T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/157
KARAR NO : 2024/319
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/02/2023
KARAR TARİHİ : 11/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, mal satımından kaynaklı ticari ilişki sebebiyle davalı şirkete düzenlediği 21/04/2021 tarihli... seri numaralı 220.660,00-TL, 31/05/2021 tarihli ... seri numaralı 34.633,00-TL, 02/06/2021 tarihli ...seri numaralı 56.873,05 TL, 02/06/2021 tarihli... seri numaralı 47.000,00-TL bedelli faturalardan dolayı, 359.166,05-TL cari hesap bakiye alacağının bulunduğunu, ilk olarak Küçükçekmece... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra takip dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı vekilinin yetki itarazından sonra İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ila takip başlatıldığını, davalı borçlunun itirazı üzerinden takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, davanın kabulüne, haksız itirazın asıl alacak miktarını oluşturan 359.166,05-TL yönünden iptali ile takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa ticari avans faizi işletilmesine, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalı aleyhine asıl acalağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatın hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket ile davacı şirket arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davacı şirketin yetkilisi ... ve kızının ortağı olduğu... Çel. Tel. San. Tic. Ltd. Şti ile davalı şirket arasında züccaciye, dolap, malzeme gibi ürünlerin satımına dayalı ticari zemine dayanan ilişkisi bulunduğunu, davalının ...a olan borcunu ödediğini, ... tarafından defaatle para istemeye devam edilmiş olması nedeniyle şüphelenen davalının hesaplarını kontrol ettiğini ve aslında alacaklı konuma geldiğini gördüğünü, davalının Küçükçekmece...İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile ...n sahibi olduğu firma aleyhine icra takibi başlattığını, davacı tarafça icra takibine haksız şekilde itiraz edildiğini ve yargılama sürecinin devam ettiğini, davacı tarafça kesilen faturaların tek başına ticari ilişkiyi kanıtlayıcı bir belge olmadığını, davacı tarafça dava konusu edilen faturalarda geçen malların teslim edildiğine dair hiçbir kanıt bulunmadığını, davalının ilgili faturalara konu edilmiş emtiaları hiçbir şekilde teslim almadığını, söz konusu faturaları ticari defterlerine dahi işlemediğini beyan etmekle, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-Tarafların iddia ve beyanları,
3-İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası,
4-İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde davalı ...ne ait olarak bulunan ticaret sicil kayıtları,
5-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde davacı ...ne ait olarak bulunan ticaret sicil kayıtları,
6-İkitelli Vergi Dairesi Başkanlığı nezdinde davacı ...ne ait vergi sicil kayıtları ile 2021 yılına ilişkin olarak bulunan BA/BS formları,
7-İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı nezdinde davalı ...ne ait vergi sicil kayıtları ile 2022 yılına ilişkin olarak bulunan BA/BS formları,
8-Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 07/11/2023 havale tarihli raporu,
9-Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 12/02/2024 havale tarihli raporu,
10-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, taraflar arasındaki mutfak ürünlerinin alım satımına ilişkin olarak bulunan ticari ilişki çerçevesinde, davacı şirket tarafından davalı şirkete satılan ürünler sebebiyle olarak davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhinde başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi talebine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.
Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, 359.166,05-TL asıl alacak bedeli üzerinden ödeme emri düzenlendiğini, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, görülmektedir.
Davalı vekilinin husumet itirazının, dava konusu itirazın yöneltildiği ödeme emrine dayanak faturaların davalı şirket adına düzenlenmiş olduğu, bu kapsamda davalı şirket açısından husumet ehliyetinin mevcut olduğu anlaşılmakla reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir.
Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.
Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir.
11/05/2023 tarihli duruşmanın 8 numaralı ara kararında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davacı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davacı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, davacı vekili davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmiştir.
11/05/2023 tarihli duruşmanın 9 numaralı ara kararında ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davalı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davalı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, davalı vekili davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmiştir.
Davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi amacıyla Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak dosyanın mahkememizce re'sen belirlenecek Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar, İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2022 yılına ait BA/BS formları, davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2022 yılına ait BA/BS formları, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadığı, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki mutfak ürünlerinin alım satımına ilişkin olarak bulunan ticari ilişki çerçevesinde, davacı şirket tarafından davalı şirkete satılan ürünler sebebiyle olarak davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklı olarak davacı şirketin davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, var ise ne kadar alacaklı olduğu, satıldığı belirtilen faturaya dayalı ürünlerin davalı şirkete teslim edilip edilmediği, bu hususa ilişkin herhangi bir bilgi veya belge olup olmadığı, icra takibinde işletilen faiz oran ve miktarının usul ve yasa hükümlerine uygun olup olmadığının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize gönderilmesi istenilmiş, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi 07/11/2023 havale tarihli raporunda sonuç olarak; ... Elektrik Ev Aletleri San. ve Tic. A.Ş. 2021, 2022 Dönemi Yevmiye
Defterlerinin Noter tasdiklerinin zamanında yapıldığı sahibi aleyhine ve lehine
delil teşkil ettiği, dosyada, ...Endüstriyel Mutfak İth. İhr. San. ve Tic Ltd. Şti.’ne ait 2021
dönemi Form Ba-Bs Bildirimleri olmadığı için gerekli tespitlerin yapılamadığı,
ticari ilişkinin mevcut olduğuna dair tespit yapılamadığı, 2021 yılı Bildirimleri
GİB’dan istenerek mahkemenin yetki alanında bir bilirkişi marifeti ile davalı
defterleri ile incelenmesinin uygun olacağı, davacı tarafından düzenlenen fatura içeriklerinin zücaciye malzemeleri olduğu, davalının iştigal konusu ile uyumlu olduğu, ... şirketi ortaklarının; ... ve ... olduğu, inceleme aşamasında sevk belgesi sorulduğu, şirket yetkilisi tarafından; nakliye
işlerinin davalı şirket tarafından yapıldığının beyan edildiği, faturaların not
kısmında “İrsaliye Yerine Geçer” ibaresi olduğunun tespit edildiği, davalı ... Endüstriyel Mutfak İth. İhr. San. Ve Tic Ltd. Şti.’nin davacı şirkete 359.166,05-TL borcunun olduğunu mütalaa etmiştir.
Davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi amacıyla dosyanın Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdii ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar, İzmir... İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2022 yılına ait BA/BS formları, davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2022 yılına ait BA/BS formları, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler talimat dosyası ile içeriğinde yer alan bilirkişi raporu, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler ile sair deliller birlikte değerlendirilerek; davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadığı, davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı, davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki mutfak ürünlerinin alım satımına ilişkin olarak bulunan ticari ilişki çerçevesinde, davacı şirket tarafından davalı şirkete satılan ürünler sebebiyle olarak davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklı olarak davacı şirketin davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, var ise ne kadar alacaklı olduğu, satıldığı belirtilen faturaya dayalı ürünlerin davalı şirkete teslim edilip edilmediği, bu hususa ilişkin herhangi bir bilgi veya belge olup olmadığı, icra takibinde işletilen faiz oran ve miktarının usul ve yasa hükümlerine uygun olup olmadığının belirlenerek talimat mahkemesine sunulan bilirkişi raporu da göz önünde bulundurularak düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi 12/02/2024 havale tarihli raporunda sonuç olarak; taraflara ait 2021 yılı Kanuni Defter açılış ve kapanış tasdiklerinin, ilgili kanun ve tebliğlerine uygun olduğu, HMK 222 maddesi gereği sahibi lehine/aleyhine delil olarak kullanılabileceği, taraflar arasındaki, ticari satıma ilişkin faturalı açık hesap alacağının tahsili amacıyla, taraflara ait 320 Satıcılar Hesabı ve 120 Alıcılar Hesabında kayıtlı olan ve toplam tutarı 356.166,05-TL olan faturalara içeriklerinin, davalının iştigal konusu ile uyumlu olduğu, dava dosyasına sunulu belge ve bilgilerin yanı sıra taraflara ait ticari defter kayıtlarından hareketle, davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 359.165,05-TL alacaklı olduğu, dava/takip konusu alacak yönünden, takipten önce ihtar gönderilerek davalının temerrüte düşürüldüğünün kanıtlanmadığı, asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren Merkez Bankasında belirlenen avans faiz oranları üzerinden faiz talep edilebileceğini mütalaa etmiştir.
Davalı vekilinin davalı şirkete ait BA/BS bildirimlerinin yapılması ve birtakım bankalara müzekkere yazılması talebinin, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 07/11/2023 havale tarihli raporu ile Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 12/02/2024 havale tarihli raporunun birbirini doğruladığı ve aynı hususları içerdiği anlaşılmakla reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir... İcra Dairesinin...Esas sayılı takip dosyası, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde davalı ...ne ait olarak bulunan ticaret sicil kayıtları, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde davacı ...ne ait olarak bulunan ticaret sicil kayıtları, İkitelli Vergi Dairesi Başkanlığı nezdinde davacı ...ne ait vergi sicil kayıtları ile 2021 yılına ilişkin olarak bulunan BA/BS formları, İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı nezdinde davalı ...ne ait vergi sicil kayıtları ile 2022 yılına ilişkin olarak bulunan BA/BS formları, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 07/11/2023 havale tarihli raporu, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 12/02/2024 havale tarihli raporu ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın mutfak ürünlerinin alım satımına ilişkin olarak bulunan ticari ilişki çerçevesinde, davacı şirket tarafından davalı şirkete satılan ürünler sebebiyle olarak davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhinde başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi talebine ilişkin olduğu, taraflar arasında züccaciye malzemeleri alım satımına dair ilişkinin mevcut olduğu, ürünlerin davacı şirket tarafından davalı şirkete satıldığı, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalarda ''İrsaliye Yerine Geçer.'' ibarelerinin bulunduğu, faturaların her iki tarafa ait ticari defter ve belgelerde yer aldığı, keza faturalar açısından taraflarca vergi dairelerine bildirimde bulunulduğu, her iki tarafa ait ticari defter ve belgelerin birbirini doğruladığı, bu kapsamda faturalarda yer alan ürünlerin davacı şirket tarafından davalı şirkete teslim edildiğinin sabit olduğu, fatura bedellerine yönelik olarak herhangi bir ödeme olmadığı, belirtilen sebeplerle davacı şirketin takip tarihi itibarıyla davalı şirketten 359.165,05-TL tutarında alacaklı olduğu, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı ve davalı şirket tarafından ödeme emrine yöneltilen itirazın haksız olduğu, alacağın faturaya dayanması sebebiyle likit mahiyette olduğu ve icra inkar tazminatı açısından yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KABULÜ İLE,
1-Davalı ...nin İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin İTİRAZININ 359.166,05-TL asıl alacak bedeli yönünden İPTALİNE, İzmir ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasındaki icra takibinin 359.166,05-TL asıl alacak bedeli üzerinden, asıl alacağa 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca yıllık %15,75 oranında ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına,
2-Alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen asıl alacak miktarı olan 359.166,05-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ...nden alınarak davacı ...ne verilmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 24.534,63-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 6.133,66-TL harcın mahsubu ile bakiye 18.400,97-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 80,00-TL elektronik tebligat, 205,50-TL posta masrafı, 2.400,00-TL bilirkişi ücreti, 6.133,66-TL peşin harç ve 179,90-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 8.999,06-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 55.874,91-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.11/06/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza