T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/400 Esas
KARAR NO: 2024/193
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ: 23/05/2023
KARAR TARİHİ: 02/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/11/2022 tarihinde, müvekkilinin maliki olduğu... plakalı araç ile ... Sigorta A.Ş'nin ZMMS poliçesi ile sigortacısı olduğu, sigortalısı (dava dışı)...Unlu Mam. Ve Tar. Ür. San. ve Tic. Ltd. Şti'ye ait ... plakalı aracın maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kazanın oluşumunda ... Sigorta A.Ş'nin sigortalısı olan... plakalı aracın, müvekkilinin park halindeki aracına çarpması nedeniyle %100 kusurlu olduğunu, müvekkiline ait aracın ciddi şekilde hasar aldığını, kaza nedeniyle müvekkilinin aracında değişim, onarım ve boya yapılmış parçalar bulunduğunu, müvekkilinin aracında meydana gelen hasar tazminatının, değer kaybı bedelinin ve ekspertiz ücretlerinin zararın karşılanması amacıyla davalı sigorta şirketine 27/02/2023 tarihinde başvurulduğunu ancak sigorta şirketi tarafından hiçbir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin orijinal parça ile değişim yapılmasını talep etme hakkı bulunduğunu, müvekkilinin aracında meydana gelen zararın hesaplanmasında KDV miktarının da dahil edilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin hasar bedelini iskontosuz haliyle tazmin etmesi gerektiğini belirterek davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00-TL hasar tazminatı ile 10,00-TL değer kaybı bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı sigorta şirketinden poliçe limitleri dahilinde tahsiline, 440,78-TL hasar tespiti ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın dava dilekçesinde bahsedildiği gibi gerçekleşmediğini, kazanın ihbarı üzerine müvekkili şirketin kazanın ve sonuçlarının incelenmesi için eksper ataması yaptığını, rapor incelendiğinde davacı tarafın sigorta teminatını almak için araç üzerindeki hasarı olduğundan daha fazla gösterdiğinin ve sigorta şirketine bilgi verme yükümlülüğünü yerine getirmediğinin görüleceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte poliçe tanzim tarihi olan 31.03.2022 tarihi göz önünde bulundurulduğunda değer kaybı hesaplamasında genel şartlar göz önünde bulundurularak hesaplama yapılması gerektiğini, bilirkişi hesaplamasının ZMMS genel şartlar değer kaybı hesaplama formülü dikkate alınarak yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olduğunu ve mevcut poliçe limitinin 100.000,00-TL olduğunu, müvekkili şirketin, sigortalının mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan sorumluluğundan sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, hükmedilmesi gereken faizin davacının talep ettiği avans faizi değil yasal faiz olduğunu, poliçe teminatı kapsamında ekspertiz ücreti bulunmadığını, buna karşın müvekkili şirketin, davacının mağdur olmaması adına 289,10 TL ekspertiz ücreti ödediğini, aleyhlerine hüküm kurulması halinde en az yüzde otuz oranında parça ve işçilik iskontosunun uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin KDV'den sorumluluğunun bulunmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle görevsizlik itirazlarının kabul edilerek görevli mahkemeye gönderilmesine, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise yetki itirazlarının kabul edilerek yetkili mahkemeye gönderilmesine, yine Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise usule yönelik cevapları dikkate alınarak usulden reddine, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise esasa yönelik cevapları dikkate alınarak esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA KONUSU:
Dava, 16/11/2022 tarihinde davalı sigorta şirketinden sigortalı olan... plaka sayılı araç ile davacıya ait... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu davacıya ait... plaka sayılı araçta meydana gelen hasar ve hasar nedeniyle oluşan değer kaybının ne kadar olduğu, hasar miktarının ve değer kaybı bedeli miktarının belirlenmesi ile belirlenecek bedelin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile ekspertiz incelemesi için ödenen 440,78-TL'nin makul gider sayılarak davalı sigortacıya yüklenmesine karar verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler.
Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde ...r. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.
Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir.
Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan ...n bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, ...n zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır.
İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır.
Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı'na müzekkere yazılarak kazaya karışan araçlara ait ruhsat ve tescil belge ve bilgileri dosya arasına alınmıştır.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacı tarafa ait araca ilişkin tramer kayıtları temin edilmiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketine müzekkere yazılarak,... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin, dava konusu 13/05/2022 tarihli trafik kazasına ilişkin olarak davacı tarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesinin, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evraklarının, yapılan başvuru sonucunda açılan hasar dosyasının ve varsa davacıya yapılan ödemeleri gösterir evrak ve kayıtların eksiksiz olarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş, gönderilen kayıt ve belgeler dosya arasına alınmıştır.
Gerekli bilgi ve belgeleri temini akabinde somut olay değerlendirilerek Mahkememizce dosya bir trafik alanında ve bir otomotiv alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilerek rapor aldırılmıştır. 30/11/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda; Kusur Yönünden;... plakalı araç sürücüsü ...'ın sürüşünü dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak yaparak sabit araca çarptığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu, park halindeki... plakalı araç sürücüsünün atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığı; Hasar Bedeli, Değer Kaybı, Ekspertiz Bedeli Yönünden; dosya kapsamında onarım faturası olması sebebiyle hasar bedeli KDV Dahil olarak hesaplandığı ve aracın hasar bakımından gerçek zararının eşdeğer parça ile onarım yapılması halinde araçtaki hasar bedeli KDV Dahil 10.974,00 TL olabileceği, aracın hasar bakımından gerçek zararının orjinal parça ile onarım yapılması halinde araçtaki hasar bedeli KDV Dahil 13.072,49 TL olabileceği,... plaka sayılı aracın vaki kazada onarım gören parçaların karoseri parçaları olmadığından dolayı 2.el satışı esnasında araçta değer kaybı meydana gelmeyeceği, 440,78 TL ekspertiz bedelinin makul bir değer olduğu, yargılama gideri sayılıp sayılmayacağı veya gerçek zarar olup olmadığı hukuki bir konu olması nedeniyle değerlendirmesi ve taktirinin Sayın Mahkemeye bırakıldığı hususlarındaki görüş, kanaat ve tespitlerinin bildirildirildiği görüldü.
Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 14/12/2023 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile ek rapor aldırılması amacıyla dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edilmesini talep ettiği dikkate alınarak 14/12/2023 tarihli duruşmanın 4 nolu ara kararı gereğince mahkememizce yapılan değerlendirme sonucunda 29/12/2023 tarihli ara karar ile davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazının reddine, yeni bir bilirkişi raporu veya ek rapor alınmasına yer ve gerek olmadığına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davacı vekili 08/01/2024 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile hasar tazminatı olarak 10,00 TL olan taleplerini 13.072,49-TL'ye arttırdıklarını beyan ederek, 13.072,49-TL hasar tazminatı ile 10,00-TL değer kaybı tazminatının davalıdan temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline, 440,78-TL ekspertiz ücreti ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş ve dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırmıştır.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi heyetinin 30/11/2023 havale tarihli raporu, davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait aracın davalı sigorta şirketince ZMMS poliçesi ile sigortalı araç ile karıştığı trafik kazası neticesinde hasar gördüğü, söz konusu trafik kazasının oluşumunda davacıya ait araç sürücünün kusurunun bulunmadığı, davalı sigortalı aracın kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının aracında hasar oluştuğu, hasar bedelinin 13.072,49-TL olduğu ve kazada onarım gören parçaların karoseri parçaları olmadığından dolayı 2.el satışı esnasında araçta değer kaybı meydana gelmeyeceğinin tespit edildiği, davacının zararı yargılama sonucu ortaya çıktığından davadan evvel davacı yanın harici ekspertiz incelemesi yaptırmasında hukuki yararının bulunduğu, dolayısı ile ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak davalıdan tahsili bakımından davacı talebinin yerinde olduğu değerlendirilmekle, yerleşik ve güncel Yargıtay içtihatları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında da kabul edildiği üzere davalının, mağdur konumundaki tarafın gerçek zararını gidermekle mükellef olduğu kanaatine varılarak bu itibarla dava değeri artırım dilekçesi uyarınca açılan davanın kısmen kabulüne, değer kaybı yönünden yukarıda açıklanan gerekçelerle şartların oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Hükmün tashihi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 304. maddesinde; ''Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir.
Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Yukarıdaki madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların mahkemece re'sen veya tarafların talepleri üzerinde düzeltilebileceği belirtilmiştir.
Mahkememizce 02/04/2024 tarihli duruşmada dosyanın karara bağlandığı ancak duruşma zaptının kısa hükmünde tarihin 07/03/024 şeklinde hatalı olarak yazıldığı, bu durumun basit, açık ve anlaşılabilir bir hatadan kaynaklandığı anlaşılmakla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 304. maddesi hükmü kapsamında bahsi geçen maddi hatanın düzeltilmesi doğrultusunda mahkememizin 02/04/2024 tarihli ... Karar sayılı hükmünün son paragrafında yer alan "07/03/2024" ibaresinin "02/04/2024" olarak tashihine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
a)13.072,49-TL bakiye hasar tazminatının, davalı sigorta şirketinden poliçe limitleri dahilinde olmak üzere 27/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b)Değer kaybı tazminatı talebinin REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 892,98-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 179,90-TL harç ile 223,08-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 490,00-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 70,00-TL elektronik tebligat, 3,75-TL posta (KEP) masrafı, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti, 440,78-TL ekspertiz rapor ücreti olmak üzere toplam 4.514,53-TL yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak 4.511,08-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin harç, 179,90-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 359,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 13.072,49-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 10,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.200,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak, 2,45-TL'sinin davacıdan tahsili, 3.197,55-TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
8-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle KESİN nitelikte olmak üzere karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.07/03/2024
Katip...
e-imza
Hakim...
e-imza
TASHİH ŞERHİ
Her ne kadar mahkememizce 02/04/2024 tarihli...Karar sayılı hükmünün son paragrafında "07/03/2024" şeklinde ibareye yer verilmiş ise de son celse tarihinin 02/04/2024 olduğu ancak sehven 07/03/2024 olarak yazıldığı anlaşılmakla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 304. maddesi gereğince 02/04/2024 tarihli... Karar sayılı hükmünün son paragrafında yer alan "07/03/2024" ibaresinin "02/04/2024" olarak tashihine karar verilmiştir.
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza