T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/356 Esas
KARAR NO : 2025/220
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/05/2023
KARAR TARİHİ : 05/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, davacıya cebir ve tehdit kullanmak suretiyle davaya konu senedi imzalatıp icra takibi yaptığını, tarafların kardeş olduğunu, davacının bonoyu imzalaması için aralarında hiçbir hukuki ve ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilinin hiçbir gelirinin bulunmaması ve öğrenci olması nedeniyle senedi düzenlemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, senet nedeniyle davacının davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını bildirmiş, icra takibine konu edilen bono nedeniyle davacının, davalıya borçlu olmadığının tespiti ile senedin iptaline, davalının kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki tüm iddiaların soyut olup, hiçbir somut delil sunulmadığını, haksız ve mesnetsiz iddialarla, haklı alacağı sürüncemede bırakmaya yönelik kötü niyetli olarak davanın açıldığını, HMK'nun 201.maddesi uyarınca davacının iddia ettiği tüm olayları yazılı delil ile ispatlanması gerektiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da bu görüşün benimsendiğini, davacının iddialarını kanıtlayacak hiçbir delil öne sürmemiş olmakla birlikte yaptığı suç duyurusu nedeniyle yargılanan müvekkili hakkında İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesince yapılan yargılama neticesinde beraat kararı verildiğini, davacının ilk derece mahkemesindeki ceza yargılamasında verdiği ifadelerin çelişkiler içerdiğini, kambiyo senetlerinin temel özelliklerinden olan '' illetten mücerretlik'' ve ''kayıtsız şartsız borç ikrarı'' özelliklerinin ve davacının,... Ağır Ceza Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında 04.02.2021 tarihli duruşmasında verdiği beyanlarının dikkate alınarak davanın reddinin gerektiğini bildirmiş, davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, kıymetli evrak niteliğindeki bonoya dayalı olarak yapılan icra takibi sonrası açılan davacının, davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından davanın ve takibin dayanağı senedin kambiyo senedi niteliğinde bulunması nedeni ile davanın mutlak ticari dava niteliğinde bulunduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı sonucu dosya mahkememize tevzi edilmiştir. Görevsizlik kararı usul ve yasaya uygun olup, mahkememiz davaya bakmakla görevlidir.
Davaya konu İzmir...İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasında; davalının, davacı hakkında davaya konu bonoya dayalı olarak 29.01.2019 tarihinde kambiyo senetlerine özgü yolla takip yaptığı, ödeme emrinin davacıya 06.12.2019 tarihinde tebliğ edilmesinden sonra takibin kesinleştiği, dava tarihi itibariyle haciz işlemlerine devam edildiği görülmüştür.
Davacı taraf, davaya konu bononun, davalı tarafından, davacıya karşı cebir ve tehdit kullanmak suretiyle alındığı, tarafların kardeş olup, aralarında bononun düzenlenmesini gerektirir hiçbir hukuki ve ticari ilişki bulunmadığı, davacının öğrenci olup hiçbir gelirinin bulunmaması nedeniyle senedi düzenlemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu iddialarına dayanmış, buna karşılık davalı taraf, davacı tarafın iddiaların doğru olmadığı, ceza yargılamasında davacının çelişkili beyanlarda bulunduğu ve davalının davaya konu bonoyu yağma yolu ile aldığına ilişkin suçlamadan beraat ettiği, bononun kayıtsız şartsız borç ikrarını içerdiği ve illetten mücerret olduğu, davacı tarafın iddiasını yazılı delillerle kanıtlayamadığı savunmasında bulunmuştur.
Davacı tarafın, davalı hakkında, davaya konu bononun alınması ile ilgili yaptığı suç duyurusu üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sonucunda, davalının bonoyu yağma suretiyle aldığı iddiası ile İzmir...Ağır Ceza Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında dava açılmış, yargılama sonunda 09.11.2021 tarihli hükümle davalının, suçunun sabit görülerek 9 Yıl 2 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, istinaf incelemesini yapan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi...ceza Dairesi tarafından verilen 28.04.2022 tarihli kararla İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve davanın atılı yağma suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine ilişkin verilen karar Yargıtay 6,Ceza Dairesinin 09.01.2025 tarihli hükmün onanması kararı ile aynı tarihte kesinleşmiştir.
Ceza soruşturması ve sonrasında yapılan ceza yargılamasının, mahkememizce verilecek hükmü doğrudan etkiler niteliğinin bulunduğu dikkate alınarak, ceza yargılaması bekletici sorun yapılmış, ceza yargılaması öncesinde ve ön inceleme duruşması sonrasında taraflara, tanıklarını ve toplanmasını talep ettikleri delilleri bildirmek üzere kesin yasal süre verilmesine rağmen taraflarca delil toplanması ve tanık dinlenmesi talebinde bulunulmadığı gibi ceza yargılamasına ilişkin verilen kararın kesinleşmesinden sonra taraf vekillerince başkaca bir delil toplanması talebinde bulunulmamıştır. Bununla birlikte davacı taraf, dava dilekçesinde yemin deliline dayanmadığından yemin deliline başvurmaları konusunda davacı tarafa bir hatırlatma yapılmamıştır. Davalının, davaya konu senedi yağma suretiyle aldığına ilişkin yapılan ceza yargılamasında beraatına karar verilmekle birlikte, mahkememizdeki dosyada davacının, bu yöndeki iddiasını, tanık dahil her türlü delil ile kanıtlayamadığı, öğrenci olduğu, herhangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı konusundaki iddiasını kanıtlar delilleri dosyaya sunmadığı gibi bu yöndeki iddialarının başlı başına davaya konu senedin hayatın olağan akışı içerisinde düzenlenmesine engel sebepler olmadığı, bunun yanında, taraflar kardeş olsa da davaya konu senedin kambiyo senedi niteliğine sahip bono niteliğinde olup, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olma ilkesi gözönünde tutulduğunda, davacının, senedin yağma suretiyle alındığı konusundaki iddiaları dışında kalan diğer iddialarını yazılı delillerle kanıtlamasının zorunlu bulunmasına rağmen hiçbir yazılı delilin dosyaya sunulmadığı birlikte değerlendirildiğinde, davanın kanıtlanamaması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 4.269,38-TL harçtan indirilmesi ile geriye kalan 3.653,98 TL harcın, isteği halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davalı yararına A.A.Ü.T.'nin 13 (1) maddesi uyarınca takdir edilen 40.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak, davalı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından arta kalanın HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza