T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/962 Esas
Karar : 2025/889
DAVA : Davacıların Ortağı Ve Yetkili Oldukları Şirketin, Davalı Şirkete Borçlu Olmadığının Tespiti Ve İcra Takibinin İptali İle TTK'nun 553. Maddesi Uyarınca Şirket Yetkilisinin Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat İstemli
DAVA TARİHİ : 07/12/2022
KARAR TARİHİ : 24/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Davacıların Ortağı Ve Yetkili Oldukları Şirketin, Davalı Şirkete Borçlu Olmadığının Tespiti Ve İcra Takibinin İptali İle TTK'nun 553. Maddesi Uyarınca Şirket Yetkilisinin Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat İstemli davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; davacılar ile davalı..., davalı..... Şirketinin ortakları olup davalı...'nin yönetim kurulu başkanı, davacı ...un yönetim kurulu başkan yardımcısı, davacı...'un ise yönetim kurulu üyesi olduğunu, 28 Eylül 2021 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan ilan ile... ve ...un şirketi müştereken temsile yetkili kılındıklarını, 08/05/2017 tarihli genel kurul kararı ile...'nin münferiden şirketi temsil ve ilzama yetkili kılınmasına rağmen hiçbir ortağa bankalar nezdinde şirketi borçlandırıcı işlem yapmaya yönelik teminat verme, ipotek tesis etme, kefalet ve borçlandırma yetkisi verilmediğini, davalı şirketin ortağı...'nin soruşturmaya konu olan 13/06/2017 tarihli yönetim kurulu kararı ile sahte imzalarla şirketin üçüncü kişiler lehine mal alımı için teminat mektubu düzenleme, şirketin herhangi bir kayda bağlı olmaksızın üçüncü kişiler için borçlanabileceği, yükümlülük altına girebileceği ve üçüncü kişiler lehine teminat verebileceği/kefil olabileceğine ilişkin karar alıp notere tasdik ettirildiğini, ardından 15.04.2021 tarihli yine sahte imzalarla oluşturulmuş benzer nitelikte yönetim kurulu kararı aldığını ve yaptığı haksız işlemlerle ortaklarını zarara uğrattığını, bu durumun öğrenilmesinden sonra suç duyurusunda bulunulup tasarrufun iptali davaları açtıklarını, soruşturmada bazı yönetim kurulu kararlarındaki imzaların müvekkillerine ait olmadığının belirlendiğini, davalı...'nin müvekkillerin imzalarını taşımayan sahte yönetim kurulu kararları ile kendi lehine kazanımlar yaptığını ve tasarruf işlemlerinde bulunduğunu, sahte imzalar ile resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık ve sair suç teşkil eden diğer eylemleri ile şirketi tamamen batırmaya çalıştığını, şirketi iflasa götürecek şekilde batık hale getirdiğini,...ası Kemer Şubesi nezdinde ipotekler tesis edip teminat mektupları alındığını, alınan teminat mektuplarının...'nin diğer şirketleri lehine kullanıldığını, tüm bu konularda hukuki yollara başvurulduğunu, şirket üzerinde kurduğu hakimiyet nedeniyle şirket muhasebecisinin müvekkillerine belge ve bilgileri aktarmadığını, davalı...'nin bir takım usulsüz işlemlerle şirketin iflasına sebebiyet verecek süreçlere şirketi sürüklediğini ve şirketin organları ve resmi yetkili kişileri arasında iş birliği içerisinde yürümesi gereken yönetimini imkansız hale getirdiğini,...'ya ait olan davalı..... Şirketi tarafından, kötü niyetli ve esasen gerçek olmayan bir alacak iddiası ile davalı... Turizm.. Şirketi aleyhine toplam 2.874.603,07 TL cari hesap alacağı için İzmir... İcra Müdürlüğü... esas sayılı dosyada icra takibi başlatıldığını, alacağın kaynağının dahi belirtilmemiş olup sahte evraklar ile müvekkillerinin rızası hilafına bir takım tasarruf işleriyle sahte alacak olarak oluşturulduğunu, müvekkillerinin takipten haciz ihbarnamesi ile haberdar olmalarına rağmen takibin usule aykırı şekilde kesinleştiğini, davaya konu icra takibinde borçlu ve alacaklı sıfatlarının davalı...'de birleşmesi nedeniyle ve..... Şirketi adına sorumluluğunun yerine getirmemesi nedeniyle kötü niyetinin açık olup icra takibinin durdurulması gerektiğini, davalı...'nin şirketi temsil ettiği her dakika müvekkili ...un tüm birikimini, nakdi ve gayrimenkullerini kaybetme tehdidiyle karşı karşıya olup bu sebeple acil olarak şirket ortağı...’nin tüm yetkilerinin kaldırılmasının gerek müvekkili gerekse şirket açısından son derece hayati önem arz ettiğini, TTK'nun 235.maddesi gereği mahkemece yapılacak inceleme süresi içerisinde...'nin sahte yönetim kurulu kararı ile şirketi borca batık hale getirmesinin yanında davacıları cezai ve hukuki anlamda sorumluluk yaratacak durumlar altında bırakma durumunun da mevcut olduğunu, davalı...'nin, şirketin aktiflerini azaltmak ve pasiflerini arttırmak suretiyle şirketin aleyhinde işlemlerde bulunmasının yanı sıra davaya konu icra takibinin kesinleşmesine sebebiyet vermesi, alacağın gerçek olması halinde dahi alacaklı ve borçlunun tek şahısta birleşmiş olması nedeniyle ortada bir usulsüzlüğün olduğunun şüphesiz olması nedeniyle diğer tasarruf işlemleri de göz önüne alındığında şirkete kayyım atanmasının zaruri hale geldiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde icra dosyasına ilişkin işlemlerin şirket adına yürütülebilmesi için bağımsız işlem kayyumu atanmasına karar verilmesi gerektiğini, şirkete ait elektronik tebligat adresinin kimde olduğunun, şirketin evrak işlemlerinin kim tarafından hangi adreste yürütüldüğünün müvekkilleri tarafından bilinmediğini, davalı..... Şirketine ait mevcut elektronik posta adresinin iptali ile davacı ... tarafından da tebligat takibi yapabileceği şekilde yeni bir elektronik posta şifresinin oluşturulması gerektiğini, şirketin müşterek yetki ile temsil edilmesi nedeniyle müvekkili tarafından icra takibine ilişkin hiçbir işlem yapılamadığını, şirketin varlıklarının icra kanalı ile yok edilme tehlikesi altında olduğunu, bu nedenlerle şirketi temsil noktasında...'nin müştereken temsil yetkisinin kaldırılması ve müvekkili ...un tedbiren şirketi temsil hususunda yetkilendirilmesi gerektiğini bildirmiş, açıklamalar bölümünde dile getirdiği dava konu ve sebepleri sonrasında sonuç ve istem bölümünde tedbiren şirket yetkilisi davalı...'nin müştereken temsil yetkisinin kaldırılması ve davacı ...un şirket temsilcisi olarak yetkilendirilmesine, aksi kanaat halinde borçlandırıcı işlemlere itiraz ve ilgili yasal sürecin yürütülebilmesi için işlem kayyımı atanmasına, davalı.......Şirketine ait elektronik posta adresinin iptali ile davacı ... tarafından da tebligat takibi yapabileceği şekilde yeni bir elektronik posta şifresi oluşturulmasına, İzmir ... İcra Müdürlüğünün... sayılı icra takibi dosyasındaki alacak nedeniyle davalı.....Şirketinin borçlu olmadığının tespiti ve takibin iptali ile tedbiren durdurulmasına, davalı tarafından yetkisiz bir şekilde sahte imzalarla düzenlenen yönetim kurulu kararlarının varlığı nedeniyle davalı.....Şirketi aleyhine yapılacak tüm icra takibi, haciz ve sair işlemlerin durdurulması ve iptaline, davalı... ...Şirketi adına davalı...'nin temsil yetkisinin kötü kullanılması nedeniyle ortağı bulunduğu....... Şirketine davaya konu icra takibi haricinde de herhangi bir borcu olmadığının tespitine, şirketin kötü idaresi nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat talebi ile, TTK'nun 235.maddesi gereği davalı...'nin temsil yetkilerinin kaldırılması ile davalı şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların, müvekkili... Otelcilik.. Şirketinin alacaklısı bulunduğu İzmir ... İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyasına ilişkin olarak hissedarı bulundukları... Turizm A.Ş.'nin,... Otelcilik.. Şirketine anılı icra dosyası kapsamında veya bu dosya dışında bir başka borcu bulunmadığının tespiti istemli menfi tespit davası açma ve vekil tayin etme yetkisinin şirketin yönetim kurulunda olması nedeniyle davanın, aktif husumet yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davası yönünden müvekkili...'nin,... Turizm Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin toplam 350.000 adet hissesinden 175.000 adetine sahip olup, şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu, davacılardan ...un 140.000 adet, davacı...ise 35.000 adet hisse sahibi olduklarını, müvekkili... ile eşi...'nin 2013 yılında ... Turizm.. Şirketinin tüm paylarını yarı paylarla satın aldıklarını,...'nin 175.000 adet hisseyi 2014 ve 2017 yıllarında davacılara ikrah ve hile neticesi irade sakatlığı ile devretmek zorunda bırakıldığını, hisse devirlerinin iptali için...'nin, davacılar hakkında Adıyaman ...asliye Hukuk Mahkemesinin...sas sayılı dosyasında açtığı davanın derdest olduğunu, davanın, şirketin hangi yönetim dönemine ilişkin ikame edildiğinin dava dilekçesinden anlaşılmadığını,... Turizm.. Şirketinin 28.09.2021 tarihli olağanüstü genel kurulunda, yönetim kuruluna 3 yıllık süre ile müvekkili... ile davacıların seçildiğini, bir önceki 15.04.2021 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağının 8.maddesinde 3 yıllık süre için... ile davacıların yönetim kurulu üyeleri olarak seçildiklerini, 08.05.2017 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısının 10.maddesi ile..., ... ve ...un yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, davacıların, her üç genel kurul toplantısında yönetim kurulunu ibra ettiklerini, ibra kararlarının %100 çoğunlukla alındığını, bu nedenle davacıların, müvekkili... aleyhine sorumluluk davası açma haklarının bulunmadığını, genel kurul toplantılarında muhalefet şerhi vermediklerini ve alınan hiçbir karara ilişkin hak düşürücü 3 aylık süresi içinde iptal davası açmadıklarını, TTK'nun 448(2) ve 558(2).maddeleri uyarınca sorumluluk davası açma haklarının düştüğünü, genel kurulun ibra kararının, hukuki niteliği itibariyle menfi borç ikrarı sayıldığını, davacıların ibra ettikleri dönemlere ilişkin dolaylı - dolaysız zarara dair dava açma haklarının olmadığını, var olduğu kabul edilse dahi, hak düşürücü sürelerin geçmiş olduğunu, davacıların,... Turizm.. Şirketinin yönetim kurulu üyesi olmaları sebebiyle şirket nezdinde gerçekleşen her tür kredi, borçlanma ve benzeri iş ve işleme vakıf olduklarını, müvekkiline husumet beslemeleri nedeniyle hukuki dayanaktan yoksun bir dizi dava açtıklarını ve aynı vakıalara ilişkin tekrar tekrar farklı Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde şikayette bulunduklarını, Adıyaman... Asliye Hukuk Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında müvekkiline bir kısım mesnetsiz iddialar yönelttiklerini, şirkete kayyım atanmasını talep ettiklerini, suç duyurusunda bulunduklarını, Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı'nı... no'lu soruşturma dosyasında müvekkili hakkında verilen takipsizlik kararının kesinleştiğini, dava dilekçesinde somut bir zarardan bahsedilmediğini, müvekkilinin kusurunun bulunduğunun ispat yükünün davacılara ait olduğunu, TTK'nun 553.maddesinde kusurlu sorumluluk ilkesinin vurgulandığını, dava dilekçesi içeriğinde müvekkilinin kusurunu ispatlayan hiçbir delil bulunmadığını, davanın hukuki dayanak ve delilden yoksun olduğunu bildirmiş, menfi tespit davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, aksi kanaat olması halinde davanın esastan reddine, şirket yöneticisinin sorumluluğu nedeniyle maddi tazminat talepli davanın reddine karar verilemesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava dilekçesindeki anlatım ve sonuç taleplere göre; birbirinden bağımsız üç ayrı davanın, aynı dava dilekçesi ile tek dava dosyasında açılmış olması nedeniyle davaların yığılmasının bulunmasına, gerek davacı, gerekse davalı tarafta birden çok gerçek kişi ve tüzel kişinin dilekçede taraf sıfatıyla gösterilmesine rağmen her bir davanın, hangi taraflar arasında görülmesinin talep edildiğinin dilekçede açıklanmaması yanında, her bir dava yönünden Harçlar Kanunu gereği ayrı ayrı peşin veya maktu harçların yatırılmadığı anlaşılmakla, menfi tespit ve şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemli davaların, kesin yetki kuralına tabi olmaması, buna karşın davalı...'nin, davalı..... Şirketindeki temsil yetkisinin kaldırılması ile davalı..... Şirketine kayyım atanması talepli davanın, kesin yetki kuralı gereği..... Şirketinin sicili kayıtlı olduğu Adıyaman Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)'nde görülmesinin mümkün olup, mahkememizin uyuşmazlığın çözümünde yetkili olmadığı dikkate alınarak, bu dava, diğer davalardan tefrik edilmiş ve dava dosyası yetkisizlik kararı ile Adıyaman Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, bu dava dosyasında görülen davalar yönünden usulü sorunlar giderilerek eksik peşin harçlar tamamlanmıştır.
...Şirketinin 08.05.2017 tarihli ve 09.05.2017 tarihinde tescil edilen genel kurul ve yönetim kurulu karaları ile davacılar ile davalı...'nin yönetim kurulu üyeleri seçilmekle birlikte, davalı...'nin şirketi münferiden temsile yetkili seçildiği,15.04.2021 tarihli ve aynı tarihte tescil edilen genel kurul ve yönetim kurulu karaları ile davacılar ile davalı...'nin yönetim kurulu üyeleri seçilmekle birlikte, davalı...'nin 3 yıl süreyle şirketi münferiden temsile yetkili seçildiği, ancak üç yıllık sürenin sona ermesi beklenmeden 28.09.2021 tarihli ve aynı tarihte tescil edilen genel kurul ve yönetim kurulu kararları ile davacı ...'un yönetim kurulu başkan yardımcısı, davalı...'nin ise yönetim kurulu başkanı sıfatıyla..... Şirketini müştereken temsile yetkili olarak seçildikleri, dava tarihi itibariyle..... Şirketinin ortaklarının, davacılar ile davalı... olduğu görülmüştür.
..... Şirketinin 17.05.2017 tarihinden itibaren aksi karar alınıncaya kadar münferiden temsil yetkilisi şirketin tek ortağı olan davalı... olup, 07.07.2023 tarihinde tescil edilen 06.07.2023 tarihli genel kurul kararı ile... şirketine münferiden temsile yetkili olarak seçilmiştir.
Menfi tespit davası yönünden; Dava, dava dışı..... Şirketinin ortak ve yetkilileri olan davacıların, davalı... Otelcilik.. Şirketinin, İzmir... İcra Müdürlüğü... sayılı dosyası ile bu dosya dışında herhangi bir borcu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İzmir... İcra Müdürlüğünün... sayılı icra dosyasında;..... Şirketi alacaklı sıfatıyla, borçlu..... Şirketi hakkında cari hesaba dayalı olarak iddia ettiği alacağının tahsili amacıyla 02.09.2022 tarihinde ilamsız icra takibi yapmış, ödeme emrinin borçlu şirkete tebliğinden sonra borçlu şirket tarafından itiraz dilekçesi sunulmaması üzerine icra takibi kesinleştirilmiş olup, dava tarihi itibariyle icra dosyasında alacağın tahsili amacıyla işlemlerin yapılamaya devam edildiği görülmüştür.
Türk Medeni Kanununun 8.maddesinde; gerçek kişilerin hak ehliyeti, 48.maddesinde ise; tüzel kişilerin hak ehliyetine ilişkin düzenlemelere yer verilmiş olmakla, hukukumuzda gerçek kişiler dışında, tüzel kişilerin de hak ehliyetinin olduğu, tüzel kişilerin 49.madde hükmü gereği kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla birlikte, fiil ehliyetini kazanacakları tartışmasızdır.
Dava ehliyeti; 6100 sayılı HMK'nın 51. maddede açıkça düzenlenmiş olup, gerçek kişinin kendisinin, tüzel kişinin yetkili organının veya gerçek ve tüzel kişinin yetkili kılacağı bir temsilci aracılığı ile bir davayı takip etme ve usul işlemlerini yapma ehliyetini ifade eder. Dava ehliyeti, medeni (maddi) hukuktaki TMK'nın 9. maddesinde düzenlenen medeni hakları kullanma (fiil) ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekil olarak anlaşılmalıdır. Buna göre; medeni hakları kullanma ehliyeti bulunan her gerçek ya da tüzel kişi dava ehliyetine sahip kabul edilmelidir. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d maddesinde açıkça düzenlendiği üzere dava ve taraf ehliyeti dava şartlarındandır. Dava şartları davanın başlangıcından sonuna kadar bulunması gereken şartlardır. Bir başka deyişle dava açan ve davalı konumunda bulunan her gerçek yada tüzel kişi bu davanın devamı ve hüküm kesinleşinceye kadar bu ehliyetini korumuş olmalıdır.
Davacı ve davalı tarafların, hukuki ehliyetinin bulunmaması, HMK'nun 114 (1/d) maddesinde dava şartı olarak düzenlenmiş, HMK'nun 115 (1) maddesinde dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılacağı, 2.fıkrasında dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde davanın usulden reddine karar verileceği belirtilmiştir.
Bir tüzel kişinin taraf olduğu davada; dava, tüzel kişinin organı tarafından tüzel kişi adına veya tüzel kişiye karşı açılır. Tüzel kişinin organı olmayan; üyeleri veya ortakları, tüzel kişi adına dava açamazlar. Bunun gibi tüzel kişinin üyelerine, ortaklarına veya tüzel kişinin organı olan kişilere karşı açılan dava tüzel kişiye karşı açılmış sayılamaz.
Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve hukukun temel ilkeleri somut dava yönünden göz önünde tutulduğunda, davacılardan...un,..... Şirketini, davalı... ile birlikte müştereken temsil yetkisi ile temsilci ortağı, davac...n ise temsil yetkisi olmayan ortağı olup,..... Şirketini temsile yetkili organının şirket yönetim kurulu olduğu,..... Şirketini, davacı ...'un veya davalı...'nin kendi şahsında temsil etme yetkisinin bulunmadığı, bir başka deyişle..... Şirketini temsil yetkisi bulunmayan davacı ... ile münferiden temsil yetkisi bulunmayan...'un temsil etmesinin mümkün bulunmadığı gibi..... Şirketinin tüzel kişiliğinin ve temsile yetkili organının bulunması nedeniyle şirket adına açılacak davanın, ancak..... Şirketinin davacı sıfatıyla dava dilekçesinde gösterilerek şirket adına açılmasının mümkün bulunduğu, davacıların,..... Şirketi adına dava açmalarının mümkün olmadığı, buna göre dava dışı..... Şirketinin, davalı..... Şirketine borçlu olmadığına ilişkin açılan menfi tespit davasında, davacıların aktif husumet sıfatlarının bulunmadığı açık ve anlaşılır olmakla, menfi tespit davası yönünden davacıların aktif husumetlerinin yokluğuna bağlı olarak davanın, aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat talepli dava yönünden; Dava, dava dışı..... Şirketi yetkilisi davalı...'nin, TTK'nun 553. maddesi uyarınca, şirket yetkilisi sıfatıyla kanundan ve şirket ana sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini kusuruyla ihlal ettiği, buna bağlı olarak davacı ortakları ve şirketi zarara uğrattığı iddiası ile verilen zararın tazmini istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde; davalı şirket yöneticisi...'nin, 13/06/2017 tarihli ve başkaca tarihleri taşıyan aynı nitelikteki yönetim kurulu kararları ve sahte imzalarla şirket adına; teminat mektubu düzenleme, üçüncü kişiler lehine borçlanma, yükümlülük altına girme ve teminat verilmesi ile kefil olma niteliğinde kararlar alıp, bu kararlar çerçevesinde yaptığı işlemlerle ortakları zarara uğrattığı, bu durumla ilgili suç duyurusunda bulunulduğu, sahte imzalar ile resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık ve sair suç teşkil eden diğer eylemleri ile şirketi tamamen batırmaya çalıştığı, şirketi iflasa götürecek şekilde batık hale getirdiği,...ası Kemer Şubesi nezdinde ipotekler tesis edip teminat mektupları aldığı, alınan teminat mektuplarının... tarafından diğer şirketleri lehine kullanıldığı, dayanağı olmayan..... Şirketi adına alacak yaratarak şirket hakkında icra takibi yaptığı, takibe itiraz etmeyerek kesinleştirdiği, işlem ve kararlarıyla davacı ortakları ve şirketin zararına yol açtığı iddia edilmiş ise de, HMK'da düzenlenen somutlaştırma yükümlülüğü ile HMK'nun 119.maddesine uygun olarak davalı...'nin zararlandırıcı işlemlerine konu karar ve işlemlerin zaman, yer, tarih ve niteliği gibi somutlaştırıcı ayrıntılara ve her bir zarara kalemine ilişkin davacı tarafça somut bir açıklama yapılmamış ve bu işlemlere ilişkin belge örnekleri sunulmamış, bu çerçevede davacı tarafın iddialarının belirli ve somutlaştırıldığı ölçüde incelenmesi konusunda deliller toplanarak bilirkişi raporu alınması suretiyle uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmiştir.
Dava dilekçesinde dile getirilen suça konu olacak nitelikteki iddialarla ilgili davacıların yaptığı suç duyurusu ile ilgili Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığının...5 soruşturma sayılı dosyasında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik, tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçlamaları ile ilgili yapılan soruşturma sonunda;... Turizm Ticaret ve San. Tic. A.Ş.hakkında düzenlenen ipoteğin şüpheli...'nin gerekli yükümlülüklerini yerine getirilerek ipoteğin kaldırıldığı, işlem tarihinde...'nin şirketi münferiden yetkisinin bulunması nedeniyle yaptığı işlemler nedeniyle dolandırıcılık suçunun yasal unsurunun oluşmadığı,...'nin işlediği sahtecilik suçuna konu ipotek tesis etme ve teminat verme niteliğindeki eylemlerinin faydasız sahtecilik niteliğinde olup, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu yönünden şüpheli...'nin TTK'da kendisine tanınan haklardan yararlandığı, bilirkişi raporu ile şüpheli...'nin ipotek tesis etme ve teminat verilmesi konusundaki eylem ve kararlarının davacının bir zararını oluşturmadığı,... Turizm.. Şirketi adına tahsis edilen kredinin kullanılmadığı, yalnız şirket adına taşınmazların teminat kefaleti olarak verildiği, bu sebeplerle...'nin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluşmadığı gerekçeleri ile 11/04/2022 tarihli kararla, tüm suçlamalar yönünden kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş, bu karara davacılar tarafından itiraz edilmiş, Adıyaman... Sulh Ceza Hakimliğinin ... değişik iş sayılı dosyasında verilen 26/04/2022 tarihli itirazın reddine ilişkin kararla kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kesinleşmiştir.
Dava dışı..... Şirketinin defter ve kayıtlarının incelenmesi amacıyla Adıyaman Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, bilirkişi, 06/01/2025 tarihli raporda; 6 Şubat 2023 tarihinde gerçekleşen deprem nedeniyle şirkete ait defter ve kayıtların enkaz altında kalarak zayi olduğu, bu konuda Adıyaman Valiliği İl İdare Kurulu'nun kararının bulunduğu, bu nedenle defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılamadığı bildirilmiş, bunun üzerine dosyada toplanan tüm deliller, Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyası, banka şube müdürlüklerindeki şirkete ait hesapların incelenmesi suretiyle davalı şirket yöneticisinin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı konusundaki verilen toplanması, tespit ve değerlendirmelerin yapılması amacıyla ek rapor alınması yoluna gidilmiş, bilirkişi 01.07.2025 tarihli ek raporunda; davalı...'nın yönetim kurulu başkanı olduğu,... Turizm A.Ş'nin,...ası Kemer Antalya Şubesi nezdindeki...sabına dava dışı ... tarafından 673.950.00TL kira bedeli ve ayrıca 300.000,00 TL olmak üzere toplamda 973.950.00TL havale/ödeme yapıldığını,... Otelcilik Şirketinin,... Tur. A.Ş' nin... Adıyaman ve Kemer Şubesine 1.937.406,90TL para gönderdiğini,... Tur A.Ş hesabına aktarılan bu paralar ile... Tur.A.Ş nin kullandığı... nolu Adıyaman Şubesinde kullanılan... nolu kredi borcu için 1.185.180,95 TL ve... nolu Kemer Şubesinde kullanılan...nolu kredi borcu için 587.531,30TL olmak üzere toplamda 1.772.712,25 TL kredi borçlarının ödendiğini,...'ye olan 113.859,10 TL borç ile..... Şirketine ait 37.000.00 TL'lik çek nedeniyle..... Şirketinin,..... Şirketinden 1.937.406,90TL alacağı olduğunu,... Kemer Şubesine yazılan müzekkere cevabından son 2-3 yıldır... Turizm A.Ş adına ödemelerde kullanılak üzere... ve... Otelcilik Ltd.Şti'den,..... Şirketi için ödemeler için para yatırıldığının görüldüğünü,..... Şirketi adına kayıtlı taşınmazların ipotek edildiğini, ipoteğin...Şubesine teminat kefaleti olarak verildiğini, 24/12/2021 tarihinde söz konusu ipoteklerin fek edildiğini,... hesabına tanımlı ... nolu çeklerin keşideci talimatına istinaden iptal edildiğini, ...eri nolu çeke karşılık 159.720,00TL karşılığın ... tarafından 28.12.2021 tarihinde ödendiğini, ancak...9.230,00 TL tutarlı çekin iptal nedeni ile herhangi bir tahsilat tutarına rastlanılmadığını, davalı...'nin çok sayıda şahsi işletmesi ile şirket ortak ve yöneticiliğinin bulunduğunu, kira ve borçlandırma eylemlerinden sorumlu olacağını, ticari amaç haricinde başka bir şirkete çeşitli ödemelerini yapması gayesiyle para gönderemeyeceğini, bu nitelikteki eylemin ticari nitelik taşımadığını, borçlandırma eyleminin hayatın olağan akışına uygun olmadığını,..... Şirketi adına yapılan borçlandırma eyleminden kaynaklı tutarın 1.937.406,90TL olduğunu, ödenmesi gereken tutarların ödendiğini,... Turizm A.Ş'nin banka hesabına dava dışı ... tarafından 673.950,00 TL kira bedeli ödendiğini, ayrıca 300.000,00 TL işlem açıklaması açıklaması olmayan ödeme olmak üzere toplamda 973.950,00 TL ödeme yapıldığını, davalı şirket yetkilisinin kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusuruyla ihlal etmesine bağlı olarak zararın doğup doğmadığı, bu nitelikte bir kusuru, eylem ve kararlarının bulunup bulunmadığı ile ilgili uzman bir bilirkişiden rapor alınabileceğini bildirmiş, dosyada toplanan tüm deliller, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davalı şirket yöneticisi hakkında tüm suçlamalara yönelik verilen ve kesinleşen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ve kararın içeriği, dava dışı..... Şirketine ait defter ve kayıtların depremde zayi olmasına bağlı olarak dosyada toplanan deliller, soruşturma dosyası ve ilgili banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonunda bilirkişinin, davalı şirket yöneticisinin tazminatı gerektirir nitelikte somut işlem ve kararlarının varlığının bulunduğunun belirlenemediği gibi davacı ortaklar ile dava dışı..... Şirketinin zararına yol açan işlem ve kararların da somut olarak saptanamadığı, davacı tarafın iddiasını ve davasını kanıtlamak zorunda olduğu, davacı tarafça sunulan ve bildirilip toplanan delil ve yazılı belgelerle birlikte bilirkişi incelemesi sonucunda alınan raporla, davacı iddialarının kanıtlanamadığı, tesis edilen ipotek ve verilen teminatlar nedeniyle dava dışı..... Şirketinin zarar görmediği gibi davalı şirket yöneticisi ve davalı..... Şirketinden, dava dışı..... Şirketinin borçları nedeniyle para transferlerinin yapılması nedeniyle..... Şirketinin,..... Şirketine borçlandığı, bu borçlanmalarla ilgili borçlanmanın asılsız ve gerçek dışı olduğuna dair bir delil sunulmadığı gibi bilirkişi tarafından bu yönde bir tespitin de yapılamadığı, buna göre davacı tarafın, davalı...'ya yönelik iddiasını ve davasını kanıtlayamadığı dikkate alınarak, davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Gerektirici Nedenlerle:
1-Davacıların, ortağı oldukları... Turizm...Şirketinin, davalı... Otelcilik...Şirketine borçlu olmadığının tespitine ilişkin davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Davacıların ortağı oldukları... Turizm...Şirketi yetkilisi davalı... hakkındaki şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat talepli davasının kanıtlanamaması nedeniyle REDDİNE,
3-Menfi tespit davası yönünden; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harcın, peşin yatırılan 49.091,03 TL harçtan indirilmesiyle geriye kalan 48.475,63 TL harcın isteği halinde davacı tarafa iadesine,
4-Şirket yöneticisi sorumluluğu davası yönünden; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin yatırılan 80,70 TL peşin harç ile 90,10 TL tamamlama harcından oluşan toplam 170,80 TL harcın indirilmesiyle geriye kalan 444,60 TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
5-Menfi tespit davası yönünden; davalı..... Şirketi yararına A.A.Ü.T'nin 7(2) maddesi uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davalı..... Şirketine verilmesine,
6-Şirket yöneticisi sorumluluğu davası yönünden; davalı... yararına A.A.Ü.T'nin 13(1-2) maddesi uyarınca takdir edilen 10.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davalı...'ya verilmesine,
7-Davacı tarafça yapılan tüm yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı taraflarca yapılan yargılama gideri olmadığı için bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 9-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Davacılar vekilinin yüzüne karşı davalılar ve vekilinin yokluğunda, HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24.09.2025
Başkan...
e-imza
Üye...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip...
e-imza