T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/27 Esas
KARAR NO : 2025/271
DAVA : TTK'nun 638(2) Maddesi Uyarınca Haklı Sebeple Ortaklıktan Çıkma Ve TTK'nun 636(2) Maddesi Uyarınca Şirketin Feshi İstemli
DAVA TARİHİ : 10/01/2023
KARAR TARİHİ : 19/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan TTK'nun 638(2) Maddesi Uyarınca Haklı Sebeple Ortaklıktan Çıkma Ve TTK'nun 636(2) Maddesi Uyarınca Şirketin Feshi İstemli davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.07.2010 tarihinden beri davalı şirketin ortağı olduğunu, 2005 - 2008 yılları arasında bir dershanede öğretmen olarak çalışırken, o dönemde eş zamanlı olarak Celal Bayar Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalışan müvekkilinin 2009 yılında Türkiye'den ayrıldığını ve 2015 yılında Alman vatandaşlığına geçtiğini, davalı şirkette sahip olduğu 30 hisseyi pay devri yoluyla edinen müvekkilinin, bir arkadaşına vekalet vererek ve esasen hisseleri devralması için vekalet verdiği arkadaşı ile arasındaki hatır ilişkisi nedeniyle devraldığını, pay devrinden sonra müvekkilinin, davalı şirketin yapmış olduğu hiçbir işlem ve faaliyete katılmamış olup, alınan hiçbir kararda imzası ve dahlinin bulunmadığını, davalı şirketin karar ve defterlerinde müvekkilinin imzası yer alıyor ise bu imzaların sahte olup, bu durumun tespitini talep ettiklerini, davalı şirketin aktif olduğundan haberi olmayan müvekkilinin, bu durumu öğrendiğinde şirketin faaliyetleri ve mali durumu ile ilgili bilgi almak üzere davalı şirket müdürüne defalarca ulaşmayı denediğini, ancak çabalarının sonuçsuz kaldığını, bu şekilde TTK'nun 614. Maddesi hükmü gereği haiz olduğu bilgi edinme hakkını kullanamayan müvekkilinin şirketin faaliyetleri ve mali durumu hakkında bir bilgi sahibi olmadığı gibi davalı şirketin yasa dışı iş ve işlemleri olabileceği ya da bozulmuş mali durumu nedeniyle sorumlu tutulabileceği ihtimalleri nedeniyle endişe içerisinde bulunduğunu, şirketin 2012 yılından sonra faal durumda olmadığı ve faaliyetinin tamamen durduğunu, genel kurul toplantılarının TTK'nun 617.maddesi hükmü gereğince hiç yapılmadığını, ortaklardan...un, 13.01.2020 tarihine kadar davalı şirketi temsile yetkili müdür olarak atandığını, ancak bu tarihten sonra şirketi temsile yetkili bir müdür atanmadığını, bu nedenle şirketi temsil yetkisini haiz bir müdür bulunmadığını, şirketin limited şirket olması nedeniyle güven unsurunun ön planda olup, şirket bünyesinde ticari faaliyetin sürdürülebilmesi için ortaklar arasında mevcut olması gerekli olan güven ilişkisi bulunmamakla beraber sürekli bir güvensizlik ortamı oluştuğunu, müvekkili için davalı şirkette ortak sıfatıyla yer almaya devam etmesinin beklenemez ve çekilmez bir hal almış durumda olduğunu, TTK'nun 638(2).maddesi hükmü gereğince her ortağın, haklı sebeplerin varlığı halinde şirketten çıkarılması için dava açabileceğini ve TTK'nun 636.maddesi hükmü gereğince, şirketin kanunen bulunması zorunlu iki organı olan genel kurul ve yönetim kurulunun mevcut olmaması ve bunun mümkün de olmaması nedeniyle, haklı nedenle feshini isteme imkanının doğduğunu bildirmiş, öncelikle müvekkilinin haklı nedenlerle ortaklıktan çıkma isteminin kabulüne, bunun mümkün olmaması halinde davalı şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı şirketin 13.01.2010 tarihinde ticaret siciline tescil edilmesi ile birlikte şirket ana sözleşmesi ile ortaklardan ...n 10 yıl süre ile şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili seçildiği, görev süresinin on yıl süre sonunda 13/01/2020 tarihinde sona ermesine rağmen yeni bir şirket yöneticisinin atanmadığı, buna göre şirketin olağan işler yönünden temsilcisiz kaldığı, ivedi işler yönünden yeni yetkili seçilinceye kadar temsil yetkisi olan önceki yöneticinin görev süresinin sona ermesi nedeniyle bu davada şirketi temsil etme yönünden yasal engel bulunduğu dikkate alınarak;
Davacı vekiline davalı şirketi bu davada temsil etmek üzere temsil kayyımı atanması konusunda dava açmak üzere kesin süre verilmiş, kesin süre içinde açılan davada yapılan yargılama sonunda İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında 29.11.2023 tarihli kararla ... temsil kayyımı olarak atanmış, kararın kesinleşmesinden ve temsil kayyımına görevinin tevdi edilmesinden sonra temsil kayyımına tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmış, temsil kayyımı cevap dilekçesi sunmadığı gibi duruşmalara da katılmamıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava; TTK'nun 638(2) maddesine dayalı olarak açılmış haklı sebep nedeniyle davacının ortaklıktan çıkmasına izin verilmesi bu talebin kabul görmemesi halinde TTK'nun 636(3) maddesi uyarınca haklı sebeplerin varlığı iddiası ile davalı şirketin feshi talebine ilişkindir.
Ticaret sicil kayıt örneği, ilgili kurumlara yazılan müzekkere cevapları ve dosyada toplanan diğer belge örnekleri ile; limited şirket niteliğindeki davalı şirketin, dava dışı ortaklar... tarafından kurularak 13/01/2010 tarihinde ticaret siciline tescil edildiğini, ana sözleşme hükmü ile ortak ...un on yıl süre ile şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olarak seçildiği, daha sonra yapılan şirket hisse devirleri ile dava tarihi itibariyle şirket ortaklarının %50 paylarla ... ve davacı olduğu, şirket yetkilisi...'un temsil yetkisini görevinin 13/01/2020 tarihinde sona ermesine rağmen şirket yetkilisinin seçilmediği, şirketin tescil ve ilan edilmiş hiçbir genel kurul toplantısı bulunmadığı, hisse devirlerinden başkaca yalnız şirket merkezi adresinin değiştirildiğine ilişkin bir ilan yapıldığı, davalı şirketin vergi mükellefiyeti kaydının oluşturulup, tescil tarihinden 08/05/2012 tarihine kadar faaliyette bulunduğu, 08/05/2012 tarihi itibariyle bilinen adresinde faaliyette bulunmadığının tespit edilmesine bağlı olarak vergi mükellefiyeti kaydının, vergi dairesi tarafından resen terkin edildiği ve 201.563,49 TL vergi borcunun bulunduğu belirlenmiştir.
Davalı şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili ortak ...n temsil yetkisinin 13/01/2020 tarihinde sonra ermesine bağlı olarak dava tarihi itibariyle davalı şirketin, organsız kalması nedeniyle davada temsil edilememesine bağlı olarak temsilinin sağlanması için davacı tarafa, temsil kayyımı atanması konusunda süre verilmiş, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında ... temsil kayyımı atanmış, temsil kayyımına tebligat yapılarak davalı şirketin temsili sağlanmıştır.
Davacı tarafın, öncelikli talebi şirket ortaklığından çıkma, bu talebin kabul görmemesi durumunda ileri sürdüğü ikinci talebi TTK'nun 636(3).maddesi uyarınca haklı sebeple şirketin feshi ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
TTK'nun 638(2).maddesinde her ortağın haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabileceği düzenlenmiştir.
TTK'nun 636(3).maddesinde; haklı sebeplerin varlığında her ortağın, mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemenin istem yerine davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen kabul edilebilir bir diğer çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir. Aynı maddenin son fıkrasında ise sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir.
Davacı vekili dosyaya sunduğu 28/09/2023 tarihli dilekçesinde şirketin tüm borçlarının müvekkili tarafından ödendiğini bildirmiş ve ekli vergi dairesi alıntısı örneğini sunmuştur.
Davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına ulaşılması konusunda bir çok işlem yapılmış, müzekkereler yazılmış, zabıta araştırmaları yaptırılmış, buna rağmen davalı şirkete ait defter ve kayıtlara ulaşılması mümkün olmamıştır.
Davacı taraf, dava dilekçesinde her iki talebi yönünden haklı sebepleri ayrıştırmamış, ileri sürdüğü nedenleri her iki talebi yönünden haklı sebepler olarak dile getirmiştir. Dava dilekçesinde ileri sürülen haklı sebepler; davacının, şirkete ve şirket yöneticisine bilgi alma hakkını kullanmak üzere yaptığı çabalarının sonuçsuz kaldığı, 2012 yılından sonra şirketin faal durumda olmadığı ve faaliyetinin tamamen durduğu, genel kurul toplantılarının hiç yapılmadığı, şirket yetkilisi ...'un, 13/01/2020 tarihinde temsil yetkisinin sona ermesinden sonra şirket müdürü atanmadığı, ortaklar arasında güven ilişkisi bulunmadığı, davacı için ortaklığa devam etmesinin çekilmez bir hal aldığıdır.
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı gibi delil de bildirilmemiş, tüm aramalara rağmen davalı şirkete ait defter ve kayıtlara ulaşılamamış, toplanan tüm delillerle uyuşmazlığın çözülmesinin mümkün olup, davalı şirketin defter ve kayıtlarına ulaşılamamış olması yanında toplanan delillerle uyuşmazlığın çözümünün mümkün bulunması nedeniyle yargılamanın hızı ve usul ekonomisi gereği yalnız dosyada toplanan delillerle alınacak bilirkişi raporunun, dosyaya ve verilecek hükme hiçbir katkı sağlamayacağı açık ve anlaşılır olduğu dikkate alınarak, davacı tarafça sunulan ve bildirilen tüm deliller, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıt örnekleri, ilgili yasal mevzuat, uyuşmazlıkla ilgili yerleşmiş ve istikrar kazanmış yargı kararları ve tarafların dile getirdikleri iddia ve istemler birlikte değerlendirilerek uyuşmazlık çözülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, ticaret sicil kayıt örnekleri ile; davalı limited şirketin 13/01/2010 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği, ortaklar... tarafından kurulduğu, daha sonra yapılan pay devirleri ile davacının şirket ortağı olup, şirketin dava tarihi itibariyle ortaklarının %50 paylarla davacı ve dava dışı ortak... olduğu, şirket ana sözleşmesi ile atanan şirket yetkilisi...'un temsil yetkisinin 13/01/2020 tarihinde sona ermesine rağmen bu tarihten sonra şirketin organsız kaldığı, şirketin kuruluş tescilinden sonra yalnız pay devirleri ile adres değişikliğine ilişkin tescil ve ilanların yapılıp, başkaca bir tescil ve ilan işleminin yapılmadığı, son tescil işleminin adres değişikliğine ilişkin olup, 14/12/2011 tarihli sicil gazetesinde ilan edildiği, şirketin kuruluşundan sonra dava ve karar tarihine kadar hiçbir genel kurul toplantısı yapılmadığı, kuruluş tescili ile birlikte vergi mükellefiyeti kaydının oluşmasına rağmen 08/05/2012 tarihinde kayıtlı adresinde faaliyette bulunmadığının tespit edildiği gerekçesi ile vergi mükellefiyeti kaydının terkin edildiği, buna göre bu tarihten sonra hiçbir ticari faaliyetinin bulunmadığı, vergi borcunun uzun yıllar tahsil edilememesinden sonra davacı tarafından, davanın açılmasından sonra ödendiği belirlenmiş olmakla birlikte, davacı tarafın öncelikli talebinin şirket ortaklığından haklı sebeplerle çıkmak istemine ilişkin olmasına rağmen davacının şirketin yarı paylı ortağı olduğu, buna bağlı olarak Türk Ticaret Kanunu'nda bilgi alma ve inceleme, özel denetçi atanmasını talep etme, genel kurul toplantısı yapılmasını isteme, şirket müdürünün azli ve şirket müdürü veya kayyım atanması gibi ortaklık hukukundan kaynaklanan çok sayıda ve nitelikte yasal haklarının bulunmasına rağmen davacının ortak olmasından itibaren davanın açılma sürecine kadar 10 yıldan fazla süre geçmesine rağmen davacının, ortaklık hakkından doğan ve şirketi faaliyete geçirecek hiçbir yasal hakkını kullanmaması nedeniyle dava dilekçesinde ortaklıktan çıkma talebine ilişkin olarak haklı sebep olarak bildirdiği bilgi alamama, şirketin faaliyetlerinin uzun yıllardan beri durmuş olması, ortaklar arasında güvensizlik ilişkisinin oluşması, ortaklığın davacı yönünden çekilmez hal aldığı gibi sebeplerin, davacı tarafça kanıtlamaması yanında bu hallerin uzun yıllar devam etmesinde diğer şirket ortağı yanında davacının da eşit düzeyde kusurunun bulunduğu göz önünde tutulduğunda, davacının haklı sebeple şirket ortaklığından çıkma talepli davasının kabulü konusunda yasal koşulların oluşmadığı, buna karşın şirketin feshi talebi yönünden, şirket faaliyetlerinin 08/05/2012 tarihinden itibaren bütünüyle durduğu, şirketin faaliyet adresinin dahi bu tarihten önce kapandığı, şirketin hiçbir genel kurul toplantısının yapılmadığı gibi 13/01/2020 tarihinden itibaren şirketin yönetimsiz kaldığı, şirket ortağı ve eski yöneticisi ...un 20/12/2024 tarihli bilgi alma tutanağında şirketin kurucusunun gerçekte abisi...olup, kendisinin şirkette işçi olarak çalıştığı, ancak şirketin eğitim kurumunun 2010 yılında başka kuruma devredilmesi nedeniyle kapandığı, bu tarihten itibaren şirketle hiç ilgilenmediği, şirketin defter ve kayıtlarının dahi nerede bulunduğunu bilmediğine ilişkin beyanı birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirketin her iki ortağının şirketin faaliyetinin devamı konusunda iradelerinin bulunmadığı, şirketin 2010 yılı itibariyle yalnız sicilde kayıtlı kalıp, bu tarihten itibaren dava ve karar tarihine kadar gerçekte, ekonomik hayatta hiçbir varlığının bulunmadığı, buna göre şirketin feshi ve tasfiyesi konusunda TTK'nun 636(3).maddesinde sayılan haklı sebeplerin varlığının mevcut olduğu dikkate alınarak, davanın, şirketin haklı sebeplerin varlığı nedeniyle feshi istemi yönünden kabulüne, şirketin feshine ve tasfiyesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:
1-Davacının ortaklıktan çıkmasına izin verilmesine ilişkin istem yönünden davanın, kanıtlanamaması nedeniyle REDDİNE,
2-Davalı şirketin feshi ve tasfiyesi istemi yönünden davanın KABULÜ ile;
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün Merkez-... sicil nosunda kayıtlı, ...nin TTK'nun 636 (3) maddesi hükmü uyarınca haklı sebeple fesih ve tasfiyesine,
Tasfiye işlemlerini başlatıp sonuçlandırmak üzere bilirkişi listesinde yer alan mali müşavir...ın TTK'nun 643. maddesinin yollaması ile 536 (3) maddesi uyarınca tasfiye memuru olarak atanmasına,
Şirketin mali durumu dikkate alınarak, yapılacak işin kapsamı ve niteliğine göre gerektiği takdirde ileride arttırılıp eksiltmek kaydıyla tasfiye süreci devam ettiği sürece tasfiye memuruna toplam 13.000,00TL ücret takdirine,
Tasfiye memuru ücretinin ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı ... tarafından karşılanmasına,
Tasfiye masrafları olarak 15.000,00 TL'nin ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı ... tarafından karşılanmasına,
Şirketin feshi ve tasfiyesine ilişkin Mahkememiz kararının kesinleşmesi ile davacı ... tarafından tasfiye memuru ücreti ve tasfiye masraflarının yatırılmasından sonra tasfiye memuruna kararın ve görevinin tebliğine,
Kararın kesinleşmesi halinde tescil ve ilanına,
Tescil ve ilan masraflarının ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı ... tarafından karşılanmasına,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin yatırılan 179,90-TL harcın indirilmesiyle geriye kalan 435,50-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı yararına A.A.Ü.T. uyarınca takdir edilen 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmesi nedeniyle davacı tarafça yapılan; 179,90-TL başvurma harcı, 275,00-TL üç adet posta yolu ile yapılan tebligat, 29,00-TL üç adet elektronik tebligat gideri, 1,00-TL kep reddiyatından oluşan toplam 305,00-TL yargılama giderinden 1/2'sinin karşılığı olan 152,50- TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1/2'sinin karşılığı olan 152,50-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından arta kalan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı şirket temsil kayyımının yokluğunda, HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza