T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/190 Esas
KARAR NO: 2023/893
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 10/03/2023
KARAR TARİHİ: 23/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.04.2022 tarihinde 00.40 sıralarında maliki davalı..., sürücüsü ... yönetimindeki ... plakalı sigortalı aracın İzmir ili, Konak ilçesi, ... sokak üzerinde ters yönden dönüş yaparken ... sokaktan çıkış yapan müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin aracında hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, hasar nedeniyle kusurlu aracın ZMMS (trafik) poliçesi tanzim eden davalı ... Sigorta A.Ş.’ne ihbarda bulunulduğunu ve sigorta tarafından hasar dosyası açılarak 13.000 TL değer kaybı belirlendiğini, ancak davalılarca müvekkilinin aracında oluşan değer kaybı zararının giderilmeyerek herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin meydana gelen trafik kazası sonrasında aracını tamirat için servise bıraktığını, bu nedenle aracından yararlanamadığını, bir çok külfete katlandığını, katlanılan bu külfetlerin tamamının da dava konusu trafik kazası sonucu davacı aracının hasarlanması sebebinden doğduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere, HMK 107 uyarınca Sayın Mahkemece toplanacak deliller nazara alınarak, trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan şimdilik 100,00-TL değer kaybı bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen hasarı ret tarihinden (sigorta şirketleri açısından ret tarihi- diğer davalı açısından kaza tarihinden), 100,00-TL ikame araç bedelinin ise davalılar... ve ... açısından kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile tahsiline, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 14/04/2022 tarihinde gerçekleşen dava konusu maddi hasarlı trafik kazasına karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirketçe ... sayılı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, hasara ilişkin 20.01.2023 tarihinde 5.567,00-TL ödeme yapıldığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte bu miktarın teminat limiti belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğini, müvekkili şirketin poliçe limiti uyarınca ve sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, araç değer kaybının zararın tazmini talebinin hukuken kabul edilemez mahiyette olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini belirterek fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak koşuluyla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve davalı... tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Açılan dava, 14.04.2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar neticesinde oluşan değer kaybının ve ikame araç bedelinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir.
Mahkememizce dosya bir trafik alanında uzman bir otomotiv alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilerek rapor aldırılmıştır. 04/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda; kusur yönünden ... plaka sayılı araç sürücüsü ...’ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 57/a, 46/2-h ve 84/h maddelerini ihlal ettiği, ...’ın maliki olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...’nın atfı kabil kusurunun olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı; bakiye değer kaybı, ikame araç bedeli yönünden ... plaka sayılı aracın 2.el satışı esnasında değer kaybı bedelinin 5.500,00 TL olabileceği kanaatine, ancak davalı sigorta şirketi tarafından 20.01.2023 tarihinde davacı vekili adına 5.567,00 TL değer kaybı ödemesi yapması nedeniyle, sayın Mahkemenin nihai kararı ve takdirinin taraflarınca belirlenen değer kaybı bedeli baz alınması durumunda bakiye değer kaybı bedeli oluşmayacağı; ... plaka sayılı aracın onarım süresi boyunca 2.400,00 TL ikame araç talebi oluşabileceği hususlarındaki tespitlerini bildirdiği görüldü.
Davacı vekilinin 15/10/2023 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile "değer kaybı alacağına ilişkin taleplerini arttırmadıkları, araç mahrumiyet bedeli (ikame araç) alacağına ilişkin olarak arttırılan kısım olan 2.300,00-TL ile dava dilekçesinde talep edilen miktar olan 100,00.-TL'nin birleştirilmesi sonucu toplam 2.400,00-TL üzerinden davanın kabulü ile davalılardan tahsiline, işbu bedellerin davalı ... Sigorta A.Ş. açısından hasarı ret tarihinden (26.04.2022), diğer davalılar açısından kaza tarihinden (14.04.2022) itibaren işletilecek avans faizleri, yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte davalılardan tahsiline," karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır.
Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; kazanın oluşumunda ...’ın maliki olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...’nın atfı kabil kusurunun olmadığı, bilimsel verilere uygun bulunan rapor uyarınca davalı sigorta şirketi tarafından tarafından 20.01.2023 tarihinde davacı vekili adına 5.567,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı dikkate alındığında bakiye değer kaybı bedeli oluşmayacağı, davacının, aracından onarım süresi boyunca mahrum kalması nedeniyle ikame araç bedelini talep edebileceği kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar vermek ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
Davanın KISMEN KABULÜ İLE
1-2.500-TL ikame araç bedelinin, davalılar... ve ... yönünden 14.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Değer kaybı bedeline ilişkin talebin reddine
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 269,85-TL karar ve ilam harcından, 179,90-TL peşin harç ve 39,28-TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 50,67-TL harcın davalılar... ve ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 2.500,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılar... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalılar ... ve ... Sigorta Anonim Şirketi kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 100,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ... Sigorta Anonim Şirketine verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 50,00-TL elektronik tebligat, 290,00-TL tebligat, 3,75-TL (KEP) posta masrafı, 2.400,00-TL bilirkişi ücreti, 179,90-TL peşin harç ve 39,28-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.962,93-TL yargılama giderinden davanın kabul oranı dikkate alınarak 2.848,97-TL'sinin davalılar... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
7-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin 120,00-TL'sinin davacıdan alınarak, 3.000,00-TL'sinin davalılar... ve ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Sair hususların gerekçeli kararda değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle KESİN nitelikte olmak üzere karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.23/11/2023
Katip...
e-imza
Hakim ...
e-imza