T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/363
KARAR NO: 2023/861
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ: 11/06/2021
KARAR TARİHİ: 09/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 23.12.2019 tarihinde müvekkile ait... plaka sayılı araç kazaya uğradığı,araç davalı sigorta şirketi tarafından ... poliçe numarasıyla kasko poliçesi ile sigortalı olduğu,kaza sonrası sigorta şirketine yapılan başvuru neticesi ... nolu hasar dosyası açıldığıaraç - için görevlendirilen eksper raporuna göre KDV dahil 25.438,77 TL hasar belirlediği, ancak sigorta şirketinin herhangi bir ödeme yapmadığı,alınan uzman görüşü raporuna göre araçta KDV dahil 39.134,30 TL hasar tespit ettiği,servisin KDV dahil 38.573,80 TL fatura düzenleyerek aracı teslim ettiği,davalı sigorta şirketinin bu bedelden sorumlu olacağının, davanın önce STK'ye gittiği önce lehine karar verildiğiancak sonrasında itiraz hakemine giderek karara itiraz edildiği,2 aylık sürede sonuca gidilmediğinden başvuru sahibin yetkili mahkemede talep ve dava hakkı bulunduğu yönünde alınan karar doğrultusunda belirsizlik devam ettiğinden davalının görevlendirildiği eksper raporu,uzman görüş raporu ve tahkim bilirkişi raporu olmak üzere 3 farklı rapor bulunması sebebiyle davayı açma zorunluluğu doğduğunun, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile 10,00 TL bakiye hasar bedelinin 03.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirket vekili cevap dilekçesinde ve özetle ;Müvekkil şirket nezdinde... plaka sayılı araç 25.06.2019-2020 tarih aralığında kasko sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkiline yapılan başvuru üzerine eksper görevlendirildiği, beyan ve kazaya ilişkin kayıtların şüpheli olması sebebiyle başvurunun red edildiğini, sigorta sigorta şirketinden haksız çıkar temin etmeye yönelik aracı kazaya uğratma çalışması neticesinde davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DAVA KONUSU:
Açılan dava, 23/12/2019 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında hasar bedeli maddi tazminatının belirlenmesi ile bunun kasko sigorta kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsil edilip edilemeyeceği hususlarında toplandığı görüldü. 25/04/2023 tarihli makine mühendisi ...'ın bilirkişi raporunda; 23.12.2019 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda olay yerinde taraflar arasında düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağındaki kaza krokisindeki araçların çarpışma konumları ile araçların kaza resimleri dikkate alınarak ve kazaya sebep olduğu iddia edilen... plaka sayılı araç sürücücü ...ve önünde çarptığını iddia ettiği ... plaka sayılı araç sürücüsü ...’in müşterek olarak ve ittifakla imzaladıkları kaza tespit tutanağındaki sürücü beyanları dikkate alınarak tüm dosya teknik olarak irdelenip, incelendiğinde; ... plaka sayılı aracın ön kısımlarıyla,önündeki ... plaka sayılı aracın arka kısımlarına çarpmasıyla araçların duruşa geçtiği iddiası ile kazanın meydana geldiği belirtildiğinin,ancak yukarıda irdelediğim ve fotoğraflar üzerinde gösterdiğim gibi ... plaka sayılı aracın ön motor kaputundaki bükülmelerin önünde hemen hemen aynı yükseklikteki bir araca çarpmasıyla meydana gelemeyeceği ve fizik kuralları gereği davacıya ait... plaka sayılı aracın motor kaputundan önce ön tampon,ön panjur kısımlarında darbe olacağı,davacı aracındaki hasarın benzer şekilde önündeki araçta da hasarın boyutuna göre hasar oluşabilecekken bu yönde bir hasar oluşmaması sebebiyle davacı aracının çarptığı iddia edilen önündeki araç ile hasar boyutunun örtüşmediği,bu nedenlerle kaza tutanağındaki sürücü beyanları ile,araçların çarpışma konum ve şekillerinin uyuşmadığı,araçta oluşan hasar ile kaza arasında ilinti sağlamanın mümkün olamayacağı,dosyaya sunulan davacı tarafından atanan Eksper ... ve STK tarafından atanan eksperin raporlarının aracı tam olarak incelemeden özensiz ve dikkatsizce düzenlendiği anlaşıldığı,hazırladıkları raporların kaza ile ilintili ve uyumlu olamayacağı,düzenlenmiş olan faturanın da kaza ile ilintili olmayacağı,bu nedenlerle davacının maliki oldduğu... plaka sayılı aracın 23.12.2019 tarihinde meydana gelen kazada eksper raporları,araç resimleri,kaza tutanağındaki sürücü beyanları ile kaza krokisindeki araçların çarpışma konum ve noktaları ile tüm dosya teknik olarak incelendiğinde yukarıdaki gerekçelerde belirtildiği üzere,hasar noktası, oluşan hasar,kazanın oluş şekline,fizik kurallarına,yolun geometrik yapısıyla, kaza tespit tutanağı, sürücü beyanları ve araçta oluşan hasar ile uyumlu olamayacağı kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; alınan bilirkişi raporu uyarınca, kaza tespit tutanağı ve araçların aldıkları hasarlar incelendiğinde; ... plaka sayılı aracın ön kısımlarıyla,önündeki ... plaka sayılı aracın arka kısımlarına çarpmasıyla araçların duruşa geçtiği iddiası ile kazanın meydana geldiği belirtildiğinin,ancak ... plaka sayılı aracın ön motor kaputundaki bükülmelerin önünde hemen hemen aynı yükseklikteki bir araca çarpmasıyla meydana gelemeyeceği ve fizik kuralları gereği davacıya ait... plaka sayılı aracın motor kaputundan önce ön tampon,ön panjur kısımlarında darbe olacağı,davacı aracındaki hasarın benzer şekilde önündeki araçta da hasarın boyutuna göre hasar oluşabilecekken bu yönde bir hasar oluşmaması sebebiyle davacı aracının çarptığı iddia edilen önündeki araç ile hasar boyutunun örtüşmediği,bu nedenlerle kaza tutanağındaki sürücü beyanları ile,araçların çarpışma konum ve şekillerinin uyuşmadığı,araçta oluşan hasar ile kaza arasında ilinti sağlamanın mümkün olamayacağının değerlendirildiği, haksız fiilin koşulu olan illiyet bağının zarar ile fiil arasında kurulamayacağının mahkememizce değerlendirilmesi sonucunda açılı davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 269,85- TL karar ve ilam harcının harcından evvelce alınan 59,30TL TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 210,55 TL karar ve ilam harcının DAVACIDAN TAHSİLİ HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine,
3-Davacı tarafından yatırılan başvuru harcı ile yukarıda mahsubuna karar verilen harcın ve ayrıca davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılan kısmın DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Davalı sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 10,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,
5-Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucuya ödenmesi halinde, bu ücretin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yokluğunda davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 09/11/2023
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza