T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/658 Esas
KARAR NO: 2023/801
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/10/2021
KARAR TARİHİ: 26/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.08.2021 tarihinde...'a ait ve ... sevk ve idaresindeki... plakalı aracın davacıya ait ...plakalı yabancı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacı aracı ile Aydın ili, Didim ilçesi,...Sokakata park halinde iken, davalı sigorta şirketinde sigortalı... plakalı araç sürücüsü, dikkatsiz ve tedbirsiz davranışıyla dar manevra yaparak park halindeki davacının aracınınarka sağ kısımlarından çarparak zarar verdiğini, taraflarca tanzim edilen kaza tespit tutanağına göre davalı şirket nezdinde sigortalı... plakalı araç sürücüsü, 2918 s. Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1 a ve b maddesini ihlal ederek davacının aracına maddi hasar oluşmasına tam ve asli kusurlu olarak sebebiyet verdiğini, dava,...Sigorta A.Ş’ye karşı açıldığını, şirket ile kusurlu araçlar arasında geçerli ... poliçe no'lu ve 06.07.2021-06.07.2022 tarihleri arasında geçerli ZMMS poliçesi bulunduğunu, İş bu sebeple davalı şirket bu kazadan dolayı teminatlar dahilinde sorumlu olduğunu, davacı kazadan kısa bir zaman sonra aracı ile daimi ikamet ettiği ülkeye döndüğünü, Hollanda’ya döndükten sonra aracını ... isimli yetkili firmaya incelettiğini ve hasar, düzenlenen 20.08.2021 tarihli Onarım Maliyet Hesaplama’sına göre KDV dahil 2.854,52 Euro olarak tespit edildiğini belirterek başvurularının kabulü ile, fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve netice-i taleplerini ıslah haklarının saklı kalması kaydıyla, her ne dava dilekçesinde ekli raporlarla 2.854,52 Euro hasar tazminatı belirtilmiş ise de davalı tarafından kabul görmediği için belirsiz alacak olarak şimdilik 100,00 Avro’nun teminat limitleri içinde, temerrüt tarihinden itibaren yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Euro Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, davacı tarafça ödenmiş ekspertiz rapor ücretinin yargılama giderlerinden sayılmasına, diğer yargılama giderleri ile yasal avukatlık vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu davanın hasarın meydana geldiği yerde , haksız fiilden zarar gören davacının yerleşim yerinde veya davalı şirketin merkezinin bulunduğu İstanbul'daki mahkemelerden birinde açılması gerektiğini, Davacı HMK'da yetkili olarak belirtilen mahkemelerin hiçbirinde davasını ikame etmediğini, Davanın İstanbul Anadolu Mahkemelerinde görülmesini talep ettiklerini, hiçbir şekilde dava konusu talepleri kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı taraf Sigortacılık Kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiğini belirterek davanın esastan ve usulden reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler.
Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.
Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir.
Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır.
İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır.
Dava, trafik kazasına bağlı araç hasar kaybından kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir.
Ankara Adli Tıp Kurumuna müzekkere yazılarak dosyanın Trafik İhtisas Dairesine tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 12/01/2021 tarihli trafik kazası tespit tutanağı ve sair deliller göz önünde bulundurularak, dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı araç sürücüsü ile ... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hangi maddelerini ihlal etmek suretiyle dava konusu olan ve 12/01/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasının oluşumuna sebebiyet verdikleri hususu belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize gönderilmesi istenilmiş, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 28/07/2022 tarihli kusur raporunda sonuç olarak; Sürücü ... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı minibüs ile gündüz vakti, meskun ve müteyakkız şekilde sürdürmesi hususlarına riayet etmeyip çevresel kontrollerini gerekli ve yeterli şekilde yapmadan dönüş yaparak yolun sağında park halinde olan araca tedbirsiz şekilde çarpması ile meydana gelen olayda asli kusurlu olduğunu, davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ...Plaka sayılı otomobil ile yolun en sağ kısmında park halinde olduğu esnada otomobiline çarpan minibüs nedeniyle meydana gelen olayda atfı kabil kusuru bulunmadığını, sonuç olarak sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'ın kusurunun bulunmadığı mütalaa edilmiştir.
Somut olay mahkememizce değerlendirilerek dosya Otomotiv Alanında Uzman Makine Mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor aldırılmıştır. 10/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda;Hukuki değerlendirme ve delillerin takdiri mahkemenize ait olmak üzere; Dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler ile Türkiye’deki yasal mevzuata göre ...plakalı 2016 model ... 180 Bluetec aracında 12.8.2021 tarihli maddi hasarlı trafik kazası sonrası meydana gelen hasarın giderilmesi amacıyla; değiştirilecek parçalar, onarılacak parçalar ve işçilik giderleri yukarıdaki bölümlerde açıklandığı gibi olmak üzere, Hasarın giderilmesi için toplam bedelin KDV dahil 28.108,08 TL olduğu, Davalı sigorta şirketi tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı dikkate alınırsa, hasar bedeli için 28.108,08 TL ödemenin yapılabileceği, Ancak, kusr bölümünde de açıklandığı üzere davacının kazada tali kusurlu yaklaşık (% 25) olduğu dikkate alınırsa, ödenmesi gereken bedelin kusur oranı ölçüsünde 0,75 x 28.108,0828.108,08 TL = 21.081,06 TL olabileceği, Türkiye' deki onarım bedeli dikkate alındığında kusur oranı ölçüsünde 0,75 x 7.765,71 = 5824, 28 TL olacağı, Aracın onarım gördüğüne dair herhangi bir fotoğrafın olmadığı, aracın tamir edilip edilmediğinin belirlenemediği, dosyada ödeme yapıldığına dair herhangi bir belge, makbuz veya banka havale belgesinin olmadığı, Ekspertiz Rapor ücreti ile ilgili olarak dosyada herhangi bir belgenin mevcut olmadığı kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Somut olay mahkememizce değerlendirilerek dosya Otomotiv Alanında Uzman Makine Mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor aldırılmıştır. 03/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Tazminata konu ...plakalı ... 180 Blutech marka, 2016 model, aracın 12.08.2021 tarihli kazası ile ilgili olarak, Dosyanın tetkiki neticesinde, Tazminata konu ...plakalı ... aracın hasar onarım bedelinin, (Türkiye koşullarında) Eksper...MM Ekspertiz Raporuna göre 9.8376 TL/€ kur ile, onarım bedelinin 5.881,11 TL (arka tampon ve arka lamba) yedek parça, 700,00 TL işçilik olmak üzere toplam 6.581,11 TL+kdv, kdv dahil 7.765,71 TL olduğu, 2- Tazminata konu ...plakalı ... marka aracın hasar onarım bedelinin, (Hollanda ülke koşullarında) ... Bilirkişi Bürosu tespitine göre, (810,99 EUR) yedek parça, (677,25 EUR) Kaporta Mekanik işçilik, (832,46 EUR +26,91 EUR) Boya ve işçilik olmak üzere toplam 2.359,11 EUR +kdv, %21 kdv dahil 2.854,52 EUR olduğu, Tazminata konu ...plakalı...marka aracın hasar onarım bedelinin, (Hollanda Ülke Koşullarında) tespite göre, yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 2.250,86 EUR +kdv, %21 kdv dahil 2.723,54 EUR olduğu, Kaza ile hasarın uyumlu olduğu, onarımın ekonomik olduğu, Pert-Total işleme gerek olmadığı kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları hep birlikte değerlendirildiğinde yukarıda oluş şekli belirtilen davaya konu trafik kazasından kaynaklı davacı aracında toplamda 2.723,54 Euro hasar meydana geldiği,
davacı yanın zararının karşılanmadığı ve davalı sigorta şirketinin bu miktar yönünden 2918 sayılı yasanın 91 maddesi gereği sorumluluğunun bulunduğu, davacının bakiye hasardan kaynaklı iş bu davayı açtığından ve davacı zararı yargılama sonucu ortaya çıktığından davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatlandığı anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE,
2.723,54- EURO hasar tazminatının, davalı sigorta şirketinden poliçe limitleri (43.000,00TL) dahilinde olmak üzere 10.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca fiili tahsil tarihine kadar işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TC Merkez Bankasının efektif satış kuru üzerinden belirlenecek TL karşılığının alınarak davacıya ödenmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 5.177,49-TL karar ve ilam harcından, 59,30-TL peşin harçtan ve 1.295,37-TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 3.823,02-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 1,80-TL KEP ücreti, 52,00-TL posta masrafı, 54,50-TL e-tebligat ücreti, 42,00-TL tebligat ücreti, 2.000-TL bilirkişi ücreti, 945,00-TL Ankara Adli Tıp Kurumu rapor ücreti olmak üzere toplam 3.095,30-TLyargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 59,30-TL peşin harç, 59,30-TL başvurma harcı, 1.295,37-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.413,97-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/10/2023
Katip...
e-imza
Hakim ...
e-imza