T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/14 Esas
KARAR NO: 2023/754
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/01/2023
KARAR TARİHİ: 18/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında 01/07/2022 tarihli arıtma tesisinde çıkan çamurun bertarafının yapılması hizmetine ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşmeye konu işlerin müvekkili şirketçe tamamlandığını, müvekkil şirketin ilgili hak edişlerine ilişkin olarak 31/08/2022 tarihli 2.594.584,34TL bedelli, 31/08/2022 tarihli 672.297,38TL bedelli, 30/09/2022 tarihli 1.708.858,06TL bedelli ve 30/09/2022 tarihli 766.961,20TL bedelli olarak düzenlenen 4 adet faturanın davalıya tebliğ edildiğini, davalı tarafça iade faturası düzenlenmemesi nedeniyle fatura alacaklarının kesinleştiğini, alacağın bir bölümünün ödenmesine rağmen bakiye borcun ödenmediğini, bunun üzerine bakiye alacak toplamı olan 5.231.570,53TL’nin faizi ile birlikte ödenmesi için 21/11/2022 tarihli ihtarname keşide etmelerine rağmen davalı yanca ödeme yapılmaması üzerine icra takibi başlattıklarını, davalının itiraz dilekçesi ile borca ve ferilerine itiraz ederek, icra takibini haksız olarak durdurduğunu, ardından yapılan zorunlu arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını, dava açılmadan önce 03/01/2023 tarihinde davalı tarafça, müvekkil şirketin hesabına 1.000.000,00TL ödeme yapıldığını, taraflar arasında başkaca bir ticari ilişki bulunmadığını, ödemenin, icra takibine haksız şekilde itiraz edildiğini gösterdiğini, buna bağlı olarak davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu olduğunu bildirmiş, alacağa yeter miktarda borçlu şirketin malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasına, davalının, borca ve ferilerine ilişkin itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; dava konusu alacağın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olmakla birlikte zamanaşımına uğradığını, takip dayanağı fatura konusu bedellerin muaccel olan kısımlarının, müvekkili şirket tarafından takip tarihinden ve ödeme emrinin tebliğinden önce davacıya ödendiğini, davacının yapmış olduğu işler hakkında incelemelerin takip tarihi itibariyle devam etmekte olduğundan tüm ödemelerin yapılmadığını ve buna bağlı olarak takibe konu edilen fatura bedellerinin takip tarihi itibariyle henüz vadesinin gelmediğini, takip tarihinde talep edilen alacağın likit nitelikte olmaması nedeniyle itirazlarının haklı olduğunu, müvekkilinin takipten sonra yaptığı ödemenin borcu kabul anlamına gelmediğini, işlerin incelemesinin neticelenmesi ve alacağın vadesinin gelmesi nedeniyle ödeme yapıldığını, davacının icra takibinde haksız olması nedeniyle kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulması gerektiğini bildirmiş, davanın reddine, davalı hakkında alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında düzenlenen varlığı ve içeriği uyuşmazlık konusu olmayan 01/07/2022 tarihli sözleşmede, davacı tarafın yüklendiği edimlerini yerine getirmesine rağmen hakediş bedelinin bir bölümünün ödenmediği, davadan önce ve icra takibinden sonra takip konusu alacağın bir bölümünün ödendiği iddiası ile davacı tarafın, davalı hakkında alacağının tahsili amacıyla yaptığı icra takibinde ödenmediği iddia edilen alacak bölümü yönünden davalının, borca ve ferilerine itirazının iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu icra dosyasında; davacı, davaya konu alacağın tahsili için ilamsız icra yoluyla takip yapmış, ödeme emrinin tebliğinden sonra yasal süre içinde davalı vekili tarafından sunulan itiraz dilekçesi ile borca ve ferilerine itiraz edilmesi nedeniyle davalı hakkındaki takip durmuş, icra takibinden sonra ve davadan önce takip konusu alacağın 1.000.000,00TL'lik bölümü davalı tarafça ödenmiştir.
Dava, İİK'nun 67(1) maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre içinde açılmıştır.
Davalı taraf, cevap dilekçesinde davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığı iddiasında bulunmuştur. Davanın, davalı ile yüklenici davacı arasında düzenlenen sözleşmeden kaynaklandığı, sözleşmede kararlaştırılan işin eser niteliğinde olup, sözleşmenin de eser sözleşmesi niteliğinde bulunduğu, buna göre ayıplı eser sözleşmelerinde TBK'nun 126(4) maddesi uyarınca zamanaşımının on yıl, ayıpsız eser sözleşmelerinde ise beş yıllık zamanaşımına tabi bulunduğu, somut olayda taraflar arasındaki sözleşme tarihinin 01/07/2022 olup, icra takibi ile kesilen zamanaşımı bir yana, sözleşme tarihinden dava tarihine kadar olan sürede dahi zamanaşımının oluşmadığı dikkate alınarak, davalı tarafın zamanaşımı definin haklı olmaması nedeniyle ön inceleme duruşmasında reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, 01/07/2022 tarihli sözleşmedeki yükümlülüklerini eksiksiz ve ayıpsız olarak yerine getirmesi nedeniyle sözleşme ile kararlaştırılan hakedişin tamamına hak kazandığı, ancak icra takibine konu edilen alacak bölümünün haksız olarak ödenmediği iddiasında bulunmasına karşın, davalı taraf gerek borca itiraz dilekçesinde gerekse cevap dilekçesinde, davacı tarafça yapılan imalatların sözleşmeye uygun şekilde yapılıp yapılmadığına ilişkin incelemelerin devam etmesi ve takibe konu alacaklara bağlı işlerin bu çerçevede incelemesinin devam etmesinden kaynaklanan muacceliyet koşulunun oluşmaması nedeniyle ödeme yapılmadığı, inceleme bittikçe ödemelere devam edildiği iddiasında bulunmuştur.
Davanın niteliği, tarafların dava ve cevap dilekçelerinde dile getirdikleri iddia ve savunmalar, dayandıkları deliller, ön inceleme duruşmasında ayrıntılı olarak tespit edilen uyuşmazlık noktaları göz önünde tutularak, taraflarca sunulan ve bildirilen delillerin toplanmasından sonra taraflara ait defterlerin ve toplanan tüm delillerin uzman bilirkişiler aracılığıyla değerlendirilmesi suretiyle bilirkişi raporu alınarak uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmiştir.
Bilirkişiler 25/09/2023 tarihinde sundukları raporda; taraflar arasında 01/07/2022 tarihli atık su arıtma tesisinden çıkan çamurun bertaraf edilmesi konusunda 9.225.000,00TL bedelli sözleşme düzenlendiğini, sözleşmede, faturaların her ayın sonunda, idarenin belirleyeceği kantar fişleri üzerinden tonaja göre kesileceğinin ve ödemenin fatura tarihinden itibaren 15 gün içinde idare tarafından yapılacağının hakedişlerin aylık olarak düzenleneceğinin kararlaştırıldığını, davalı tarafa ait defter ve kayıtların usulüne uygun olarak tutulup, davalı lehine delil olarak kabul edilebilecek nitelikte olduğunu, incelenen defter ve kayıtlarda, davacı tarafın sözleşme ile yüklendiği işi eksik ve ayıplı yaptığına ilişkin bir belgeye rastlanmadığını, davacı tarafın cari hesap ekstresine göre 18/11/2022 tarihi itibariyle davalıdan 5.231.570,53TL alacaklı olduğunu, takip tarihinden sonra 03/01/2023 tarihinde 1.000.000,00TL'lik ödeme yapılmış olması nedeniyle dava tarihi itibariyle alacağı anapara tutarının 4.231.570,53TL olarak görüldüğünü, davalının 16.215,21TL ve 8.026,22TL bedelli iade faturaları ile 87.453,00TL'lik sözleşmeye ilişkin damga vergisi tutarlarının davacı kayıtlarında yer almadığını, buna göre davacının, dava tarihi itibariyle bakiye alacağının 5.119.876,10TL olduğunu, 13.400,00TL'lik davacı taraf kayıtlarında yer alan alacak kaydınında davalı tarafın kayıtlarında yer almadığını, davalı şirketin defter ve kayıtlarında yer alan davalı şirkete ilişkin cari hesabında davacı tarafın, icra takip tarihi itibariyle 5.133.276,10TL, 03/01/2023 tarihinde yapılan 1.000.000,00TL'lik ödeme nedeniyle 05/01/2023 dava tarihi itibariyle 4.133.276,10TL alacaklı görünmesine rağmen dava tarihinden sonra 17/05/2023 tarihinde 300.000,00TL daha ödeme yapılmış olması nedeniyle davacının cari hesap alacağının 3.833.276,10 TL olarak göründüğünü, 01/08/2022 tarihinde 1. hakediş, 01.09.2022 tarihinde 2. hakediş ve 28.09.2022 tarihinde 3. hakediş belgelerinin düzenlendiğini, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca düzenlenen hakedişler sonrası davacı tarafça, 31/09/2022 tarihli 2.921.480,53TL, 31/08/2022 tarihli 2.594.584,34TL ve aynı tarihli 672.297,38TL, 30/09/2022 tarihli 1.708.858,06 TL bedelli faturaların düzenlenmesine karşın davalı tarafça, hakediş tutarından fazla miktarda fatura düzenlendiği gerekçesi ile 13.397,90 TL, 16.215,21TL, 8.026,22TL bedelli iade faturalarının düzenlendiğini, ilgili yetkililerce hakediş belgesi mahiyetinde düzenlendiği beyan edilen imalat tutarı başlıklı belgelerde belirtilen imalat miktarları ve tutarları ile iade faturalarındaki miktar ve tutarlar düşüldüğünde, düzenlenen faturalardaki miktar ve tutarların örtüştüğünü, davacı tarafından düzenlenen faturaların tamamının davalı tarafından kayda alındığını, son hakedişin 28/09/2022 tarihinde düzenlenmiş olması nedeniyle sözleşmeye konu işin incelenmekte olduğuna dair davalı tarafa ait herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığını, sözleşmenin 12. maddesinde fatura tarihinden itibaren 15 gün içerisinde ödemenin yapılacağının kararlaştırılmış olmasına göre davacı tarafından son faturanın 30/09/2022 tarihinde düzenlenmiş olması nedeniyle 15/10/2022 tarihi itibariyle sözleşmeye dayalı olarak düzenlenmiş olan faturaların tamamının muaccel hale geldiğini, 21/11/2022 tarihli ihtarname ile davalının temerrüde düşürüldüğünü, dava tarihi itibariyle davacı tarafın, davalıdan 4.133.276,10TL alacaklı olduğunu bildirmişlerdir.
Taraflarca, bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de, tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporunun içeriği, davacı ve davalı taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna ilişkin sundukları beyan ve itiraz konuları, davalı vekilinin itiraz dilekçesinde bildirdiği itirazlarının bir bölümünün mahkememizce değerlendirilmesi gereken hukuki konular niteliğinde olup bir bölümünde ise tüm dosya kapsamı göz önünde tutulduğunda haklılık bulunmadığı, taraf vekillerince yeni bir rapor alınması ve ek rapor alınması talebinde bulunulmadığı, bilirkişi raporunun usul, yasa, dosya kapsamına hükme ve denetime elverişli nitelikte olduğu göz önünde tutularak, tarafların itirazlarının reddine karar verilerek bir başka rapor veya ek rapor alınması yoluna gidilmemiş, rapor hükme esas alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller,
mahkememizce usul, yasa ve dosya kapsamına uygun görülen ayrıntılı, gerekçeli, hükme ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile; taraflar arasında varlığı ve içeriği uyuşmazlık konusu olmayan 01/07/2022 tarihli sözleşme ile davacı yüklenicinin, sözleşmede belirtilen işi yapmayı, bunun karşılığında sözleşmede kararlaştırılan bedelin davalı tarafça, davacıya sözleşmede belirtilen takvime uygun olarak ödenmesinin kararlaştırıldığı, davacı tarafın, sözleşme ile yüklendiği edimlerini yerine getirdiği, sözleşme hükümleri uyarınca yukarıda bilirkişi raporunda ayrıntıları açıklandığı üzere, ilgili yetkililerce hakediş belgesi mahiyetinde imalat tutarı başlıklı belgelerin düzenlendiği, davalı tarafça cevap dilekçesinde, davacının yaptığı işlerin incelenmesinin takip tarihi itibariyle devam ettiği, bu nedenle davaya ve takibe konu alacağın muaccel olmadığı iddia edilmiş ise de; davalı tarafça, bu iddiaya ilişkin bir delil sunulmadığı gibi sözleşmede bu konuda ödemeyi geciktirici bir hüküm bulunmadığı, sözleşmenin 12.maddesinde, faturaların düzenlenmesinden tarihinden itibaren 15 gün içinde ödemenin yapılacağının kararlaştırıldığı, davalı tarafın, sözleşmeye konu işin eksik ve ayıplı yapıldığına dair bir iddiasının bulunmadığı gibi bilirkişi incelemesinde bu nitelikte bir belgeye de rastlanmadığı, buna göre davalı tarafın, ödemenin sözleşmeye konu işlerin incelenmesi nedeniyle yapılmadığı iddiasında sözleşme hükümlerine uygunluk ve haklılık bulunmadığı, son hakediş belgesinin 28/09/2022 tarihinde düzenlenmesinden sonra son faturanın davacı tarafça 30/09/2022 tarihinde düzenlenip, bundan önceki faturalarda birlikte davalı tarafa tebliğ edilerek tüm faturaların davalı tarafın defterlerine kayıt edilip, davalı tarafça kesilen iade faturaları dışında davacı tarafça düzenlenen faturalara itiraz edilmediği gibi iade işlemine de tabi tutulmadığı, sözleşmenin 12.maddesi uyarınca son fatura tarihinin 30/09/2022 tarihli olması nedeniyle gerek son fatura gerekse önceki faturalar yönünden icra takip tarihinden önce takip konusu yapılan alacağın muaccel hale geldiği, davacı tarafın cari hesap ekstresine göre 18/11/2022 tarihi itibariyle davalıdan 5.231.570,53TL alacaklı olduğunun kayıtlı olması yanında davalı şirket tarafından davacı şirket yönünden tutulan cari hesapta da davacı tarafın, icra takip tarihi itibariyle 5.133.276,10TL, 03/01/2023 tarihinde yapılan 1.000.000,00TL'lik ödeme nedeniyle 05/01/2023 dava tarihi itibariyle 4.133.276,10TL, 17/05/2023 tarihinde 300.000,00TL daha ödeme yapılmış olması nedeniyle davacının cari hesap alacağının 3.833.276,10TL olarak göründüğü, davalı tarafın cari hesabındaki bu kayıtların davacı tarafın talepleri ile örtüştüğü, davacı tarafça 21/11/2022 tarihinde ihtarname keşide edilerek davaya konu alacağın ödenmesinin talep edilmesine rağmen davalı tarafça, ödeme yapılmaması üzerine davaya konu icra takibinin yapıldığı, her ne kadar davacı tarafça, kendi cari hesabına göre takip yapılmış ise de, bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak hesaplandığı üzere damga vergisi ve iade faturalarının bir bölümünün davacı tarafa ait cari hesapta işlenmemiş olması nedeniyle davacı tarafın talep edebileceği alacak miktarından daha fazla talepte bulunduğu, bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamaya göre davacı tarafın, davalı taraftan, davaya konu icra takibi tarihi itibariyle talep edebileceği muaccele gelmiş alacak miktarının 5.133.276,10TL olup, davalı tarafça, icra takibinden sonra ve davadan önce 03/01/2023 tarihinde 1.000.000,00TL'lik ödeme yapıldığı, davacı tarafça, bu ödemenin mahsup edilerek davanın açıldığı, davanın niteliği itibariyle ödemenin mahsup edilerek dava açılmasının usul ve yasaya uygun bulunduğu, davacı tarafça yalnız asıl alacak ve işlemiş faizin takip konusu yapılmış olması nedeniyle davacının, dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarının 4.133.276,10TL olduğu, davalı tarafça, dava tarihinden sonra yapılmış 300.000,00TL'lik ödeme yönünden ise bu ödemenin icra müdürlüğünce infaz sırasında dikkate alınması dışında hükme konu edilmesinin gerekmediği, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereği ödeme zamanının ve miktarının belirli olması, davalı tarafın, dava konusu alacağın incelemeye muhtaç olduğu iddiasında haklılık bulunmadığı gibi davacı tarafça yapılan işin eksik ve ayıplı olduğunun iddia edilmemesi yanında bu konuda davalı tarafça bir işlem yapılmadığı, davalı tarafça düzenlenen iade faturalarının yapılan işin miktarına ilişkin olup, icra takibinden öncesine ait olması ve davacı tarafın alacağından mahsup edilmesi nedeniyle her iki tarafın ticari kayıtlarında dava konusu edilen alacağın reddine karar verilen ve damga vergisi ve iade faturasından oluşan küçük bir miktar alacak dışında tartışmasız olduğu, buna göre kabulüne karar verilen dava konusu alacağın likit olup yargılamayı gerektirmediği, davalı tarafın itirazında haklılık bulunmadığı dikkate alınarak, icra inkar tazminatı yönünden yasal koşulların oluşması nedeniyle davalı tarafın, dava konusu alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasının usul, yasa ve dosya kapsamı gereği olduğu, davalı tarafça kötüniyet tazminatı talep edilmiş ise de, reddedilen alacak bölümü yönünden davacı tarafın icra takibini kötü niyetli olarak yaptığına ilişkin bir delil toplanmaması ve davalı tarafın bu konudaki iddiasını kanıtlayamaması nedeniyle davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminde haklılık bulunmadığı dikkate alınarak, davanın kısmen kabulü ile; davalının, davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasında borca ve ferilerine ilişkin itirazının iptali ile takibin; 4.133.276,10TL asıl alacak ile ödeme emrinde talep edilen nitelikte işleyecek faiz üzerinden devamına, davalı tarafça dava tarihinden sonra 17/05/2023 tarihinde yapılan 300.000,00TL'lik ödemenin icra müdürlüğünce dikkate alınmasına, davacı tarafın, 98.294,43TL'lik asıl alacağa yönelik fazlaya ilişkin isteminin reddine, kabul edilen alacak miktarı üzerinden davalı tarafın %20 oranındaki icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına, davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
a-)Davalının, davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğünün... sayılı icra dosyasında borca ve ferilerine ilişkin itirazının iptali ile takibin;
4.133.276,10TL asıl alacak ile ödeme emrinde talep edilen nitelikte işleyecek faiz üzerinden devamına,
b-)Davalı tarafça dava tarihinden sonra 17/05/2023 tarihinde yapılan 300.000,00TL'lik ödemenin icra müdürlüğünce dikkate alınmasına,
2-Davanın KISMEN REDDİ ile;
Davacı tarafın, 98.294,43TL'lik asıl alacağa yönelik fazlaya ilişkin isteminin reddine,
3-Hükmedilen 4.133.276,10TL asıl alacağın %20'si oranındaki 826.655,22TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
4-Davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 282.344.09TL karar ve ilam harcından peşin alınan 46.106,80 TL harcın indirilmesi ile geriye kalan 236.237,29 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafça, peşin olarak yatırılan 46.106,80TL harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
7-Davanın kabul edilen edilen bölümü için davacı yararına A.A.Ü.T.'nin 13 (1) mad. uyarınca takdir edilen 325.998,28TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
8-Davanın rededilen bölümü için davalı yararına A.A.Ü.T.'nin 13 (1) mad. uyarınca takdir edilen 17.900,00TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi uyarınca 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinden oluşan yargılama giderinin davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması nedeni ile 49/50'sinin karşılığı olan 3.057,60 TL'sinin davalıdan, 1/50'sinin karşılığı olan 62,40TL'sinin davacı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
10-Davanın kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle davacı tarafça, yapılan 179,90TL başvurma harcı, 2,00 TL iki adet kep gideri, 109,00 TL on bir adet elektronik tebligat gideri, 98,00 TL posta gideri, ve 3.200,00 TL bilirkişi ücretinden oluşan toplam 3.588,90 TL yargılama giderinden 49/50'nin karşılığı olan 3.517,12 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1/50'nin karşılığı olan 71,78TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
11-Davalı tarafça yatırılan gider avansından harcama yapılmadığı ve davalı tarafça başkaca yargılama gideri yapılmadığı dikkate alınarak bu konuda hüküm verilmesine yer olmadığına,
12-Taraflarca peşin yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/10/2023
Başkan ...
E-imza
Üye ...
E-imza
Üye...
E-imza
Katip...
E-imza