T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/689 Esas
KARAR NO: 2023/908uca/ İZMİR
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 06/09/2022
KARAR TARİHİ: 30/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.06.2022 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç park halinde iken sürücü ...'in sevk ve idaresinde ... plakalı aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacıya ait aracın hasar gördüğünü, aracın hasarı onarıldığını ve yetkili servis onarım bedelini aldığını, davalı şirket tarafından davacıya ait araçta oluşan maddi tazminat için sigorta şirketine başvuru yapıldığını, davalı tarafa ödeme yapması amacıyla başvuruda bulunuldunu ancak sonuçsuz kaldığını, her ne kadar davacının taleplerinin karşılanması adına arabuluculuğa başvurulmuş ise de, anlaşma sağlanamadığını, işbu dava, kaza neticesinde meydana gelen değer kaybı ve ikame araç bedeli için olduğunu, kaza neticesinde davacının aracında onarım bedeli, hasar ve değer kayıpları oluştuğunu, aracın hasarı servis tarafından giderilmiş ve neticede servis tarafından giderilen onarım sebebiyle araçta değer kaybı ortaya çıktığını, hasar sebebiyle araçta değer kaybı ve ikame araç bedeli alacağı ortaya çıktığını, kaza neticesinde ortaya çıkan değer kaybı ve ikame araç bedeli diğer davalı firma ile birlikte ... A.Ş. tarafından karşılanması gerektiğini, davalı sigorta şirketi iş bu talepleri haksız bir şekilde reddettiğini, kazanın oluşumunda davacının kusurunun olmadığı dosya kapsamında açık olduğunu, söz konusu kazanın oluşumunda ... plakalı aracın asli kusurlu olduğu kaza tespit tutanaklarıyla açık olduğunu, aynı zamanda davalı firmaya ait ... plakalı aracın zorunlu sigorta şirketi ... Anonim Şirketi olduğunu, bu kapsamda ZMMS poliçe limiti dahilinde mezkur araca ait yapılan harcamaların ödenmesi gerektiğini, araçta ortaya çıkan değer kaybı ve ikame araç bedelinden davalılar birlikte sorumlu olduğunu belirterek davanın kabulü ile alacağın miktarının tespit edildiği anda harç tamamlama ve dava değerini artırma hakları saklı kalmak kaydıyla davacı aracında meydana gelen zararın tespiti ile şimdilik 200TL maddi tazminatın (HMK M.107, 100TL değer kaybı, 100TL ikame araç bedeli) kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirkete ilgili düzenleme gereği usulüne uygun bir başvuru yapılmadığında iş bu davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, davacı tarafın belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar olmadığını, davacı tarafın huzurdaki dava değer kaybı bakımından 100,00-TL ve ikame araç bedeli bakımından da 100,00-TL alacak davası olarak açılmış ise de, işbu davanın belirsiz alacak davası koşullarını taşımadığını, araçta meydana gelen değer kaybı ücretinden davalı şirketin sorumluluğunun olmadığını, davacı yanın ikame araç bedeli talebi ZMMS genel şartları uyarınca teminat dışı olduğunu, davalı şirketin trafik poliçesi dahilinde herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Açılan dava, 08/06/2022 tarihinde davalı sigorta şirketinden Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortaları bulunan ... plaka sayılı araç ile davacıya ait ... plaka sayılı aracın çarşışması sonucunda meydana gelen kazada davacıya ait araçta hasar nedeniyle oluşan değer kaybı tazminatı ile ikame araç bedelinin 08/06/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir.
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.
Mahkememizce dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 08/06/2022 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, davalı sigorta şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, ... plakalı araca ait tramer kaydı, ekspertiz raporu ve sair deliller bulundurulmak suretiyle bilirkişi raporu alınmak üzere dosya bir trafik alanında uzman bir otomotiv alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilerek rapor aldırılmıştır. 23/08/2023 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda; Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı ... marka aracı ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 84/j maddesindeki sürücü kural ihlallerinden; “j)Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama” kuralını ihlal ederek kazanın meydana gelmesine sebep olduğu kanatine, Sürücü ... sevk ve idaresinde park halinde bulunan ... plakalı... marka araç park halinde olması nedeniyle,kazanın meydana gelmesinde bir, etkisinin olmadığı kanaatine, 08.06.2022 tarihinde meydana gelen kazada davacıya ait ... plaka sayılı aracın 2.el satışı esnasından araçtaki oluşan değer kaybı bedelinin 15.000,00 TL olabileceği kanaatine, ... plaka sayılı araç onarım süresi boyunca serviste kalacağı sebebiyle 3.500,00 TL ikame araç talebi oluşabileceği hususlarında oluşan görüş ve kanaatleri bildirilmiştir.
Davacı vekilinin 21/09/2023 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile "... dava dilekçesi ile talep etmiş olduğumuz alacak kalemlerine ek olarak ve fazlaya ilişkin hak ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla ; 14.900,00 TL Değer kaybı, 3.400,00TL İkame araç bedel alacağı ve talep edilen tüm alacak kalemlerine dava dilekçesinde belirtilen faizlerin işletilmesi ile davalılardan tahsiline, bedel artırım talep edilen alacak kalemlerine dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi ile tahsiline, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımızın saklı tutulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline" karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi heyeti raporu ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu uyuşmazlığın 08/06/2022 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davacının maliki bulunduğu... plakalı araçta hasar meydana geldiği, söz konusu kazanın oluşumunda davacıya ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının aracında değer kaybı oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu zararın yukarıda değinilen yasal düzenlemeler karşısında davalıların, mağdur konumundaki tarafın değer kaybı talebi yönündeki gerçek zararını gidermekle mükellef olduğu kanaatine varılarak bu itibarla değer kaybı talebinin kabulüne, 15.000,00-TL değer kaybı bedelinin davalı Sigorta Şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile 24.08.2022 tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden (08.06.2022) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 3.500,00-TL ikame araç bedeline yönünden ise davalı ...'ten kaza tarihi olan 08.06.2022 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, diğer davalı sigorta şirketi yönünden ikame araç bedeli hususunda sorumluluğu bulunmadığından davalı sigorta şirketi yönünden ikame araç talebine ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
a)15.000,00-TL değer kaybı tazminatının davalı Sigorta Şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile 24.08.2022 tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden (08.06.2022) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
b)İkame araç bedeline yönelik talebin KISMEN KABULÜ İLE;
3.500,00-TL ikame araç bedeline yönünden ise davalı ...'ten kaza tarihi olan 08.06.2022 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine,
Diğer davalı yönünden ikame araç bedeli talebine ilişkin davanın reddine,
2)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.263,73-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 80,70-TL peşin harç ve 313,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 870,03-TL karar ve ilam harcından 705,42-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili 164,61 TL 'nin davalı ...'ten alınarak Hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harcı ile 313,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 474,40-TL dava açılış harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili (Davalı... Anonim Şirketi 384,89-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) ile Hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan 6,50 TL KEP ücreti, 87,00 TL elektronik tebligat ücreti, 216,00 TL tebligat gideri ve 2.400 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.623,37 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak tahsili (Davalı... Anonim Şirketi 2.127,03-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davacıya verilmesine,
7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.600-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili (Davalı... Anonim Şirketi 1.297,28-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) ile Hazineye irat kaydına,
Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 15.000-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine
Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 2.900-TL vekalet ücretinin davalı ...'ten tahsili ile davacıya verilmesine
Davalı... A.Ş duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 3.500-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı... A.Ş.'ne verilmesine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketi vekili ile davalı ...'in yokluğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.30/11/2023
Katip ...
e-imza
Hakim...
e-imza