T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/598
KARAR NO: 2023/845
DAVA: Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/07/2022
KARAR TARİHİ: 09/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından Menderes... ASHM'nin ... esas sayılı dosyasına sunulan dava dilekçesinin incelenmesinde:... Organize Sanayi Bölgesindeki... Parselin sahibi olan müvekkilinin, 14.03.2022 tarihinde taşınmazını satmak istediğini, sözü edilen taşınmazın, 2017 yılından buyana şu andaki kiracının kullanımında olduğunu, davalı tarafça, önceki kiracının kullandığı elektrik nedeniyle borç çıkarıldığını ve bu borç ödenmeden satışa izin verilmeyeceğinin söylendiğini, taşınmaz satışının zorlaşmaması için müvekkilinin, davalı tarafça talep edilen elektrik bedelini ödemek zorunda kaldığını, Organize Sanayi Bölgesindeki uygulama gereğince kiracılardan iki aylık kira bedeli kadar teminat alındığını, borcunu ödemeyen kullanıcıların ise elektriklerinin kesildiğini, Organize Sanayi Bölgesinden ayrılan kiracıların elektrik borçları varsa, teminatından karşılandığını, buna rağmen önceki kiracıdan teminat alınmadığı gibi elektrik borçlarının ödemediği halde elektriğinin de kesilmediğini, önceki kiracının elektrik borcunu ödemeyen taşınmazı tahliye ettiğini, borcun artmasına Organize Sanayi Bölgesi Yönetiminin sebep olduğunu, önceki kiracının tahliye etmesinden sonra taşınmazın kiraya verilmek istendiğinde, yeni kiracıya ön uygunluk verilerek, önceki kiracının borcundan bahsedilmediğini, öte yandan 01.03.2021 tarihli yazıda, davacı ait taşınmazın tahsis borcu bulunmadığının açıkça belirtildiğini, buradan da anlaşılacağı üzere elektrik borcunun mevcut kiracıya değil, önceki kiracıya ait olduğunu, teminat alınmış ya da borç ödenmediğinden elektrik kesilmiş olsaydı böyle bir borcun oluşmayacağını, sözü edilen borcun oluşmasına davalının ihmalinin sebep olduğunu, buna rağmen davalının elektrik borcunu müvekkilinden tahsil etmek üzere İzmir ... İcra Müdürlüğü, ... sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, bu icra takibine haklı olarak itiraz ettiklerini, itirazın iptali için hiçbir girişimde bulunulmadığını, taşınmazın satışı sırasında davalı tarafın satışa izin vermek için elektrik borcunun faizi ile birlikte ödenmemesini şart koştuğunu, satışın bozulmasını istemeyen müvekkilinin de istenilen parayı ödemek zorunda kaldığını,16.05.2022 tarihinde davalıya uzlaşma daveti gönderildikten sonra 15.06.2022 tarihinde de arabulucuya başvurulduğunu ancak sonuç alınamayınca böyle bir dava açılmasının zorunlu hale geldiğini belirterek, davalının ihmali sonucunda oluşan ve satış sırasında mecbur kalınarak ödenen 133.731,42 TL tutarındaki elektrik borcunun, yazılı başvurunun davalıya tebliğ edildiği 23.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, ilk taleplerinin kabul görmemesi halinde elektrik borcunun artmasına davalının ihmalinin neden olduğunun kabulü ile elektrik borcunun faizi olan 78.822,47 TL’nin davalıya yazılı başvurunun tebliğ edildiği tarih olan 23.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Adı geçen Mahkemece... karar sayılı ilam ile açılı davanın görevsizlik sebebiyle reddine karar verildiği ve tevzi üzerine Mahkememizin yukarıda belirtilen esas sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinin incelenmesinde: Organize sanayi bölgelerinin, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu’na dayanarak kurulduğunu, anılan Kanunun 3. maddesiyle kaynakların rasyonel kullanılmasının ve sanayinin planlı bir şekilde gelişmesinin amaçlandığını, sözü edilen Kanunun 5. maddesinin, “OSB, kamu yararı gerekçesiyle adına kamulaştırma yaptırabilen bir özel hukuk tüzel kişidir”, 8. maddesinin ise, “Yönetim kurulu; kanun, yönetmelik, kuruluş protokolü ve benzeri düzenlemeler ile müteşebbis heyetin kararları çerçevesinde OSB’nin sevk ve idaresini yürütmekle görevlidir” hükmünü içerdiğini, bahsedilen yasal düzenlemelerden yola çıkılarak OSB’nin yaptığı işlemlerin ve aldığı kararların, kamu hizmeti olarak değerlendirilmesi gerektiğini, kamu hizmeti görevi kapsamında altyapı ve genel hizmet tesisleri kurma hakkının bulunduğundan, yapılan işlemlerin idari iş sayılması gerektiğini, idare işleviyle ilgili ve tek taraflı irade beyanına dayalı olarak hukuki sonuç doğuran tasarruflar olarak tanımlanan idari işlemlerin, kural olarak idari makamlar tarafından tesis edilebileceğini, ancak istisnai olarak özel hukuk tüzel kişilerine de idari işlem yapma yetkisi verilebileceğini, bir işlemin idari işlem olup olmadığı konusundaki ayırt edici unsurun işlemin idare işleviyle ilgili bir alanda kamusal yetki ve usuller kullanılarak yapılması olduğunu, davalının, idari yargı alanında görülen ve görülmekte olan uyuşmazlıklarının bulunduğunu, İzmir... İdare Mahkemesi’nin 12.02.2020 tarih,... sayılı kararı ile İzmir BİM... HD.’sinin 22.09.2020 tarih, ... sayılı kararının, İzmir... İdare Mahkemesi’nin 14.07.2020,... karar sayılı ve 16.07.2020 tarih,... sayılı kararlarının emsal teşkil ettiğini, kaldı ki davacının da tacir olmadığını, bu nedenle davanın ticaret mahkemesinde görülemeyeceğini, İzmir İli, Menderes İlçesi, Tekeli Mahallesinde kurulmuş olan ... Organize Sanayi Bölgesinde yer alan... Parselin davacıya tahsis edildiğini, ayrıca kayıtlara göre davacının, 26.04.2022 tarihine kadar söz konusu taşınmazın sahibi ve müvekkili ... OSB’nin katılımcısı olduğunu, bu sıfatla davacının, alınacak olan tüm kararlara uyup, itiraz etmeyeceğine, altyapı inşaat, hizmet binalarının inşaatı, çevre tanzimi, orta gerilim elektrik şebekesi, arıtma tesisleri, ısı güç entegre tesisi, telefon ve teleks şebekesi ve benzeri konularda yapılacak iş ve imalatlarla ilgili kararlara ve tedbirlere uyacağına, Organize Sanayi Bölgesi içinde kullanılacak su, elektrik, arıtma tesisinde arıtılacak atığın ve diğer enerjiler için yönetim kurulunca hazırlanacak tarifelere uyacağına dair taahhütte bulunduğunu, 29.09.2010 tarihli taahhütnamede, “Tarafımıza verilen tapuyu 3. bir kişiye devretmek istediğimiz takdirde, OSB’ye başvurup devralan 3. kişinin …. kalan her tür-lü muaccel ve müeccel borcumuzu devirden önce peşinen ödeyeceğimizi taahhüt ederiz” denildiği-ni; sözü edilen taahhütlerin, mevzuat ve arsa tahsis sözleşmesinden kaynaklı katılımcılık sıfatının yükümlülükleri gereği olarak verildiğini; Yasa gereği katılımcılık sıfatı sona erinceye kadar taah-hütleri ile bağlı olduğunu, davacının, 24.09.2013 tarihli dilekçesiyle sözü edilen taşınmazı ... isimli gerçek kişiye kiralamak istediğini belirterek, vermiş olduğu taahhütler kapsamanda kiralama talebinin kabul edilmesini talep ettiğini, yasal düzenlemeye uygun olarak davacı/katılımcı kiralama talebi ile birlikte173.maddenin emrettiği üzere 24.09.2013 tarihli taahhütnamenin alındığını, bu taahhütname ile davacının, taşınmazını OSB mevzuatı hükümlerine uygun olarak kiraya verdiğini, taahhüdüne aykırı hareket etmesi halinde ... OSB Bölge Müdürlüğü’nün taahhüt konusu yerine getirilinceye kadar başkaca hiçbir ruhsat ve izni vermeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, kiracı ...’in de, Menderes ... Noterliğinde düzenlenen 24.09.2013 tarih ve ... yev. nolu taahhütnameyi verdiğini, bunun üzerine Yönetim Kurulun da, 25.10.2013 tarih ve... sayılı kararla kiracılık talebini kabul ettiğini, dava dilekçesinde, kiracıdan depozito alınmadığı iddia edilmiş ise de, bunun gerçeği yansıtmadığını, depozitonun kiracının kiralayana verdiği bir teminat olduğunu, buna rağmen o dönemde abonelik sözleşmesi uyarınca davacının kiracısından 8.880,00 TL elektrik güvence bedeli alındığını; sözleşmenin imzalanmasından ve teminat verilmesinden sonra kiracının elektrik hizmetinden yararlanmaya başladığını ancak elektrik faturaları ödenmeyince, güvence bedelinden mahsup edildiğini, buna rağmen güvence bedeli yetersiz kalınca 29.01.2015 tarihi itibariyle 46.915,39 TL borç bakiyesi oluştuğunu, ödenmeyen senetlerin protesto masrafları da ilave edilince, 31.12.2015 tarihindeki borç miktarının 54.908,95 TL’ye kadar yükseldiğini, o dönemde farklı bir yönetim kurulunun olması nedeniyle, borcunu ödemeyince elektriğinin kesilip, kesilmediği ve kesilmediyse niçin kesilmediği konusunda, şu andaki Yönetim Kurulunun bilgi sahibi olmadığını, elektrik borcu konusunda davacı ile ... OSB yönetimi arasında defalarca görüşme yapıldığını ancak sonuç alınamadığını, bunun üzerine İzmir... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapmak zorunda kalındığını, OSB Uygulama Yönetmeliğinin 58/6. maddesine göre, ... OSB sınırları içindeki katılımcılara tapu devri yapılırken, taşınmazın tapu kaydına, “taşınmazın icra satışları dahil üçüncü kişilere devrinde OSB’den uyguluk görüşü alınması zorunludur” şerhinin konulduğunu, davacının, mülkiyetindeki... Parseli 3. bir kişiye satmak isteyince satışa uygunluk belgesi istediğini, ancak bu talebinin “Parsele ilişkin kayıtlar ve hesaplarda parselin eski döneme ait elektrik borcu olduğu için satışa uygundur belgesinin verilmesi mümkün değildir” gerekçesiyle reddedildiğini ve 25.04.2022 tarih, ... sayılı yazı ile davacıya bildirildiğini, davacının, ... Organize Sanayi Bölgesindeki taşınmazın satılabilmesi için gerekli olan uygunluk belgesini alabilmek için elektrik borçlarını ödemek zorunda kaldığını, bundan sonra kendisine, 24.04.2022 tarih ve ... sayılı karar gereğince “Satışa Uygunluk Belgesi” verildiğini belirterek, idari yargının görevine girmesi nedeniyle davanın öncelikle usulden reddedilmesini, aksi kanaatte olunması halinde davanın, açıklanan gerekçelerle esastan reddedilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce İzmir...İcra Müdürlüğüne, ticaret sicil müdürlüğü ile vergi dairesine yazılan müzekkerelere cevap verildiği anlaşılmış, dosyanın tevdisi üzerine SMMM bilirkişisi tarafından hazırlanan 27/09/2023 tarihli rapor dosyaya kazandırılmakla taraflarca rapora karşı itirazlarda bulunulduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı kooperatif ortağı olan davacının taşınmazını satması ile ortaya çıkan eski kiracısına ait elektrik borcu sebebiyle bu haliyle davalı tarafça satışa izin verilmeyeceği gerekçesiyle satış işi zora girmemesi adına davalı tarafça talep edilen ve ödenmek zorunda kalınan elektrik borcunun davalının ihmali ile yerleşik uygulamaya aykırı davrandığından doğduğu ve dolayısıyla davacının eski kiracısının borcundan dolayı sorumlu olmadığı iddiasıyla ödenen borç bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi, aksi halde talep kabul görülmediği takdirde borcun artmasına davalı sebebiyet verdiğinden ödenen faiz bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi talebine ilişkin alacak davası olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arası uyuşmazlığın yukarıdaki şekilde oluştuğu anlaşılmakla birlikte Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 15/06/2023 tarih ve ... Karar sayılı ilamı göz önüne alınmak suretiyle dava şartlarında olun görev hususu bakımından dosyanın öncelikli olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatiyle yapılan inceleme neticesinde taraflar arası uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'nın 4 maddesinde belirtilen mutlak ticari davaya sebebiyet vermediği gibi davalı yanın tacir sıfatı olamayacağından davacı tacir olsa bile ortada nispi nitelikte bir ticari dava da bulunmadığı dolayısı ile uyuşmazlığın Ticaret Mahkemeleri nezdinde görülüp sonuçlandırılmasının mümkün olmadığı değerlendirilmekle taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olacağı, davanın daha evvelden Menderes ASHM'ye açılmış olduğu göz önüne alındığında aşağıda belirtilen şekilde karşı görevsizlik sebebiyle açılı davanın usulden reddine dair karar verilerek hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Menderes Asliye Hukuk Mahkemesi görevine girmesi nedeni ile GÖREVSİZLİK NEDENİ ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2-İş bu dosyanın Menderes Asliye Hukuk Mahkemesi ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilmiş olduğu anlaşıldığından, Mahkememizce verilen iş bu karşı görevsizlik kararının istinaf yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi durumunda, dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 21/1-c. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 22. maddesi gereğince görevli Mahkemenin belirlenmesi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. veya 23. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
3-Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine,
4-Dair davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/11/2023
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza