T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/691 Esas
KARAR NO: 2023/791
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/09/2022
KARAR TARİHİ: 26/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine İzmir... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile girişilen icra takibine davalı borçlunun; borca ve yetkiye itirazda bulunduğunu ve takibin durduğunu, akabinde davacı tarafça 02/06/2022 tarihinde... arabuluculuk numarası ile zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığını, davalı karşı yan ile anlaşılamamış olup anlaşamama son tutanağı ile arabuluculuk sürecinin sonlandırıldığını, takibe dayanak alacak para borcu olduğundan gerek mevzuat ve gerekse yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında faturadan ve cari ilişkilerden kaynaklanan borcun para borcu olduğu konusunun sabit olduğunu, para borçları için eski Borçlar Kanununda zikredilen kuralın yeni Türk Borçlar Kanunu 89 . madde de tekrarlandığını ve para borcunun ifa yerinin açıkça gösterildiğini, buradan hareketle yetkili icra dairesi ve mahkemelerin alacaklının ikametgahı icra daireleri ve mahkemeleri olduğunu, davalı aleyhine girişilen icra takibi müvekkil ile davalı arasında ticari alışverişten doğan bir takip olup, davacı şirket ile takip borçlusu arasında doğan bir borç olduğunu, davalıya davacı şirket tarafından satış yapılmış olup; 25.03.20222 tarihli... no.lu 126.859,44.TL ve 25.03.2022 tarihli ... no.lu 150.096,00.TL bedelli faturalar kesilip davacı şirket defterine işlendiğini, davalı ödeme yapmadığından davacı şirket alacağını tahsil için defalarca davalı şirketle iletişime geçmiş ancak bir sonuç elde edemediğinde icra takibine giriştiğini belirterek icra dosyasına haksız ve hukuka aykırı yapılan itirazın iptaline, İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosya takibin devamına, haklı davanın kabulüne, davalı yanın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle, ödeme emrine karşı sundukları itiraz dilekçelerinde de belirttikleri uyuşmazlık konusu icra takibinin yetkisizlik nedeniyle iptali gerektiğini, davalının adresinin 25.05.2021 tarihli ticaret sicil gazetesinde de ilan olduğu üzere Dilovası/Kocaeli olduğunu, bu sebeple, yetkili mahkeme ve icra müdürlüklerinin Gebze Mahkemeleri ve İcra Daireleri olduğunu, bu nedenle İzmir Adliyesinden yapılan bu takibe ve açılan davaya ilk olarak yetkisizlik nedeniyle itiraz ettiklerini, davacı, davalı şirket ile gerçekleşen ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalara ve cari hesap tablosuna dayalı olarak bir takip başlattığını, ancak davacı şirket faturada yer alan ürünleri zamanında tam ve eksiksiz olarak teslim edemediğini, bu nedenle davalı şirket zor durumda kalmış ve işlerinde gecikmeler olduğunu, bu durum, aslında davacının fatura içeriğindeki hizmeti tam olarak vermediğini, dolayısıyla faturada ve cari hesap tablosunda yazan miktarIarın tam olarak gerçeği yansıtmadığı sonucunu doğurduğunu, davacı tarafından, davalı şirkete fatura keşide edildikten sonra, davalı şirket; fatura içeriğindeki hizmette eksiklikler olduğu ve tamamlanması gerektiği ile ilgili davacı şirketle iletişime geçtiğini, ayrıca gecikmeden kaynaklı mağduriyet nedeniyle, fatura bedelinde indirim istendiğini, taraflar arasında hizmet konusu makinelerdeki fanlarla ilgili ihtilaf çıktığını, fanların değiştirilmesi ve onarılması hususunda, taraflar bir orta yol bulmaya çalışmışsa da; davacı taraf fanların değişimi ile ilgili ortaya çıkan tüm masrafı, kusur kendisinde olmasına rağmen; davalı şirket üzerinde bırakmak istediğini, davalı şirket, davacının bu eksikliklerini kısa bir süre içinde tamamlayacağını yada fatura bedelindeki rakam üzerinden indirim uygulanacağını beklediğini, bu nedenle, davalı şirket, faturalara itiraz etmemiş ve sürecin iyi niyetli şekilde çözüleceğine inandığını, ancak aradan geçen zaman dilimi içerisinde hem davacı tarafça, fatura içeriğine konu hizmet tamamlanmamış, hem de gecikmeden kaynaklı davalı şirketin uğramış olduğu zararın karşılanması fikrinden vazgeçildiğini, gerçek ödenmesi gereken rakam üzerinden taraflar istişare halindeyken; davacı tarafça birdenbire icra takibi başlatıldığını, fatura kapsamındaki hizmet için ödenmesi gereken rakam tam olarak belli olmadığından; davalı şirket tarafından işbu icra takibine itiraz etme zorunluluğu doğduğunu belirterek icra takibinin ve davanın, yetkisiz Mahkemede açılmış olması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan inceleme neticesinde uyuşmazlığın taraflar arasındaki alım satım ilişkisi kapsaında ödenmeyen faturalardan kaynaklı alacağının olup olmadığı, var ise alacağın tahsili yönünde İzmir... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti ile değerlendirilmesine yönelik itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır.
İzmir... İcra Dairesinin... esas sayılı dosyasının incelenmesinde özetle; Mahkememiz davacısı tarafından davalı aleyhine fatura ve işlemiş faizden oluşan toplam 122.620,,44 TL alacağın tahsiline yönelik ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının cari hesap olduğu , yapılan geniş anlamda borca ve yetkiye itiraz üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Borçlu vekilinin İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği, itirazın iptali davaları açısından icra takibinin yetkili icra dairesinde açılmış olmasının öncelikli olarak incelenmesi gerektiği anlaşılmakla; İcra takibi ve davanın taraflar arasında cari hesap ilişkisinden kaynaklı fatura bedelinin ödenmesine yönelik ödenmeyen bedelin tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 50. maddesinde para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye dair hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanacağının, ayrıca takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesinin de takibe yetkili olduğunun düzenlendiği, davacı tarafın ticari ilişki çerçevesinde ödenmeyen alacağını dava konusu ettiği, dava konusu alacağın bir miktar para alacağı olup TBK'nun 89(1) maddesi uyarınca alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilmesi hükmü gözönünde tutularak davacı alacaklının ticaret siciline kayıtlı yerleşim yerinin İzmir olduğu, buna göre İzmir İcra Dairelerinin davaya konu icra takibinde yetkili bulunduğu, davalı tarafın icra dairesinin yetki itirazının haklı olmadığı anlaşılmakla davalı tarafın icra dairesinin yetkisine ilişkin olarak yaptığı itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizce dosya rapor aldırılmak üzere mahkememizce görevlendirilen SMMM Bilirkişiye tevdi edilmiş ve 25/01/2023 havale tarihli bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi raporunda; Mahkemenin ara kararı gereği, davacı defterleri incelenmiş, davacı defterlerinin Noter açılış tasdik şerhleri yukarıya çıkarılmıştır. Davacı tarafından, Aşağıdaki faturalarından kalan bakiye alacak, takibe ve davaya konu edilmiştir. 25.03.2022 tarihli ... sıra nolu 150.096,00-TL bedelli e-fatura, 25.03.2022 tarihli ...sıra nolu 126.859,44-TL bedelli e-fatura, Bu faturaların içeriği ürünlerin sevk ve teslimine ilişkin bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı itirazı, Davacının, fatura içeriği malları tem ve eksiksiz teslim etmediğini, davalının zor durumda kaldığını, gecikmeler yaşandığını, davacıdan eksikliklerin tamamlanmasının istendiğini, gecikme nedeniyle fatura tutarında indirim istendiğini, taraflar arasında hizmet konusu makinelerdeki fanlar konusunda ihtilaf çıktığını, fanların değiştirilmesi veya onarılmasının istendiğini, ancak; değişim ile ilgili masrafın davacı kusurundan kaynaklanmasına rağmen davalıdan tahsil edilmeye çalışıldığı, ifade edilmiştir. 2022 yılında tanzim edilen 2 adet fatura tutarı, “276.955,44-TL / 1418 KDV - 234.708,00-TL" taraflarca BA/BS forumları ile Gelir İdaresi Başkanlığına beyan edilmiştir. Cari hesaba konu davacı faturaları her iki tarafça da BA/BS forumları ile beyan edilmiştir. Davalı, davacının gecikmesi nedeniyle fatura tutarlarında indirim istemektedir. Ayrıca; davacının ürettiği makinelerdeki fanlar konusunda ihtilaf çıkmıştır. Fanların değiştirilmesi veya onarılması istenmektedir. Hükmün hukuki taktiri sayın mahkemeye ait olmak üzere; Davacının ürettiği makinelerdeki fanların, davacı tarafından değiştirilmesi veya onarılması halinde, ürünlerin tesliminde gecikme var ise gecikme bedelinin davacının kalan bakiye faturalar tutarından mahsubu ile kalan tutarın davacıya ödenmesi gerekeceği, Davacının ürettiği makinelerdeki fanların, davacı tarafından değiştirilmemesi veya onarılmaması halinde, ürünlerin tesliminde gecikme var ise; fanların değiştirme veya onarım bedeli ile gecikme bedelinin davacının kalan bakiye faturalar tutarından indirilip kalan tutarın davacıya ödenmesinin gerekeceği
yönünde görüş ve kanaate varıldığını bildirmiştir.
Mahkememizce dosya rapor aldırılmak üzere mahkememizce görevlendirilen SMMM Bilirkişiye tevdi edilmiş ve 18/05/2023 havale tarihli bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi raporunda; Davalı ... Teknolojileri Ltd. Şti. firmasının ihtilafa konu ticari defter ve belgeleri incelenmiştir. Dava konusu faturaların ve bu faturalar mukabilinde yapılan ödemelerin ticari defterlere işlenerek kayıt altına alındığı, Dosyada bulunan önceki Bilirkişi raporu ile karşılaştırdığımızda Davacı şirket ile Davalı şirket arasında ticari defterler, faturalar, ödeme dekontlarında mal ve hizmet miktarı ile tutar olarak herhangi bir farklılık ve ihtilaf görülmediği, Türk Ticaret Kanunu Madde 21/2'de; “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” şeklinde belirtilmiş olup, Davalı şirketin bu süre içinde herhangi bir itiraz da bulunmadığı, Bu 8 günlük itiraz süresini aşılması nedeniyle ispat yükümlülüğünün faturayı veren taraftan faturayı alan tarafa geçmesi ve Davalının iddia ettiği, Davacı şirketin malları tam eksiksiz teslim etmediğinin, bu nedenle zor durumda kaldığının ispatının ticari defterlerin ve faturaların incelenmesi sonucu tarafımızdan tespiti mümkün olmadığından ve uzmanlık alanımız dışında bir bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gerektiğinden dolayı mali yönden incelememiz sonucu Davacı şirket ... San Ve Tic. Ltd. Şti. 'nin 122.620,44 TL alacak bakiyesinin olduğunun tespit edildiği yönünde görüş ve kanaate varıldığını bildirmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; dosya tarafları arasında kurulan ticari münasebette yönelik davacı yanca düzenlenen faturalar ve bunlara işlemiş faizler olarak yukarıda belirtildiği şekilde başlatılan takibe yapılan itiraz üzerine durdurulduğu anlaşılmış ise de davacı yanca başlatılan takibe dayanak teşkil eden faturaların her iki tarafın kayıtlarında aynen yer aldığı, buradan hareketle fatura içeriği hizmetin davalı yana verildiği yönünde davacı lehine karine oluştuğu, taraf kayıtlarının usulüne uygun tutulduğunun da anlaşılması ve kayıtlarda aksi durumun bulunmaması nedeniyle karinenin aksinin davalı yanca kanıtlanamadığı, aksi davalı yanca iddia edilmekle birlikte, davalı kayıtlarına göre ise yine davacının davalıdan 122.620,44 TL tutarında alacaklı olduğu, alacağın oluşmadığı yönündeki davalı savunmasının rapor ile karşılandığı, davalı kayıtlarında yer alan faturadan borçlu olunmadığı olgusunun ispatının davalıda olacağı değerlendirilmekle davalı kayıtlarındaki alacak tutarı göz önüne alınarak davalı yanın asıl alacak yönünden yaptığı itirazın yerinde olmadığı kanaatine kanaatine varılarak davanın kabulü ile; İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki vaki itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:
1-Davanın KABULÜ ile,
İzmir ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına,
Kabul edilen asıl alacak üzerinden %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 19.619,27-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 8.376,20-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 1.480,96-TL peşin harç ile icra dosyasına yatırılan 613,10-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 2.094,06-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvurma harcı, 1.480,96-TL peşin harç ile İzmir... İcra Müdürlüğünü ... Esas sayılı dosyasına yatırılan 613,10-TL peşin olmak üzere toplam 2.174,760-TL dava açılış harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 128,00-TL elektronik tebligat, 103,50-TL posta masrafı, 1.500-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplamda 1.731,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/10/2023
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza