T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/558 Esas
KARAR NO: 2023/233
DAVA: İtirazın İptali (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 15/09/2021
KARAR TARİHİ: 06/04/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili...Sigorta A.Ş. ile dava dışı ...Ticaret A.Ş. arasında 15.05.2019-15.05.2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere kapsam dahilinde meydana gelecek rizikolar için...numaralı Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, davalı borçluların kusuru ve sorumluluğu ile poliçe kapsamında hasar meydana geldiğini, dava dışı sigortalıya yapılan 9.832,10 Euro tutarında ödeme tahsil edilmek üzere İzmir ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi ikame edildiğini, hasarda kusurlu ve sorumlu olanın davalı olduğunu, davaya konu hasar kapsamında alınan ekspertiz raporunda; dava dışı sigortalı... tarafından ''55'' 1x1 Vdeowall_175 Adet_46 Koli_Brüt 8.200,50 kg_Net 6.580 kg'' IFA 2019 fuarında sergilenmek üzere Berlin, Almanya'ya gönderildiğini, 05.08.2019 tarihli bedelsiz mal faturası düzenlendiğini, fuarda sergilenen emtiaların; 13.09.2019 tarihinde ana nakliyeci ... Nakliyat ve Ticaret A.Ş. Sorumluluğundaki...plakalı araca yüklenerek Almanya-Manisa sevkiyatının gerçekleştirildiğini, fiili ithalatı gerçekleştirilerek sigortalı firma deposuna alınan emtiaların incelenmesi sonucunda hasar meydana geldiğinin görüldüğünü, Damage/Loss/Theft Report tanzim edildiğini tespit edildiğini bildirmiş, davalı borçluların İzmir... İcra Müdürlüğü... Esas numaralı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin işlemiş ve işleyecek faizi ile devamını, davalının %20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesine ekli olan evraklarda sigortalının kendisini ibra ettiğine ilişkin ibraname yer almamakta olup, davacının sigortalının haklarına halef olup olmadığı hususu irdelenemediğini, davacının sigortalısının usulüne uygun süresi içinde hasar ihbarında bulunmadığını, CMR Konvansiyonu md. 30 gereğince; alıcı, ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde durumu taşıyana bildirmek zorunda olduğunu, davacının CMR Konvansiyonun ilgili hükümleri gereğince yedi günlük yasal süresi içerisinde hasar ihbarında bulunmaması sonucunda, yükü taşıyanın CMR'de yazılı şekilde ve tam olarak teslim ettiğini, yükte bir eksiklik, hasar var ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği hususlarında taşıyan lehine delil oluşmuş olduğunun kabulü gerektiğini, davacının sigortalısı dava dışı şirket, yasal süre geçtikten çok sonra hasar ihbarında bulunduğunu, taşıma konusu eşya davacını sigortalısı tarafından 18.09.2019 tarihinde teslim aldığını ancak hasar bildirimini 07.10.2019 tarihinde 19 gün sonra yaptığını, davacının iddia ettiği gibi bir hasar söz konusu ise, yukarıda yazılı hükümler ve oluşmuş karine doğrultusunda, iddia olunan hasardan müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, ekspertiz raporunda hasarın nedeni ve hasarın hangi aşamada meydana geldiği tespit edilememiş olup, müvekkili şirket sorumlu tutulmadığını, davacının tahmini bir değerlendirme ile ispat yükünü yerine getirdiğinin kabulü mümkün olmadığını, davacının iddia olunan hasarın müvekkil şirket kusuru ile gerçekleştiğini kesin olarak ispat etmesi gerektiğini, aksi takdirde ispat edilemeyen davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirket taşıyanın konvasiyon hükümlerine göre sınırlı sorumluluğu bulunmakta olup, bu sınırın üst limiti konvansiyonun 23. maddesinde belirtildiğini, malların hasarlanmasına gönderen sebebiyet vermiş olup, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini bildirmiş, davanın ... Depolama Lojistik San ve Tic. A.Ş'ye ihbarını, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacının üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Feri müdahil ...Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket, sigortalı ... Ticaret A.Ş.'ye ait bir kısım emtianın taşınması sırasında, emtiaların hasar ve zarara uğradığından bahisle, emtiaların sahibi ve aynı zamanda davacının sigortalısı dava dışı ...Ticaret A.Ş.'ye 9.382,10 Euro ödeme yaptığını iddia ederek halefiyet ilkesi gereğince asıl taşıyıcı davalı ... Nakliyat ve Ticaret A.Ş. aleyhine İzmir... İcra Müdürlüğü...E. Sayılı icra dosyası ile icra takibi yaptığını, borçlu görünen davalı şirketin icra takibine itirazı üzerinde icra müdürlüğünce icra takibi durdurulduğunu, davacı, sigortalısına ödediği bedeli rucuen asıl taşıyıcıdan talep ettiğini, müvekkili şirket fiili taşıyıcı olup, davanın kendisine ihbar edilmesi hususunda hukuki yararı olduğu kaçınılmaz olduğunu, dava dışı ... Ticaret A.Ş. temsilcisi, taşıma konusu emtiaları tam, sağlam ve hasarsız olarak teslim aldığını, bu hususun temsilci imzasına haviihtirazi kayıtsız CMR belgesinden de belli olduğunu, müvekkilinin... Ticaret A.Ş.'ye ait emtiaların fiili olarak taşıma işini yaptığını, Müvekkil şirket, fiili taşıyıcı olarak taşıma işini yerine getirdiğini, emtiaları sağlam, tam ve hasarsız olarak dava dışı... Ticaret A.Ş'de çalışan Buğra Arslan imzasına hiçbir ihtirazı kayıt konulmamak suretiyle teslim ettiğini, davacının yasal süre içerisinde hasar bildiriminde bulunmadığını, müvekkili şirketin, taşıma konusu emtiaları dava dışı şirkete teslim tarihi 18.09.2019 olduğunu, dosya kapsamında anlaşıldığı üzere dava dışı... Ticaret A.Ş. tarafından davacı sigorta şirketi'ne 21.10.2019 tarihinde hasar bildiriminde bulunulduğunu, süresi içerisinde yapılmayan hasar bildirimi nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, müvekkil şirketin hiçbir kusuru ve sorumluluğunun olmadığını, taşıma konusu emtiaların gönderici... Ticaret A.Ş tarafından istiflendiğini, ambalajlanmış ve araca yüklendiğini, alıcı... Ticaret A.Ş tarafından da araçtan indirildiğini, davacı sigorta şirketinin talep ettiği hasar miktarını kabul etmediklerini bildirmiş, davanın ...Sigorta A.Ş'ye ihbarını, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ... Sigorta A.Ş. vekili 21/03/2022 tarihli beyan dilekçesinde özetle; dava konusu taşımaya CMR konvansiyonu hükümleri öncelikli olarak uygulanacağını, CMR konvansiyonu M. 30 uyarınca, süresinde hasar ihbarında bulunulmadığını, müvekkili şirketin dava konusu zarara ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, hiçbir şekilde sorumluluğun kabulü anlamına gelmemek kaydıyla birlikte, davacı tarafın sınırlı sorumluluk hükümleri üzerinde kalan talebinin reddine karar verilmesinin gerektiğini bildirmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Uyuşmazlığın davacı tarafından nakliyat abonman sigorta poliçesi kapsamında sigortalısının taşınma sırasında emtialarda hasar oluşması nedeniyle hasar bedelinin sigortalısına ödenmesi akabinde kusurlu olduğunu iddia ettiği davalı nakliyeciye rücu talebine dayalı İzmir ....İcra Müdürlüğünü...Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplandığı görülmüştür.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.
Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu konularında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortalısına tazminat ödemesi ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.
Sigortacının sigorta tazminatını ödeme borcu, TTK m.1427/2 hükmü uyarınca, rizikonun gerçekleşmesinin sonrasında ve sigortacının edimine ilişkin araştırmalar bitince ve her halukarda TTK m.1446 hükmüne göre yapılacak bildirimden kırkbeş gün sonra muaccel olur. Bu durumda, tazmin edilen zararın tespitinin eksper yoluyla tayin edilmemiş olmasının poliçesi teminatı kapsamında sigortalıya yapılan ödeme dolayısıyla halefiyete halel getirmeyeceği, rizikonun gerçekleşmesi üzerine sigortalısına ödemede bulunan davacı sigortacının sigortalısının kendisine zarar verene karşı sahip olduğu tazminat isteme ve dolayısıyla dava hakkında tazmin ettiği bedele kadar yasa gereği sahip olduğu gözetildiğinde, somut olayda davacı sigorta şirketinin yasal halefiyet koşulları gerçekleştiğinden davada aktif husumet ehliyetini haiz olduğunun kabulü gerekir.
Dosyanın bir makine mühendisi bir sigortacı bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı ...Sigorta Anonim Şirketi nezdinde bulunan... Nakliyat ... Poliçesi, eksper raporu, hasar dosyası, ödeme dekontları, İzmir...İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile sair deliller birlikte değerlendirilerek, dava dışı sigortalının taşınma sırasında emtialarında uğranılan zararın ne olduğu, yükleme, istifleme, ambalajlama hususunda hangi tarafın sorumlu olduğu, taşıyanın sorumluluğunun ne olduğu, sigorta poliçesi kapsamında davalıdan talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi için bilirkişilere tevdii edildiği, bilirkişi heyetinin 29/03/2022 tarihli raporunda özetle; dava konusu forkliflerin hangi aşamada kullanıldığı belirtilmediğinden hasara kimin sebep olduğu konusunda kesin kanıya varmanın mümkün olamayacağı kanaatine varıldığını, davaya konu olayda, zarar sorumlusunun kim olduğu hususunun tespit için, zararın hangi aşamada ve neden geldiğinin tespit edilmesi gerektiğini, heyetçe teknik inceleme ile bu zararın oluşma zamanı tespit edilemediğini, bu halde, davacı sigorta şirketi tarafından yapılan bu ödemenin taşıma sırasında meydana gelen zararı mı ödediği yoksa lütuf ödemesi mi olduğunu net olarak söyleyebilmenin mümkün olmadığını, sigortacı ... Sigorta A.Ş tarafından sigortalısı ...Ticaret A.Ş ve bağlı muhtelif şirketler, 15.05.2019-2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere...poliçe numaralı ... Nakliyat... Sigorta Poliçesi ile konu olarak her türlü emteanın nakliyatı konusunda ve yükleme, boşaltma ve elleçleme ve aktarma riskleri de sigorta teminat örüntüsüne alındığını, dava dışı sigortalı... Ticaret A.Ş nin göndermiş bulunduğu emteaların Manisa'daki fabrikaya nakliyatı, davalı... Nakliyat ve Ticaret A.Ş nezdindeki... plakalı araç ile yapıldığını, Manisa'daki antrepoya inen emteaların içinde, teknik olarak tespit edilen 13 adet videowallda hasar meydana geldiği anlaşıldığını, normal koşullarda emtia nakliyat sigortalarında, bir malın bir yerden alınıp poliçede gösterilen varış yerine ulaşıncaya kadar, yolda veya gümrükte, yükleme yada boşaltma aşamalarında oluşacak zarar ve ziyanı teminat altına alan sigortası olmakla, davacı sigorta şirketi tarafından, sigortalısı zararının ödenmesi sorumluluğu olduğunu, davacı sigorta şirketi tarafından, yapılan ekspertiz incelemesi ile bu zarar miktarı 10.924,56 Euro olarak tespit edilen zarar miktarı sigortalısına ödendiği beyan edilmekle, dosyaya ödemeye ilişkin 06.05.2020 tarihinde 26.01,8,04 Euro ve 13.05.2020 tarihinde 28.150,60 Euro ödemeler yapıldığına dair banka dekontları sunulduğunu, lakin davacı sigorta şirketi tarafından, ödeme dekontunun ibrazı yada bu ödemelerin içinde bu zararın da ödediğine dair bilgi ve belgeyi sunması ile halefiyet hakkı ve dolayısyla aktif husumet ehliyetinin değerlendirilmesinin söz konusu olabileceğini, teknik olarak yapılan inceleme ile 13 ad. 55" Vestek Videowall ürünlerindeki hasar bedeli 10.924,56 Euro olabileceğinin kanaatine, davacı sigorta şirketi tarafından iş bu ödenen zarar miktarının tahsili için zarar sorumlusu olarak gösterdiği Taşıyıcı ...Nakliyat A.Ş aleyhine, İzmir... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile 29.07.2020 tarihinde 9.832,10 Euro talepli tespit edilen zarar miktarından daha az miktarlı ve faiz de takip tarihinden itibaren talep edildiği icra takibi başlatıldığını, meydana gelen zarar bakımından, ürünleri indirmek için kullanılan forkliflerin hangi aşamada kullanıldığı belirtilmediğinden hasara kimin sebep olduğu konusunda kesin kanıya varmanın mümkün olamayacağı kanaatine, davacı sigorta şirketi tarafından yapılan bu ödemenin taşıma sırasında meydana gelen zararı mi ödediği yoksa lütuf ödemesi mi olduğunu net olarak söyleyebilmek mümkün olmadığını bildirmiştir.
Bilirkişilerden alınan 24/06/2022 tarihli ek raporda; itirazlara dair bir belge sunulmadığını, itirazların incelenmesi ile kök rapordaki teknik ve sigorta poliçesi teminatları bakımından bir değişiklik olmadığını bildirmişlerdir.
Bilirkişilerden alınan13.02.2023 tarihli ikinci ek raporda; tüm dosya yeniden incelenip, irdelendiğinde, dava dışı ... A.Ş.'den belgeler içersinde eksper raporunda belirtilen ve kök ile ek raporumuzda belirtildiği gibi hasarlı ürünlerin aynı olduğu ve tarafımızdan da bu yönde bir tespitler yapıldığını, 05.08.2019 tarihli e-fatura üzerinde de 13 ad.videowall hasarlı olarak el yazısı ile yazılarak belirtildiğini ve daha önce hazırlanmış olan ek rapor ve kök raporda değişikliği gerektirecek bir husus olamayacağı kanaatine varmışlardır.
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası UYAP üzerinden getirtilmiş olup, incelenmesinde; 9.832,10 EUR üzerinden başlatılan takipte alacaklısının... Sigorta A.Ş, borçlusunun ... A.Ş. olduğu görülmektedir.
Taraflar arasında yer alan uyuşmazlık noktaları, icra dosyası, bilirkişi raporları ve diğer tüm belgelerin incelenmesi neticesinde; davacı tarafından sigorta poliçesinin varlığı ve bu abonman poliçesindeki özel şartlardaki yükleme, boşaltma ve elleçleme ve aktarma riskleri de dahil sigorta teminatına alındığı, emtia nakliyat sigortası gereği, bir malın bir yerden alınıp poliçede gösterilen varış yerine ulaşıncaya kadar yolda veya gümrükte yükleme ya da boşaltma aşamalarında oluşacak zarar ve ziyanı teminat altına alan sigorta şirketi tarafından, sigortalısının zararını ödenmek zorunda olduğu, davaya konu olayda zarar sorumlusunun kim olduğunun tespit için zararın hangi aşamada ve neden meydana geldiğinin tespiti gerektiği, yapılan teknik inceleme ile bu zararın oluşma zamanının tespit edilemediği, dayanak gösterilen ... Firması ekspertiz incelemesinde de hasarın nakliyenin hangi aşamasında meydana geldiğinin tespit edilemediği, meydana gelen zarar bakımından, ürünleri indirmek için kullanılan forkliflerin hangi aşamada kullanıldığı belirtilmediğinden hasara kimin sebep olduğu konusunda kesin kanıya varılamadığı, bu nedenle davacı sigorta şirketi tarafından yapılan bu ödemenin taşıma sırasında meydana gelen zararı mı ödediği yoksa lütuf ödemesi mi olduğunun anlaşılamadığı kanaatiyle davacı tarafından ispat edilemeyen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
1-Davanın REDDİNE,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 179,90-TL harcın peşin harç olarak alınan 1.311,47-TL harçtan indirilmesi ile geriye kalan 1131.57-TL harcın isteği halinde davacı tarafa iadesine,
4-Davacı tarafından sarf olunan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-HMK.nun 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde talep halinde ilgili taraflara iadesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2.maddesi gereğince hesap ve takdir edilen 16.015,45-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Dava konusu uyuşmazlığın dava şartı zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı halde davacı tarafından arabuluculuğa başvurulduğu anlaşılmakla, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin yargılama gideri olarak davacıdan alınarak, Hazineye gelir kaydına,
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekilleri ile feri müdahil vekilinin yüzüne karşı, ihbar olunan sigorta şirketi vekilinin yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/04/2023
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza