel olmadığını, hak edişlerle ilgili mutabakat yapılmadığını, 18/10/2019 tarihli ihtarname ile cevap verilerek davacının kestiği faturalarının kabul edilmediğini ve iade edildiğini, 13/11/2019 tarihli ihtarname ile eksik işleri davacıya bildirdiklerini, değişik iş dosyasındaki delil tespitine itiraz ettiklerini, bu dosyada eksik imalatların belirtilmediğini, davacıya göre işin teslim tarihinin 09/07/2019 olmasına rağmen delil tespiti tarihinin 19/11/2019 olduğunu, raporda gecikme nedeni ve gecikmedeki cezai şarta hiç yer verilmediğini, bilirkişilerin düzenlediği raporun teknik ve hukuki açıdan herhangi bir geçerliliğinin bulunmadığını, bilirkişinin tespit raporunda varsayıma dayalı, bilimsel teknikten uzak bir yaklaşım içine girdiğini, baştan savma, tespit dilekçe ve ekine göre oluşturulan raporun hatalı olduğunu, yapılan işteki eksiklikler ve minimum 317 günlük gecikme nedeni ile davanın haksız ve yersiz olduğunu bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı taraf, taraflar arasında varlığı ve içeriği uyuşmazlık konusu olmayan 13/06/2018 tarihli sözleşme uyarınca yüklendiği eseri eksiksiz tamamlayıp davalı şirkete teslim ettiği, işe başladıktan sonra eksik projeler nedeniyle ve projeye uygun olmayan mimariden kaynaklanan ilave işler yaptığı, toplam iş bedelinin 99.105,49 Usd ve 148.700,00 TL olmasına rağmen davalı tarafça 50.000,00 Usd ve 50.000,00 TL'lik ödeme yapıldığı, işin süresinde bitirilmemesinin kendi kusurundan kaynaklanmayıp, davalı taraftan kaynaklanan sebepler ile davalı tarafın işi durdurmasından kaynaklandığı, yapılan işte meydana gelen arızaların kendisinden kaynaklanmadığı, sözleşme nedeniyle davalıya verdiği teminatın işin tamamlanıp teslim edilmesine rağmen kendisine iade edilmediği gibi ödeme dışında kalan alacağının ödenmediği iddiasındadır. Davalı taraf ise; teklif metnindeki bazı işlerin yapılmadığını, bu nedenle yapılmayan işler yönünden yapılan bedel indiriminden sonra ödenmesi gereken bir bedel bulunmadığını, davacının işi süresinde bitirmediğini, davacının hak edişlerini abartılı olarak yaptığını, hak edişler nedeniyle mutabakat yapılmadığını, faturaların iade edildiğini, delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporunda birçok eksik işin tespit edildiğini, 50.000,00 Usd'lik ve 50.000,00 TL'lik ödemelerle sözleşme gereği yapılması gereken ödemelerin tamamlandığını, davacı tarafa borçlarının bulunmadığını iddia etmiştir.
Davacı tarafın iddiaları ve davalı tarafın savunmalarına göre taraflarca dosyaya sunulan ve bildirilen yazılı delil ve belgelerin toplanıp, tarafların bildirdikleri tanıkların dinlenmelerinin ardından, davanın niteliği ile anlaşmazlık konularına göre; davalı şirkete ait işyerinde, davacı tarafça yapılan işin uzman bilirkişiler tarafından incelenerek alınacak raporla uyuşmazlığın çözümünün mümkün bulunduğu dikkate alınarak, talimat yolu ile keşif yapılması ve bilirkişi raporu alınarak uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmiştir.
Davacı tanığı ...; davaya konu işin yapımı sırasında ilave işler çıktığını, su basma olaylarının olması nedeniyle cihazlar zarar gördüğünden cihaz değişimi yapıldığını, eksik imalatların zamanla giderildiğini, davacı tanığı ...; davaya konu iş nedeniyle danışmanlık hizmeti verdiğini, davaya konu işin keşif projesini hazırladığını, otelin çok büyük olması nedeniyle keşif projesi ile sahadaki durumun birbirini tutmadığının ortaya çıktığını, bunun üzerine ilave malzemelerin geldiğini, işin başlamasından sonra müşterilerin rahatsız olmaya başladıklarını, bunun üzerine işin durdurulduğunu, sezon bittikten sonra işin tamamlanacağının söylendiğini, sezon bitiminden sonra yeniden otele gittiklerini, çalışmaları yapıp sistemi devreye aldıklarını, söylenen eksiklikleri tamamladıklarını, bir kaç kez yapmalarına rağmen sistemin arızalandığını ve her seferinde yeniden yaptıklarını, bu arada malzemelerin su aldığını, hatta bazı malzemelerin oksitlenip kısa devre yaptığını tespit ettiklerini, yapılan bütün işleri otel yönetiminde görevli mimar teknik müdürün bilgisi, gözetimi ve iletişimi ile yaptıklarını, projede olmayan yerler için anlaşma yapmak istediklerini, davalı tarafın siz yapın, biz sizi üzmeyeceğiz dediğini, ortaya çıkan fiyat farkını yetkililere sunduklarını, davalı tarafın her cevaplamada yavaş kaldığını ve işi bitirmek için baskı yaptığını, sözlü anlaşmaya varılması üzerine yeniden malzemeler alınarak işin yapıldığını, davalı tarafla anlaşmaları yaparken önden verilen taslak proje için işin sonunda artan azalan duruma göre hesaplaşma konusunda anlaştıklarını, her hangi bir eksik malzeme kullanmadıklarını, ipli çağrı sisteminin davalı tarafça sözleşmeden çıkarıldığını, bu konuda yazılı anlaşma yapılmadığını, davacı tanığı ...; davacı şirketin malzeme aldığı şirkette çalıştığını, davacının kurulum talep ettiğini, kurulum için kendisininde otele gittiğini, ilk gidişlerinde işin büyük bir bölümünü hallettiklerini, otelin bir bölümünün tadilat halinde olması nedeniyle işi bitiremediklerini, bir süre ara verdiklerini, daha sonra davacının kuruluma devam etmelerini istediğini, gittiklerinde daha önce kurdukları cihazların yalıtımdaki hasarlar nedeniyle suya maruz kaldığını ve cihazların hasar gördüğünü tespit ettiklerini, bozulan cihazları davacı tarafın temin ettiğini ve yeni gelen cihazları kurup, işi tamamen bitirdiklerini, ardından otel teknik personeline kullanma eğitimi verdiklerini ve otelden ayrıldıklarını, davacı tanığı ...; 2019 yılında davalı şirketin mekanik işlerini yaptığını, o süre zarfında davacı şirket yetkilileri ve çalışanları ile tanıştığını, işini bitirip çıktığını, davacı şirketin çalışmaya devam ettiğini, davacının ilave işler yaptığını, davalı tanığı Hasan Geleş; davalı şirkette 16 yıl mimar ve proje müdürü olarak çalıştığını, davalı şirket tarafından işletilen ... Bodrum adlı otelde yangın algılama ve ihbar sisteminin yapılacak olması nedeniyle değişik firmalardan teklifler aldıklarını, teklif veren firmaların keşif yaparak rapor hazırlayıp teklifte bulunduklarını, davacı şirketin teklifinin uygun gelmesi nedeniyle davalı şirketle anlaşıldığını, davacının yapılacak işleri tam olarak teslim etmediğini, buna rağmen işin sonunda fiyatı %100 oranında artırdığını, takılması gereken bir kısım duman dedektörleri ve ipli çağrı cihazlarının sözleşmede belirlenen miktarda takılmadığını, işlerin ayıplı ve eksik olarak yapılması ile ilgili bir tespit yaptırılmadığını, ancak işlerin eksiksiz alındığına dair taraflar arasında herhangi bir tutanak düzenlenmediğini, işin yapılacağı yer otel olduğu için sezon başında sistem çalıştırılmak istendiğinde sistemin çalışmadığının anlaşıldığını, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre fiyat artışı olması halinde bunun ödenebilmesi için taraflar arasında yazılı bir mutabakat yapılması gerekmesine rağmen böyle bir mutabakat yapılmadığını, davalı tanığı ...; davalı şirketin teknik müdürü olup, 2010 yılından beri şirkette çalıştığını, davacı şirketin yapacağı iş için sezon içinde gelip keşif yaptığını ve işin maliyetini çıkararak teklifte bulunduğunu, sezon kapandığında işlerin yapılması ile ilgili olarak çalışmalara başladığını, ancak işin bitiminde davalı şirkete ayrıca fazladan maliyet çıkardığını, ancak davalı şirket tarafından maliyetin kendileri tarafından belirlendiğinin bu nedenle daha fazla ödeme yapılamayacağının belirtildiğini, davacı şirketin işi tam olarak çalışır vaziyette teslim edemediğini, iş bitiminde fazla maliyetin davacı tarafın yaptığı keşifteki eksiklikten kaynaklandığını, iki şirket arasında fazla ödemeye ilişkin sözleşme uyarınca herhangi bir yazılı mutabakat yapılmadığını bildirmişlerdir.
Davaya konu işin yapıldığı, davalıya ait otelde bilirkişiler aracılığıyla yapılan keşif ve inceleme sonrasında bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor ve ek raporlarda; dosyada toplanan deliller, taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme ve davaya konu işin yapıldığı otelde yerinde yapılan incelemeler sonucu; sözleşmenin 3. maddesinde ön ödemenin gerçekleştiği tarihten itibaren 60 gün içinde işin tamamlanacağının planlandığını, ancak işin davalı şirkete tesliminin, yangın sistemi markasının servisi olan Teksis görevlisi tarafından 09/07/2019 tarihli servis formu ile gerçekleştirildiğini, davaca tarafça sözleşme kapsamında yapılan yangın ve gaz algılama sisteminin geçmiş turizm sezonunda kullanılmış olduğunun anlaşıldığını, sözleşme kapsamında davacı tarafça 55.531,62 Usd'lik malzeme kullanılıp, 65.860,00 TL bedelli işçilik yapıldığını, sözleşmede yazılı iş kalemleri ile yapılmış ilave işlerin 30.155,79 Usd'lik malzeme kullanılarak, 38.400,00 TL bedelli işçilikten oluştuğunu, bunun yanında sözleşmede tanımlı olmayan ve ilave yapılan imalatların yüklenici karı ve KDV hariç olmak üzere piyasa rayiç bedeline göre 10.110,00 Usd'lik malzeme ve 6.884,00 TL tutarındaki işçilik bedelinden oluştuğunu, son hak ediş raporunda 14 ve 15. maddedeki malzemelerin mal bedellerinin tenzil edildiğini, kullanılmayan malzemenin işçilik bedellerininde tenzil edilmiş olduğunu, fatura ve hak ediş konularında taraflar arasında yapılmış bir mutabakatın bulunmadığını, davacı tarafça yapılan yangın alarmı, gaz alarmı ve yangın bölme kapı tutucularının davalı şirkete teslim edilip, davalı tarafından kullanıldığının tespit edildiğini, işin sözleşmede kararlaştırılan sürede teslim edilmediğini, işin yapıldığı tarihte otelin açık olup, müşterilerin bulunduğunu ve çalışmaların gürültüsüz yapıldığının anlaşıldığını, taraflar arasındaki yazışmadan otel yönetiminin bilgisi dahilinde müşterilen otelde bulunması nedeniyle işin durdurulmuş olduğunun anlaşıldığını, işe 05/10/2018 tarihinde başlanacağının davacıya bildirildiğini, bu yazışmalardan tarafların iş programını karşılıklı olarak ayarladıkları kanısına varıldığını ve teslime kadar olan sürede tarafların iş süresi konusunda bir anlaşmazlık içinde olmadıklarının anlaşıldığını, davacının, dava konusu yaptığı sözleşme kapsamında yapılan işler ile sözleşme dışı yapılan ilave işlerin malzeme bedelinin toplam 95.797,41 Usd, işçilik bedelinin ise 111.144,00 TL olup, davalı tarafından 50.000,00 Usd malzeme bedeli ve 50.000,00 TL işçilik bedeli ödenmesi nedeniyle davacının bakiye alacağının, 45.797,41 Usd malzeme bedeliyle, 61.144,00 TL işçilik bedelinden oluştuğunu bildirmişlerdir.
Toplanan tüm deliller, dosya kapsamı, davanın niteliği, dinlenen taraf tanıklarının yeminli beyanları ve mahkememizce usul, yasa ve dosya kapsamına uygun görülen hükme ve denetime elverişli nitelikteki bilirkişi rapor ve ek raporları ile; davalı şirketin işletiminde olan Bodrum'daki otelin yangın ve gaz alarmı ve yangın bölme kapı tutucularının yapılması amacıyla taraflar arasında varlığı ve içeriği uyuşmazlık konusu olmayan 13/06/2018 tarihli sözleşmenin yapıldığı, sözleşme ile davacının yüklenici sıfatıyla, sözleşmeyle çerçevesi belirlenen işi yapıp, teslim etmeyi, bunun karşılığında davalının belirlenen bedeli ödemeyi taahhüt ettiği, sözleşmede işin yapım süresinin belirlenmesine rağmen bu süre içinde tamamlanmadığının her iki tarafın kabulünde bulunduğu, ancak dinlenen tanık beyanları yanında özellikle bilirkişi raporunda bu konuda yapılan tespit ve değerlendirmeler ile davalı tarafın işin geç teslim edilmesi nedeniyle rahatsızlığını, şikayetini veya taleplerini bildiren hiçbir ihtarname ve yazılı bildirimde bulunmadığı, otelde müşterilerin bulunması nedeniyle işin yapımının sezon bitimine kadar davalı tarafça durdurulduğu, taraflar arasında yapılan yazışmalarla işin yapım süresinin taraflarca karşılıklı ve rızaya dayalı olarak uzatıldığı anlaşılmakla davalı tarafın bu konudaki iddiasında haklılık bulunmadığı, bunun yanında davalı tarafça işin eksik ve ayıplı yapıldığı iddia edilmiş ise de, davalı tarafın bu konuda davacıya hiçbir yazılı bildirimde ve ihbarda bulunmadığı gibi gerek bilirkişi raporunda yapılan tespit ve değerlendirme ve gerekse dinlenen tanık beyanları ile bilirkişi raporunda belirlenen bir kısım malzemenin sistemde eksik kullanıldığı anlaşılmış ise de, bu durumun sistemin çalışmasına engel olur nitelikte olmadığı ve işin tamamlanarak davalı tarafa teslim edildiği, davalı tarafın bir sezon boyunca sistemi kullandığı, sonradan ortaya çıkan arızaların binada su sızmasıyla ilgili olup, sistemden veya davacı tarafça kullanılan malzemelerden veya işçilik hatasından kaynakladığına dair davalı tarafın hiçbir tespit işlemi yaptırmadığı, ihbar ve ihtarname ile bir bildirimde bulunmadığı, bilirkişi raporunda ve tanık beyanında bu durumun binanın yalıtımından kaynaklandığının belirtildiği birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafın, sözlemeye konu işi tamamlayarak sistemin çalışmasına engel olmayacak nitelikte birkaç küçük eksikle davalıya teslim ettiği, davalı tarafından bir sezon kullanıldığı, işin sözleşmede belirlenen süresinin uzamasının tarafların karşılıklı rızaları ile belirlendiği, buna göre davalı tarafın işin bedelinin bir bölümünü ödememesine gerekçe gösterdiği ayıplı ve eksik imalat yapılarak işin süresinde yapılmaması nedeniyle zarara uğradıkları iddiasında haklılık bulunmadığı gibi, bilirkişi raporunda davacının düzenlendiği faturalarda eksik malzemelerin ve buna bağlı işçilik bedellerinin faturaya dahil edilmediği ve bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamaların eksik yapılan işler dikkate alınmaksızın yapıldığı göz önünde tutulduğunda davacının alacağından takas ve mahsubu gerektirecek eksik ve ayıplı imalat ve işin süresinde yapılmamasından kaynaklanan davacı zararının bulunmadığı, bilirkişi raporunda ayrıntıları ve gerekçeleriyle belirlendiği üzere sözleşmede yapılacak işin hacmi belirlenmiş olmasına rağmen otel binasının fiziki koşulları itibariyle davacı yüklenicinin sözleşmede tanımlı olan işler yanında yine tanımlı olup, ancak sözleşmede eksik bırakılan ve sistemin tamamlanması için yapılması zorunlu olan ilave işlerin yapılması yanında ayrıca sözleşmede tanımlı olmayan ve davacı tarafın istemi ve tarafların sözlü anlaşmaları ile aynı iş çerçevesinde sözleşme dışı ilave işlerin yapıldığı, bilirkişilerin yapılan işin niteliğine göre sözleşmede tanımlı olan işler için yaptıkları hesaplamanın sözleşme fiyatlarına göre belirlenip, sözleşme dışı ilave yapılan işler yönünden ise yüklenici karı ve KDV dahil olmaksızın piyasa rayiçlerine göre yaptıkları hesaplamanın usul ve yasaya uygun olduğu, buna göre sözleşmede tanımlı yapılan işler için 55.531,62 Usd'lik malzeme, 65.860,00 TL'lik işçilik, sözleşmede tanımlı yapılan ilave işler için 30.155,79 Usd'lik malzeme, 38.400,00 TL'lik işçilik, sözleşmede tanımlı olmayan ilave işler için 10.110,00 Usd'lik malzeme ve 6.884,00 TL'lik işçilik bedelinden oluşan davacı alacağının toplam 95.797,41 Usd malzeme bedeliyle, 111.144,00 TL işçilik bedeli olup, davalı tarafça 50.000,00 Usd malzeme bedelinin ve 50.000,00 TL işçilik bedelinin ödendiğinin taraflar arasında tartışmasız olmasına göre davacının kalan alacağının 45.797,41 Usd malzeme bedeli ile 61.144,00 TL işçilik bedeli olduğu anlaşılmakla, davanın bilirkişi raporunda belirlenen alacak miktarları üzerinden kısmen kabulüne, davacı tarafın fazlaya ilişkin isteminin reddine, davacı tarafça, davalı tarafa davaya konu 13/06/2018 tarihli sözleşmenin teminatı olarak verilen 22/06/2018 keşide tarihli ve 50.000,00 Usd bedelli teminat senedinin, davacının sözleşmedeki edimlerini yerine getirmesi nedeniyle davacıya iade edilmesi gerekmesine rağmen davalının senedi iade etmediği anlaşılmakla, teminat senedinin davacıya iadesi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
tarafların tacir olup, yapılan işin ticari nitelikte bulunması nedeniyle yabancı para alacağı için 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesinde belirtilen mevduat faizi, Türk Lirası alacağı için avans faizinin talep edilmesinin yasal normlara uygun olup, davacı tarafın, davalıya keşide ettiği 20/08/2019 tarihli ihtarname ile alacağını talep edip ödeme için verilen üç gün süre yanında ihtarnamenin davalıya 21/08/2019 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu göz önünde tutulduğunda, davalının 25/08/2019 tarihinde temerrüte düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren asıl alacağa faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
a-45.797,41 Usd alacağın 25/08/2019 tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının Usd ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiziyle birlikte tahsili ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-61.144,00 TL alacağın 25/08/2019 tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek avans faiziyle birlikte tahsili ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-Davanın KISMEN REDDİ ile;
Davacı tarafın, 3.308,08 Usd alacak ile 37.556,00 TL alacaktan oluşan fazlaya ilişkin istemlerinin REDDİNE,
2-Davacı tarafça, davalı tarafa davaya konu 13/06/2018 tarihli sözleşme uyarınca verilen, keşidecisi davacı şirket, lehtarı davalı şirket, keşide tarihi 22/06/2018 olup, 50.000,00 Usd bedelli teminat senedi niteliğindeki teminat senedinin davacıya iadesi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 53.644,21 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 14.446,82 TL harcın indirilmesiyle geriye kalan 39.197,39 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 14.446,82 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davanın kabul edilen bölümü için davacı yararına A.A.Ü.T.'nin 13 (1) maddesi uyarınca takdir edilen 115.675,05 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davanın reddedilen bölümü için davalı yararına A.A.Ü.T.'nin 13 (1) maddesi uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinden oluşan yargılama giderinin davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması nedeni ile 13/14 'ünün karşılığı olan 1.225,71 TL'nin davalıdan, 1/14'ünün karşılığı olan 94,29 TL'nin davacı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
8-Davanın kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle davacı tarafça yapılan 54,40 TL başvurma harcı, 104,00 TL on altı adet elektronik tebligat gideri, 181,00 TL tebligat gideri, 2.464,20 TL müzekkere posta ve keşif ücreti, 1,75 TL kep reddiyatı ile 18.900,00 TL bilirkişi ücretinden oluşan toplam 21.705,35 TL yargılama giderinden 13/14'ünün karşılığı olan 20.154,97 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1/14'ünün karşılığı olan 1.550,38 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafça yapılan 28,00 TL üç adet elektronik tebligat gideri, 38,00 TL tebligat gideri, 60,00 TL posta ücreti, 500,00 TL iki tanık ücretinden oluşan toplam 626,00 TL yargılama giderinden 1/14'ünün karşılığı olan 44,72 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 13/14'ünün karşılığı olan 581,28 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Taraflarca peşin yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/10/2023
Başkan ...
e-imza
Üye...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza