T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/650
KARAR NO: 2023/807
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/08/2022
KARAR TARİHİ: 26/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı aralarında Hizmet Sözleşmesi ve eklerini akdettiklerini, müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklanan bütün edimlerini yerine getirdiğini, davalının takip dayanağı beş adet faturadan kaynaklanan edimlerini yerine getirmediğini, davalının sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmemesi üzerine, müvekkili şirketin alacağı uğrunda Merkezi Takip Sistemi’nin (İzmir ... İcra Dairesi’nin) ... esas sayılı dosyası ile takip başlatılmış olup, davalı tarafından takibe tamamen haksız olarak itiraz edildiğini, bu nedenle açılacak itirazın iptali davası öncesinde Türk Ticaret Kanunu ve 6325 Sayılı Kanun’un ilgili hükümlerine göre, zorunlu arabuluculuk şartını yerine getirmek maksadı ile arabuluculuk yoluna başvurulmuşsa da davalıya ulaşılamadığını, arabuluculuk sürecinin sonuçsuz kaldığını, arabuluculuk sürecinin sonuçsuz kalması üzerine, davalı hakkında başlattılan icra takibine yapılan itirazın iptali için 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi hükmü gözetilerek dava tesis etme zorunluluğun doğduğunu, davalı şirketin itirazlarının icra dosyasından görüleceği gibi geçersiz ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin alacağının likit ve muayyen durumda olduğunu, bu sebeple davalı şirket tarafından Merkezi Takip Sistemi’nin ...sayılı dosyasındaki itirazın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca iptaline, davalı hakkında %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verilmesini karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; sözleşme ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsili amacıyla başlatmış olup, icra takibinin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi taleplerinde bulunmakta olduklarını, işbu haksız ve mesnetsiz iddiaların kabulünün mümkün olamayacağını, müvekkili şirketin yurtdışında ve Türkiye’de turizm sektöründe faaliyet göstermekte olan, Türk ticari hayatının köklü şirketlerinden olduğunu, müvekkili şirketin iştigal konusu olan turizm ve otelcilik alanında dünyada büyük başarılara imza atmış olup, tüm dünyada ve özellikle Türkiye’de sektörel anlamda adından söz ettirmekte olduğunu, müvekkili şirketin her zaman müşteri memnuniyeti ve en güvenilir hizmeti verme anlayışı içerisinde hizmet vermekte olduğunu, müvekkili şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediği yönündeki beyanların kötü niyetli olduğunu, tarafların yaptıkları sözleşme uyarınca üstlendikleri edimlerin ifası, mücbir sebep olarak nitelendirilen covid 19 salgın hastalığı ve salgın hastalıkla mücadele ederken devletlerin aldığı önlemler sebebiyle doğrudan veya dolaylı olarak etkilendiğini, müvekkilinin pandemi nedeniyle turizm talebinin ve harcamalarının oldukça azalması ile aşırı ifa güçlüğüne düştüğünü, müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklı tüm yükümlülüklerini bu zor dönemde dahi yerine getirmek için üstün çaba sarf ettiğini, kaldı ki sözleşme yapıldığı andaki karşılıklı edimler arasında mevcut olan denge, sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle büyük ölçüde taraflardan biri aleyhine katlanılamayacak derecede bozulabileceğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmede mücbir sebepler ve sorumluluğun sınırı bölümü düzenlenmiş olup,madde metninde açıkça mücbir sebep hallerinde (deprem, su baskını ve sürekli çalışmayı engelleyen doğal afetler, salgın hastalık, yangın gibi durumlar) yüzünden sözleşme hükümlerinin uygulanmaması halinde tarafların karşılıklı olarak tazminat talep edemeyeceklerini, diğer tarafın edimini yerine getirememesinden dolayı diğer tarafa sorumluluk yüklenemeyeceğinin hüküm altına alındığını, davacının icra inkar tazminatına ilişkin taleplerinin haksız ve usule aykırı olduğunu, yerleşik Yargıtay karalarında kimi alacakların likit olmadığının kabul edildiğini, aksi iddiaların kabulü anlamına gelmemekle birlikte, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği bedellerin likit alacak olamayacağını, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının talep etmiş olduğu faizin, takipten evvel temerrüde düşürülmeyen borçlu için işlemiş faiz talep edilemeyeceğinden davacının işbu husustaki taleplerinin de reddi gerektiğini, zira 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda tacirler arasındaki ihbar ve ihtarların ne şekilde yapılacağı 18/3. maddesinde düzenlenmiş olduğunu ve tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılacağının belirlendiğini, tüm sebepler bir arada değerlendirilerek, müvekkili tarafından ikame olunan haksız ve mesnetsiz davanın reddine ve yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, haksız ve kötüniyetli takip başlatıldığından davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.
DELİLLER:
İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının Uyap örneği, İstanbul Ticaret Odası Başkanlığının yazı cevabı ve bilirkişi raporu dosyamız arasındadır.
İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Mahkememiz davacısı tarafından davalı aleyhine toplam 10.327,00 TL asıl alacağın tahsiline yönelik ilamsız takip başlatıldığı, dayanağın asıl alacak ve gecikme bedeli olarak belirtildiği, davalı yanca geniş anlamda borca itiraz üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür.
Mahkememizce verilen ara karar kapsamında dosyanın tevdisi üzerine uzman bilirkişi ile bir Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilip davalı yanca itiraza uğrayan raporda özetle; davacı yanın faturalarının tarihinin covid-19 dönemine denk gelmesi, turizm sektöründen faaliyet gösteren davalı şirketin aşırı ifa güçlüğü çekmesi mücbir sebep kapsamında değerlendirilmesi halinde, davacının fatura bedellerini talep edemeyeceğini, davacının fatura bedellerinin ödenmesine karar verilmesi halinde ise, takip tarihi itibariyle toplam davacı alacağının 11.019,42-TL olacağının belirtildiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesi kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirkete verilen hizmet çerçevesinde davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 5 adet faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan... esas sayılı dosyası ile açılan icra takibine davalı şirket tarafından yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili taleplerine ilişkin olduğu tespit edildi.
Her ne kadar dosyaya kazandırılan kök rapora davalı yanca itirazlarda bulunularak yeniden değerlendirme talep edilmiş ise de tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporunda yapılan tespit ve değerlendirmeler, davalı vekillinin ek rapora itiraz dilekçesinde dile getirdiği itiraz konuları, davanın niteliği birlikte değerlendirildiğinde; bilirkişi rapor ve ek raporunun hükme ve denetime elverişli nitelikte olup Mahkememiz ara kararının ek rapor ile karşılandığı, bilirkişiden yeniden ek rapor alınmasına da yer ve gerek olmadığı kanaatine varılmış, itirazların yerinde olmadığı anlaşılarak rapor hükme esas alınmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; dosya tarafları arasında alınan bilirkişi raporu nazarında; Taraflar arasında 18/10/2012 tarihinde elektronik haberleşme hizmetlerine ilişkin çerçeve sözleşmesi imzalandığı ,davalının haberleşme hizmeti alt yapılarının Davacıdan 27.468$’lık toplam proje bedeli ile satın aldığı, raporda belirtildiği şekli ile; Ağustos 2010- Aralık 2022 tarihleri ödenmediği belirtilen aylara ilişkin takibe konu edilen faturaların 30.09.2021 tarihli ... Sıra nolu 2.850,60-TL fatura, 30.09.2021 tarihli... Sıra nolu 3.630,00-TL fatura, 30.11.2021 tarihli... Sıra nolu 2.944,90-TL fatura, 30.11.2021 tarihli... Sıra nolu 568,40-TL fatura, 31.01.2022 tarihli ... Sıra nolu 333,10-TL fatura,olduğu, kurulan ticari münasebette yönelik davacı yanca düzenlenen faturalar ve bunlara işlemiş faizler olarak yukarıda belirtildiği şekilde başlatılan takibe yapılan itiraz üzerine durdurulduğu anlaşılmış ise de davacı yanca başlatılan takibe dayanak teşkil eden faturaların her iki tarafın kayıtlarında aynen yer aldığı, buradan hareketle fatura içeriği hizmetin davalı yana verildiği yönünde davacı lehine karine oluştuğu, taraf kayıtlarının usulüne uygun tutulduğunun da anlaşılması ve kayıtlarda aksi durumun bulunmaması nedeniyle karinenin aksinin davalı yanca kanıtlanamadığı, davalı yanca ödenmeyen faturaların covid-19 dönemine denk gelmesi nedeni ile ifa güçsüzlüğü nedenli ödenemediği ileri sürülmüş ise de, COVİD-19 olarak bilinen corona virüs hastalığı nedeni ile Dünya Sağlık Örgütü'nün koruma tedbirleri kapsamında ülkemizde de kapanma sürecinin olduğu döneminin 2020 yılı Mart-Haziran dönemi ile 2021 yılı Mayıs ayında yaklaşık 21 günlük dönende olan bir süreç olduğu, ancak davalının ödeyemediği faturaların Eylül 2021,Kasım 2021 ve Ocak 2022 dönemine ait faturalar olduğu, bu dönemde covid-19 korunma tedbirlerinin uygulanmadığı, ekonomik hayatın devam ettiği,herhangi bir durma sürecine girilmediği, davalı yan tarafından covid-19 durma sürecinde de ödemelerin yapıldığı, herhangi faturadan kaynaklı ödeme yapılmadığı dönemin o süreç içerisinde bulunmadığı, dolayısı ile corona virüs salgının nedeni ile ödeme güçsüzlüğüne ilişkin iddianın dosya kapsamında davalı tarafça ispatlanamadığı, göz önüne alınarak; açılı davanın kabulü ile davalı yanın Merkezi Takip Sisteminin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 10.327,00TL TL asıl alacak, 1.631,12 TL (taleple bağlılık ilkesi gereği) gecikme faizinden oluşan toplam 11.958,12TL alacağın tahsili bakımından takibin devamına, hükmedilen 10.327,00 TL ye takip tarihinden itibaren yıllık %48 oranında sözleşmesel faiz uygulanmasına, hükmedilen tutarın %20 si olarak hesaplanan 2.391,62 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile davalı yanın Merkezi Takip Sisteminin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 10.327,00 TL asıl alacak, 1.631,12 TL (taleple bağlılık ilkesi gereği) gecikme faizinden oluşan toplam 11.958,12 TL alacağın tahsili bakımından takibin devamına,
-Hükmedilen 10.327,00 TL ye takip tarihinden itibaren yıllık %48 oranında sözleşmesel faiz uygulanmasına,
-Hükmedilen tutarın %20 si olarak hesaplanan 2.391,62 TL icra inkar tazminatının DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 816,85 TL karar ve ilam harcının 284,92 TL (204,22 TL peşin harç ile 80,70 TL icra dosya peşin harcından oluşan) harçtan mahsubu ile hazineye irat kaydına, bakiye 531,93 TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 284,92 TL (204,22 TL peşin harç ile 80,70 TL başvuru harcından oluşan) harç ile gider avansından kullanılan 3.104,00 TL (tebligat ücreti, posta masrafı ve bilirkişi ücretinden oluşan) yargılama giderinden oluşan toplam 3.388,92 TL'nin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan ücretin 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 11.958,12 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
6-Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu ...'e ödenmesi halinde, bu ücretin 6831 sayılı Kanun kapsamında ileri sürülen feragat beyanı içeriği göz önüne alındığında DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluklarında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/10/2023
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza