T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/400 Esas
KARAR NO: 2023/146
DAVA: Tazminat (Kasko Sigortasından Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ: 29/06/2021
KARAR TARİHİ: 09/03/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigortası ile sigortalı ... plakalı müvekkiline ait aracın 25.01.2021 tarihinde gerçekleşen trafik kazası neticesinde yüksek maddi hasara uğradığını, müvekkiline ait bu aracın kaza tarihi itibarı ile davalı sigorta tarafından... nolu poliçe numarasıyla kasko sigortalı olduğunu, kasko poliçesi gereği davalı yana hasarın tazmini için başvuruda bulunulduğunu, davalı sigorta tarafından... nolu hasar dosyasının açıldığını, %20 lik kısmının ödenmek istendiğini, müvekkili tarafından bu önerinin kabul edilmediğinden zarar tanziminin gerçekleşmediğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini, sonuç alınamadığını bildirmiş, şimdilik 100,00-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile yargılama giderleri ile arabuluculuk vekalet ücret ve dava vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça kasko poliçesine ve aldırılan ekspertiz raporuna dayalı olarak açılan davanın kesinlikle belirsiz alacak davası kapsamına ve tanımına girmediğini, taraflar arasında kusur ihtilaflı bir husus olmadığını, davanın konusunu teşkil eden hasar bedeli ile ilgili davacı taraf davasını aldırdığı bir eksper raporuna dayandırdığını ve araçta oluşan hasarın 35.000 TL olarak tespit edildiğini dilekçesinde açıkça beyan etttiğini, davacının talebi artık kendisi yönünden belirli ve en azından belirlenebilir iken bu şekilde açıkça kabul ve ikrar edildiği gibi davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasını kesinlikle kabul etmediklerini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığından açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini, usuli açıdan davaya konu araç üzerinde mevcut kasko poliçesinde yazılı olduğu üzere Dain-i mürtehin sıfatıyla Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi'nin rehin hakkı bulunduğundan, davacı tarafın aktif husumet noksanlığı nedeniyle reddi gerektiğini, kasko poliçesi gereği yanlış muafiyet uygulaması doğrultusunda davacının aracı uzun süreli ...Kargo firmasına kiraladığı, ruhsatında da logosunun işlendiği, bu kapsamda %80 muafiyet uygulanması gerektiğini, davacının bu rakamı kabul etmediğini, kendisini temerrüte sebebiyet verdiğini, talep edilen hasar miktarı yönünden, davacı yanın dava dilekçesine konu ettiği ve asıl talep ettiği anlaşılan hasar miktarı da fahiş ve gerçek zararı yansıtmaktan uzak olduğunu, taraflar arasında akdedilen mevcut kasko poliçesi gereğince davacı tarafça yapılan hasar başvurusu üzerine müvekkil sigorta şirketince açılan hasar dosyasında toplanan delil ve belgeler, kasko poliçesinde hüküm altına alınan şartlar, kloz ve muafiyetler, aracın özellikleri ve geçmişi dikkate alınarak Sigortacılık Kanunu 22. maddesi uyarınca aldırılan yasal delil değeri taşıyan ekspertiz raporu ile aracın riziko tarihi itibariyle toplam hasar bedeli parça ve işçilik kalemleri 31.355,93 TL olarak belirlendiğini ve tespit edilen bu gerçek hasar bedeli üzerinden %80 muafiyet düşülerek davacıya ödenmek istendiğini ancak davacının bu rakamı kabul etmeyerek ve kendisine ödeme yapılabilmesi için iban bilgilerini de vermeyerek müvekkilinin ödeme yapmasına engel olduğunu, bu anlamda ayrıca alacaklının temerrüdü şartları da oluştuğunu, müvekkili sigorta şirketinin temerrüdünden ve dava açılmasına sebebiyet verilecek herhangi bir tutum ve davranıştan söz edilmesinin mümkün olmadığını bildirmiş, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Taraflar arasındaki ihtilaf, 25/01/2021 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedelinin belirlenmesi ile bunun kasko poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsil edilip edilemeyeceği hususlarında toplanmaktadır.
Davalı sigorta şirketinden dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak hasar dosyasının bir sureti getirtilerek dosyamız arasına eklenmiş, incelenen 25/01/2021 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağının düzenlendiği, ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde geçerli kasko poliçesi ile sigortalı olduğu belirlenmiştir.
Dosyaya verilen 23/02/2022 havale tarihli heyeti bilirkişi raporunda, 25.01.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu ... plaka sayılı araçta değişmesi gereken yedek parça toplamının 23.505,94 TL olacağını, işçiliklerin toplamının 7.850,00 TL olmak üzere toplam hasar bedelinin KDV hariç 31.355,94 TL olabileceğini, sigortalı aracın ...Kargo şirketinde nakliye aracı olarak kullanıldığının beyan edildiğini, davacı ile kargo şirketi arasında akdedilen kargo taşıma sözleşmesine göre sigortalı aracın ticari olarak kullanıldığını, hususi araç olarak kullanılmadığının anlaşıldığını, sigortalı aracın ticari olarak kullanılması halinde poliçede yazılı %80 muafiyet indirimi uygulanacağına dair özel şarta göre, davacı sigortalıya ödenecek sigorta tazminatının hesaplanan hasar bedelinin %20'si olacağını, davalı sigorta şirketi 04.03.2021 tarihli yazısı ile ekspertiz sonucu tespit edilen hasar bedelinden %80 oranında muafiyet düşülerek sigorta tazminatı ödeneceğini davacıya bildirdiğini, hesaplanan sigorta tazminatı 04.03.2021 tarihinde muaccel olduğunu, sigorta sözleşmesinden doğan ihtilaflarda ticari faiz talep edilebileceğini,... plaka sayılı aracın meydana gelen trafik kazası sonucu araçtaki toplam hasar bedelinin KDV hariç 31.355,94 TL veya KDV dahil 37.000,01 TL tutarında olabileceği görüş ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Davacı vekilince bilirkişi raporuna itiraz edilerek indirim klozu uygulamasının hatalı olacağını, zaten davacı aracının poliçe kurulmadan önce de tacir vasfından ticari kayıtlı olduğunu, poliçe kurulduğu sırada dahi ... Kargo A.Ş hizmetinde olduğunu, bunun bir kiralama işi olmadığını, davacının iş sözleşmesi ile kendisi veya çalışanı tarafından kullandığını, bunun kargo hizmet sözleşmesinde de yer aldığını, kiralamadan söz edilemeyeceğinden %80 muafiyet klozu uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, poliçe kurulduğunda da davalı sigortalının bilgisi olduğunu, o sırada zaten araçta kargo, logo ve işaretlerin yer aldığını ve sigorta şirketinin yükümlülüğünü azaltmak için bu savunmaları ileri sürdüğünü iddia ederek ek rapor talebinde bulunmuştur.
Davacı vekilinin itirazı ve taraf vekillerinin beyanları gereği bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, alınan ek raporda özetle; davacıya ait sigortalı aracın ticari olarak kullanıldığını, kasko sigorta poliçesi özel şartına göre sigortalı aracın ticari olarak kullanılması halinde hesaplanan hasar bedelinden %80 oranında muafiyet indirimi yapılacağı kararlaştırıldığını, hesaplanan 37.000,01-TL hasar bedelinden %80 indirim yapılması halinde ödenecek sigorta tazminatının 7.400,00.-TL olacağını, hesaplanan sigorta tazminatının 04.03.2021 tarihinde muaccel olduğunu, temerrüt faizinin ticari faiz olabileceği görüş ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Davacı vekili 11/11/2022 havale tarihli harcı yatırılan bedel arttırım dilekçesi ile 37.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsilini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretiyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile dava dışı sürat kargo arasında hizmet sözleşmesi bulunduğu, taraflar arasında düzenlenen kasko poliçesinde sigortalı aracın davacı tarafından kendisinin kullanımında olduğunun beyan edildiği, ancak davaya konu meydana gelen kazada araç kullanan kişinin davacı dışında bir kişi olduğu, bu kişinin davacının çalışanı olmadığı, davacı sigortalının poliçe ve teminatları konusunda aydınlatma yükümlülüğünün yapılmadığı durumda 14 gün içerisinde sigorta poliçesine itiraz etme hakkı bulunduğu, itiraz etmediği takdirde sigorta sözleşmesinin poliçe de yazılmış şartlarda yapılmış sayılacağı, davacının 14 gün içinde itiraz ettiğine dair herhangi bir iddia ya da belge ileri sürülmediği, bu durumda sigorta poliçesinin mevcut şartlarda davacı yönünden bağlayıcı olduğu aydınlatma yükümlülüğünü ihlal etmesinden dolayı davalıdan talep hakkı bulunmadığı, davacının aracını kiralamada kullandığı, poliçede yer alan yanlış beyan muafiyeti uygulaması gereği %80 muafiyet klozunun uygulanmasının gerektiği, denetime açık bilirkişi raporu tespitlerine dayanılarak; hasar bedelinden %80 indirim yapılarak belirlenen ödenecek sigorta tazminatının 7.400,00.-TL olacağı anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile, 7.400,00-TL maddi tazminatın 04/03/2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte poliçe limiti dahilinde davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
7.400,00-TL maddi tazminatın 04/03/2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte poliçe limiti dahilinde davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Harçlar Yasası gereğince hesaplanan alınması gerekli 505,49-TL harçtan mahkememiz dosyasında peşin, ıslah ve tamamlama harcı olarak alınan 691,30-TL harçtan mahsubu ile bakiye 185,81-TL harcın talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2.maddesi gereğince hesap ve takdir edilen 7.400,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2.maddesi gereğince hesap ve takdir edilen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan 750,6-TL peşin, ıslah ve tamamlama başvurma harcı, 7 KEP gideri 4,9-TL, 11 tebligat gideri 93,00-TL, 5 müzekkere/posta gideri 140,5-TL bilirkişi ücreti 1.000,00-TL olmak üzere toplam 1.989,00-TL yargılama giderinin davanın kısmen kabulü nazara alınarak 397.80-TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.320,00-TL arabulucu ücretinden 264,00-TL'sinden davalının, 1056,00-TL'sinden davacının sorumlu tutulmak kaydı ile davacı ve davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artanın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/03/2023
Katip ...
e-imza
Hakim...
e-imza