T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/380 Esas
KARAR NO : 2024/269
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/05/2023
KARAR TARİHİ : 14/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... isimli bir işletmesi bulunduğunu ve gümüş alım-satım işiyle uğraştığını, davalı şirket ile düzenlenen hizmet sözleşmesine göre ... adına bir web sitesi açılacağı, bu siteye satış amacıyla müvekkili tarafından teslim edilen ürünlerin fotoğraflarının yükleneceği, sosyal medya yönetiminin de davalı şirket tarafından yapılacağının davalı tarafından taahhüt edildiğini, müvekkilinin, davalı şirkete 07.06.2022 tarihinde 6.600 TL fotoğraf çekimi ücreti, 26.04.2022 tarihinde 4.130 TL hosting ücreti, 24.04.2022 tarihinden itibaren toplam 14.750 TL hizmet bedeli ödediğini, bunun dışında açılacak siteye konmak üzere fotoğraf çekimi için şirkete 75,66 gram zirkon bileklik gramı 2,5 USD ürün değeri=189,15 USD, 117,38 gram erkek yüzük gramı 1,5 USD ürün değeri=176,07 USD, 65,13 gram zincir gramı 1,5 USD ürün değeri=97,70 USD, 77,66 gr tespih gramı 1,4 USD ürün değeri=108,72 USD, 45,98 gr fantezi yüzük gramı 2,5 USD ürün değeri=114,95 USD, 15,19 gr çocuk küpesi gramı 2,2 USD ürün değeri=33,42 USD, 7,54 gram ithal küpe gramı 2,35 USD ürün değeri=17,72 USD, 4,66 gram baget yüzük gramı 2,5 USD ürün değeri=11,65 USD, 3,33 gram tektaş yüzük gramı 2 USD ürün değeri=6,66 USD, 4 adet baget yüzük gramı 2,5 USD ürün değeri=10 USD, 1,82 gram tamtur yüzük gramı 2,5 USD ürün değeri=4,55 USD, 27 adet hayalet kolye gramı 7,5 USD ürün değeri=202,5 USD gümüş ürünlerin teslim edildiğini, davalı şirket tarafından hizmet sözleşmesinin gereklerinin yerine getirilmediğini, şirkete teslim edilen gümüşlerin fotoğraf çekimi yapılıp siteye yüklenmediği gibi müvekkiline de iade edilmediğini, müvekkilinin hem hizmet bedeli için harcama yaptığını ve hizmet alamdığını hem de gümüşlerin iade edilmemesi sebebiyle zarara uğradığını belirterek iki tacir arasında düzenlenen hizmet sözleşmesinin ifa edilmemesi sebebiyle sözleşmeden dönme ve ödenen toplam 25.480 TL hizmet bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile iadesine, şirkete teslim edilen gümüşlerin iadesine, fiziken teslimi mümkün değil ise 973,09 Dolar bedelinin iadesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının basit bir şekilde ve hiç bir delil ve belge sunmadan, bir hizmet satın aldığını ve bu hizmetin karşılığını almadığını iddia etmesinin makul olmadığını, bu hususta ispat yükünün davacı tarafa ait olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirket ile aralarındaki hizmet sözleşmesini dava dosyasına sunduğunu, hizmet sözleşmesine göre müvekkili şirketin sunacağı hizmetlerin belli olduğunu, müvekkili şirketin tüm bu hizmetleri sunduğunu, davacı taraf adına sözleşmede belirtildiği gibi artemisgumus.com.tr uzantılı inernet sitesinin kurulduğunu ve hosting, domain alındığını, fakat alınan bu domain hizmeti 1 yıllık olduğu için bir yıl sonunda yenilenmeyen domain adresleri kullanıma kapatıldığı için internet sitesinin de kullanılamaz hale geleceği, bunun sorumluluğunun müvekkili şirkette değil davacı tarafa ait olduğunu, bununla birlikte davalı müvekkilinin e-ticaret için de anlaşma yaptığını ve davacı tarafından imzalanıp sözleşmesi gönderilen e-ticaret sitesileri için gerekli işlemleri de yaptığını, müvekkilinin bu kapsamda üzerine düşen yükümlülükleri ifa ederek taahhüt ettiği hizmetleri sunduğunu, tarafların bu şekilde çalışmalarına devam ettikleri sırada tarafların cepte santral ve fotoğraf video için de anlaştıklarını, bu nedenle davalı müvekkili şirketin cepte santral için anlaşmalı olduğu ... Telekom İletişim ve Bilişim Himzetleri Tic. Ltd. Şti. 'ne cepte santral yapılması için gerekli işlemleri yaptığını, tarafların fotoğraf ve video çekimleri için anlaşması üzerine müvekkili şirketin anlaşmalı olduğu ...ile anlaşarak bu işi ona yaptırdığını, müvekkili şirket tarafından yapılan tüm web sitelerinin... Teknoloji Ltd. Şti.'nden alınan bulut alanı üzerinde gerçekleştirildiğini, davacı tarafın ürünlerin müvekkiline verildiği ve geri alınamadığı iddiasının doğru olmadığını, davacı tarafın elinde ürün teslim ettiğine ilişkin hiç bir somut delilin olmadığını, müvekkili şirket ile yapılmış olan yazışmalara da bakıldığında müvekkilinin ürünleri almadığının almadığının anlaşıldığını, müvekkili şirketin tüm edimleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini ve davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA KONUSU :
Taraflar arasındaki uyuşmazılığın; 26/04/20222 tarihli hizmet sözleşmesi uyarınca tarafların üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediği ve davalının sözleşmeye aykırı davranıp davranmadığı, davacının sözleşmeden dönme hakkının bulunup bulunmadığı, sözleşme gereğince ödendiği iddia edilen toplam 25.480 TL hizmet bedelinin ve davalı şirkete teslim edildiği iddia edilen gümüşlerin (gümüşlerin fiziken teslimi mümkün değil ise 973,09 dolar bedelinin) iadesinin şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplandığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce dosya Serbest Muhasebeci Mali Müşavir, bilişim alanında uzman bilirkişi ve kuyumcu bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilerek rapor aldırılmıştır. 18/01/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; dava dışı ...’a ait kredi kartları ile, 27.04.2022 tarihinde, “...” adlı üye işyerinden 4.130,00 TL + 14.750,00 TL olmak üzere iki işlemde toplam 18.880,00 TL'lik ödemenin ve 07.06.2022 tarihinde, “...” adlı üye işyerinden yapılan 6.600,00 TL lık harcamalardan ne kadarlık kısmının dava konusu kapsamında davacı tarafından davalıya yapılan ödeme olarak kabul edilip edilmeyeceğinin Mahkemenin takdirinde olduğu: davacı firmanın kanuni defter kayıtlarına göre davacı firmanın davalı firmaya herhangi bir borç ya da alacağının bulunmadığı, davalı firma kanuni defter kayıtlarına göre davalı firmanın davacı firmaya herhangi bir borç ya da alacağının bulunmadığı: davalının taraflara arasında imzalanan sözleşme uyarınca gerçekleştirmesi gereken edimlerin domain, hosting işlemlerini gerçekleştirdiği, e-ticaret için ... sitesinde bir market açıldığının tespit edildiği, web sitesi ve sosyal medya yönetimi kısımlarının tamamlanıp tamamlanmadığının tespit edilemediği, dava dilekçesinde davalıya elden teslim edilerek geri alınmadığı iddia edilen gümüşlerin 15.05.2023 dava tarihi itibariyle toplam 7.521,17 TL değerinde olabileceği sonucuna varıldığı tespitlerine yer verilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle ispat yükü konusuna değinilmesinde yarar vardır.
Dava konusu edilen bir hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların (olguların) var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemine ispat denir ve Türk Hukuk Lûgatında “kanıtlama, tanıtlama” olarak ifade edilmektedir (Türk Hukuk Lügatı, Ankara 2021, Cilt I, s. 595).
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 187/1. maddesi; ''İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümüne etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Vakıa (olgu) ise, 03.03.2017 tarihli ve 2015/2 E., 2017/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; kendisine hukukî sonuç bağlanmış olaylar şeklinde tanımlanmıştır. İspatı gereken olaylar, olumlu vakıalar olabileceği gibi olumsuz vakıalar da olabilir.
Diğer taraftan hâkim kural olarak, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini kendiliğinden araştıramaz. Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı hususu ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlıklı 190. maddesinde yer almakta olup; ''İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.'' şeklinde hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda belirtilen maddenin birinci fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmıştır. Buna göre, bir vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü üzerinde taşıyacaktır. İkinci fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir
Bu hüküm, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun “İspat yükü” başlıklı 6. maddesinde yer alan: ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." ifadesine paralel olarak düzenlenmiştir.
İspat için başvurulan araçları (vasıtaları) ifade eden deliller; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nunda senet, yemin, tanık, bilirkişi, keşif ve uzman görüşü olarak sıralanmıştır. Ancak sayılan bu deliller sınırlayıcı (tahdidi) olmayıp, kanunun belirli bir delille ispat zorunluluğu getirmediği hâllerde taraflar kanunda düzenlenmemiş diğer delillere de dayanabilirler. Delillerin değerlendirilmesinde ise, hâkimin bağlılığı ve her bir delile bağlanan hukukî sonuçlar bakımından “kesin” ve “takdiri” deliller ayrımı esas alınarak incelenme yapılmaktadır. Kesin deliller başka bir ifadeyle kanunî deliller hâkimi bağlayıcı nitelikte olduğundan, hâkimin bu delilleri takdir yetkisi bulunmamaktadır. Kesin delillerden biri ile ispat edilen olay doğru olarak kabul edilmektedir. Takdiri deliller ise hâkimi bağlamaz, hâkim bu delilleri serbestçe tayin ve takdir eder, değerlendirir ve kararını buna göre verir.
Kural olarak; bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrar ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin yapıldıkları zamanki miktar veya değeri kanunda öngörülen sınırı geçtiği takdirde senetle ispatlanması gerekir. (HMK m. 200/1)
Buna göre davacı, hukuki ilişkinin değeri itibarıyla iddiasını ancak yazılı delil ile ispat edebilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. Yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı yoksa iddianın ikrar, yemin gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 187. maddesinde; ispatın konusunun, tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalardan oluştuğu ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilebileceği, herkesçe bilinen vakıalarla, ikrar edilmiş vakıaların çekişmeli sayılmadığı hükme bağlanmıştır.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar, bilirkişi raporları ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 26/04/2022 tarihli hizmet sözleşmesi imzalanmış olup bu sözleşmeye göre müşterinin sosyal medya yönetimi, e-ticaret, domain, hosting, web site hizmetleri alacağını ve firmanın da bu hizmetleri müşteriye sunacağını kabul ve taahhüt ettiği, hosting, domain, e-ticaret. hizmetlerinde sunucu “hizmeti ve cepte santral hizmetinde santral operatörü farklı firmalardan satın alınarak müşteriye sunulacağı, ancak bu hizmetlerin sunulabilmesi için müşteri hizmet sağlanacak olan domain ya da satın alınacak domainini Firma sunucularına yönlendirmeyi peşinen kabul ve taahhüt ettiği, işbu sözleşmenin bir yıl süre ile yapıldığı ve sürenin, sözleşmenin taraflarca imza altına alınması ile başlayacağının kararlaştırıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazılığın; 26/04/20222 tarihli hizmet sözleşmesi uyarınca tarafların üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediği ve davalının sözleşmeye aykırı davranıp davranmadığı, davacının sözleşmeden dönme hakkının bulunup bulunmadığı, sözleşme gereğince ödendiği iddia edilen toplam 25.480,00-TL hizmet bedelinin ve davalı şirkete teslim edildiği iddia edilen gümüşlerin (gümüşlerin fiziken teslimi mümkün değil ise 973,09 dolar bedelinin) iadesinin şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplandığı, davacı tarafından davalıya sözleşme karşılığı ödendiği iddia edilen 25.480,00-TL'nin davalı tarafça inkar edilmediği fakat sözleşme gereği davacı tarafa sunulması gereken hizmetlerin sunulduğunun bu nedenle bedelin iadesi talebinin yerinde olmadığının belirtildiği, 18/01/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalının taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca gerçekleştirmesi gereken edimlerin domain, hosting işlemlerini gerçekleştirdiği, ... olarak sosyal medya hesaplarında sözleşme tarihleri içerisinde davalının mı yoksa davacının kendisinin mi paylaştığı belli olmasa da bu tarihler arasında 69 adet paylaşım gerçekleştirildiği ve e-ticaret için hepsiburada.com web sitesinde bir market açıldığının tespit edildiği, taraf ticari defterlerine göre de tarafların birbirinden dava tarihi itibari alacaklı veya borçlu olduğuna dair bilgi belge bulunmadığı ve yine davacı tarafından davalıya teslim edilip iade edilmediği iddiasıyla şirkete teslim edilen gümüşlerin iadesine, fiziken teslimi mümkün değil ise 973,09 Dolar bedelinin iadesine talebinin söz konusu ürünlerin davacı tarafından davalıya teslim edildiğinin davalı tarafından kabul edilmediği, davacının da başka bir delille teslim olgusunu ispat edemediği kanaatine varılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı tarafından yatırılan gider avansından kullanılan 168,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/05/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza