T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/233
KARAR NO : 2025/259
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/03/2023
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında akdedilen Perakende Satış Sözleşmesi uyarınca davalı şirketin müvekkili şirkete elektrik dağıtım hizmeti sunduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanan Perakende Satış Sözleşmesi uyarınca her ay düzenli olarak fatura kesim tarihindeki endeks üzerinden fatura düzenlenmesi gerekmekte iken faturaların biriktirilerek son tarihli endeks üzerinden fatura düzenlenmesi nedeniyle müvekkili şirketin yüksek oranda endeks üzerinden bedel ödemek zorunda kaldığını, işbu dava ile endeks farkının müvekkiline ödenmesinin istendiğini, talep edilen alacak miktarının tespit edilebilmesinin mümkün olmadığını, fazla ödenen tutarın bilirkişi incelemesi sonucunda tespit edileceğini, bu nedenle alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlenebilir hale geldiğinde talep miktarı artırılmak üzere belirsiz alacak davası açtıklarını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, davalı şirketin sözleşmeye aykırı şekilde tahakkuk ettirmiş olduğu faturalar nedeni ile müvekkili şirket zarara uğratıldığını, sözleşme uyarınca, her ay, o ayın endeksi üzerinden fatura kesilmesi ve ödenmek üzere müvekkili şirkete sunulması gerekmekte iken davalı ... Elektrik Perakende A.Ş. tarafından fatura dönemlerine uyulmamakta ve her ay düzenli bir şekilde fatura kesmek yerine toplu olarak fatura tarihindeki endeks üzerinden fatura kesildiğini, bu durumun müvekkili şirketin 5. ayın sonunda tespit edilen endeks farkı üzerinden fatura düzenlenmesi nedeniyle haksız ve hukuka aykırı bir şekilde çok daha yüksek bedeller ödemek zorunda kalmasına yol açtığını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, davalı şirketin ... sözleşme numaralı aboneliğe tahakkuk ettirilen 10.06.2022 son ödeme tarihli fatura sebebiyle müvekkili şirket tarafından fazla ödendiği tespit edilecek olan miktarın, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere HMK'nın 107. madde uyarınca şimdilik 100,00-TL'sinin avans faizi ile birlikte müvekkili şirkete iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı arafın dava dilekçesinde öne sürmüş olduğu iddialara ilişkin müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğunun olmadığını, işbu davadaki uyuşmazlığın çözümü için husumet yöneltilmesi gereken tarafır müvekkil şirket değil görevli dağıtım şirketi olan... Elektrik Dağıtım A.Ş. olduğunu, davacı taraf dilekçesinde, müvekkili şirketin davacıya elektrik dağıtım hizmeti sunduğunu öne sürdüğünü, davacının davasının hatalı olduğunu, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini talep ettiğini, ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. ile ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin birbirinden ayrı iki şirket olarak faaliyetlerini sürdürdüğünü, davacının başvurusu üzerine fatura itirazına ilişkin olarak şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde,... sözleşme numaralı aboneye tahakkuk ettirilen 83.803,00-TL faturaya yansıyan birim fiyatların doğruluğu ve faturaya tüketim dışında ilave bir bedel dahil edilmediği, herhangi bir hata tespit edilmediğini, aksini ispatlamanın davacıya düştüğü halde davacı, endeks farkı sebebiyle fazla hesaplama yapıldığı iddiasını destekler hiçbir somut delil sunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte fatura bedeli belli olduğundan işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının uygun olmadığını beyan etmekle, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-Davacı şirketi temsil ve imzaya yetkili şahısları da gösterir ticaret sicil kayıtları,
3-...Elektrik Perakende Anonim Şirketi nezdinde davacı şirket ile imzalanan 22/01/2020 tarihli Perakende Satış Sözleşmesi, sözleşmeye istinaden davacı şirkete verilen elektrik dağıtım hizmeti karşılığında davacı şirket adına düzenlenen faturalar,... sözleşme hesap numaralı daacı şirket ile... tesisat numaralı abonelik açısından imzalanan 22/01/2020 tarihli Perakende Satış Sözleşmesine istinaden... sayaç numaralı sayaç için davacı şirkete verilen elektrik dağıtım hizmeti karşılığında davacı şirket adına düzenlenen 31/05/2022 tarihli ve...umaralı fatura ve davacı şirket tarafından yapılan ödemeleri gösterir tüm evrak ve kayıtlar,
4-... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi nezdinde davacı şirket ile imzalanan 22/01/2020 tarihli Perakende Satış Sözleşmesi, sözleşmeye istinaden davacı şirkete verilen elektrik dağıtım hizmeti karşılığında davacı şirket adına düzenlenen faturalar, ... sözleşme hesap numaralı daacı şirket ile...tesisat numaralı abonelik açısından imzalanan 22/01/2020 tarihli Perakende Satış Sözleşmesine istinaden... sayaç numaralı sayaç için davacı şirkete verilen elektrik dağıtım hizmeti karşılığında davacı şirket adına düzenlenen 31/05/2022 tarihli ve... numaralı fatura ve davacı şirket tarafından yapılan ödemeleri gösterir tüm evrak ve kayıtlar,
5-Elektrik elektronik alanında uzman bilirkişinin 07/09/2023 havale tarihli raporu,
6-Elektrik elektronik alanında uzman bilirkişinin 01/11/2023 havale tarihli ek raporu,
7-Elektrik elektronik alanında uzman bilirkişinin 21/03/2025 havale tarihli ek raporu,
8-Davacı vekilinin 17/01/2025 havale tarihli bedel artırım dilekçesi,
9-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, taraflar arasındaki elektrik hizmeti ilişkisine binaen tanzim olunan ve imzalanan 22/01/2020 tarihli Perakende Satış Sözleşmesi kapsamında davalı şirket tarafından davacı şirkete verilen elektrik tedariki hizmeti çerçevesinde davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen 31/05/2022 tarihli ve... numaralı faturanın toplu şekilde olarak usulüne aykırı şekilde düzenlendiği, bu kapsamda davacı şirketin yüksek oranda endeks üzerinden bedel ödemek zorunda kaldığı iddiası doğrultusunda, faturanın usulüne uygun şekilde düzenlenmesi durumunda davalı şirketin davacı şirketten alacaklı olduğu bedelin belirlenmesi ile davacı şirket tarafından ödenen fatura bedelinden davalı şirketin alacaklı olduğu bedelin mahsubu ile fazla ödenen endeks farkı bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde davalı şirketten alınarak davacı şirkete verilmesi talebine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın, taraflar arasında imzalanan elektrik hizmeti ilişkisine binaen tanzim olunan ve imzalanan 22/01/2020 tarihli Perakende Satış Sözleşmesi kapsamında davalı şirket tarafından davacı şirkete verilen elektrik tedariki hizmeti çerçevesinde davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen 31/05/2022 tarihli ve... numaralı faturanın toplu şekilde olarak usulüne aykırı şekilde düzenlendiği, bu kapsamda davacı şirketin yüksek oranda endeks üzerinden bedel ödemek zorunda kaldığı iddiası doğrultusunda, faturanın usulüne uygun şekilde düzenlenmesi durumunda davalı şirketin davacı şirketten alacaklı olduğu bedelin belirlenmesi ile davacı şirket tarafından ödenen fatura bedelinden davalı şirketin alacaklı olduğu bedelin mahsubu ile fazla ödenen endeks farkı bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde davalı şirketten alınarak davacı şirkete verilmesi talebine ilişkin olduğu dikkate alınarak sebepsiz zenginleşme kurumuna dair düzenlemelere değinmekte fayda görülmüştür.
Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu (818 sayılı BK)’nun konuya ilişkin 61 ve devamı maddelerindeki (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (Benzer hüküm 6098 sayılı TBK)’nun m. 77 vd.yer almıştır.) düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir.
Bu genel açıklamadan sonra sebepsiz zenginleşmenin gerçekleşmesi için aranan şartların açıklanmasında yarar görülmüştür.
Birinci şart; taraflardan birisinin malvarlığında bir eksilmenin vukubulmasına karşı, diğerinin malvarlığında bir çoğalmanın gerçekleşmiş olmasıdır. Bir malvarlığındaki eksilme, aktifin azalması ya da pasifin çoğalması şeklinde olabileceği gibi, aktifin çoğalmasına ya da pasifin azalmasına engel olma yoluyla da gerçekleşebilir.
İkinci şart; sözü edilen eksilme ile çoğalma arasında bir illiyet bağının bulunmasıdır.
Üçüncü şart, yine sözü edilen azalma ile çoğalmanın haklı bir sebebe dayanmamasıdır. Taraflardan biri, diğerine hükümsüz bir sözleşme gereğince misli mahiyette bir şey vermişse muteber olmayan sebebe dayanan bir iktisap söz konusudur. Sözleşmedeki şekil noksanlığı, fiil ehliyetsizliği, imkansızlık, hukuka veya ahlaka aykırılık, muvazaa gibi sebepler, butlan nedeniyle kazandırmayı geçersiz kılan sebepler olduğundan bu durumlarda kazandırma geçerli hukuki sebebe dayanmamaktadır.
Dördüncü şart; vukubulan iktisabın (çoğalmanın) sebepsiz iktisap kuralları dışında, özel bir hukuk kuralına dayanılarak iadesi mümkün olmamalıdır. Zira böyle bir imkan varsa artık sebepsiz iktisap kuralları değil, sözü edilen özel kurallar uygulanır. İadenin; istihkak davası, haksız inşaat sebebiyle tazminat davası, sözleşmenin ifası davası, sözleşmeden dönme sebebiyle iade davası, vekaletsiz iş görmeye dayanan iade davası gibi yollarla gerçekleştirilmesi mümkünse, artık sebepsiz iktisap kurallarına başvurulamaz (Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 7.Baskı, İstanbul 1993, s. 734-738).
Bu tür işlemlerde amaç; davalının edindiği çoğalma sonucu, tüm malvarlığında meydana gelen artışın iadesinden ibarettir.
Her ne kadar davalı vekilince iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığı iddiası ile davanın dava şartı yokluğunda usulden reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, yerleşik Yargıtay İçtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları göz önünde bulundurulduğunda davaya konu alacak bedeli miktarının hesaplanmasının, davacı şirkete ait elektrik aboneliği kapsamında davacı şirketin aylık kullanım verileri ile bu veriler doğrultusunda hesaplanması gereken fatura bedellerinin ve varsa fazla ödenen fatura bedelinin teknik bilirkişilerce yapılabileceği, tarafın teknik bilirkişiler vasıtasıyla belirlenebilecek hususları kendi başına belirleyerek dava açmasının kendisinden beklenemeyeceği, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açılabileceği göz önünde bulundurularak, davalı vekilinin hukuka aykırılık itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davalı vekilinin pasif husumet ehliyeti yokluğu itirazının, davaya konu faturanın davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlendiği, bu kapsamda davalı şirketin iş bu dava açısından pasif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmakla reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın elektrik elektronik alanında uzman bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, taraflar arasında ... sözleşme hesap numaralı abone davacı... Entegre Tesisleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile... tesisat numaralı abonelik açısından imzalanan 22/01/2020 tarihli Perakende Satış Sözleşmesi, sözleşmeye istinaden... sayaç numaralı sayaç için davacı şirkete verilen elektrik dağıtım hizmeti karşılığında davacı şirket adına düzenlenen 31/05/2022 tarihli ve...numaralı fatura, davalı şirket nezdinde davacı şirkete ait ... sayaç numaralı sayaç yönünden bulunan endeks verileri, cari hesap kayıtları ile sair deliller birlikte değerlendirilerek, taraflar arasındaki elektrik hizmeti ilişkisine binaen tanzim olunan ve imzalanan 22/01/2020 tarihli Perakende Satış Sözleşmesi kapsamında davalı şirket tarafından davacı şirkete verilen elektrik tedariki hizmeti çerçevesinde davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen 31/05/2022 tarihli ve ... numaralı faturanın tüketim verilerinin ve bu veriler karşılığında yer alan elektrik kullanım bedellerinin, faturanın toplu şekilde düzenlenmesinin ilgili yasal mevzuat hükümlerine uygun olup olmadığı, faturanın tanzimi usulüne uygun değil ise ne şekilde düzenlenmesi gerektiği, faturanın toplu olarak veya ay ay düzenlenmesi durumunda endeks verileri ile fatura bedelleri arasında fark olup olmayacağı, fark olacak ise davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen faturanın usulüne uygun olarak ay ay düzenlenmesi durumunda, toplu düzenlenmiş olan 31/05/2022 tarihli ve... numaralı fatura bedeli ile arasındaki fark bedelinin ne kadar olduğu, neticeten davacı şirketin davalı şirkete ödediği fazla bedelin bulunup bulunmadığı, var ise davacı şirketin davalı şirketten ne kadar alacaklı olduğu hususlarının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, elektrik elektronik alanında uzman bilirkişi 07/09/2023 havale tarihli raporunda sonuç olarak; ilk endeks ve son endeks sayaç okuma bilgilerinde olmamasına rağmen faturada belirtilen 48.697,278 kW' lık tüketim miktarının nasıl hesaplandığının tespit edilemediği, faturada belirtilen tüketim verilerinin uygun olmadığı, ilk endeks ve son endeks arasındaki tüketim verileri toplamı ile faturadaki tüketim verileri toplamı birbirini tutmadığı, aboneliğin müstakil trafolu abone olmadığı ve bu nedenle tek başına trafo kayıplarından sorumlu tutulamayacağı, faturanın toplu şekilde düzenlenmesinin ilgili yasal mevzuat hükümlerine ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmenliğinin Beşinci Bölümdeki 35. maddeye uygun olmadığı, faturanın tanzimi usulüne uygun olmadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye ve ilgili yönetmenliğe göre enerji tüketim faturaları ay ay düzenlenmesi gerektiği, 31.12.2021-31.05.2022 tarihleri arasındaki dönemde aylık olarak düzenlenmesi gereken faturaların dava dosyasına sunulmaması nedeniyle faturanın toplu olarak veya ay ay düzenlenmesi durumunda endeks verileri ile fatura bedelleri arasında fark olup olmayacağının tespitinin mümkün olmadığı, toplu olarak düzenlenen faturadaki tüketim verileri hatalı hesaplanmasaydı, ay ay düzenlenecek faturalardaki tüketim verilerinin toplamlarında süre bakımından eşit olması durumunda; tüm verilerinde birbirine eşit olacağı, davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen faturanın usulüne uygun olarak ay ay düzenlenmesi durumunda, toplu olarak düzenlenen hatalı 31/05/2022 tarihli v... numaralı faturadaki toplam enerji kullanım miktarları ve bedelleri arasında herhangi bir farklılık olmayacağı, ancak ay ay düzenlenmesi gereken faturaların sunulmaması nedeniyle konu hakkında herhangi bir yorum yapılamayacağı, 31.12.2021-31.05.2022 tarihleri arasındaki dönem için düzenlenen 31/05/2022 tarihli ve ... numaralı toplu faturadaki 48.697,278 kw toplam enerji tüketim miktarı ve 83.803,00-TL tutarındaki bedelinin hatalı olarak hesap edildiği, davalının 31.12.2021-31.05.2022 tarihleri arasındaki dönem için düzenlediği 31/05/2022 tarihli ve ... numaralı toplu faturadaki toplam enerji tüketim miktarının 1.183,004 kW ve bedelinin 2.228,08-TL (KDV dahil) olacağı, davalı şirketin davacıdan 31/05/2022 tarihli ve... numaralı faturadaki ilk endeks ve son endeks toplu enerji tüketim miktarlarına göre 48.697,277 kw- 1.183,004 kw= 47.514,273 kw fazla tüketime bağlı olarak, 83.803,00-TL-2.228,08-TL=81.574,92-TL (KDV dahil) fazla bedel tahsil ettiğini mütalaa etmiştir.
Taraf vekillerinin itirazları nedeniyle dosyanın 06/09/2023 havale tarihli raporu tanzim eden elektrik elektronik alanında uzman bilirkişiye tevdi ile taraf vekillerinin itirazları ayrı ayrı ve gerekçeli şekilde değerlendirmek suretiyle ve ...Perakende Satış Anonim Şirketi tarafından mahkememize gönderilen ... sayılı,... Esas Sayılı Dosya konulu 18/07/2023 havale tarihli müzekkere cevabı ekinde yer alan fatura ve ödeme verilerini içerir kayıtlar göz önünde bulundurularak ile davaya konu alacağa dayanak faturada yer alan ilk endeks, son endeks ve fark/tüketim miktarları arasındaki miktar uyumsuzluklarının sebebi belirtilerek düzenlenecek ek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, elektrik elektronik alanında uzman bilirkişi 01/11/2023 havale tarihli ek raporunda sonuç olarak; 06.09.2023 tarihli kök rapordaki görüş ve kanaatlerinde değişiklik olmadığı yönünde mütalaada bulunmuştur.
Görülen lüzum üzerine dosyanın 06/09/2023 havale tarihli raporu ve 01/11/2023 havale tarihli ek raporu tanzim eden elektrik elektronik alanında uzman bilirkişiye tevdi ile ... Perakende Satış Anonim Şirketi tarafından mahkememize gönderilen... sayılı,...Esas Sayılı Dosya konulu 18/07/2023 havale tarihli müzekkere cevabı ekinde yer alan fatura ve ödeme verilerini içerir kayıtlar göz önünde bulundurularak ile davaya konu alacağa dayanak faturada yer alan ilk endeks, son endeks ve fark/tüketim miktarları arasındaki miktar uyumsuzluklarının sebebinin davalı şirkete ait kayıtların bulunduğu yere gidilmesi akabinde mahkememizce verilen yerinde inceleme yetkisine binaen verilerin, endeks verilerinin bulunduğu davalı şirket nezdinde bulunan kayıtlar çerçevesinde inceleme yapılmasının gerekli olduğu da gözetilerek davacı şirketin aylık ve yıllık tüketim kayıtları ile ödeme kayıtlarının denetimi açısından sınırlı olmak kaydıyla davalı şirkete ait fiziki ve dijital kayıtlarını yerinde incelemek üzere yerinde incelenmesi suretiyle düzenlenecek ek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup; elektrik elektronik alanında uzman bilirkişi 05/01/2024 havale tarihli ek raporunda ise sonuç olarak; kök ve ek raporlardaki görüşlerini tekrar etmiştir.
Uyuşmazlığın temelini oluşturan faturalarda yer alan tüketim verilerinin gerçeği yansıttığı, verilen usul ve yasa hükümlerine uygun şekilde tutulduğu ve faturaya da aynı çerçevede yansıtıldığı hususlarının tespiti açısından sunulan delillerin yetersiz görülmesi kapsamında uyuşmazlığın çözümü için öncelikle ispat yükü konusuna değinilmesinde yarar vardır.
Dava konusu edilen bir hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların (olguların) var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemine ispat denir ve Türk Hukuk Lûgatında “kanıtlama, tanıtlama” olarak ifade edilmektedir (Türk Hukuk Lügatı, Ankara 2021, Cilt I, s. 595).
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 187/1. maddesi; ''İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümüne etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Vakıa (olgu) ise, 03.03.2017 tarihli ve 2015/2 E., 2017/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; kendisine hukukî sonuç bağlanmış olaylar şeklinde tanımlanmıştır. İspatı gereken olaylar, olumlu vakıalar olabileceği gibi olumsuz vakıalar da olabilir.
Diğer taraftan hâkim kural olarak, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini kendiliğinden araştıramaz. Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı hususu ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlıklı 190. maddesinde yer almakta olup; ''İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.'' şeklinde hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda belirtilen maddenin birinci fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmıştır. Buna göre, bir vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü üzerinde taşıyacaktır. İkinci fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir
Bu hüküm, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun “İspat yükü” başlıklı 6. maddesinde yer alan: ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." ifadesine paralel olarak düzenlenmiştir.
İspat için başvurulan araçları (vasıtaları) ifade eden deliller; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nunda senet, yemin, tanık, bilirkişi, keşif ve uzman görüşü olarak sıralanmıştır. Ancak sayılan bu deliller sınırlayıcı (tahdidi) olmayıp, kanunun belirli bir delille ispat zorunluluğu getirmediği hâllerde taraflar kanunda düzenlenmemiş diğer delillere de dayanabilirler. Delillerin değerlendirilmesinde ise, hâkimin bağlılığı ve her bir delile bağlanan hukukî sonuçlar bakımından “kesin” ve “takdiri” deliller ayrımı esas alınarak incelenme yapılmaktadır. Kesin deliller başka bir ifadeyle kanunî deliller hâkimi bağlayıcı nitelikte olduğundan, hâkimin bu delilleri takdir yetkisi bulunmamaktadır. Kesin delillerden biri ile ispat edilen olay doğru olarak kabul edilmektedir. Takdiri deliller ise hâkimi bağlamaz, hâkim bu delilleri serbestçe tayin ve takdir eder, değerlendirir ve kararını buna göre verir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200/1. maddesi; bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gereğine işaret etmiştir.
Yazılı delille (senetle) ispatı gereken hususlar, istisnalar dışında takdiri delillerle ve bu kapsamda tanık delili ile ispatlanamaz ise de, bu hususların senet dışındaki yemin, ikrar ve ticari defterler gibi diğer kesin delillerle kanıtlanması mümkündür. Senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde tanık dinlenebilmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200/2. maddesine göre karşı tarafın tanık dinlenmesine açıkça muvafakat etmesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 202. maddesinde düzenlenen delil başlangıcının olması ya da 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 203. maddesinde sayılan istisnalardan birinin bulunması gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 203/b. maddesinde; ''İşin niteliğine ve tarafların durumlarına göre, senede bağlanmaması teamül olarak yerleşmiş bulunan hukuki işlemler.'' hükmü düzenlenmiştir.
Açıklanan hususlar çerçevesinde genel olarak ispat yükü iddia eden davacı taraf üzerinde ise de, yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları ile davanın mahiyeti çerçevesinde borçlu olunmadığı iddiası ile ikame edilen davada alacağın varlığı ve miktarının ispat yükü davalı tarafın üzerindedir.
Davalı vekilinin elektrik elektronik alanında uzman bilirkişinin 05/01/2024 havale tarihli ek raporuna karşı beyan ve itirazlarının, elektrik elektronik alanında uzman bilirkişinin 05/01/2024 havale tarihli ek raporu içeriği ve ekinde sunmuş olduğu ... ismi ve imzasını içerir dilekçe sureti dikkate alındığında, davalı şirketin gayri ciddi, usul ve yasa hükümlerine aykırı yaklaşımları çerçevesinde mahkememizce istenilen hususların bilirkişi tarafından tespit edilemediği, davalı tarafça ilgili kayıt ve delillerin incelemeye hazır edilmemesi bir yana bilirkişiye inceleme izni dahi verilmemesi gözetilerek, önceki ara kararlar tahtında davalı tarafça endeks verilerinin bulunduğu davalı şirket nezdinde bulunan kayıtlara delil olarak dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına, endeks verilerinin bulunduğu davalı şirket nezdinde bulunan kayıtlara delil olarak dayanmaktan vazgeçilmiş sayıldığı ve bu kapsamda savunma sırasında ileri sürülen iddiaların davalı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmakla reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davacı vekilinin 17/01/2025 havale tarihli ıslah dilekçesi ile 100,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 81.574,92-TL'ye arttırdıklarını beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı görülmektedir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Dosya, ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, davacı şirketi temsil ve imzaya yetkili şahısları da gösterir ticaret sicil kayıtları,... Elektrik Perakende Anonim Şirketi nezdinde davacı şirket ile imzalanan 22/01/2020 tarihli Perakende Satış Sözleşmesi, sözleşmeye istinaden davacı şirkete verilen elektrik dağıtım hizmeti karşılığında davacı şirket adına düzenlenen faturalar,... sözleşme hesap numaralı daacı şirket ile ... tesisat numaralı abonelik açısından imzalanan 22/01/2020 tarihli Perakende Satış Sözleşmesine istinaden... sayaç numaralı sayaç için davacı şirkete verilen elektrik dağıtım hizmeti karşılığında davacı şirket adına düzenlenen 31/05/2022 tarihli ve... numaralı fatura ve davacı şirket tarafından yapılan ödemeleri gösterir tüm evrak ve kayıtlar,... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi nezdinde davacı şirket ile imzalanan 22/01/2020 tarihli Perakende Satış Sözleşmesi, sözleşmeye istinaden davacı şirkete verilen elektrik dağıtım hizmeti karşılığında davacı şirket adına düzenlenen faturalar, ...sözleşme hesap numaralı daacı şirket ile... tesisat numaralı abonelik açısından imzalanan 22/01/2020 tarihli Perakende Satış Sözleşmesine istinaden... sayaç numaralı sayaç için davacı şirkete verilen elektrik dağıtım hizmeti karşılığında davacı şirket adına düzenlenen 31/05/2022 tarihli ve ... numaralı fatura ve davacı şirket tarafından yapılan ödemeleri gösterir tüm evrak ve kayıtlar, elektrik elektronik alanında uzman bilirkişinin 07/09/2023 havale tarihli raporu, elektrik elektronik alanında uzman bilirkişinin 01/11/2023 havale tarihli ek raporu, elektrik elektronik alanında uzman bilirkişinin 21/03/2025 havale tarihli ek raporu, davacı vekilinin 17/01/2025 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki elektrik hizmeti ilişkisine binaen tanzim olunan ve imzalanan 22/01/2020 tarihli Perakende Satış Sözleşmesi kapsamında davalı şirket tarafından davacı şirkete verilen elektrik tedariki hizmeti çerçevesinde davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen 31/05/2022 tarihli ve...numaralı faturanın toplu şekilde olarak usulüne aykırı şekilde düzenlendiği, bu kapsamda davacı şirketin yüksek oranda endeks üzerinden bedel ödemek zorunda kaldığı iddiası doğrultusunda, faturanın usulüne uygun şekilde düzenlenmesi durumunda davalı şirketin davacı şirketten alacaklı olduğu bedelin belirlenmesi ile davacı şirket tarafından ödenen fatura bedelinden davalı şirketin alacaklı olduğu bedelin mahsubu ile fazla ödenen endeks farkı bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde davalı şirketten alınarak davacı şirkete verilmesi talebine ilişkin olduğu, taraflar arasında elektrik tedarik hizmetine ilişkin sözleşme bulunduğu, davalı şirket tarafından verilen elektrik hizmetine binaen davacı şirket adına kullanım faturaları düzenlendiği, davaya konu faturada yer alan kullanım verileri açısından ilk endeks ve son endeks verilerinin sayaç okuma bilgilerinde yer almadığı, bu kapsamda faturada belirtilen 48.697,278 kW miktarındaki tüketim verisinin ne şekilde elde edildiğinin belirli olmadığı, faturada yer alan ilk endeks ve son endeks arasındaki tüketim verileri toplamı ile faturadaki tüketim verileri toplamı birbirini tutmadığı, bu sebeple faturada belirtilen tüketim verilerinin uygun olmadığı, aboneliğin müstakil trafolu abone olmadığı ve bu nedenle tek başına trafo kayıplarından sorumlu tutulamayacağı, faturanın toplu şekilde düzenlenmesinin ilgili yasal mevzuat hükümlerine ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmenliğinin Beşinci Bölümdeki 35. maddeye uygun olmadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye ve ilgili yönetmenliğe göre enerji tüketim faturaları ay ay düzenlenmesi gerektiği, 31.12.2021-31.05.2022 tarihleri arasındaki dönemde aylık olarak düzenlenmesi gereken faturaların dava dosyasına sunulmaması nedeniyle faturanın toplu olarak veya ay ay düzenlenmesi durumunda endeks verileri ile fatura bedelleri arasında fark olup olmayacağının tespit edilemediği, 31.12.2021-31.05.2022 tarihleri arasındaki dönem için düzenlenen 31/05/2022 tarihli ve ... numaralı toplu faturadaki 48.697,278 kw toplam enerji tüketim miktarı ve 83.803,00-TL tutarındaki bedelinin hatalı olarak hesap edildiği, davalının 31.12.2021-31.05.2022 tarihleri arasındaki dönem için düzenlediği 31/05/2022 tarihli ve... numaralı toplu faturadaki toplam enerji tüketim miktarının 1.183,004 kW ve bedelinin 2.228,08-TL olduğu, davalı şirketin davacıdan 31/05/2022 tarihli ve ... numaralı faturadaki ilk endeks ve son endeks toplu enerji tüketim miktarlarına göre (48.697,277-1.183,004) 47.514,273 kw fazla tüketim verisine bağlı olarak, (83.803,00-TL-2.228,08-TL) 81.574,92-TL fazla bedel tahsil edildiği, davacı vekilinin 17/01/2025 havale tarihli ıslah dilekçesi ile 100,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 81.574,92-TL'ye arttırdıklarını beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KABULÜ İLE,
1-Alacak bedeli talebinin KABULÜNE, 81.574,92-TL tutarındaki alacak bedelinin ödeme tarihi olan 10/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Elektrik Perakende Satış Anonim Şirketinden tahsili ile davacı...Entegre Tesisleri Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketine verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 5.572,38-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 179,90-TL peşin harç ve 1.391,39-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 4.001,09-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 130,00-TL elektronik tebligat, 200,50-TL posta+KEP masrafı, 1.500,00-TL bilirkişi ücreti, 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin harç ve 1.391,39-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 3.581,69-TLyargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır