T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/335 Esas
KARAR NO: 2023/864
DAVA: Menfi Tespit (Kripto Para Alımından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/04/2023
KARAR TARİHİ: 15/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kripto Para Alımından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalının, müvekkili hakkında İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyasında yaptığı icra takibinin dayanağı olan senet ile takip dışı bırakılan dava konusu senetlerin müvekkilinin iradesinin fesada uğratılarak alındığını, senetler dolayısıyla müvekkilinin borçlu olmayıp, hiçbir şekilde davalı taraf ile ticari ilişkisinin bulunmadığını, senetlerde nakden ibaresinin yazılı olduğu düşünüldüğünde davalıdan borç olarak nakit para alınmadığı gibi, davalının iddia ettiği hukuki ilişki ve borcun hiç doğmadığını, hukuki ilişkiyi ispat yükünün davalıya düştüğünü, davacının adli yardıma muhtaç bulunduğunu bildirmiş, davacının adli yardımdan yararlandırılması ile birlikte davalıya, dava konusu senetler nedeni ile borçlu olmadığının tespitine, davalının %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davacı tarafın, taraflar arasında herhangi bir borç ilişkisi olmadığı ve senetlerin irade fesadı yolu ile alındığına ilişkin iddialarının gerçeğe aykırı olup, davacının bitcoin alımı sebebi ile müvekkilene borcu bulunduğunu, dava dilekçesi ekindeki yazışmalarla bu hukuki ilişkinin davacının da kabulünde olduğunu, davacının tüm bu yazışmalara ve kendi rızası ile imzaladığı sözleşmeye rağmen borcunu ödememek için dava açtığını, davacı tarafından müvekkiline gönderilen protokol tarihinden önce ve sonraki mesajlarında müvekkiline olan borcunun kabul ettiğini ve buna dair ses kayıtları ve mesajlar yolladığını, protokolün davacının iddiasının aksine davacıya zorla imzalatılmayıp, herkese açık yerde kalabalık bir ortamda imzalandığını, bu nedenle davacının rahatlıkla yardım isteyebileceği bir yerde kendi talebi ile protokolü imzaladığını, davacının protokolden sonra da müvekkiline whatsapp üzerinden borca karşılık arsa ilanları gönderdiğini, fakat bunları müvekkiline vermediğini ve müvekkilini sürekli oyaladığını, müvekkilinin niyetinin ciddiyetini göstermek ve alacağına kavuşmak için ilk etapta 500.000 TL'lik senet için İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, müvekkilinin alacağının gerçek olup, protokolün tarafların rızası ile imzalanması nedeni ile davacının iradesinin fesada uğratılmadığını bildirmiş, davanın reddine, davacının %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, biri icra takibine konu edilen toplam beş adet kambiyo senedi niteliğini taşıyan bonoların, bedelsiz olduğu halde, davacıdan iradesinin fesada uğratılarak alındığı iddiası ile davacının, davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar nispi ticari davalar ve yalnız bir ticari işletme ile ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruptan oluşur.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın yasal düzenlemelerce ticari sayılan davalardır. Bu davalar TTK'nun 4(1), Kooperatifler Kanunu'nun 99, İİK'nun 154, Finansal Kiralama Kanunu'nun 31, Ticari İşletme Lehine Kanunu'nun 22. maddelerinde sayılmış olup, bu nitelikteki davaların mutlak ticari dava sayılabilmesi için ilgili özel kanunlarda nitelendirilmesi ya da TTK'nun 4(1) maddesinde sayılmış olması yeterlidir.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili ve tarafların tacir olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. Uyuşmazlığın nispi ticari dava sayılabilmesi için bu iki koşulun birlikte varlığı zorunludur.
Üçüncü grup ticari davalar yalnız bir tarafın ticari işletmesini ilgilendirilen havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bu davalar TTK'daki yasal düzenleme gereği uyuşmazlığını bir yanı tacir olmasa dahi bir yanının tacir olması halinde ticari dava sayılmıştır.
6335 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu'nun ikinci maddesi ile değişik TTK'nun 5(1) maddesi gereğince ticaret mahkemesi ticari nitelikli davalara ve çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlendirilmiş olup, buna göre Asliye Ticaret Mahkemesi ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki hukuki ilişki görev ilişkisidir.
Davaya konu senetlerden birinin takibe konulduğu icra dosyasında; davalı tarafça, davacı aleyhinde 22/03/2023 tarihinde kambiyo senetlerine özgü yolla icra takibi yapılmış, ödeme emri davacıya 30/03/2023 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Davacı tarafın, taraflar arasında dava konusu senetlerin tanzimini gerektirecek hiçbir hukuki ilişki bulunmadığı iddiasına karşılık davalı taraf, dava konusu senetlerin taraflar arasında bitcoin alım ilişkisi nedeni ile düzenlendiği, 02/11/2021 tarihli taraflar arasında düzenlenen sulh ve borç ödeme protokolü ve taahhütname uyarınca davacının bu ilişkiyi ve borcu kabul ettiği iddiasındadır. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde, davalı tarafın bitcoin alım ilişkisini ispat etmesi gerektiğini, cevap dilekçesindeki açıklamalarıyla senedin talil edildiğini ve ispat yükünün yer değiştirdiğini, tarafların tacir olmadığını bildirmiş ve dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir. Karşılıklı açıklamalar ve talepler ile dava dilekçesine ekli olarak sunulan belge örnekleri göz önünde tutulduğunda dava konusu senetlerin, kayıtsız ve şartsız para borcu ikrarını içeren nitelikte kambiyo senedi olmadığı, senetlerin taraflar arasında kripto para alımı ilişkisi nedeni ile düzenlendiği anlaşılır olup, bu durum tarafların da kabulündedir.
Kambiyo senetlerinin TTK'da düzelenmiş olmasına bağlı olarak, kayıtsız ve şartsız para borcunu içeren senetler yönünden uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde bulunması nedeni ile görevli mahkeme, asliye ticaret mahkemesi olsa da, kambiyo senedinin düzenlenmesini gerektirir hukuki ilişkinin varlığı ve bu hukuki ilişkinin mutlak ticari dava sayılan nitelikte bulunmaması halinde, ortaya çıkacak uyuşmazlıklar yönünden açılacak davaların, mutlak ticari dava niteliğinin bulunmadığı ve tarafların sıfatı ile taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi usul kuralları gereğidir.
Somut dava yönünden, taraflar arasında belirlenen temel hukuki ilişkiye göre davaya konu bonoların, kayıtsız ve şartsız para borcu ikrarını içerir nitelikte olmaması nedeni ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın, mutlak ticari dava niteliği yoktur.
Davanın, mutlak ticari dava niteliğinin bulunmaması nedeniyle, yalnız nispi ticari dava niteliğinde olması halinde asliye ticaret mahkemesinde, ticari dava olarak görülmesi mümkündür.
Uyuşmazlığın, nispi ticari dava olarak görülebilmesi için, tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmeleri ile ilgili olması koşullarının bir arada bulunması zorunludur.
Davacı ve davalı taraflar, gerçek kişilerdir. Davacı ve davalı taraf, temel hukuki ilişkinin gerçekleştiği, senetlerin ve protokolün düzenlendiği tarihte tacir olmadıkları gibi, Vergi Dairesi Müdürlüğünden alınan müzekkere cevapları ile davacının yalnız 27/08/2003 tarihinden 24/03/2009'a kadar, davalının ise 12/08/2011 tarihinden 31/12/2013 tarihine kadar tacir sıfatıyla vergi mükellefiyetlerinin bulunduğu, bu tarihten sonra her iki tarafın tacir sıfatı ile vergi mükellefiyetlerinin bulunmadığı belirlenmiştir. Bunun yanında taraflar arasındaki kripto para satın alınmasına ilişkin temel hukuki ilişki ile ilgili olarak bir ticari işletmenin varlığı, her iki taraf açısından söz konusu değildir. Buna göre taraflar tacir olmadığı gibi, uyuşmalık konusu ile ilgili olabilecek bir ticari işletmeleri de mevcut olmadığından davanın, nispi ticari dava niteliği yoktur.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile; davanın, mutlak ve nispi ticari dava niteliğinin bulunmadığı, ticari dava niteliği bulunmayan uyuşmazlığın, kanun ve usul kuralları gereği asliye ticaret mahkemesinde görülmesinin mümkün olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözme görevinin, HMK'nun 2.maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine ait olup mahkememizin görevsiz olduğu, mahkemelerin görevinin dava şartlarından olması nedeniyle HMK'nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak; mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, dosyanın görevli asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:
1-Görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın, dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
2-HMK'nun 20 (1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
4-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın ve/veya karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına,
Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvuru ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/11/2023
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza