T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/152 Esas
KARAR NO : 2025/245
DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/02/2023
KARAR TARİHİ : 11/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin toptan ve perakende halı ticareti yapan ve muhtelif şubeleri olan bir firma olduğunu, müvekkili ile davalı firma arasında kargo "taşıma hizmet sözleşmesi" bulunduğunu, bu sözleşme uyarınca müvekkilinin, satışını yaptığı bir kısım halıları müşterilerine teslim etmek üzere davalı firmaya taşıttırdığını, ancak davalı firmanın bu taşıma-kargo işini zaman zaman aksattığını ve müvekkili firmayı ve müşterilerini zarara uğrattığını, dava konusu somut olayda müvekkili şirketin 2 adet halıyı (9376M 240*340 ve ... 8981A 160*230)... kargo şubesi vasıtası ile müşteriye gönderdiğini, davalı firma aracılığıyla müşteriye gönderilen halının hasarlı bir şekilde müşteriye ulaştırıldığını, 26.07.2021 tarihli "kargo hasar tutanağında" da yer aldığı gibi fatura numarası... numarası olan kargonun "taşıma esnasında hasar oluşması" nedeniyle müşteriye hasarlı teslim edildiğini, müvekkilinin bunun üzerine 27.07.2021 tarihinde davalı firmanın İzmir Bölge Müdürlüğüne hitaben "... takip numaralı kargomuz müşterimize hasarlı bir şekilde ulaşmıştır. Ürünlerin gidiş-geliş kargo ücretleride dahil olmak üzere tazmin işleminin başlatılmasını istediğini, bu müracaat üzerine davalı kargo firmasının 26.03.2022 tarihli e-posta ile "hasarlı kargo tazmin talebi için yapılan inceleme uygun bulunmamıştır." cevabının verdiğini, müvekkiline "kargoda hasar gören ürünlerin iade faturası" kesildiğini iade fatura bedelinin 7.212,38-TL olduğunu, satılan malın müvekkiline "hasarlı" iadesi olduğundan müvekkilinin bu tutarda zarara uğradığını, iade edilen halının güncel fiyatının ve gerçek zararlarının ise 15.150,00-TL + 50,00-TL kargo bedeli olduğunu, müvekkilinin aynı zamanda müşteri memnuniyeti sebebi ve ticari itibar kaybı sebebiyle de mağdur olduğunu, davacı şirket ile davalı şirket arasında 24/06/2020 tarihli taşıma hizmet sözleşmesi mevcut olduğunu, davalı şirketin gereken özen ve ihtimamı göstermediğini, davalı şirketin kargo taşımacılığı sırasında hasar gören kargo sebebiyle sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, ... Kargo şirketi tarafından taşıma esnasında hasara uğraması nedeniyle alıcı tarafından teslim alınmayan ve iade edilen ürün bedeli olan 7.213,58-TL ile 50,00-TL taşıma bedeli toplamından oluşan 7.263,38-TL zararlarının olay tarihinden bir gün sonraki gün olan 27.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kargonun alıcısı ...a teslim edildiğini, dava konusu kargonun teslimi anında kargo içeriğinde olduğu iddia edilen halıların hasarlı olarak teslim edildiği / alındığına dair bir şerh, kayıt düşülmediğini, bu konuda alıcı tarafından bir çekince konulmadığını, hasarlı olduğuna ilişkin bir tutanak düzenlenmediğini, davalı müvekkili şirketin taşıma sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüğünü layığı ile yerine getirdiğini, teslim anında kargonun içeriği ve değeri müvekkili şirkete bildirilmediğinden gönderenin kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu, kargo teslim alma fişinden de açıkça sabit olduğu üzere kargonun içeriğinin paket olarak belirtildiğini, bu nedenle kabul anlamına gelmemek üzere davalı müvekkilinin sorumlu olduğunun kabulü halinde dahi bu sorumluluğun gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket tarafından kargo içeriğinin bilinmesinin mümkün olmadığını, davacının tüm bu iddialarının ispata muhtaç olduğunu, kargo teslim alma belgesinde kargo içeriğinin paket olarak beyan edildiğini, kargo içeriğine ilişkin sunulan fatura ve diğer belgelerin kargonun içeriği bakımından ispata elverişli olmadığını, müvekkili şirketin göstermesi gereken tüm özeni gösterdiğini belirterek davacı talebinin esastan reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı şirket tarafından müşterisine davalı kargo şirketi aracılığıyla gönderilen iki halının hasarlı olarak teslim edilmesinden kaynaklı oluşan zarar karşılığı olan 17.213,58 TL ile 50,00 TL taşıma bedelinin 27.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsili talebine ilişkindir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 863. madde hükmüne göre, sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.
Aynı Kanun'un 864. madde hükmünde de, gönderenin kusursuz sorumluluk halleri düzenlenmiş olup, buna göre, gönderen kusuru olmasa da yetersiz ambalajlamadan ve işaretlemeden kaynaklanan, taşıyıcının zararları ile giderlerini tazminle yükümlüdür.
Ambalaj ve işaretlemenin nasıl yapılması gerektiğine ilişkin 862. madde hükmüne göre, eşyanın niteliği, kararlaştırılan taşıma dikkate alındığında, ambalaj yapılmasını gerektiriyorsa, gönderen, eşyayı zıya ve hasardan koruyacak ve taşıyıcıya zarar vermeyecek şekilde ambalajlamak zorundadır. Ayrıca gönderen, eşyanın sözleşme hükümlerine uygun şekilde işleme tabi tutulabilmesi için işaretlenmesi gerekiyorsa, bu işaretleri de koymakla yükümlüdür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na tabi taşımalarda eşyanın ambalajlanması kural olarak gönderene aittir. Taraflar arasındaki taşımanın niteliği ve sözleşme ise ambalajlama ve işaretlemenin niteliğine ilişkin olarak belirgin bir rol oynar. Yetersiz ambalajlama ya da işaretlemenin hem gönderenin hem de taşıyıcının sorumluluk alanında gerçekleşen iş ve işlemlerden kaynaklanması halinde zarar, sebep olma oranına göre paylaşılacaktır. Bu yaklaşım 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 864/3. hükmüne de uygun olacaktır. Buna göre, zararın veya giderlerin doğmasında taşıyıcının davranışlarının da etkisi olmuşsa, tazmin yükümlülüğü ile ödenecek tazminatın kapsamının belirlenmesinde, bu davranışların ne ölçüde etkili oldukları da dikkate alınır.
Taşıma nedeni ile meydana gelen zıya, hasar ve gecikme sonucu oluşan zararın tazmininden sözedilebilmesi için öncelikle taşıyıcının sorumluluğunun belirlenmesi, sorumluluğun doğması halinde ise tazmin edilecek zararın kapsamı ve sınırlarının belirlenmesi gerekmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 875. maddesi gereğince taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasında genel sebepler ve özel sebepler ayrımı yapılmış olup taşıyıcı ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 875/3, 876 ve 878. maddesinde gösterilen hallerin mevcudiyetini ispat etmek suretiyle mesuliyetten kurtulabilir.
Eşyanın taşıma süresini taraflar aralarında kararlaştırabilirler. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 873. maddesi uyarınca taraflar arasında taşıma süresinin kararlaştırılmış olması halinde taşıyıcı bu süre içerisinde, her hangi bir sürenin belirlenmemiş olması durumunda ise şartlar dikkate alındığında özenli bir taşıyıcıya tanınabilecek makul süre içerisinde teslim etmekle yükümlüdür.
Taşıyıcının eşyanın geç tesliminden sorumlu tutulması halinde tazmin edilecek zararın kapsamı ve sınırları belirlenmelidir. Taşıyıcının sorumluluğu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 882. maddesinin 3. fıkrası uyarınca taşıma ücretinin üç katı tutar ile sınırlıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 882.maddesine göre, 880. ve 881. maddeleri uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.
Ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 886. maddesi uyarınca taşıyıcı veya 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 879. maddede belirtilen kişiler zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiil veya ihmalle sebebiyet verdiklerinin ispat edilmesi halinde sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaklardır.
Yapılan açıklamalar kapsamında, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 875. maddesi gereğince taşıyıcı eşyanın kararlaştırılan sürede, böyle bir sürenin kararlaştırılmamış olması halinde makul süre içerisinde teslimi ile sorumludur.
4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun Tanımlar başlıklı 3. maddesinde kargo, tek parçada en fazla yüz kilogramı geçmeyen genellikle ambalaj ve kap içerisinde olan küçük boyutlu koli, sandık, paket gibi parça eşya olarak tanımlanmıştır. Kural olarak, eşyanın ambalajlanması gönderene ait olsa da, kargo taşımasının niteliği gereği, davalının da eşyanın ambalajı hususunda nezaret yükümlülüğü olduğunun kabulü gerekir. Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından alıcıya teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.
Mahkememizin 07/12/2023 tarihli oturumunda davacı tanığı... kendisinin depoda ürün sevkiyatı sorumlusu olarak çalıştığını, üretildikten sonra ürünlerin vakumlu olarak geldiğini, vakumlu olmasına rağmen kendilerinin ekstra çift paketleme yaparak ürünleri dağıtıma çıkardıklarını, dava konusu halıyı da ölçülerinin çok büyük olmasından dolayı ve diğerinin de beyaz renkte olmasından dolayı bildiğini, ürünlerin kendilerine vakumlu olarak geldiğini, kendilerinin içini açıp bakmadıklarını, sadece ekstra paket yapıp ürün üzerindeki desen ve ölçülere ilişkin kodlara göre sevk yaptıklarını beyan etmiştir.
Somut olay mahkememizce değerlendirilerek dosya taşıma alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor aldırılmıştır. 07/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava dosyasında, hasarın, niteliğine, teslim anında açıkça görülebilir nitelikte olup olmadığına (TTK 889/1) ve sebebine ilişkin herhangi bir görüş belirtmeye elverişli kanıt mevcut olmadığı, diğer taraftan 26.07.2021 tarihli (teslimden sonra 7 gün içinde, TTK.889/2) Ödemiş Acente Müdürü (davalının acentesi olup olmadığı tam belli değil) imzalı (isimsiz-kaşesiz) yazıda hasarın taşıma esnasında ambalaj yetersizliği sebebiyle gerçekleştiğinin belirtildiği, ayrıca davacı tazmin talebine istinaden davalı kargo firmasınca davacıya gönderilen mailde, hasarın taşıma esnasında meydana geldiğinin kabul edildiği, ancak hasarın sebebini eksik ambalaj olarak nitelendirildiği için sorumluluklarının bulunmadığının belirtildiği, bu hususların hasarın taşıma esnasında meydana geldiğini işaret ettiği, ancak eldeki kanıtların iddiaya konu hasarın dava konusu taşıma esnasında meydana gelip gelmediğini kesin olarak kanıtlamaya elverişli olup olmadığı konusunda hukuki takdirin Sayın Mahkemede olduğu; eğer Sayın Mahkemece mevcut delillerin hasarın taşımada meydana geldiğini kanıtlamaya elverişli olmadığı kanaatine varılırsa davacının tazminat talebinden davalının sorumlu olmayacağının izahtan vareste olduğu; eğer Sayın Mahkemece mevcut delillerin hasarın taşımada meydana geldiğini kanıtlamaya elverişli olduğu kanaatine varılırsa davalının TTK. 876. maddede belirtilen taşıyıcının “en yüksek özeni gösterdiğine” ilişkin herhangi bir kanıt bulunmadığı, davalı yanın hasarın ambalaj hatası nedeniyle meydana geldiğini iddia ettiği, TTK. 878/1-b uyarınca hasarın gönderenin ambalajlama hatası neticesinde meydana geldiğinin kanıtlanması halinde davalı taşıyanın sorumluluktan kurtulacağı, ancak dava dosyasında sunulu fotolardan ambalaj hatasının olup olmadığının tespitine imkan bulunmadığı, ambalaj kusuru tespiti yapan tutanağın davalı acentesi tarafından tutulduğu, ambalaj hatası tespitinin yapılabilmesine elverişli kanıt bulunmadığı, bu durum karşısında taşıma esnasında meydana gelen hasardan TTK. 875. madde uyarınca davalı kargonun hasardan sorumlu olduğu, ilgili mevzuat hükümlerinden; taşıma sözleşmesi kapsamından kendisine teslim edilen kargonun taşıma esnasında hasarlanmasından taşıyıcının sorumluluğunun bulunduğu, ancak, bu noktada taşıyıcının sorumluluğunun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 882. maddesi kapsamında sınırlandırabilmesinin mümkün olup olmadığı veya 886. Maddesinde yer verilen sorumluluk sınırlamalarından yararlanma hakkının bulunup bulunmadığı konusunun önem kazandığı, davacı tarafça dosyaya emsal olarak sunulan mahkeme kararında, kargoya konu eşyanın kaybolması söz konusu olduğu, kargonun kaybolması ve kargonun nasıl kaybolduğunun açıklanamadığı durumlarda taşıyıcının ağır kusuru nedeniyle TTK. 886 uyarınca sorumluluk sınırının kalktığının Yargıtay içtihatlarında istikrar bulduğu, ancak dava konusu olayda kargonun kaybedilmesi söz konusu olmadığı, taşıma esnasında kargonun hasar görmesinin mevzu bahis olduğu, dolayısıyla, kargonun kaybedilmesi suretiyle meydana gelen zararın dava konusu olay bakımından emsal olmadığı, TTK. 882 uyarınca taşımada kargonun hasarlanması durumunda, eğer ki TTK. 886 madde uyarınca taşıyıcının kast veya kasta eşit pervasız davranışı ispatlanmadığı takdirde, tazminatın TTK. 882 kapsamında sınırlı olduğu ve bu hususun Yargıtay kararlarında da istikrar bulduğu, (Örneğin: Yargıtay 11. H.D 24.02.2016 tarih, Esas: 2015/7640, Karar: 2016/1968 no.lu kararı), TTK 880. Madde uyarınca tazminata esas değerin, TTK 880/1 uyarınca emtianın taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki fatura değerinden (7.213,80 TL), TTK. 880/2 uyarınca hasarlı bedelinin düşülmesiyle bulunacağı, hasarlı malın bedelinin olup olmadığı varsa ne olduğuna ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, TTK 880. Madde uyarınca tazminata esas değerin 7.213,80 TL malın hasarlı değeri olacağı; dava konusu olayda davacı taşıma firmasının TTK'nın 886. maddesinde yer alan taşıyıcının sorumluluğunu sınırlama hakkını kaybını gerektiren bir fiilini veya ihmalini ispatlayacak somut bir bilgi veya belge bulunmadığından davacı firmanın sorumluluğunun TTK'nın 882. maddesinin 1. fıkrası gereği gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olduğu, bu durumda 40 kg gönderi için tazminata esas sorumluluk sınırının 40 kg x 8,33 = 333,2 SDR olacağı, gönderinin taşıcıya teslim tarihi olan 17.07.2021 tarihli TCMB SDR/TL kurunun 12,1229 TL olduğu göz önüne alındığında, tazminata esas tutarın 333,2 x 12,1229 = 4.039,35 TL ile sınırlı olması gerektiği, Bu durumda 7.213,80 TL malın hasarlı değeri sonucu bulunacak tutar, 4.039,35 TL ile kıyaslanacak, dava konusu tazminatın düşük olan tutar kadar olacağı, (Örneğin: hasarlı halının kıymetinin - 0 ise tazminat 4.039,35 TL ile sınırlı olacaktır.); Sayın Mahkemece TTK. 880 ya da TTK. 882. Madde uyarınca belirlenecek tazminata esas tutara ek olarak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 883. maddesi uyarınca 41,91 TL TL taşıma ücretinin davalı taşıyıcı tarafından davacıya iade edilmesinin icap ettiği sonuç ve kanaatine ulaşıldığı hususlarında görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde davacı şirket tarafından müşterisine davalı kargo şirketi aracılığıyla gönderilen iki halının hasarlı olarak teslim edilmesinden kaynaklı oluşan zarar karşılığı olan 17.213,58 TL ile 50,00 TL taşıma bedelinin 27.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilinin talep edildiği, dosyadaki mevcut bilgi belgeler incelendiğinde 26.07.2021 tarihli imzalı yazıda hasarın taşıma esnasında ambalaj yetersizliği sebebiyle gerçekleştiğinin belirtildiğinin anlaşıldığı, yukarıda yazılı mevzuat hükümlerinde belirtildiği üzere kural olarak, eşyanın ambalajlanması gönderene ait olsa da, kargo taşımasının niteliği gereği, davalının da eşyanın ambalajı hususunda nezaret yükümlülüğü olduğunun kabulü gerektiği, taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından alıcıya teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğu, mahkememizce dinlenen tanık beyanından anlaşıldığı üzere dava konusu ürünlerin kendilerine vakumlu olarak geldiği, eşyanın davacı tarafından kusurlu ambalajlandığına dair beyanda bulunulmadığı dolayısıyla davalının söz konusu zarardan sorumlu tutulması gerektiği fakat davacı tarafından da 6102 sayılı TTK'nın 886.maddesinde "Zarara kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihtimalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. Maddede belirtilen kişiler bu kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz" hükmü uyarınca davalının zarara kasten veya pervasızca bir davranışla meydana getirildiğinin ispat edilemediği dolayısıyla davalının sorumluluğunun TTK. 882 kapsamında sınırlı olduğu bu kapsamda taşıma alanında uzman bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde, TTK'nın 882. maddesinin 1. fıkrası gereği gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olduğu, bu durumda 40 kg gönderi için tazminata esas sorumluluk sınırının 40 kg x 8,33 = 333,2 SDR olacağı, gönderinin taşıcıya teslim tarihi olan 17.07.2021 tarihli TCMB SDR/TL kurunun 12,1229 TL olduğu göz önüne alındığında, tazminata esas tutarın 333,2 x 12,1229 = 4.039,35 ile sınırlı olması gerektiği şeklinde tespitte bulunulduğu dava konusu ürünlerin fatura bedelinin 7.213,80 TL olduğu taşınan emtiaya ait fatura davacı delilleri arasında olup, fatura tarihi ile teslim tarihinin birbirlerine yakın tarihler olduğu, emtianın değeri faturada açıkça gösterildiğinden mahkememizce dava konusu emtianın davalı taşıyana teslim edildiği yer ve zamandaki değeri yönünden ayrıca bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı ağır kusuru ispat edilmeyen davalının düşük olan tutar kadar sorumlu olacağı, davacının uğradığı zararın tazmini için başvurusuna davalı tarafça e posta ile 26/03/2022 tarihinde dönüş yapıldığı halde ödeme yapılmadığı, dolayısıyla davalının 26/03/2022 tarihinde temerrüde düştüğü, davacının taşıma için ödediği 41,91 TL taşıma ücretinin iadesini talep etmekte haklı olduğu anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulü ile 4.039,35-TL tazminatın ve 41,91-TL taşınma ücretinin 26/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
A) 4.039,35-TL tazminatın ve 41,91-TL taşınma ücretinin 26/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
B) Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 179,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye 435,50-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 50,00-TL elektronik tebligat, 269,00-TL tebligat ve posta masrafı, 1,25-TL posta (KEP) masrafı ve 2.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.320,25-TL yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak 1.290,31-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin harç ve 179,90-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 359,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 4.039,35-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 3.224,23-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak 692,47-TL'sinin davacıdan tahsili, 867,53-TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
8-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle KESİN nitelikte olmak üzere karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.11/03/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim...
¸e-imza