T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/337 Esas
KARAR NO : 2024/431
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/05/2023
KARAR TARİHİ : 16/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin... plakalı aracın maliki olduğunu, 26/02/2023 tarihinde Bornova İlçesi... Mahallesinde seyir halindeyken davalı...ün sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde seyrederek davacı müvekkiline ait araca çarpması sonucu, davalı ...'ün asli ve tam kusuru ile maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, taraflar arasında düzenlenen 26/02/2023 tarihli kaza tespit tutanağında sokak numarası ve kaza yeri krokisinin yanlış düzenlendiğini, kaza kaydı anına ilişkin kamera kaydının dosyaya sunulduğunu, 2918 sayılı KTK M.97 uyarınca ...acın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı davalı ... Sigorta Şirketine 23/03/2024 tarihinde tebliğ tarihli 22/03/2023 tarihli dilekçe ile müracaat edildiğini, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına ilişkin arabuluculuk tutanağının dosyaya sunulduğunu, davalı... plakalı araç sürücü ve maliki ...'ün 2918 sayılı KTK 'nın 53 ve devamı maddelerinde yer alan düzenlemelere aykırı davranmak suretiyle kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, davacı müvekkilinin ise kusursuz olduğunu, araçta meydana gelen zarar, ziyan ve hasar onarım bedeli ve süresinin tespiti konusunda İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesinin... değişik iş sayılı dosyasında keşif icra edilmek suretiyle delil tespiti yaptırıldığını, 05/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda aracın onarım bedeli parça+ işçilik olmak üzere KDV dahil 68.521,00TL tespit edilemediğini, ancak onarım bedelinin bilirkişi tarafından düşük hesaplandığını taraflarınca rapora itiraz ettiklerini, müvekkilinin maliki olduğu otomobilde meydana gelen kaza nedeniyle değer kaybına uğradığını, davacı müvekkilinin aracını tamir süresi boyunca 15 gün kullanamadığını, araçsız kaldığını, huzurdaki davanın HMK 109 madde uyarınca kısmi dava olduğunu, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle 100,00 TL hasar onarım bedeli ile 100,00 TL değer kaybı olmak üzere şimdilik 200,00 TL 'nin kaza tarihi olan 26/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak suretiyle 100,00 TL ikame araç bedelinin kaza tarihi olan olan 26.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı...'ten alınarak davacıya verilmesine, İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... değişik iş sayılı dosyasından sarf edilen delil tespit masrafları ile 2.400,00 TL vekalet ücretinin yargılama giderlerine dahil edilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ...plakalı araç müvekkil şirket tarafından 04.10.2022/2023 vadeli ... no.lu Karayolları Trafik Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesi ile sigortalandığını, Poliçe tanzim tarihi ile kaza tarihi aynı olduğundan müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Poliçe tanzim tarihinin 07.10.2022 olmakla 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları uyuşmazlığa uygulanması gerektiğini, KTK. 90'ın verdiği yetki, gerekse de 04.12.2021 tarihli ZMM Genel Şartlarda değer kaybı hesabı genel şartlar ve ekindeki formüllere göre yapılması gerektiğinin dendiğini, bu bağlamda kabul anlamına gelmemek kaydıyla alınacak bilirkişi raporunda bu hususa dikkat edilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğu sigorta poliçesindeki limitler ve sigortalıların kusuru ile sınırlı olduğunu, yapılacak yargılamada kusur durumlarının tespit edilmesi gerektiğini, uyuşmazlık konusu kazada kusur durumlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumuna sevk edilmesini talep ettiklerini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusuru olmadığından davanın reddini talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğu sigorta poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, ayrıca dava kapsamında değerlendirilecek bir başka hususun ise davacının aracının daha önce hasara uğradı ise bir araç birden fazla kez değer kaybına uğrayamayacağından değer kaybına yönelik taleplerin her halükarda reddinin gerekeceğini, bu nedenle davacının aracının dava konusu kazadan önceki kaza kayıtlarının Sigorta Bilgi Merkezinden sorulmasını talep ettiklerini, söz konusu araçta değer kaybının söz konusu olmadığını, aracın daha önce başka kazalara karışıp karışmadığının araştırılması gerektiğini, bir kez orijinalliğini kaybeden söz konusu aracın aynı hasar nedeniyle tekrar değer kaybı meydana gelmesinin mümkün olmadığını, değer kaybının, bir aracın satılırken ikinci el değerinin düşmesi karşısında uğranılan zararını belirttiğini, halbuki davacı tarafından iddia edilen bu zararın henüz gerçekleşmediğini, zira davacının aracını satmış olmadığı gibi; satacağınında kesin olmadığını, dolayısıyla somut olarak gerçekleşmemiş ve gerçekleşeceği meçhul bir zararın tazmininin mümkün olmadığını, haksız fiil nedeniyle sorumluluğun temel dayanakları; hukuka aykırı fiil, kusur, illiyet bağı ve zararı olduğunu, somut olayda zarar unsuru gerçekleşmediğinden değer kaybı taleplerinin de reddinin gerektiğini, haksız başvurunun reddini talep ettiklerini, ayrıca davacının kısmi dava açmasında hukuki yararı bulunamadığını, huzurdaki davanın kısmi dava olarak ikamesinin davacı açısından hukuki faydası bulunmadığını, İşbu sebeple Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında olduğu üzere öncelikle davanın esasa girilmeksizin usulden reddini talep ettiklerini, alacağın belirlenebilir olduğu hallerde HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını, nitekim davacı tarafın eksper incelemesi yaptırarak iddia edilen alacağını tam olarak tespit ettirdiği/ettirebileceği halde, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmış olması karşısında, konuya ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 17.06.2015 tarih 2015/22-1052 E. - 2015/1612 K. sayılı kararında da yer verildiği üzere, başvurunun hukuki menfaat yokluğu sebebiyle reddini talep ettiklerini, kaza tarihinde kazaya karıştığı iddia edilen sigortalı aracın işleteni ile poliçedeki sigorta ettirenin aynı olup olmadığının tespiti gerektiğini, ayrıca sigortalı araç yönünden yapılan kusur değerlendirilmesinin kabulünün de mümkün olmadığını, kaza kapsamında kazaya karışan araçlar yönünden değerlendirme yapılırken her bir araç yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılarak kusur atfı yapılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle müvekkili şirketin dava konusu kaza kapsamında, KTK md.86 vd. gereği tazmin sorumluluğu bulunmadığından davanın reddini talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğu trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, davaya konu meydana geldiği iddia edilen kazada kusur durumlarının tespitinin gerektiğini, davayı kabul etmemekle birlikte temerrüt süresi, delillerin (tamamlanmış olması halinde) tümünün müvekkili şirkete tebliği tarihinden itibaren 8 iş günü geçmesi ile başladığını, zira Yargıtay yerleşik içtihatları ve Trafik Sigortası Genel Şartları B.2 maddesi gereği, hasarın sigorta tazminatı kapsamında yer alıp almadığının, kusur durumunun yani ödemeye esas alınabilecek tüm belgelerin toplanmasından önce Sigorta şirketinin temerrüdünün gerçekleşmeyeceğini beyan etmiştir.
Davalı...vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacının dilekçesinde yer alan beyanları kabul etmediklerini , haksız ve mesnetsiz olan davanın reddini talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemesi kaydı ile belirsiz alacak davası açabilmesi için, dava açacağı miktar ya da değeri tam ve kesin olarak belirlemesi mümkün olmamalı yahut bu objektif olarak imkansız olması gerektiğini, açılacak davanın miktarı biliniyor yahut tespit edilebiliyorsa, böyle bir dava açılamayacağını, davayı kabul anlamına gelmemesi kaydı ile davacı tarafın iş bu davalarını ikame etmeden önce İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... D.iş sayılı dosyası ile tespit yaptırdığını ve talep edebilecekleri tutarı belirlediklerini, buna rağmen belirsiz alacak davası olarak ikame edilen iş bu davanın esasına girilmeden hukuki yarar yokluğundan usulden reddedilmesini talep ettiklerini, trafik kazalarının giderek artması karşısında sigortalıya yüklenen bu yükümlülükler de gözetilerek 2918 sayılı KTK’nın 81. maddesinde değişiklik ile maddi hasarlı kazalarda, kazaya dâhil kişilerin tümü yetkili ve görevli kişinin gelmesine gerek olmadığı görüşündeler ise, durumu aralarında yazılı olarak saptayabildiklerini, (KTK m. 81/2). Hazine Müsteşarlığının...sayılı Genelgesi ile de, yalnız maddi hasarla sonuçlanan trafik kazalarında, taraflara anlaşma hakkı sağlayan bir yöntem oluşturulduğunu, bu yönteme göre, 01.04.2008 tarihinden itibaren Trafik Kanunu’na uymak koşuluyla kazaya karışan kişiler aralarında anlaşarak “Trafik Kazası Tespit Tutanağı” yerine geçecek anlaşma tutanağını düzenleyebildiklerini, bu şekilde düzenlenen tutanağın, trafik zabıtasınca düzenlenen “Trafik Kaza Tespit Tutanağı” hükmünde olduğunu, müvekkili ile davacı asil arasında yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde tutanak düzenlendiğini ve söz konusu tutanağa davacı tarafından bir itiraz yapılmadığını, bahsi edilen tutunmakta da açıkça anlaşılacağı üzere davacı tarafın asli kusurlu olduğunu, söz konusu kaza ile ilgili müvekkiline kusur yüklenemeyeceği iken iş bu davanın ikamesi mesnetsiz olduğunu ve kabul etmediklerini, davayı kabul anlamına gelmemesi kaydı ile davacıya ait aracın kazadan öncesindeki bir tarihte hasar kaydının bulunup bulunulmadığının araştırılmasını talep ettiklerini, Sadece davaya konu kazaya dayalı olarak değer kaybının meydana gelmesinin mümkün olmaması ve aracın önceki bir kaza ile değer kaybetmesi durumu söz konusu olabileceğinden bu durum araştırması ve hasar kaydı çıkması haline iş bu davanın reddinin gerektiğini, izah edildiği üzere söz konusu kazanın ve zararın meydana gelmesinde müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, iş bu davanın öncelikle açıklandığı üzere usulden yoksa şartları oluşmayan mesnetsiz davanın esastan reddedilmesini talep ettiklerini, açıklanan nedenlere belirli açılabilecek davanın belkisiz ikame edilmesinden dolayı usulden reddi ile yargılıma giderleri ile ücreti vekaletin karşı yana tahmilin bu mümkün olmaması halinde haksız ve mesnetsiz ikame edilen iş bu davanın esastan reddi ile yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, ;26/02/2023 tarihinde davacı tarafından sevk ve idare edilen... plaka sayılı araç ile davalı Habip tarafından sevk ve idare edilmekle birlikte kaza tarihini kapsar biçimde davalı yana ZMMS'li...plaka sayılı araçların karışmış olduğu trafik kazasından kaynaklı olarak... plaka sayılı aracın hasara ve değr kaybına uğrayıp, uğramadığı, uğramış ise hasar tutarı ile değer kaybı bedelinin belirlenmesi ile belirlenecek tazminattan davalıların sorumlu olup olmadıkları, sorumlu iseler ne şekilde ve ne suretle sorumlu olacakları, davacının bu kazadan kaynaklı 15 gün süre ile araç mahrumiyetine uğrayıp uğramayacağı, uğramış ise bu süreye karşılık gelen ikame araç bedelinin belirlenmesi ile davalı Habip'in sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise ne şekilde ve ne suretle sorumlu olacağına ilişkin maddi tazminat taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Somut olay mahkememizce değerlendirilerek dosya, trafik uzmanı bilirkişi ve otomotiv alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilerek rapor aldırılmıştır. 19/11/2023 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Kazanın Oluş Şekli ve İhlaller Bakımından; ...plakalı otomobil sürücüsü ... kavşakta ilk geçiş hakkını vermediğinden dolayı kazanın oluşumunda etken olduğunu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...kazadan aktif kaçınma davranışları
sergilemediğinden dolayı kazanın oluşumunda etken olduğunu, Kaza ile hasarın uyumlu olduğunu,3- Davaya konu ...plakalı 1998 model ...1.4 i.e....marka aracın 26.02.2023 tarihli
kazası sonrasında, Hasar Onarım Bedeli ile ilgili olarak; A- Oto ...EKSPERTİZ RAPORUNA GÖRE; onarım bedelinin 3.885,00 TL yedek parça, 8.565,00 TL işçilik olmak üzere toplam 12.450,00 TL+kdv, kdv dahil 14.691,00 TL olduğu, B- D.İŞ BİLİRKİŞİ RAPORUNA GÖRE; onarım bedelinin 28.368,64 TL yedek parça, 29.700,00 TL işçilik olmak üzere toplam 58.068,64 TL+kdv, kdv dahil 68.521,00 TL olduğu, C- Davaya konu ... plakalı 1998 model ... 1.4 i.e. ... marka aracın 26.02.2023 tarihli kazası sonrasında, Hasar Onarım Bedelinin (yukarı kısımlarda açıklanan gerekçelerle) iş bu raporda heyetimizin/tarafımızın görüş kanaat ve tespiti olarak 28.368,64 TL yedek parça, 22.950,00 TL işçilik olmak üzere toplam 51.318,64 TL+KDV, KDV dahil 60.555,99 TL olduğunu, pert-total değerlendirmesinde, iş bu Raporda Heyetimizce tespit edilen 60.555,99 TL bakımından değerlendirildiğinde, Aracın Rayiç Değerinin 125.000,00 TL olması ve onarım bedelinin oranının, rayiç değerin %50 oranı altında kalması nedeniyle, PERT-TOTAL işleme gerek olmadığı, onarımın ekonomik olduğu, Değer Kaybı Bedeli Bakımından; 1998 model Aracın onarımı yapıldıktan sonraki rayiç değeri araştırması neticesinde, kaza tarihinde onarım sonrası rayicinin 119.000 TL ile 121.000 TL olduğu, ortalama değerinin 120.000 TL olduğunu Yargıtay 17 HD. nin Gerçek zarar ile ilgili “gerçek zarar ve değer kaybının, aracın kaza öncesi rayici ile (125.000 TL) onarım sonrası rayici (120.000 TL) arasındaki farktır” kararları göz önüne alındığında ve değerlendirildiğinde aracın piyasa koşullarında değer kaybının 5.000,00 TL olduğu, İkame Araç Bedeli Bakımından; Davacı tarafın; davaya konu aracın makul onarım süresi ile araçtan mahrum kaldığı süre zarfındaki zararına ilişkin olarak bir bilgi ve belge/delil, dosyaya sunulu olmadığı, Davaya konu aracın makul onarım süresinin 10 gün olduğu, davaya konu 1998 model aracın aynı özelliklerdeki bir aracın, mahrum kalınan onarım süresince yerine ikame araç olarak kullanılması durumunda, aynı, özellik, segment ve konfordaki ikame bir aracın günlük kira bedelinin 400,00 TL/gün, (10 gün x 400 TL) toplamda 4.000,00 TL olduğu, hususlarında görüş ve kanaat ve tespitlerini içeren Sayın Mahkemeye bırakıldığı hususlarında görüş, kanaat ve tespitleri bildirilmiştir.
Davacı vekilinin 23/11/2023 tarihli, davalı ... vekilinin 05/12/2023 tarihli, davalı...n bilirkişi raporuna karşı itirazlarının ayrı ayrı reddine karar verildiği ve kusur oranlarının mahkememizce tespitine dair karar verildiği görülmüştür.
Davacı vekilinin 24/04/2024 havale tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile özetle dosyaya ibraz edilen 20.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu Hasar Onarım Bedeli 60.555,99-TL, Değer Kaybı 5.000,00-TL, İkame Araç Bedeli ise 4.000,00-TL mütalaa edildiğini, 22.04.2024 tarihli ara karar ile de kazanın oluşumunda davacı müvekkilinin %75, davalı araç sürücüsü...' ün ise %25 nispetinde kusurlu olduğu tespit edildiğinden 6100 sayılı HMK m.176 uyarınca dava değerini ıslah etmek suretiyle;100,00-TL Hasar Onarım Bedeli istemini 15.139,00-TL' ye,100,00-TL Değer Kaybı istemini 1.250.00-TL' ye, 100,00-TL İkame Araç Bedeli istemini ise 1.000,00-TL şeklinde ıslah ettiklerini ve İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi’ nin ... D.iş sayılı dosyasından sarf edilen delil tespit masrafları ile 2.400,00-TL vekalet ücretinin yargılama giderlerine dahil edilerek, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesi beyan ederek eksik harcın mahkemeler veznesine yatırıldığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi heyetinin 19/11/2023 tarihli raporu, ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait aracın davalı sigorta şirketince ZMMS poliçesi ile sigortalı araç ile karıştığı trafik kazası neticesinde hasar gördüğü söz konusu trafik kazasının oluşumunda tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile mahkememizce alınan kusur bilirkişisi raporu ile davaya konu kazada ... plakalı araç sürücüsü davacı ...in %75, ...plakalı otomobilin sürücüsü davalı ...n ise %25 oranında kusurlu olduklarının tespit edildiği, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının aracında hasar ve değer kaybı oluştuğu, hasar onarım bedelinin 60.555,99 TL olduğu, değer kaybı bedelinin 5000,00 TL olduğu, aracın serviste kaldığı süre boyunca 4000,00 TL ikame araç ücreti oluştuğu anlaşıldığından davacıya ait araç sürücüsünün kusur oranı da dikkate alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KABULÜ İLE,
1-Hasarın onarım bedeline yönelik talebin KABULÜNE, 15.139,00-TL maddi tazminatın, davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla ve davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak 04/04/2023 tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden ise 26/02/2023 tarihiden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Değer Kaybı bedeline yönelik talebin KABULÜNE, 1.250,00-TL maddi tazminatın, davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla ve davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak 04/04/2023 tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden ise 26/02/2023 tarihiden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-İkame Araç bedeline yönelik talebin KABULÜNE, 1.000,00-TL maddi tazminatın, davalı ...'ten 26/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsili ile davacıya verilmesine,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.187,84-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 179,90-TL harç ile 300,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 707,94-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 140,00-TL elektronik tebligat, 77,00-TL posta masrafı , 3,75-TL (KEP) posta masrafı, 2.400,00-TL bilirkişi ücreti, 179,90-TL peşin harç, 179,90-TL başvurma harcı ve 300,00-TL ıslah harcı olmak üzere ve 5.339,20 -TL İzmir...h Hukuk Mahkemesinin ...D.İş Esas sayılı dosyası masrafları olmak üzere toplam 8.619,75-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17.389,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılar müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.200,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
8-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/07/2024
Katip...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza