T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/469
KARAR NO: 2023/809
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/06/2022
KARAR TARİHİ: 26/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinin incelenmesinde: ... Tüketim Malları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin müvekkili olduğu şirketin ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nden olan alacağının tahsili amacıyla, 22.03.2022 tarihinde, İzmir ... İcra Dairesi’nin ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ödeme emri 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun elektronik tebligata ilişkin 7/A maddesi uyarınca davalı şirket’in Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi’ndeki adresine yapıldığını, 27.05.2022 tarihinde okundu sayıldığını davalı Şirket’in 29.03.2022 tarihli borca itiraz dilekçesinin ile mezkûr takibin durdurulduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinin “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlığı altında konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartıdır hükmü uyarınca arabuluculuğa başvurulmasının dava şartı olarak düzenlendiğini, dava şartı olan arabuluculuk müessesesi kapsamında, taraflarınca 19.04.2022 tarihinde İzmir Arabuluculuk Bürosu üzerinden İtirazın İptali (ticari satımdan kaynaklanan sebebiyle arabuluculuk başvurusunu yapıldığını, taraflar arasındaki ticari uyuşmazlık konusunda anlaşmama tutanağını düzenlendığini, Arabuluculuk görüşme sürecinde herhangi bir sonuç alınamaması sebebiyle, davalı şirket’in haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli itirazlarına karşı huzurdaki davanın itirazın iptali davasını açma zorunluluğu doğurduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkili olduğu şirket ile davalı şirket’e 6 adet Samsung marka klimayı klimalar iç ünite, dış ünite ve montaj kitleriyle beraber satmayı ve teslim etmeyi üstlendiğini davalı şirket ise klima ve ekipmanlarının toplam bedeli olan 28.510,00 TL tutarı ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkili şirket klimalar ve ekipmanlarına ait 25.05.2021 tarihli ... numaralı 20.600,00 TL bedelli, 30.06.2021 tarihli ... numaralı 4.070,00 TL bedelli ve 06.07.2021 tarihli ...numaralı 3.840,00 TL bedelli 3 adet fatura düzenlediğini davalı şirket’e teslim ettiğini, müvekkili şirket’in klimaları ve ekipmanlarını davalı şirket’e tesliminden sonra ilgili faturaların ödenmesine ilişkin olarak giriştiğini, tüm iyi niyetli ve anlayışlı çabalarına karşılık alamadığını, davalı şirket müvekkili şirket’i türlü bahanelerle oyalayarak fatura bedellerini ödememe suretiyle sürüncemede bırakıldığını, davalı şirketin defalarca yakın zamanda ödeyeceğini taahhüt ettiğini ancak gelinen son noktada fatura bedellerini müvekkili olduğu şirket’e ödemediğini, ilgili faturaların vadesi gelmesine rağmen davalı şirket’ten herhangi bir ödeme gerçekleştirmediğini, müvekkili şirket tarafından 23.09.2021 tarihli, ... numaralı ve 2.113,61 TL bedelli vade farkı faturası tanzim edilerek davalı şirket’e teslim edildiğini, ancak davalı Şirket, Müvekkil Şirket’in fatura bedellerine ait kalan bakiye alacağına ilişkin olarak yaptığı tüm iyiniyetli görüşmelerini sonuçsuz bıraktığını, davalı Şirket ile müvekkili şirket arasındaki alacak ilişkisinin ve ticari ilişkinin varlığı sabit olduğunu, davalı şirket’in İzmir... İcra Dairesi’nin ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline ve takibin ferileriyle birlikte devamına, davalı şirket’in alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla ödeme emrine yaptığı işbu haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle %20’den az olmamak üzere ile icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilince mahkememize sunulan cevap dilekçesinin incelenmesinde: Davacı Şirket tarafından dosya kapsamında imzalı bir sevk irsaliyesi sunulmadığını, yalnızca faturalar ve ticari defterlerden bahsedilmekle yetinildiğini, oysa ki, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin bir kararında faturanın içeriğine 8 gün içerisinde itirazda bulunulmaması halinde sadece faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesinin doğacağı, yani faturanın verilmesine sebep olan iş veya hizmetin yapılmış olduğunun kabulü anlamına gelmeyeceği, anılan karara göre sözleşme konusu işin yapılmış olduğunun davacı/alacaklı tarafından kanıtlanması gerekeceği ve faturanın ticari deftere kaydedilmiş olmasının bile yalnızca karine teşkil edeceği ve her zaman aksinin ispat edilebileceği belirtildiğini, davacı şirket, dava dilekçesinde belirtmiş olduğu şekilde yani, zamanında, eksiksiz kusursuz ürün teslimini kanıtlayamadığını, bu noktada, ürünlerin teslim edildiğinin kabulü anlamına gelmemek kaydı ile zamanında, eksiksiz ve kusursuz teslimat noktasında mutabık kalındığına ilişkin herhangi bir delil dosya kapsamında bulunmadığını, bu nedenlerle davacı şirket'in mevzubahis ürünleri teslim ettiğinin kabulü mümkün olmamakla beraber aksi kanaatte dahi zamanında, eksiksiz ve kusursuz teslimatın yapıldığının kabulünün mümkün olmadığını, davacı şirket, vade farkı faturasına dayanmışsa da bu hususta taraflar arasında bir mutabakat bulunmadığını, bu doğrultuda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun bir kararı ile örnek vermek gerekir ise yönünde hüküm tesis edildiğini, vade farkı iddiasını kabul etmemek kaydı ile, vade farkı, TTK'ya göre sözleşmenin zorunlu içeriğinden olmadığını, yukarıda belirtilen İçtihadı Birleştirme kararından da anlaşılacağı üzere, vade farkına ilişkin faturaya itiraz edilmediği takdirde bunun kabul edilmesi, taraflar arasında sözleşmede belirlenmeyen veya teamül olmayan bir hususun sadece itiraz edilmemesi sebebiyle itiraz etmeyen açısından ağır bir sonuç doğuracak olması, faturanın sözleşme olmaması ve itiraz edilmemesinin faturayı taraflar arasında bağlayıcı bir sözleşme haline getirmeyeceği nedenleriyle vade farkının diğer tarafça kabul edildiği ve istenebileceği anlamına gelmeyeceği hüküm altına alındığını, bu nedenle davacı şirket tarafından öne sürülen fatura alacağının kabulü mümkün olmadığını, davacı şirketin dava dilekçesinde dayanmış olduğu "cari hesap" hususunda taraflar arasında bir mutabakat bulunmadığını, TTK'nın 89. Maddesinde; hükmü yer aldığını, davacı Şirket tarafından bir cari hesap sözleşmesi dosya kapsamına sunulmadığından bu hususun da kabulü mümkün olmadığını, yukarıda arz ve izah edilen nedenler ile; müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasının uyap çıktısı, 13/02/2023 havale tarihli bilirkişi raporu ve diğer sair deliller.
13/02/2023 ve 04/06/2023 tarihli bilirkişi kök ve ek raporu özetle: davacının davalı tarafa kesmiş olduğu 23.09.2021 tarihli... numaralı 2 113.61 TL toplam tutarlı gecikme faizi faturası üzerinde beyanlarının birbirinden farklı olarak sunulmuş olduğu tespit edildiğini, davacı ve davalı taraf arasında dava dosyası içerisinde imzalanmış olan Ticari bir sözleşme/Cari Hesap Sözleşmesi bulunmadığının tespit edildiğini, davacı tarafından davalı aleyhine açılan icra takibinde davacının davalı tarafa kesmiş olduğu 23.09.2021 tarihli ... numaralı 2 113.61 TL toplam tutarlı gecikme faizi faturası üzerinden ayrıca gecikme faizi talep edilmemiş olduğu tespit edildiğini, ancak diğer gecikme faizi faturası dışında kalan 3 fatura bedeli üzerinden her biri için ayrı ayrı olmak üzere faturaların kesiliş tarihlerinden itibaren yeniden icra takibinin açılış tarihine kadar gecikme faizi talep edilmiş olduğunun tespit edildiğini, davacı ve davalı taraf arasında imzalanmış olan bir ticari sözleşme olmaması sebebi ile icra takibinin konusu olan cari hesap ekstresinde kayıtlı olan cari hesap bakiyesinin kalan bakiye tutarını oluşturan faturaların ödeme vadelerinin ve faturaların ödenmemesi durumunda uygulanacak olan faiz oranı bulunmadığını, bu sebeple cari hesap bakiyesinin kalan tutarını oluşturan gecikme faizi faturası dahil edilmeden gecikme faizi faturası çıkarılarak ilgili faturalara istinaden icra takip tarihine kadar Türk Ticaret Kanunu Madde 1530- maddesinin 7. fıkrası uyarınca mal ve hizmet tedarikinde geç ödemelerde uygulanacak temerrüt faiz oranları uygulanarak gecikme faizi hesaplaması yapılmış olduğunu gecikme faizi faturası dahil edilmeden yapılan hesaplamada TTK 1530. maddesinin 7. fıkrasına göre davacı tarafından davalı taraftan 22.03.2022 tarihinde başlatılan icra takibinin açılış tarihine kadar talep edebileceği gecikme faizi tutarı toplam olarak 976,30.-TL tutarında hesaplandığını, davacının davalı tarafa kesmiş olduğu 23.09.2021 tarihli... numaralı 2 113.61 TL toplam tutarlı gecikme faizi faturası ile TTK 1530. Maddesinin 7. Fıkrasına göre talep edilebilecek olan gecikme faizinin yaklaşık olarak 2,16 katı daha fazla gecikme faizinin talep edilmiş olduğu tespit edildiğini, taraflar arasında ki ticari çalışmanın tarafların yasal defter ve dayanağı belgelerine göre 2021 yılında başlamış olduğu ve davalının davacı tarafa 26.01.2022 tarihinde yapmış olduğu 20.000,00.-TL tutarlı ödeme ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin sonlanmış olduğu tespit edildiğini, davacı tarafından ticari alışverişinin olduğu dönemde sadece defa davalı tarafa gecikme faizi faturası kesilmiş olduğunu, davacı tarafından davalı tarafa kesilen gecikme faizi faturasının da davalı tarafından kabul edilerek kayıtlarına işlenmiş olduğu tespit edildiğini, bu Minvalde taraflar arasındaki ticari alışverişin olduğu dönemde davacı tarafından davalı tarafa kesilen 1adet vade farkı faturasının bulunması sebebi ile; taraflar arasında ticari ilişkide vade farkı uygulamasınında takdir mahkemenin olduğunu mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Yapılan inceleme neticesinde; dosya tarafları arasında 6 adet klima alım satımına dair ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı adına düzenlenen 3 adet satış faturası ile 1 adet vade farkı faturasından kaynaklanan alacağın davalıdan tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu tespit edildi.
Her ne kadar dosyaya kazandırılan hem kök hem de ek rapora davalı yanca itirazlarda bulunularak yeniden değerlendirme talep edilmiş ise de tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporunda yapılan tespit ve değerlendirmeler, davalı vekillinin ek rapora itiraz dilekçesinde dile getirdiği itiraz konuları, davanın niteliği birlikte değerlendirildiğinde; bilirkişi rapor ve ek raporunun hükme ve denetime elverişli nitelikte olup Mahkememiz ara kararının ek rapor ile karşılandığı, bilirkişiden yeniden ek rapor alınmasına da yer ve gerek olmadığı kanaatine varılmış, itirazların yerinde olmadığı anlaşılarak rapor hükme esas alınmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; dosya tarafları arasında alınan bilirkişi raporu nazarında; kurulan ticari münasebette yönelik davacı yanca düzenlenen faturalar ve bunlara işlemiş faizler olarak yukarıda belirtildiği şekilde başlatılan takibe yapılan itiraz üzerine durdurulduğu anlaşılmış ise de davacı yanca başlatılan takibe dayanak teşkil eden faturaların her iki tarafın kayıtlarında aynen yer aldığı, buradan hareketle fatura içeriği hizmetin davalı yana verildiği yönünde davacı lehine karine oluştuğu, taraf kayıtlarının usulüne uygun tutulduğunun da anlaşılması ve kayıtlarda aksi durumun bulunmaması nedeniyle karinenin aksinin davalı yanca kanıtlanamadığı, aksi davalı yanca iddia edilmekle birlikte Davacı firmanın yasal defter ve dayanağı belgeler uyarınca; taraflar arasında ki ticari çalışmanın davacının yasal defter ve dayanağı belgelerine göre 2021 yılında başlamış olduğu Davacı ve Davalı taraf arasında dava dosyası içerisinde imzalanmış olan Ticari bir sözleşme/Cari Hesap Sözleşmesi bulunmadığı ve Davalının Davacı tarafa 26.01.2022 tarihinde yapmış olduğu 20.000,00.-TL Tutarlı ödeme ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin sonlanmış olduğu, ve buradan hareketle Davacı firmanın Davalı firmadan yasal defter ve dayanağı olan cari hesap ekstresinin karşılığı olarak 22.03.2022 İcra Takip Tarihi İtibari ile 10.623,61.-TL tutarında alacaklı olduğu, tespit edildiği, Davalı firmanın yasal defter ve dayanağı belgelerinin uyarınca taraflar arasında ki ticari çalışmanın davalının yasal defter ve dayanağı belgelerine göre 2021 yılında başlamış olduğu Davacı ve Davalı taraf arasında dava dosyası içerisinde imzalanmış olan Ticari bir sözleşme/Cari Hesap Sözleşmesi bulunmadığı ve Davalının Davacı tarafa 26.01.2022 tarihinde yapmış olduğu 20.000,00.-TL Tutarlı ödeme ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin sonlanmış olduğu, ve buradan hareketle Davalı yanın Davacı yana yasal defter ve dayanağı olan cari hesap ekstresinin karşılığı olarak 22.03.2022 İcra Takip Tarihi İtibari ile 10.623,61.-TL tutarında borçlu olduğunun tespit edildiği, Davacı ve Davalı taraf cari hesap ekstreleri arasında cari hesap kalemi ve bakiye farklılığı bulunmamakta olup davacının davalı tarafa kesmiş olduğu icra takibinin konusu olan tüm faturaların davalı firmanın resmi defterlerinde kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, davacı doğan’ın davalı ... firmasına kesmiş olduğu davacının ve davalının her ikisinin de cari hesap ekstrelerine kayıtlı olan 23.09.2021 tarihli, ... numaralı 2.113,61 TL tutarlı fatura vade farkı faturası olduğu,Davacı yanın davalı yandan yasal defter ve dayanağı olan cari hesap ekstresinin karşılığı olarak gecikme faizi dahil edilerek 10.623,61.-TL tutarındaki alacak bedelini talep edebileceğinin değerlendirildiği göz önüne alınarak; açılı davanın kabulü ile davalı yanın İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 10.623,61 TL asıl alacak ile 680,15 TL işlemiş faizden oluşan toplam 11.303,76TL alacağın tahsili bakımından devamına, hükmedilen 10.623,61 TL ye takip tarihinden itibaren yıllık %15,75 oranında ve değişen oranlarda reeskont avans faiz uygulanmasına,hükmedilen tutarın %20 si olarak hesaplanan 2.260,75 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aksi iddia edilmiş ise de davalı yanın şartları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklanacağı üzere;
1- Davanın KABULÜ ile davalı yanın İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 10.623,61 TL asıl alacak ile 680,15 TL işlemiş faizden oluşan toplam 11.303,76TL alacağın tahsili bakımından devamına,
-Hükmedilen 10.623,61 TL ye takip tarihinden itibaren yıllık %15,75 oranında ve değişen oranlarda reeskont avans faiz uygulanmasına,
-Hükmedilen tutarın %20 si olarak hesaplanan 2.260,75 TL icra inkar tazminatının DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 772,15 TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak alınan icra peşin harcı 56,52 TL ve peşin harç olan 193,04 TL harcın mahsubu ile bakiye 522,59 TL karar ve ilam harcının DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3- Davacı tarafından yapılan 90,50 TL elektronik tebligat, 800,00 TL bilirkişi ücreti, 2,00 TL kep ücreti, 193,04 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.166,24 TL yargılama giderinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
4- Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan ücretin 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE,
5- Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 11.303,76 TL nispi vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
6- Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu ...'ye ödenmesi halinde, bu ücretin 6831 sayılı Kanun kapsamında ileri sürülen feragat beyanı içeriği göz önüne alındığında DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı diğer davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 26/10/2023
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza