T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/569
KARAR NO : 2024/498
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/09/2021
KARAR TARİHİ : 17/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dilekçesinde özetle;Davacı vekili Av. ...’nun 20.09.2021 Tarihli Dava Dilekçesi özetle; müvekkili şirket ve davalı arasında İzmir Karşıyaka Adresinde “Varyant” projesi için taşeron sözleşmesi imzalandığını, ilgili taşeron sözleşmesi gereği müvekkili tarafından yapılacak işlerin, malzemeler ve işçilik bedellerinin taraflarca kararlaştırıldığını, müvekkili şirket tarafından sözleşmede kararlaştırılan yükümlülükler yerine getirildiğini, bununla birlikte yine müvekkili şirket tarafından aynı projede sözleşme dışı ek işlerin söz konusu olması sebebiyle sözleşme dışı malzeme temini işlemlerinin yapıldığını, tüm bu hususlar çerçevesinde sözleşme konusu projenin tamamlandığını, mal sahiplerine devri yapıldığını, fiili kullanım sağlandığını, iskan dahi alındığını, ancak gelinen noktada davalı sözleşmenin 5. maddesi ile düzenlenen ödeme ve hak ediş programına sadık kalmadığını, müvekkili şirkete karşı bedel ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, yukarıda izah edilen olaylar çerçevesinde ilk olarak müvekkili şirket tarafından İzmir... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden alacak talebiyle icra takibi yapıldığını, takibe davalının itirazı üzerine, müvekkili tarafından arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bunun üzerine müvekkilince iyi niyet gösterildiğini itirazın iptali dosyası açma yoluna gidildiğini belirterek; fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla davanın kabulüne, şimdilik 10.000 TL alacaklarının öncelikle bu alacak için davalıya yapılan ilk başvuru tarihi olan İzmir ...İcra Müdürlüğü’’nün... E.Sayılı dosyanın ödeme emrinin davalı tarafından tebellüğ edildiği tarihten itibaren, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise İstanbul Beyoğlu...Noterliğinim 16.11.2020 tarih... yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalı tarafından tebellüğ edildiği tarih olan 25.11.2020 tarihinden itibaren yıllık olarak hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava konu talebin zaman aşımına uğradığını, Sayın Mahkeme tarafından resen araştırılması ve usule aykırılığın tespiti halinde, dava şartlarının yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini, dava değeri düşük gösterildiğinden, eksik harç ikmal edilmeden davaya devam edilmesi bu aşamada mümkün olmayacağını, davacı dilekçesinde talebine dayanak yaptığı bazı iddialar olmakla birlikte bunlar somut ve açık değilse, o zaman soruşturma yükünün yerine getirilmemesinden söz edilmemesi gerektiğini, davanın dayanağı olan vakaların boyut olarak gösterilmesinin yetersiz olduğunu, bu vakıaların ispata elverişli şekilde zaman, mekan ve içerik olarak somutlaştırılmasının gerektiğini, iş bu davaya dayanak davacı tarafça sunulan fatura içeriklerinin hiçbir şekilde okunmadığını, müvekkili şirket ile davacı arasında Karşıyaka’da Varyant sitesi inşaatının seramik porselen uygulama işlerinin yapılması üzerine anlaştıklarını, ancak üstlenilen işin davacı tarafça eksik olarak yerine getirildiğini ve müvekkili şirket bu konuda mağdur edilerek zarara uğratıldığını, öyle ki müvekkil şirket bu konudaki eksik kalan işleri kendi imkanlarıyla tamamlamaya çalıştığını, müvekkili sözleşme konusu eksik işleri başkalarına yaptırmak zorunda kaldığını, müvekkili şirket yapılan işin eksik olmasına rağmen işi tamamlayabileceği düşüncesiyle davacı şirkete ödemelerde bulunduğunu, bu hususun davacı tarafın defter kayıtlarından anlaşılacağını, müvekkili şirket davacı şirket tarafından yanlış kesilen bir kısım faturaları davacı şirkete kargo yoluyla iade ettiğini, dilekçe ekinde sunulan faturaların müvekkili şirket tarafından kabul edilmediği usule uygun olarak davacı şirkete bildirilmesine rağmen davacı şirket söz konusu iade edilen faturaları cari hesabına işlediğini, davacı taraf düzenlemiş olduğu faturaya istinaden iş bu davayı ikame etmiş ise de salt faturaya dayanarak Sayın Mahkemenin hüküm kurmasının mümkün olmadığını, davacının eksik yaptığı iş bedellerinin bilirkişi vasıtasıyla hesaplanarak sözleşme konusu bedelden mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı arasında akdedilen Taşeron Sözleşmesinde 5.maddesine göre 31.08.2015 tarihli yazı ile SGK Karşıyaka Sigorta Müdürlüğüne dosyada alt taşeron olarak işlem gören...Grup Sistemleri şirketi firması ile 31.08.2015 tarihi bildiriminde bulunduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.
DELİLLER:
İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının Uyap örneği, Erenköy Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabı ve Göztepe Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabı, 25/02/2022 tarihli keşif, tanık beyanların, bilirkişi rapor ve ek raporları dosyamız arasındadır.
İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Mahkememiz davacısı tarafından davalı aleyhine toplam 190.988,90 TL fatura bedelinin tahsiline yönelik ilamsız takip başlatıldığı, dayanağın fatura bedeli (cari hesap alacağı ) olarak belirtildiği, davalı yanca geniş anlamda borca itiraz üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Keşif mahallinde davalı Tanığı ... aynen "Kumko'da şantiye koordinatörü olarak çalışyordum. ... yapılan ek iş yok. Eksik iş yapıldı. Kapı pencere sövelerinin yapımında yarıya kadar o civarda yaptılar. Geriye kalan kısmında açısı 90 derece değildi. Dik değildi. Bazısı 95, 85 gibi idi. O kalan kısımları kırdırıp ... ustaya yaptırttık. ... usta sitede Kumkoda seramik ustasıydı.Firmanın bünyesinde çalışıyordu, kalan kısımları kalekim yapıştırıcıyla o yaptı. Seramiği biz alıyorduk. Bu tür işlerde imalat gereği alt sıra yapılmaz, en son yapılır. Çünkü kırılır, taş değer diye... Onların hepsi de firma bizim tarafımızdan ... ustaya tamamlatıldı. Hatta hatırladığım kadarıyla o zamanlar ...diye bir patronları vardı, işin sonlarına doğru bu paranın kendisini kurtarmadığını söyledi. Ustabaşı... işi bıraktı, işçiler greve gittiler. Bunun üzerine biz gelin işi tamamlayın biz size yevmiyelerinizi verelim dedik. Hatta yemek paralarını dahi ödedik, sigorta primlerini dahi firma ödedi. Hatta bizim Kumko'nun sahibi ... bey tekrardan ...beye fazladan iş görülsün diye para verdi diye hatırlıyorum. Seramiği biz alıyorduk. İşçilik ve alüminyum kontrüksiyon yani altyapısı karşı taraftandı. Ama her tarafta alüminyum kullanılmadı. Çok az bir kısım yapıştırmaydı." şeklinde, davalı tanığı ... aynen "Kumkoda seramikçi olarak çalışıyordum, daire içlerini yapıyordum. Sonra bu arkadaşlar işi yarıda bırakınca eksiklerini biz tamamladık. Tamamladığım iş gönyesiz olan söveler bir de dip sıralardı, tüm dip sıraları eksik bırakmışlardı, çatıların da döndüğü kısımdaki dip sıralar eksikti. Kapı pencerelerin bir tarafı gönyeli yada bazen her iki tarafı da gönyesiz olanlar vardı. Bunları kırıp yeniden yaptık. Bizim seramikler 33*66 'dır. Özel üretildi, biz hiç 30*60 döşemedik. Alüminyum profille ilgili onların ödediği var mı bilmiyorum." şeklinde beyanlarda bulunmuşlardır.
Mahkememizce yapılan keşif neticesi dosyanın tevdisi üzerine inşaat bilirkişisi... ve SMMM bilirkişisi... tarafından hazırlanmakla birlikte taraflara tebliğ edilen 28/04/2022 tarihli raporda özetle "davalının 2014-2015-2016 yılına ait ticari defterlerinin 213 sayılı VUK. 221. ve 222.maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK'nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı değerlendirmesinin takdiri Sayın Mahkeme'nizde olmak üzere; 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca yapılması gereken kapanış tasdikinin 2014-2015-2016 yılı yevmiye defterleri için süresinde yaptırıldığı, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, Davalıya ait ticari defter kayıtlarında; Davacının davalıya 2014 yılında toplamı 957.585,37 TL tutarında 12 adet fatura düzenlediği, davalının davacıya toplamı 1.066.309,09 TL ödeme yaptığı, 108.723,72 TL'nin 2015 yılına devrettiği, 2015 yılında davacının davalıya toplamı 1.394.557,37 TL tutarında 8 adet fatura düzenlediği, davalının davacıya toplamı 1.142.788,86 TL tutarında ödeme yaptığı, 2014 yılından 2015 yılına devreden 108.723,72 TL bakiye davalı ödemesi ile birlikte toplam ödemenin 1.143.883,86 TL olduğu, 143.044,79 TL davacı alacağının 2016 yılına devrettiği, 2016 yılında davalının davacıya 125.000,00 TL çek keşide ettiği, bu çekin 2015 yılından devreden 143.044,79 TL davacı alacağından düşülmesi ile davacının davalıdan 18.044,79 TL alacağının kaldığı tespit edilmiştir." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiş, rapora itirazlar neticesinde dosyanın yeniden tevdisi üzerine hazırlanan 29/07/2022 havale tarihli ek raporda özetle "Metrajlar proje üzerinden hesaplanmıştır. Binalarda proje dışı değişiklikler yapılmış olabilir onun için metrajlar düşük olabilir. 2- Binaların yüksek olması nedeniyle fiziken ölçüm yapılıp metraj çıkarılması mümkün değildir. Mali Müşavir Bilirkişinin itirazları değerlendirilmesi, davalı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi, 1-Davalı vekili SGK prim borçlarını da ödediklerini bu ödemelerin ticari defterlerde mevcut olmasına rağmen bilirkişi raporundan yer verilmediği konusunda itiraz etmiştir. Ancak bilirkişi raporundaki muavin kayıtları incelendiğinde 26.06.2015 tarih... nolu yevmiye maddesinde "4A PRİM BORCU SGK ÖDEMESİ" açıklaması ile 7.313,09 TL 'nin dikkate alındığı ve hesaplamaya dahil edildiği açıkça görülmektedir. 2- Davalı vekili, davalı şirket çalışanı...e ve davacı şirket işçilerinin yemek giderleri için ... Parka yaptığı elden ödeme yaptıklarını bu nedenle davalının bu ödemeyi ticari defterlerine işlememiş olsa bile davacı şirket ticari dafterlerine bahsi geçen ödemeler işlenmiş olup, davacı şirket defterlerinin incelenmesi ile bu husus açıklığa kavuşacaktır beyan ve itirazının bulunduğu görülmüştür. Davalı vekili elden ödeme yapıldığını ayrıca bunu ticari defterlerine de işlemediklerini beyan ettiği halde bu durumun tarafımca bilinmesini beklenmesi tarafımca anlaşılamamıştır. Sayın mahkemenin görevlendirilmesi çerçevesinde tarafım davalı ticari defterlerini incelemiş ve ticari defterlerdeki kayıtların aynen rapora aktarılmıştır. İtirazlara ilişkin raporumdaki tespitlerimde bir değişiklik olmamıştır." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizce davalı kayıtlarının iddia ve savunmalar kapsamında tetkiki ile değerlendirilmesine yönelik dosyanın İstanbul... Anadolu ATM'nin ... talimat sayılı dosyası üzerinden tevdisi neticesi SMMM bilirkişisi... tarafından hazırlanarak taraflara tebliğ edildiği anlaşılan 20/08/2022 tarihli raporda özetle "Mahkemenin kararı doğrultusunda, davalı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde; A. Davacı tarafın dava konusu döneme ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı;B. Davalı firmanın iptal amacıyla göndermiş olduğu 172.944,72 TL’sı tutarındaki 16.02.2016 Tarih ... nolu fatura davacı firmanın kayıtlarında olduğu, davalı firmanın kayıtlarında olmadığı, C. Davalı firmanın 07.11.2014 Tarih...nolu 156.836,80 TL tutarındaki iptal talebinde bulunduğu faturanın 2014 yılı nda davacı firmanın kayıtlarında olmadığı, D. Davacı firmanın kayıtlarında yapmış olduğumuz inceleme sonucunda davalı firma tarafından yapılan 12.06.2015 tarihinde 20,000TL, 12.06.2015 tarihinde 23.000,-TL, 19.06.2015 tarihinde 20,000-TL ve 13.07.2015 tarihinde 6.250-TL yapmış olduğu ödemeler davacı firmanın kayıtlarında ve cari hesabınada görülmektedir.E. Davacının davalıdan 101,738,90 TL alacağının kaldığı tespit edilmiştir." şeklinde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce 16/06/2023 tarihli duruşmada davalı kayıtlarını inceler şekilde kazandırılan rapor içeriği, bu rahora yapılan itirazlar karşısında evvelden davacı kayıtlarının incelenmesine esas rapor sunan SMMM bilirkişisi ile keşif neticesi rapor tanzim eden inşaat bilirkişisinden oluşan heyete dosya yeniden tevdi edilerek itirazların karşılanmasına yönelik ara karar neticesi hazırlanan 21/06/2023 tarihli ikinci ek raporda özetle "Varyant projesi hakediş bedeli olarak düzenlenen fatura içeriğine ilişkin işin davacı tarafça verildiği yönünde heyetlerinde bulunan İnşaat Mühendisince görüş bildirildiğinden faturanın ödenmediği ve ödenmesi gerektiği, bu durumda davacının davalıdan 101.739,51 TL alacaklı olduğu" şeklinde görüş bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Yapılan inceleme neticesinde dosya tarafları arasında İzmir Karşıyaka adresinde yapılmakta olan Varyant Karşıyaka Projesi 30 x 60 Granit Seramik porselen işinin yapımına dair davalının iş veren davacının ise yüklenici olduğu şeklinde ticari nitelikte bir eser sözleşmesinin akdedildiği, işin süresinin şantiye yer tesliminden itibaren 200 iş günü olarak kararlaştırıldığı ve ayrıca sözleşmenin 15. maddesi ile garanti süresinin belirlendiği gibi malzeme ve işçilik bedellerinin de kararlaştırıldığı, davacı yanca davalı aleyhine İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosya üzerinden fatura bedelinin tahsiline yönelik ilamsız icra takibi başlatıldığı konularında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir.
Yukarıdaki tespit göz önüne alındığında taraflar arası uyuşmazlığın davacı tarafça üstlenilen edimin kararlaştırılan gibi eksiksiz yapılıp yapılmadığı, konu projenin tamamlanıp tamamlanmadığı ve fiili olarak teslim edilip edilmediği, davacının üstlenilen edim yükümlülüğü kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı ve dolayısı ile davacının davalı aleyhine başlattığı takibe dayanak teşkil eden faturanın gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, davalının eksik iş savunması karşısında davalının işi başkası aracılığı ile tamamlatılıp tamamlatılmadığı ve bu nedenle davalının zararının olup olmadığı hususlarının tespiti ile değerlendirilmesine yönelik eser sözleşmesi kapsamında açılan alacak davası olduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın değerlendirilmesine geçmeden evvel şu hususun belirtilmesinde fayda vardır; davacı yanca davalı aleyhine İzmir .... İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takipte davalı yanca itirazda bulunulmasına rağmen iş dosya üzerinden itirazın iptali davası açılmadığı gibi, davacının bizzat dava dilekçesinde de davacı şirketin iyi niyet gösterdiği ve itirazın iptali davası açma yoluna gitmediğini dilekçe içeriğinde bizzat yazdığı, davacı yanca bu davanın itirazın iptali davası olarak görülmesi yönünde de bir talep olmadığı kaldı ki bu hususun Mahkemece bu yönden ele alınmadığı dolayısı ile davanın alacak davası olarak açıldığında bir tereddüt bulunmadığına göre Mahkemece 09/12/2021 tarihli duruşmada alacak davası olarak açılan iş bu dosya yönünden davacı yana ya 6100 sayılı HMK'nın 107 kapsamında alacağın miktar ve değerinin belirtilmesi için süre verilmeli ya da aynı yasanın 181 maddesi gereğince ıslah edilecek meblağın belirtilmesine yönelik süre verilmesi gerektiği ancak bu belirtilenlerin aksine Mahkemece sadece harç ikmali yönünde davacı yana süre verildiği ve davacı yanca belirtilen istemin ikmal edildiği anlaşılmakla bu yönden dosyanın öncelikli olarak değerlendirilmesi gerektiği kabul edilerek yapılan inceleme neticesinde harç ikmaline yönelik alacak miktarının davacı yanca ne olduğunun halen daha miktar yönünden ileri sürülmediği gibi bu yönden bir süre de verilmediği kaldı ki davalı yanca istemin somutlaştırılmasına yönelik talebi olduğu ve bunun karşılanmdığı dolayısı ile itirazın iptali davası olarak nitelendirilip kurulan 09/12/2021 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararı kapsamında ikmali sağlanan harcın davayı kendiliğinden itirazın iptali istemine dönüştürmeyeceği gibi icra çıkış tutarı üzerinden alınan harç ikmalinin de davada ileri sürülen miktarı kendiliğinden 190.988,90 TL yapmayacağı, harç ikmalinin sonucundan davacının yararlanması gerektiği düşünülse bile harcın yatırması olgusunun davalı aleyhine bir durum oluşturması doğru bulunmayarak alacak davası yönünden alacağın miktarının halen davacı yanca net olarak ileri sürülmediği gibi davacı kayıtlarına yönelik kazandırılan rapora davacı yanca itiraz edilip hesaplama hatalarının olduğu yönündeki beyanı da göz önüne alındığında harcı yatırılmış ise de iş bu davanın başlangıçta belirtilen 10.000,00 TL üzerinden açılan alacak davası olarak nitelendirilip sonuçlandırılması gerektiği kanaatine varılarak bu şekilde değerlendirme yapılmıştır.
Her ne kadar kazandırılan raporlara itirazlar ile ek rapor/yeni bir rapor alınması talep edilmiş ise de tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporunda yapılan tespit ve değerlendirmeler, taraf vekillerinin ek rapora beyan ve itiraz dilekçelerinde dile getirdikleri itiraz konuları, davanın niteliği birlikte değerlendirildiğinde; bilirkişi rapor ve ek raporunun hükme ve denetime elverişli nitelikte olup bir başka bilirkişiden ek rapor alınmasına yer ve gerek olmadığı gibi bilirkişiden ek rapor alınmasına da yer ve gerek olmadığı gibi dosyaya yeni bir rapor kazandırılması gerek görülmeyerek itirazın reddine karar verildiği görülmüştür.
Dosyaya kazandırılan 21/06/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda davacı ve davalı kayıtlarının incelenmesi sonrasında ilgili raporun tanzim edildiği, dosya kapsamındaki diğer raporlarla ile birlikte bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde davacının davalı şirkete yaptığı imalatların dış cephe seramik kaplaması, kapı, pencere ve sövelerin yapılmış olduğunu ilgili bilirkişi raporlarında tespit edildiği, davalının davacının yaptığı imalatlarla ilgili geçici kabul ve iş bitimindeki kesin kabul tutanaklarını yapmadığı için davacının noksan ve kusurlu imalat yapmadığının keşif mahallinde yapılan incelemede tespit edildiği, davacının kestiği faturanın davalı tarafından gerçeğe aykırılığının ispat edilemediği, davalı şirketin davacı şirketten alacaklı olduğu konusunda da herhangi bir belgeli ispatın dosyaya yansıtılmadığı, davacının incelenen ticari defter kayıtlarında davalı şirket tarafından davacı yana 69.250,00-TL ödeme yapıldığını ticari defterlerde kayıtlı olduğu, bununla birlikte 24/05/2015 tarihinde de 20.000,00-TL ödeme yapıldığı, davacının Varyant Projesi hakediş bedelli fatura şeklinde 172.994,72-TL bedelli fatura kestiği ancak davalının bu faturayı iade ettiği anlaşılmakla davacının yaptığı imalatlarla ilgili geçici kabul ve kesin kabul işlemlerini yapmadığı, davalı şirketin sözleşme şartlarını yerine getirmediği, bu nedenle davacının Varyant Projesi hakediş bedelli fatura kesilmesinin sebebinin yapılan seramik ve söve imalatları nedeniyle olduğu, dolayısıyla ilgili fatura içeriği nedeniyle bu faturanın davalı yan tarafından ödenmediği, 2016 yılında davalının davacıya verdiği 125.000,00 TL lik çekin ödeme vasıtası olduğunun kabulü ile davalının davacı yana borcunun bulunduğunun kayıtlarla sabit olduğu, anlaşılmakla davacının davasının açılmasında hukuki yararın bulunduğu nazara alınarak yukarıda da belirtildiği üzere mahkemece davanın bir alacak davası niteliğinde olduğu değerlendirilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; 10.000,00- TL alacağın 25/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 683,10-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 2.587,68-TL'nin davacı tarafa iadesine, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 742,40-TL (683,10 TL peşin harç ile 59,30 TL başvuru harcından oluşan) harç ile gider avansından kullanılan 2600,00 TL (tebligat ücreti, posta masrafı ve bilirkişi ücretinden oluşan) yargılama giderinden oluşan toplam 3.342,40 TL'nin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE,
5-Davalı tarafından yatırılan gider avansı kullanılmadığından 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVALI TARAFA İADESİNE,
6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.17/09/2024
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza