T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/745 Esas
KARAR NO: 2023/860
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/09/2022
KARAR TARİHİ: 09/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı/ müvekkil ile Davalı/... Özel Sağlık Yatırımları San. Tic. A.Ş. Arasındaki ticari ilişki kapsamında Müvekkil tarafından Davalı Şirkete medikal malzeme satışı yapılmış, malzemeler teslim edilmiş, sevk irsaliyeleri Davalı şirket tarafından imzalanmış olmasına karşılık malzemelerin bedelleri Müvekkiline ödenmediği, ticari ilişkiye istinaden düzenlenen faturalar dayanak gösterilerek alacağın tahsili amacıyla İzmir...İcra Müdürlüğü'nün.. E. Sayılı dosyası üzerinden Davalı Şirket aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı vekili aracılığı ile borca ve tüm ferilerine yönelik itirazlarını sunulduğu, takip icra müdürlüğünün 10.06.2022 tarihli kararı ile durdurulduğu, hem takibe konu faturadan hem de müvekkil şirketin cari hesap kayıtlarından anlaşılacağı üzere davalının Davacı/Müvekkil şirkete faiz hariç olmak üzere 91.315,50 TL borçlu olduğunun sabit olduğundan bahisle, davalı/borçlunun İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, Davalı/Borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazları nedeni ile alacak miktarının %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Kötü niyetli Davalının HMK m. 329 gereğince disiplin para cezası ile cezalandırılmasına, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin Davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar davalı şirket ile ticari ilişkinden kaynaklı ödenmemiş fatura alacağının yanı sıra işlemiş faizden bahsetmiş olsa da delil olarak sunulan bilgi ve belgelerin hiçbiri, usul kuralları çerçevesinde, iddia edilen vakıayı ispata elverişli araçlar olmadığı, Asıl alacağı kabul anlamına gelmemek kaydı ile, takip ve davaya konu edilen faiz ve oranının da ne şekilde belirlendiği ortaya konulmadığı, işlemiş ve işleyecek faizin tespitinde başlangıç tarihi ve hangi tür faizin esas alınacağı konusunda belirsizlik olduğu, cari hesap sözleşmesindeki alacak kalemleri veya faturaların ticari defterlere geçirilmiş olması halinde artık bireysel olarak cari hesaplar ve faturalar değil, ticari defterlerin delil olması söz konusu olacağı, somut olayda usulüne uygun bir muacceliyet ihbarı söz konusu olmadığından, müvekkili şirketin borçlusu olduğu bir cari hesap alacağının varlığından söz edilemeyeceğinden bahisle, huzurdaki haksız ve dayanaksız davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin ve yüzde yirmiden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA KONUSU:
Açılan dava, medikal malzeme satımından kaynaklı düzenlenen faturalar ödenmediğinden alacağın davalıdan tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile disiplin para cezası tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu tespit edildi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.
Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
Tüm dosya kapsamı, bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı ve daval ticari kayıtlarının incelendiği, inceleme üzerine alınan bilirkişi raporunda davacı ile davalı arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, incelenen davacı firmanın Kanuni ve yardımcı defter kayıtlarına göre; 06.06.2022 takip tarihi itibariyle Davacının Davalıdan 91.315,50 TL alacaklı olduğu, yine davalı yan kayıtları incelendiğinde ; davalı firmanın Kanuni ve yardımcı defter kayıtlarına göre; 06.06.2022 takip tarihi itibariyle Davacının davalıdan 91.315,50 TL alacaklı olduğu, her iki taraf kaydının birbiri ile uyumlu olduğu, Takip talebinde, toplam 3.796,95 TL işlemiş faiz ve asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar asıl alacağa yıllık %9 yasal faiz talep edilmekte olduğu, davalı tarafından icra dosyasına sunulan dilekçede işlemiş faiz ve faiz oranına itiraz edilmekte olduğu ,alınan bilirkişi raporunda ise 2.260,38 TL işlemiş faiz alacağının hesaplandığı bu hali ile davanın taraflarının defter kayıtları üzerinde yapılan incelemeye göre, Davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 91.315,50 TL asıl alacak 2.260,38 TL işlemiş Faiz olmak üzere toplamda 93.575,88 TL Alacaklı olduğu, İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibine konu alacak miktarı incelendiğinde; toplam 96.294,20TL alacağın takibe konulduğu, anlaşılmakla, bu hali ile açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı yanın İzmir ... İcra Müd.'nün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 93.575,88 TL alacağın tahsili bakımından devamına, fazlaya ilişkin iptal talebinin REDDİNE,
- Hükmedilen 93.575,88 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık % 9 oranında ve artan oranlarda yasal faiz uygulanmasına,
-Hükmedilen alacağın %20'si olarak hesaplanan 18.715,176 TL icra inkar tazminatının DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
-6100 sayılı HMK 329.madde şartları oluşmadığından talebin REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 6.392,16TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 1.163 TL peşin harç ile İcra peşin harcı 487,41 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.741,75 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvurma harcı ve 1.163,00-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.243,70TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 1.317,00TL yargılama gideri üzerinden kabul miktarına göre hesap ve takdir olunan 1.279,82-TL nispi yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca kabul miktarı üzerinden hesap ve takdir olunan 17.900 -TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca red miktarı üzerinden hesap ve takdir olunan 2.718,32-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama gideri üzerinden kabul miktarına göre hesap ve takdir olunan 3.031,92 -TL'sinin davalıdan, 88,08TL'sinin ise davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
8-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dairtaraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 09/11/2023
Katip...
e-imza
Hakim ...
e-imza