T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/276
KARAR NO: 2023/890DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 07/04/2023
KARAR TARİHİ: 23/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin hidrolik pistonlu damper pompası, su pompası, pto, yavru şanzıman, ventil ve dişli pompa imalatı ve ihracatı üzerine faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin ise araç üstü ekipmanları, çöp arabaları imalatı üzerine faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 14/01/2022 tarihinden itibaren süregelen bir ticari alım satım ilişkisi mevcut olduğunu, müvekkili şirketin farklı tarihlerde davalı şirkete ürün satışları yaptığını, ticari ilişki kapsamında davalı şirket tarafından davacı şirketten 04.10.2022 tarihli faturaya konu ürünlerin talep edildiğini, müvekkili şirket yetkilisinin davalı şirket yetkilisi ile görüşmesinde 03/10/2022 ve 04/10/2022 tarihinde davalı tarafça 3 adet havalı yavru şanzıman istendiği ve müvekkili şirket yetkilisi tarafından da bir adetinin 5.500-TL+KDV olduğunun bildirildiğini, bunun üzerine davalı tarafça 04/10/2022 tarihinde 3 adet havalı pto'nun dün içerisinde teslim alınacağının belirtildiğini, tarafların görüşmeleri üzerine müvekkili şirketin faturaya konu ürünleri hazır ettiğini, davalı tarafça da müvekkili şirkete gelinerek işbu faturaya konu 3 adet... bizzat teslim alındığını, ürünlerin davalı şirkete teslim edilmesine müteakip müvekkili şirket tarafından 04/10/2022 tarihli ... numaralı KDV dahil 19.470,00-TL bedelli fatura tanzim edilerek davalı şirkete gönderildiğini, davalı tarafça da faturaya yasal süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını ve faturanın kabul edildiğini, davalı şirket tarafından fatura bedelinin müvekkiline ödenmemesi nedeniyle Kemalpaşa İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin takibe dayanak olarak fatura tanzim ettiğini iddia etse de müvekkil firmaya tanzim edilmiş veya gönderilmiş herhangi bir fatura olmadığını belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-Kemalpaşa İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyası,
3-Davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar,
4-Davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar,
5-Taraflara ait ticaret sicil kayıtları,
6-Davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar,
7-Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 31/10/2023 havale tarihli raporu,
8-Sair deliller.
DAVA KONUSU:
Açılan dava, taraflar arasındaki alım satım işlerine dair olarak bulunan ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 04/10/2022 tarihli ve ... numaralı faturadan kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.
Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
Kemalpaşa İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının davacı...Hidrolik Pompa Ve Yedek Parça Sanayi Ticaret Limited Şirketi olduğu, borçlunun davalı ... Grup Araç Üstü Ekipmanları Sanayi Ve Dış Ticaret Limited Şirketi olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 19.470,00-TL asıl alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir.
Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.
Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir.
15/06/2022 tarihli duruşma tutanağının 5 numaralı ara kararında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davacı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davacı şirkete ticari defter kayıt ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, davacı vekilinin davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri bildirir dilekçesini verilen kesin süre içerisinde mahkememize sunmuş olduğu görülmüştür.
15/06/2022 tarihli duruşma tutanağının 6 numaralı ara kararında ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davalı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davalı şirkete ticari defter kayıt ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş, davalı vekilinin davalı şirkete ait ticari defter ve belgeleri verilen kesin süre içerisinde mahkememize sunmadığı, davalı vekilinin davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri bildirir dilekçesini verilen kesin süre içerisinde mahkememize sunmuş olduğu görülmüştür.
Dosyanın mahkememizce re'sen belirlenecek Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 04/10/2022 tarihli ve ... numaralı fatura, Kemalpaşa İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, taraflara ait vergi sicil kayıtları, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; taraflara ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadıkları, taraflara ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadıkları, taraflara ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadıkları, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 04/10/2022 tarihli ve ... numaralı faturada yer alan ürünlerin davalı şirkete teslim edilip edilmediği, faturanın taraflara ait ticari defter ve belgeler ile taraflara ait BA/BS formlarında yer alıp almadığı, neticeten 04/10/2022 tarihli ve ... numaralı faturadan kaynaklı olarak davacı şirketin davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarının ne kadar olduğu ve icra takibinde işletilen faiz miktar ve oranının usulüne uygun şekilde işletilip işletilmediği hususlarının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 31/10/2023 havale tarihli raporunda sonuç olarak, davacı şirketin, hidrolik pistonlu damper pompası, su pto, yavru şanzıman, ventil ve dişli pompa imalatı ve ihracatı üzerine faaliyet davalı şirketin ise; araç üstü ekipmanları, çöp arabaları imalatı üzerine faaliyet göstermekte olduğu, taraflar arasında 14/01/2022 tarihinden itibaren ticari alım satım ilişkisinin başladığı, davacı tarafından davalıya ürün satışları yapıldığı, davacı tarafça takibe konu edilen 04.10.2022 tarihli ...sıra nolu 19.470,00-TL bedelli e-fatura incelendiğinde; *3 adet ... Mayor" olup, fatura içeriği malların sevk ve teslimi için 04.10.2022 tarihli ...sıra nolu sevk irsaliyesi düzenlendiği, sevk irsaliyesinin alt sırasında yer alan teslim alan kısmı boş olup, kaşe ve imza edilmediği, davalı ödemelerine ilişkin olarak dava dosyasına, takip öncesi ve sonrasında; davalı tarafından herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığı, davacı tarafından 07.02.2023 tarihinde, Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyası ile takibe geçildiği, 19.470,00-TL talep edildiği, takip öncesine ilişkin faiz talep edilmediği, dava dosyasına; Gelir İdaresi Başkanlığı, İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı, Kemalpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğünce gönderilen, davacı ve davalıya ait BA/BS Forumları incelenmiş, her iki tarafça da; 4 adet belge ile 35.915,00-TL(KDV hariç) beyan edildiğinin tespit edildiği, dosyaya sunulan whatsapp yazışmalarında ihtilafa konu faturanın kabul edildiği, ancak fatura bedelinin ödenmediği, davacı tarafın defter kayıtları incelendiğinde 2021 yılından devreden davacı alacağının bulunmadığı, 2022 yılında; cari hesap çalışması yapıldığı, 2022 yılı içerisinde davalı adına muhtelif tarih ve bakiyeli 5 adet fatura düzenlendiği, düzenlenen faturaların toplamının 45.093,70-TL olduğu, davalı tarafından 3 adet havale yapıldığı, ilgili hesaba virman yapılmak suretiyle toplam 20.256,00-TL ödemenin olduğu, kalan davacı bakiye alacağın 24.837,70-TL olduğu, davacı Kapanış kayıtlarında; 31.12.2022 tarih 4149 yevmiye maddesinde 672 yevmiye sayfasında, 120.01.999 Alıcılar Hesap Kodunda, davalıdan 24.837,70-TL alacağın işli olduğu ve bir sonraki yıla devrettiğinin tespit edildiği, davalı tarafın defter kayıtları incelenmek istenmiş ise de davalı vekili tarafından mahkemeye verilen, 19.06.2023 tarihli dilekçede; davalı firmaya ait yasal defterlerin bulunduğu adres olarak,... Mahallesi Semt. ... Turgutlu/MANİSA adresi bildirilmiş, bu adrese gidildiği, adreste ... Makina San.Tic.Ltd.Şti. firması olduğunun görüldüğü, ... yetkilileri ile görüşülmüş, bu adreste 5 yılı aşkın süredir faaliyette olduklarını, davalı firmayı... Selvilitepe ...Turgutlu/MANİSA adresinde veya başka bir adreste ... Grup Araç Üstü Ekipmanlar Sanayi Ve Dış Ticaret Ltd.Şti.nin yer alıp almadığının sorulduğu, OSB sisteminden kayıtlı firmalara bakıldığı, ... Grup Araç Üstü Ekipmanlar Sanayi Ve Dış Ticaret Ltd.Şti. adında bir firmanın OSB de yer alamadığının bildirildiği, netice itibarıyla, davacı kayıtlarına göre; taraflar arasında cari hesap çalışması yapıldığı, davacının cari hesaptan doğan 24.837,70-TL alacağının olduğu ve bir sonraki yıla devrettiği, ancak; takipte, davacı tarafından 04.10.2022 tarihli ... sıra nolu 19.470,00-TL bedelli e-fatura bedelinin talep edildiği, davacı talebiyle bağlı kalınarak, 07.02.2023 takip tarihi itibarıyla davacının, davalıdan 19.470,00-TL alacağının olduğu, takip öncesine ilişkin faiz talebinin olmadığı tespit edildiğini mütalaa etmiştir.
Davalı vekilinin Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 31/10/2023 havale tarihli raporuna karşı itirazlarının, hesaplamalara ve yapılan tespitlere yönelik olmayıp hukuki değerlendirmeye muhtaç konulara ilişkin olduğu anlaşılmakla, esas hakkındaki hükümle birlikte değerlendirilmelerine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, Kemalpaşa İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 31/10/2023 havale tarihli raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasındaki alım satım işlerine dair olarak bulunan ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 04/10/2022 tarihli ve... numaralı faturadan kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, Kemalpaşa İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının davacı... Hidrolik Pompa Ve Yedek Parça Sanayi Ticaret Limited Şirketi olduğu, borçlunun davalı ... Grup Araç Üstü Ekipmanları Sanayi Ve Dış Ticaret Limited Şirketi olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 19.470,00-TL asıl alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, her iki tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması amacıyla dosyanın tevdi edildiği Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi tarafından, davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin davalı vekilinin bildirdiği adreste davalı şirketin bulunmaması sebebiyle incelenemediği, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan incelemeler neticesinde davacı şirketin takip tarihi itibarıyla davalı şirketten 24.837,70-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde davacı şirket tarafından davalı şirket adına toplamda 45.093,70-TL tutarında 5 adet fatura düzenlendiği, fatura bedelleri karşılığında davalı şirket tarafından davacı şirket hesabına toplamda 20.256,00-TL tutarında 3 adet havale/EFT yapıldığı, takibe konu edilen 04.10.2022 tarihli ...sıra numaralı 19.470,00-TL bedelli e-faturanın, 3 adet ...Mayor ürününe ilişkin olduğu, fatura içeriği malların sevk ve teslimi için 04.10.2022 tarihli ... sıra nolu sevk irsaliyesi düzenlendiği ancak sevk irsaliyesinin alt sırasında yer alan teslim alan kısmının boş olduğu, bu kısımda herhangi bir kaşe ve imza bulunmadığı, her ne kadar davaya konu itirazın yöneltildiği ödeme emrine dayanak faturada yer alan ürünlerin davalı şirkete teslimine ilişkin yazılı bir delil mahkememize sunulmamış ve bu kapsamda teslim olgusu ispatlanamamış ise de, davalı vekilinin kendisine verilen kesin süre içerisinde davalı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmaması ve ticari defter ve belgelerin bulunduğu yer olarak bildirdiği adreste davalı şirketin faaliyet göstermemesi ve bu sebeple davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin incelenememesi sebebiyle, mahkememiz nezdinde davalı tarafın davalı şirkete ait ticari defter ve belgelere delil olarak dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı yönünde kanaat hasıl olduğu, davalı tarafça davalı şirkete ait ticari defter ve belgelere delil olarak dayanılmaktan vazgeçilmiş sayılması neticesinde davacı şirkete ait usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defter ve belgelerin davacı şirket lehine tek taraflı delil vasfını kazandığı ve davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerde davacı şirketin takip tarihi itibarıyla davalı şirketten takip bedelini aşar miktarda alacaklı olduğu sabit olduğu gibi davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerde kayıtlı olan tüm faturaların her iki tarafça da bağlı oldukları Vergi Dairelerine bildirildiği ve bu ilişkinin BA/BS formlarına da yansıdığı, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı şirketin davalı şirketten alacaklı olduğunu, alacaklı olduğu bedeli ve davalı tarafın ödeme emrine yapılan itirazın haksız olduğunu usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı, davalı şirket tarafından ödeme emrine yöneltilen itirazın yerinde olmadığı, ödeme emrine konu edilen alacağın faturadan kaynaklandığı dikkate alındığında likit mahiyette bulunduğu anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KABULÜ İLE,
1-Davalı ... Grup Araç Üstü Ekipmanları Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketinin Kemalpaşa İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin İTİRAZININ İPTALİNE, Kemalpaşa İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 19.470,00-TL asıl alacak bedeli üzerinden, asıl alacağa 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca yıllık %10,75 oranında ve değişen oranlarda avans faiz uygulanmak suretiyle devamına,
2-Alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen asıl alacak miktarı olan 19.470,00-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ... Grup Araç Üstü Ekipmanları Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketinden alınarak davacı ...Hidrolik Pompa ve Yedek Parça Sanayi Ticaret Limited Şirketine verilmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.330,00-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 235,15-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.094,85-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 70,00-TL elektronik tebligat, 77,00-TL tebligat, 1,25-TL (KEP) posta masrafı, 2.700,00-TL bilirkişi ücreti, 235,15-TL peşin harç ve 179,90-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 3.263,30-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.23/11/2023
Katip ...
E imza
Hakim ...
E imza