T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/837 Esas
KARAR NO : 2025/173
HAKİM : Hazal HASANHANOĞLU ÇALIŞKAN 194227
KATİP : Burcu UZUN 122195
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 26/10/2022
KARAR TARİHİ : 20/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 22/09/2021 tarihinde yolcu konumunda bulunan davacı müvekkili ...n sürücü...n sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile ... Mevkii üzerinden Ankara ili istikametine doğru kendi şeridinde seyrederken 34. km 700. Metreye geldiği esnada direksiyon hakimiyetini kaybederek orta bariyerlere aracının sol kısmıyla çarpması neticesinde tek taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, davacı müvekkilinin... plakalı araçta yolcu konumunda olup konu kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusurunun olmadığını, müvekkilinde solunum bozuklukları ve omurga kırığı tanıları konulduğu, 23/09/2022 tarihinde ameliyat olduğu, sonrasında ise günlerce hastanede yatmak zorunda kaldığını, olay nedeniyle psikolojik, fiziksel ve ekonomik sorunların oldukça yıpratıcı olduğunu, kazaya sebebiyet veren... plakalı aracın davalı ... Sigorta Anonim Şirketinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu davalı sigorta şirketine 22/12/2021 tarihinde yapılan yazılı başvuruya sigorta şirketi tarafından taleplerini karşılayacak şekilde cevap verilmediğini arz edilen sebeplerle dava ve tazminat talep hakları saklı kalmak kaydıyla fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile...Sigorta Şirketin'den 25-TL günlük ihtiyaçlarını karşılaması için hayat boyunca devamlı surette saatlik bakıcı gideri, 25 TL günlük ihtiyaçlarını karşılaması için hayat boyunca devamlı surette tam bakıcı gideri ve 50,00 TL destek dışı iyileşme dönemi içerisinde tam gün bakıcı gideri olmak üzere toplam 100,00-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 22/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile yargılama gideri ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan talep ve dava etmiştir.
Davalı... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle: Başvuran tarafça başvuru konusu uyuşmazlığa ilişkin olmak üzere, işbu başvuru ikame edilmeden önce maluliyet tazminatı istemi ile aynı talep ve istemlerle Ankara... Asliye Ticaret Mahkemesi...ya ile yeni dava açmış olduğunu, işbu dava esnasında, 417.744,76-TL TL sürekli iş göremezlik, tazminat ödemesinin 10.06.2022 tarihinde ödendiğini, buna istinaden Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar Sayılı kararında dosyanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğini, işbu kararın kesin hüküm olduğunu, kaldı ki davayı kabul manasına gelmemek kaydıyla, kaza tarihi itibari ile poliçe teminat limiti 430.000,00-TL olup yapılan ödeme neticesinde bakiye teminat limitinin gözetilmesi gerektiğini, aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartı olduğunu ve mahkeme tarafından her aşamada kendiliğinden araştırılacağının ve taraflarca her aşamada ileri sürülebileceğini, aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması hususunun dava şartı olduğu, işbu dava şartının Mahkeme tarafından her aşamada re’sen araştırılması gerektiği ve taraflarca her aşamada ileri sürülebileceği hususu açıkça ortaya konulduğunu, tüm bu açıklamaları uyarınca görülen haksız ve hukuka aykırı davanın kesin hüküm sebebiyle reddinin gerektiğini, davacı tarafın, Karayolları Trafik Kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını tam olarak yerine getirmeksizin işbu davayı ikame ettiğinden, başvurunun usulden reddinin gerektiğini, nitekim davacı tarafça KTK atfı uyarınca Trafik Sigortası Genel Şartları ekinde yer alan belgelerle müvekkil şirkete başvuru yapılması gerekirken bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini, kaza sonrası malul kalındığına ilişkin uygun yönetmeliğe göre bir rapor sunulmaksızın başvuru yapıldığını, trafik sigortası sözleşmesinin yasa ile zorunlu kılınmış olması ve bu sözleşmenin içeriğinin de yine yukarıda belirtilen Türk Ticaret Kanunu ve Sigortacılık Kanunu’nun ilgili maddeleriyle düzenlenerek halen yürürlükte olan genel şartlar ile poliçenin bir bütün olduğunun vurgulanmış olması karşısında, dosyada tazminat hesaplanması bakımından Genel Şartlarda belirlenen usul ve esasların dikkate alınmasını talep ettiklerini, bu nedenlerle; destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık hallerinde tazminat hesaplamasında TRH2010 tablosu kullanılması, %1,8 teknik faiz uygulanması ve hesaplamanın progresif rant yöntemi yerine aktüeryal yöntemlerle yapılması gerektiğini, kaldı ki hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere yeni kanun hükümlerinin uygulanmaması halinde dahi progresif rant yöntemi ile hesaplama yapılması ve teknik faizin hesaba katılmaması açık bir şekilde gerçek zarar ilkesine aykırı olup ülkemizin ekonomik yapısı ve koşulları da gözetilerek irat halinde yapılması gereken ödemenin peşin yapılması halindeki reel getirisi hesaplamada gözetilmeli ve aktüeryal hesaplama yöntemi kullanılması gerektiğini, zira ülkemizde enflasyon oranının, mevduat faiz oranlarının altında seyrettiği, gelir artışı için enflasyon oranının daha altında artış yapılması gerektiği gerçeği ile reel faiz getirisinin gelir artışına oranla daha yüksek olduğu da düşünüldüğünde her durumda reel faiz getirisinin belirli oranda iskonto edilmesi yerinde olacağını, bu nedenlerle; destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık hallerinde tazminat hesaplamasında %1,8 teknik faizin uygulanması Türk Borçlar Kanunu’nun gerçek zararın tespiti ilkelerine aykırı olmadığını, tam aksine bu husus gözetilmeden hesaplama yapılması başvuran tarafın sebepsiz zenginleşmesine neden olacak şekilde fahiş tazminatlar ödenmesine ve bu suretle gerçek zararın çok üzerinden kazanımlar elde edilmesine yol açacağını, belirtilen kanuni düzenleme sonrası ve 04.12.2021 tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar yürürlüğe girdiğini, bu anlamda dosya hesaplamasında Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. Maddesinin aşağıdaki güncel halinin dikkate alınması gerektiğini, bu halde işbu kanun hükmüne dayalı olarak 04.12.2021 tarihinde yürülüğe giren güncel Trafik Sigortası Genel Şartları hükümlerinin esas alınması gerektiğini, yukarıda açıklamış oldukları sebeplerle uyuşmazlık konusu bedeni zararlara ilişkin tazminat hesaplamaları bakımında poliçe tanzim tarihi itibariyle geçerli güncel mevzuata göre değerlendirme yapılmak suretiyle tazminat hesaplanmasına karar verilmesini, davayı kabul manasında olmamak üzere, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının ve davacıların maluliyet oranının erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik uyarınca tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp ... İhtisas Kurumu’na sevk edilmesi gerektiğini, işbu sebeple ve yukarıda açıklanan diğer sebeplerle Sayın Mahkemenizce davacının kazayla illiyet bağı bulunan gerçek maluliyet oranının mevzuata uygun biçimde tespiti hususunda inceleme yaptırılması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere dosyamızda kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, kaza esnasında yolcu olan başvuranın emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olduğunu, öncelikle bu hususun netleştirilmesi ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, 27.06.2014 Tarih,...K Sayılı Sigorta Tahkim Komisyon kararında da; emniyet kemerinin kullanılması gerektiği, aksi halde davacıların müterafik kusurunun bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği karara bağlandığını, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için müvekkilim şirketin işbu başvuruya konu trafik kazasından sorumlu olacağı kabul edilse dahi hükmedilecek tazminattan müterafik kusurluluğu oranında indirim yapılması gerektiğini, başvuranın emniyet kemeri takmamasının, yaralanmasına ne derece etkisi olduğunun belirlenmesi için, dosyanın Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesini ve hesaplanacak ise tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, kabul manasında olmamak üzere bir tazminat hesaplaması yapılacaksa da bu hesaplamanın genel şartlarda belirlenen usul ve esaslara uygun olarak yapılması gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere müvekkili şirketin işbu başvuru öncesi temerrüde düşmediğinden nitekim müvekkili şirkete yapılan usulüne uygun bir başvurudan söz etmek mümkün olmadığını, faiz başlangıç tarihinin ancak dava tarihi olabileceğini, işbu sebeple yukarıda belirttikleri nedenlerden ötürü aracın hususi araç olması nedeniyle faizin yasal faiz olması gerekmekle birlikte dava öncesi temerrüt söz konusu olmadığından faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini, açıklanan nedenlerden dolayı haksız ve mesnetsiz davanın esastan ve usulden reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.
DELİLLER:
Davalı sigorta şirketinin 30/11/2023 tarihli yazı cevapları, Bursa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün 06/04/2023 tarihli yazı cevapları, Ege Üniversitesi Hastanesi'nin 26/05/2023 tarihli adli sağlık kurulu raporu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nin 15/09/2023 tarihli sağlık kurulu raporu, Aktüerya Hesap bilirkişi tarafından düzenlenen 09/01/2024 tarihli ön rapor, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nin 29/08/2024 tarihli sağlık kurul raporu, Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/09/2024 tarihli gerekçeli kararı, Aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen 07/11/2024 tarihli bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar kapsamında Aktüerya Uzmanı bilirkişi tarafından hazırlanan 09/01/2024 havale tarihli bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüş, incelenmesinde " dosya içeriği incelendiğinde davacı tarafça 22.09.2021 tarihinde meydana gelen kazada yaralanarak iş göremez hale gelen davacı ...yönünden maddi tazminat talebinde bulunulduğunu saptanmıştır. Bu doğrultuda sayın mahkemece maddi tazminat zararının tespiti hususunda görevlendirme yapılmış ve dosya içerisinde alınan 26.05/2023 tarihli Ege Üniversitesi adli sağlık kurulu raporu ile davacının bakıcı ihtiyacı hususunda fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanlarından oluşan bir heyet tarafından değerlendirme yapılması yönünde kanaat bildirildiği saptanmış, sonrasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi fizik Tedavi ve Rehabilitasyon birimi tarafından düzenlenen 15/09/2023 tarihli sağlık kurulu raporu dosyaya kazandırılmış ise de, mevcut raporda Adli Tıp Kurumu tarafından belirtilen bakım ihtiyacı hususunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı davacının mevcut durumuna dair durum bildirir sağlık kurulu raporu düzenlendiği, hastada parapleji ve tetrapleji tanılarının bulunduğunun belirlendiği saptanmıştır. Davacı tarafça verilen 18/12/2023 tarihli beyan dilekçesinde de bu husus yönünden bir değerlendirme yapılmadığı ifade edilmiş olup maddi tazminat talebinin değerlendirilmesi için öncelikli olarak bu yöndeki eksikliğin giderilmesi gerektiği " şeklinde kanaat belirtilmiştir.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 12/04/2023 tarih ve... sayılı raporunda sonuç olarak ; Sağlık Bakanlığı Bursa Şehir Hastanesi'nin 28/04/2022 tarihli raporunun Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon kısmında %96 engel oranı olduğu, raporun 1 yıl süreyle geçerli olduğu( incelenen evrak no ; 6 ) görüldüğünden ...yaralanmasından kaynaklı bakıcı ihtiyacı ile ilgili sorulan hususların Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon uzmanlarından oluşmuş bir heyet tarafından cevaplanmasının daha uygun olacağı kanaatine varılmıştır. " şeklinde mütalaa edildiği görülmüştür.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 25/04/2024 tarih ve...sayılı raporunda sonuç olarak; " Bu bulgulara dayanılarak 01/01/1956 doğumlu...in 22/09/2021 tarihli araç içi trafik kazasına bağlı olarak geçici veya kalıcı bakıcı ihtiyacı olup olmadığı, olması halinde bunun süresi hususlarında , olay tarihinde yürürlükte olan "Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ( Resmi Gazet, 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı ) dikkate alınarak değerledirildiğinde ;değerlendirilmeye esas yönetmelik uyarınca kişinin davcaya konu trafik kazasına bağlı yaralanma bulgularının ( boyun omurlarında kırıklara bağlı tetrapleji, kalça kemiklerinde ve sağ kürek kemiğinde kırıklar ) tam bağımlı engelli birey kapsamına girmesi nedeniyle şahsın sürekli bakıma muhtaç olduğu mütalaasına varılmıştır " şeklinde mütalaa edildiği görülmüştür.
Mahkememizce verilen ara karar doğrultusunda Aktüerya bilirkişi tarafından hazırlanan 05/11/2024 havale tarihli bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüş, incelenmesinde"22.09.2021 tarihinde yaralanan...in bakım giderinden
kaynaklı maddi tazminat alacağının 3.449.729,52 TL olduğu kanaatiyle, Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygı ile sunulur.
" şeklinde kanaat belirtildiği, davalı tarafça bilirkişi raporuna itiraz edildiği görülmüştür.
Davacı vekilinin 04/12/2024 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile özetle; dava dilekçesinde 100,00-TLolarak belirttikleri dava değerini 429.900,00-TL'ye artırarak 430.000,000 TL'ye artırdıklarını beyan ederek 430.000,00 TL 'nin başvuru tarihi olan 22/12/2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte olmak üzere davalı... Anonim Şirketinden tahsiline (zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla ) karar verilmesini talep ettiği ve ıslah edilen dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre:22/09/2021 tarihinde meydana gelen yaralamalı maddi hasarlı tek taraflı trafik kazası neticesinde ...plakalı araçta yolcu iken yaralanan davacının katlanmak zorunda kaldığı bakıcı giderinin hesaplanması neticesinde belirlenecek bedelin davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi talebine ilişkin olduğu tespit edildi.
22/09/2021 tarihinde... plakalı araç sürücü olan dava dışı...n sevk ve idaresindeki araç ile Niğde ilinden Ankara iline seyir halinde iken otobanın yol orta bariyerlerine çarpması neticesinde aracın sağa devrilmesi ve takla atması sonucu trafik kazasının meydana geldiği, meydana gelen trafik kazasının tek taraflı meydana geldiği, araçta davacı ...n yolcu konumunda bulunduğu, kaza sonrasında ilgili kaza nedeni ile Ankara Şehir Hastanesi tarafından yapılan ilk tespitte, davacının ekstremitenin minimal hareketli, kas gücünün 4/5 olduğu, sol üst ekstremite kas gücünün 2/5 olduğu, alt ekstremitelerde hareket olmadığı (spinal şok?), sağ parietalde 10 cm civarında kesi olduğu, sütüre edildiği, T5-T6 fraktürü olan hastanın sol orta gyrus SAK? şeklinde tomograti raporu olduğu, sağ dış kulak yolunda fraktür olduğu, sol 1. kotta fraktür olduğu, vitalleri stabil şekilde olduğuna ilişkin değerlendirme yapılarak tedavi sürecine başlandığı,ve sonrasında davacının sürekli maluliyetinden kaynaklı tazminat alacağı açısından Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne dava açıldığı, açılan dava sonucunda davacı ile davalı sigorta şirketinin kalıcı ve geçici maluliyet talepleri bakımından harici anlaşma sağlanması nedeni ile davacının davasından feragat etmesi sonucunda feragat nedeni ile red kararı verildiği, Mahkememiz yargılamasına konu davanın ise ilgili kaza nedeni ile davacının bakıcı ihtiyacının bulunup bulunmadığı ve varsa ise bu hususun belirlenmesine yönelik olduğu, dolayısı ile kesin hüküm bulunmadığı, yargılama konusunun sigorta poliçesi kapsamında sağlık giderleri teminatı kapsamında değerlendirileceği anlaşılmakla, Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Mahkemece bu hususta şahsın tedavi evrakları ile birlikte dosyanın Ege Üniversitesi'ne tevdi edilerek rapor alındığı, mahkemece alınan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 25/04/2024 tarih ve ... sayılı raporunda; araç içi trafik kazasına bağlı olarak geçici veya kalıcı bakıcı ihtiyacı olup olmadığı, olması halinde bunun süresi hususlarında , olay tarihinde yürürlükte olan "Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ( Resmi Gazet, 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı ) dikkate alınarak değerledirildiğinde ;değerlendirilmeye esas yönetmelik uyarınca kişinin davaya konu trafik kazasına bağlı yaralanma bulgularının ( boyun omurlarında kırıklara bağlı tetrapleji, kalça kemiklerinde ve sağ kürek kemiğinde kırıklar ) tam bağımlı engelli birey kapsamında olması nedeni ile sürekli bakıma ihtiyaç duyduğunun belirtildiği göz önünde alınarak, trafik kazasının oluşumuna bağlı kusur hususunda değerlendirme yapılması gerektiği, davaya konu kazanın oluş şekli, davacının...plakalı araç ile araçta yolcu konumunda olduğu bu haliyle birebir kusura ilişkin olaya bir dahilinin bulunmadığı, kazanın tek taraflı bir trafik kazası olduğu anlaşılmakla mahkememizce kusura ilişkin bilirkişi raporunun alınmasının gerekmediği, kusura ilişkin hususun resen değerlendirilmesinin mümkün olduğu kanaati ile davacının kazanın oluşumuna etken olmadığının kabulüne karar verildiği, bu kapsamda tartışılması gereken hususun müterafik kusur ve hatır taşımacılığı hususunda olduğu, İzmir BAM... H.D ...K. sayılı ilamında;" ... Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Hatır taşıması savunması defi niteliğinde olup, süresinde verilecek cevap dilekçesi ile ileri sürülmelidir." demek sureti ile hatır taşımacılığına ilişkin hususu savunma def'i olarak değerlendirildiği nazara alınarak dosya incelendiğinde davalı sigorta şirketinin cevap dilekçesinde hatır taşımacılığına ilişkin hususun öne sürülmediği, dolayısı ile mahkemece bu yönde bir değerlendirme yapılmadığı, ancak ilgili uyuşmazlık açısından müterafik kusur kavramının değerlendirilmesi gerektiği, davacının %96 engel durumu nedeni ile sürekli bakıcı ihtiyacının bulunması durumunda kazada davacının maluliyetini arttırıcı bir fiilinin bulunup bulunmadığının ya da bilerek ve rıza doğrultusunda sürücü kusuru ihtimalini öne alıp almadığının değerlendirmesi gerektiği, dosya kapsamında bu hususta tartışılacak konunun davacının emniyet kemeri takıp takmadığı ve takmamasının maluliyetini arttırıcı bir sonucu oluşturup oluşturmadığı konularında olduğu anlaşılmıştır. 2918 Sayılı Yasa ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre araçta olanların emniyet takmaması kazanın gerçekleşmesinde etken sebep olmayıp, zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde müterafik kusur söz konusudur. Müterafik kusurun varlığı halinde 6098 sayılı TBK'nun 52. maddesi gereğince belirlenen tazminattan indirim yapılması gerekir. Somut olayda; kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemeri takıp takmadığına ilişkin bölüm "belirsiz" olarak işaretlenmiş olup, bu aşamada davacının emniyet kemeri takıp takmadığının tespitinin mümkün bulunmaması, davacının kaza anında koruyucu ekipman olarak emniyet kemeri takıp takmadığı belirlenemediği, Gölbaşı CBS...K.sayılı ilamında yolcuların şikayetlerinin bulunmaması nedeni ile sürücü ...e KYOK kararı verildiği, soruşturma dosyası içeriğinde yolcu ...ın alınan beyanlarında emniyet kemerine ilişkin bir hususun bahsedilmediği, aracın takla attığını ve araç içerisinden araç kaldırıldıktan sonra çıkartıldığını belirttiği, başkaca yolcuların da beyanlarında emniyet kemerine ilişkin bir hususun belirtilmediği, davacının c4 fratürü yani omurga kırığı nedeni ile engel durumunun oluştuğu bu nedenle olayla ilgili kolluk tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağına göre emniyet kemeri hususunun belirsiz olduğu, dosyada bulunan tedavi evraklarına göre maluliyetinin omurgada meydana gelen yaralanmaya bağlı olarak geliştiği açık olmakla, meydana gelen netice yönünden emniyet kemeri kullanılmamasının zararın ağırlaşmasına neden olduğu kabul edilemeyeceğinden, davacının müterafik kusurlu olduğunun kabul edilemeyeceği,
Davacıının sürekli bakıcı ihtiyacının sağlık teminatı ve sakatlanma teminatı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği,... plakalı aracın 10/06/2021 ve 10/06/2022 tarihlerini kapsayacak şekilde davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı olduğu, sağlık gideri teminatının kişi başı 430.000TL olduğu, sakatlanma teminatının kişi başı 430.000TL olduğu, bu teminat bakiyesinin 417.000TL sinin kullanıldığı, bu durumda bakıcı ihtiyacına ilişkin sigorta şirketinin sağlık teminatı kapsamında teminatının bulunduğu, mahkemece alınan aktüer bilirkişi raporunda davacının yaralanması nedeni ile 3.449.729,52 TL bakıcı giderinin bulunduğunun belirtildiği, davacı vekili tarafından talep arttırım dilekçesi sunulduğu nazara alındığında, davacının bakıcı ihtiyacına yönelik açtığı davasında haklılığının oluştuğu kabul edilerek açılan davanın kabulü ile, bakıcı tazminatı olan 430.000,00-TL maddi tazminatın,arabulucuk son oturum tutanağının düzenlendiği tarih olan 08/02/2022 tarihi itibari ile sigorta şirketinin temerrüte düştüğünün takdiri ile 08/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın KABULÜ İLE,
A)Bakıcı tazminatı talebinin KABULÜNE, 430.000,00-TL maddi tazminatın, poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla 08/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 29.373,30 -TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harç ile 1.468,32-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 27.824,28-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan elektronik tebligat, tebligat, (KEP) posta masrafı, bilirkişi ücretinden ibaret 3.478,25 TL olmak üzere ayrıca 80,70 -TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı ve 1.468,32-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 5.107,97 -TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 68.500,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluklarında karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
20/02/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim...
¸e-imza