T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/429 Esas
KARAR NO : 2025/266
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 16/02/2016
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesinin... Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesinin...Esas sayılı dosyasına sunulan davacı vekili asıl davadaki dava dilekçesinde özetle; davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından "özel konfeksiyon paket sigortası" ile sigortalanan dava dışı... Tekstil Maden Tur. San. Tic. Ltd. Şti.'ne ait işyerinin yanındaki komşu işyerinde (... Mağazası) 09.07.2014 tarihinde çıkan yangının sigortalı işyerine sirayet etmesi sonucu hasar gördüğünü, yangının; davalı...'a ait... Mağazasının deposu olarak kullanılan ve sadece bu işyeri tarafından girişi çıkışı yapılabilen, bakımı, sorumluluğu ve güvenliği buraya ait olan alandan kaynaklandığını, toplam hasar bedeli olan 213.264,68-TL'nin müvekkili şirket tarafından karşılandığını ve müvekkilinin sigortalısının haklarına halef olduğunu, bu nedenle zarara sebebiyet veren davalı hakkında İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyasıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak suretiyle şimdilik 10.000,00-TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, borçlu davalının, bu takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, davalının İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasına sunulan davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; zarara sebebiyet veren davalı hakkında İzmir... İcra Müdürlüğü'nü... dosyasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak suretiyle 10.000,00-TL üzerinden icra takibi başlatmış olduklarını, bu dosyaya yapılan itiraz nedeni ile İzmir...Asliye Hukuk Mahkemesinde... E. sayılı dosyada itirazın iptali davası açıldığını ve o davanın devam ettiğini, daha sonrasında zararın bakiye kısmı olan 203.264,68-TL'nin de tahsili için bu kez İzmir... İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyasından takibine geçtiklerini, davalı borçlunun bu ödeme emrine de itiraz ederek takibi durdurduğunu, bu haksız itirazın bertaraf edilmesi amacıyla mahkemeye başvurma zorunluluğu doğduğunu, usul ekonomisi de düşünülerek, işbu davanın konusunun ve taraflarının da aynı olması nedeni ile ilk dosya ile birleştirilmesi ile davalının İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesinin...Esas sayılı dosyasına sunulan davalı vekili asıl davadaki cevap dilekçesinde özetle, davacı yanın yangının çıkmasının müvekkilinin kusuruna dayandığını iddia ettiğini, bunun hukuken kabulünün mümkün olmadığını, yangının çıkış noktası olarak gösterilen ve apartman boşluğu olarak tabir edilen alanın müvekkili tarafından depo olarak kullanılan bir alan olmadığı gibi, bakımı, sorumluluğu ve güvenliğinin de müvekkiline ait olmadığını, tek bağlantının müvekkili tarafından söz konusu dükkan kiralanmadan önce de var olan bağlantı sebebiyle o kısma atılan çöplerin temizlenmesinden ibaret olduğunu, dosyada mevcut evraktan da anlaşılacağı üzere apartman balkonlarının açıldığı alan olan bu boşluğa herkesin çöpünü attığını, gıda işletmesi olan müvekkili davalının işyerinin hijyenin korunması bakımından ilgili alanı kendisine herhangi bir şekilde bu görev veya yükümlülük yüklenmemiş olmasına rağmen sürekli temizlediğini, davacı yanın dilekçesi ekinde ibraz ettiği evrakta yangına apartman boşluğuna atılan sigara izmaritinin sebep olduğu ve bu izmaritin de müvekkili çalışanları tarafından atılmış olabileceğinin belirtildiğini, ekspertiz son raporunun ''Yangın çıkış nedeni'' başlıklı bölümünde: ''...Kamera kaydında arka mutfak bölümü görülmekte olup, arka depo görünmemektedir. Saat 23:00 sıralarında ... firması da kapalıyken içeriye yansıyan ışıklardan yangının başlamış olduğu anlaşılmaktadır.'' şeklindeki ifadeden de açıkça anlaşılacağı üzere, müvekkiline ait işyeri kapandıktan çok sonra yangının başladığını, yangının müvekkili işyerinden atıldığı iddia edilen sigara izmariti sebebiyle oluşmasının mümkün olmadığını, ekspertiz son raporunda apartman boşluğundan bahisle; ''...bu üstü açık konumunda ve kısmen naylon ile kapatılmış olan alanda ... firmasına ait emtia kıymetleri bulunmasa idi yangın olayının gerçekleşmeme ihtimali dikkate alınarak....'' denilmek suretiyle hasar sebebiyle müvekkiline rücu edilebileceğinin iddia edildiğini, oysa söz konusu apartman boşluğuna erişimi bulunanın sadece müvekkili olmayıp bu boşluğa bakan balkon ve pencereler sebebiyle başka sakinlerin de bu alana ulaşımının söz konusu olduğunu, kamera kayıtları incelendiğinde; yangının çıktığı gün müvekkilinin mağazasından apartman boşluğuna açılan kapının 16:23 sularında bir kez açıldığını (sonradan bu hususu 18:23 olarak düzelttiği), müvekkili çalışanı ve hurda toplayan bir kişinin girerek 7 adet peynir tenekesini alarak geri kapıyı kapattığını, kapının bir daha da açılmadığını, ekspertiz son raporunda da belirtildiği üzere müvekkilinin işyerine yansıyan parlamalar sebebiyle yangının saat 23:00 sularında çıktığının açıkça ortada olduğunu, müvekkilinin etkisi olmayan bir şekilde çıkan yangından sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, kabul manasına gelmemesi kaydıyla müvekkilinin sigortalısı bulunduğu "esnafım paket sigorta poliçesi" sebebiyle sorumluluğu doğabilecek olan sigorta şirketine davanın ihbarına karar verilmesini talep ettiklerini, davacı sigorta şirketinin, müvekkilinden kaynaklanmayan bir durum sebebiyle müvekkilini sorumlu tutmaya çalıştığını, ödediği hasar miktarı belli iken sırf 10.000,00-TL'sini dava konusu etmesinin de bunu açıkça ortaya koyduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyasına sunulan davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık sürede açılmadığını, davacının takip ile tahsilini talep ettiği alacak bakımından zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın reddine karar verilmesini, yangının çıkış noktası olarak gösterilen apartman boşluğu olarak tabir edilen alanın müvekkili tarafından depo olarak kullanılan bir alan olmadığı gibi, bakımı, sorumluluğu ve güvenliğinin de müvekkiline ait olmadığını, bu boşluğa herkesin çöpünü attığını, söz konusu alanın müvekkilinin kontrolü altında olduğuna dair iddianın kabulünün mümkün olmadığını, yangının çıkmasında hiçbir etkisi bulunmayan müvekkili hakkında açılan işbu davanın reddi gerektiğini, davacının hukuki yararı bulunmadan dava tesis ettiğini, davacının ödediği hasar miktarı belli iken öncelikle sırf 10.000,00-TL'sini asıl davaya konu etmesi ve daha sonra iddia ettiği alacak bakımından bakiye kısmını ise işbu davaya konu etmesinin de bunu açıkça ortaya koyduğunu beyanla, birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın ikame edildiği İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesinin : ... Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde
"Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, tanık beyanı, usul ve fenne uygun denetlebilir bilirkişi raporları kapsamına göre sabit olan yerde meydana gelen yangın nedeniyle, kiracı sıfatıyla bina maliki gibi kusursuz sorumluluk ilkesine göre sorumlu olduğu, bu bölüme davalının dışında diğer bina sakinlerinin fiilen erişimi bulunmadığı, kendisinin depo olarak kullandığı yerde yangın çıkmasının önlemek için gerekli özen ve dikkati öncelikle kendi mallarının, işyerinin güvenliği açısından göstermesi gerektiği, davacının sigortalısına ödediği sigorta tazminatını halefiyet ilkesi uyarınca davalıdan istemekte haklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne itirazın iptaline,takibin devamın..." şeklinde karar verilmiştir.
İzmir Bölge İdare Mahkemesi... Hukuk Dairesi'nin... karar sayılı 30/11/2022 tarihli karar ilamı ile
"Asıl ve birleşen davalar, işyerinde çıkan yangın sebebiyle sigorta şirketinin rücuen tazmin için yaptığı icra takiplerine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı asıl/birleşen davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
1-Öncelikle mahkemenin görevi hususunun değerlendirilmesi gerekmiştir. Zira, eldeki asıl ve birleşen davalar, rücuen açılmış olmakla birlikte, burada davacı sigorta şirketinin halef olduğu sigortalısının konumuna ve davalı tarafın sıfatına göre uyuşmazlığın nitelendirmesinin yapılması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta, gerek davacı sigortalısının şirket olması ve gerekse de davalı tarafın da işyerinde çıkan bir yangının sözkonusu olması karşısında, TTK 3-4. maddeler de gözetilerek, davanın ticari dava olması sebebiyle, Asliye Ticaret Mahkemesince yargılama yapılıp karar verilmesi gerekliliğinin gözetilmemesi doğru olmamış, kamu düzenine ilişkin bu yön itibariyle kararın re'sen kaldırılması gerekmiştir.
2-Kabule göre de, asıl/birleşen davalar "itirazın iptali" davası olduğu ve bu davalar niteliği gereği takiple sıkı sıkıya bağlı olduğu halde, icra takip dosyalarının dosyada bulunmadığı anlaşılmış olup, dava şartları (takibe itirazın süresi, davanın 1 yıllık sürede açılıp açılmadığı vs.) dahi denetlenemediğinden bu husus da eksik inceleme olarak görülmüştür.
3-Yine kabule göre de kararın eksik incelemeye dayalı olarak verildiği anlaşılmaktadır. Zira, davalının kiracı olarak, "...Gıda Ticaret" işyerinde faaliyette bulunduğu, yangının bahse konu işyerinden açılan kapı ile çıkılabilen apartman boşluğu (ışıklık) tabir edilen, üstü açık alanda meydana geldiği hususu dosya kapsamına göre ihtilafsızdır. Davalı, tüm aşamalarda bahse konu yerin tüm apartmanın müdahalesine açık, yukarıdan izmarit atılabilecek bir ortak alan olduğunu, yangın saatine göre izmaritin de işyerinin kapalı olduğu bir saatte atılmış olduğunu savunmuştur. Dosya kapsamındaki keşfen düzenlenen yangın bilirkişi raporunda, davalının "kısmen kusurlu" olduğu belirtilmiştir. Oransal olarak bir belirleme ise yapılmadığı anlaşılmaktadır. Buna rağmen, mahkemece davalının bina maliki gibi "kusursuz sorumlu" olduğu gerekçesiyle "tüm zarar"dan sorumlu tutulmuş olduğu görülmüş olup, kiracının sorumluluğunun TBK 316. ve ayrıca 112. maddeye dayalı olması, kusuruna göre sorumlu tutulabilecek olması, bu kapsamda gerekli önlemleri alma ve özen yükümlülüklerinin irdelenmesi gerekliliği karşısında, mahkemenin bu kabulünün alınan raporlar ve dosya kapsamına uygun düşmediği gibi, yeterli incelemeye de dayanmadığı anlaşılmaktadır (Bu hususlarda bknz. Yargıtay (kapatılan) 17. HD 2015/7912 E.-2017/11934 K., Yargıtay 11. HD 2006/2385 E.-2007/5710 K, Yargıtay 3. HD 2021/3626 E.-2022/420 K.).
Davalının kendi sigorta şirketine (davadışı) başvurusu üzerine, davalı işyerinde tespit yapan eksper raporunda belirtildiği ve dosya kapsamından da anlaşıldığı gibi, sözkonusu yere davalının birtakım malzemeler koyduğu, bahse konu yeri ahşap malzemelerle kendisine bir depo alanı şeklinde kullanmakta olduğu (nitekim davalı taraf beyanına göre, olay günü burada muhafaza ettiği birtakım peynir tenekelerini almak için burayı açtıkları), yangın raporunda da buradaki kolay yanıcı maddelerin izmaritle tutuşarak yangının çoğalmasına neden olduğunun belirtildiği anlaşıldığından, davalı tarafın da bu yön itibariyle yeterli önlem almamakla bir miktar kusurunun bulunduğu açık ise de, dosya kapsamında oluşan duruma göre izafe edilebilecek kusur durumlarının tespiti gerekmektedir. Yangının sigara izmariti atılmasından başladığı, izmarit atan kişinin belirlenemediği, bu kişinin davalı çalışanı olabileceği gibi, bahse konu üstü açık apartman boşluğuna bakan pencereler nedeniyle buradakilerden biri de olabileceği gözetilerek, apartman boşluğu tabir edilen ve üstü açık bulunması nedeniyle diğer sakinlerin de izmarit atması mümkün bulunan bu yer bakımından apartman yönetimi tarafından herhangi bir önlem alınıp alınmadığı, proje bakımından yangının çıkmasında bina maliklerinin kusuru bulunup bulunmadığı, davalının burada bulundurduğu malzemelerin yangının büyümesine etkisinin oranı bakımından tespitler yapılmadan karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş; öncelikle dosyadaki tüm bu eksikliklerin taraf itirazları da gözetilerek tamamlanması, bu doğrultuda davalının kendi sigorta şirketinin (... Sigorta) olayla ilgili hasar dosyasındaki bilgi ve belgeler de getirtilerek, yine bu sigorta şirketi tarafından yaptırılan eksper raporunda bahsedilen itiraz üzerine "yangın komisyonu tarafından düzenlenen 2.rapor" da dosyaya kazandırılarak, olay yeri fotoğrafları, CD kayıtları incelenip davalının burada bulundurduğu yanıcı maddelerin ve yangın çıkış saatinin, davalı işyerinin kapanma saatinin açıkça belirlenerek, gerektiğinde ilk yangın raporunu düzenleyen itfaiye görevlilerinin tutanak mümzi olarak ifadeleri alınmak suretiyle elde edilecek tüm bilgi ve belgeler ışığında, yangın konusunda uzman bilirkişi, sigortacı bilirkişi, inşaat mühendisi bilirkişi ve işyeri güvenliği konusunda uzman bir bilirkişi heyetinden oluşacak farklı bir heyetten, itirazları da karşılayacak ve kusur tespiti de yapacak surette rapor alınmak suretiyle bir karar verilmesinden ibarettir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-3-6. maddeler uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiş, faize ilişkin istinaf itirazlarının ise karar kaldırma nedenine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir." şeklinde karar verilmiş olup İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesinin 04/04/2023 tarihli ...Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde "İzmir Bölge İdare Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin... karar sayılı 30/11/2022 tarihli karar ilamı ve duruşma günü taraf vekillerine tebliğ edilmiş, BAM karar ilamı doğrultusunda, davacı sigorta şirketinin halef olduğu sigortalısının konumuna ve davalı tarafın sıfatına göre uyuşmazlığın nitelendirmesinin yapılması gerektiği, somut uyuşmazlıkta, gerek davacı sigortalısının şirket olması ve gerekse de davalı tarafın da işyerinde çıkan bir yangının sözkonusu olması karşısında, TTK 3-4. Maddelerin gözetilerek davanın ticari dava olması sebebiyle HMK 353/1-a-3-6. maddeler uyarınca dosyanın İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir." gerekçeleriyle görevsizlik kararı verilmiş ve dosya, gönderilmesi üzerine İzmir Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu tarafından mahkememize tevzi edilmiş ve yargılamaya mahkememizce devam olunmuştur.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
İzmir... İcra Müdürlüğünü...sayılı dosyası incelendiğinde 16/06/2015 tarihinde davacı alacaklı sigorta şirketi tarafından davalı borçlu... hakkında "Müvekkil şirkete sigortalı... Tekstil Maden Tur. San. Tic.Ltd.Şti.ye ait işyerinde 09/07/2014 tarihinde tarafınıza ait ... mağazası alanında meydana gelen yangın nedeni ile sirayet oluşmuş ve " açıklaması ile 10.000,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği ve borçlu tarafından süresinde 29/06/2015 tarihli itiraz dilekçesi sunulmuş olduğu anlaşıldı.
İzmir... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası incelendiğinde 01/07/2016 tarihinde davacı alacaklı sigorta şirketi tarafından davalı borçlu... hakkında "Müvekkil şirkete sigortalı ...Tekstil Maden Tur. San. Tic.Ltd.Şti.ye ait işyerinde 09/07/2014 tarihinde tarafınıza ait...mağazası alanında meydana gelen yangın nedeni ile sirayet oluşmuş ve sigortalı mağazada maddi zarar meydana gelmiştir. Meydana gelen zararın sorumluluğunuz nedeni ile bakiye bedelin tahsili bedelidir. " açıklaması ile 203.264,68 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçluya ödeme emrinin 08/09/2016 tarihinde tebliğ edildiği ve borçlu tarafından 15/09/2016 tarihli itiraz dilekçesi sunulmuş olduğu, icra müdürlüğünce borçlunun borca itirazı süresinde olmakla takibin durdurulmasına şeklinde karar verildiği fakat borca itiraza ilişkin dilekçenin ve icra müdürlüğü kararının alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşıldı.
Mahkememizce yapılan inceleme neticesinde dava konusu her iki icra dosyası yönünden de itirazın iptali için öngörülen hak düşürücü sürenin geçmediği anlaşıldı.
Mahkememizin 12/10/2023 tarihli duruşma ara kararı gereğince dava konusu yangına ilişkin ilk raporu düzenleyen ...n bir sonraki celse dinlenmesine karar verilmiştir.
Tanık...n mahkememizde alınan ifadesinde; Biz dava konusu yangına ilişkin ihbarı aldığımızda akşam saatleriydi, hava kararmıştı, olay yerine gittiğimizde tekstil dükkanının üstündeki daireden binaya girmeye çalıştım, binaya girdiğimde kombi alev almıştı, alt kattaki yangın üst kata da sıçramıştı, ben olay tarihinde yangın eri olarak görev yapmaktaydım benim amirim olan ... ve onun amiri ...kkanının yanında bulunan apartman boşluğu olan kısımda sigara izmariti atılması sebebi ile çıkmış olabileceğini söylediler, hatırladığım kadarıyla bu apartman boşluğunda peynirciye ait teneke kutular ve atık eşyalar olduğunu hatırlıyorum, söz konusu alana peynir dükkanının çalışanları dışında başka kişilerin de girmesi mümkündür, üst kattaki balkonlardan da sigara izmariti atılmış olabilir, ben sadece yangına müdahale görevinde bulundum, dolayısıyla olaya ilişkin görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim vardır ,dedi" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 12/10/2023 tarihli duruşma ara kararı gereğince dosyanın mahkememizce resen belirlenecek yangın konusunda uzman bilirkişi, sigortacı bilirkişi, inşaat mühendisi ve iş sağlığı güvenliği konusunda uzman bir bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilerek tüm dosya kapsamı itibariyle İstinaf İlamı da dikkate alınarak dava konusu yangının çıkış sebebi, çıkış saati hususunun belirlenmesi hususunda rapor düzenlenilmesi istenilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 30/04/2024 havale tarihli raporunda sonuç olarak; Dava konusu yangının, saat: 22.50 sıralarında meydana geldiği,
apartman boşluğuna atılan sigara izmaritinin, aynı parsel üzerindeki iki binanın arasında yer alan, ... caddesi No:...adresindeki dükkanın arka tarafında,
dosya içeriğinde de apartman boşluğu olarak tabir edilen depo kısmında bulunan yanıcı
maddeleri tutuşturduğu,
davaya konu 09/07/2014 tarihli yangın hasarı sonucu davacı ...
Sigorta A.Ş. Tarafından ödenen 213.264,68-TL hasar bedeli ile ilgili sigortalısına ait
iş yerinde oluşan hasara sebebiyet verenlere TTK 1481 hükümlerince rücu hakkının
olduğu ancak yukarıda izah edildiği üzere apartman boşluğu olarak tabir edilen
kısımdaki depo olduğu, söz konusu alanın parselin/ her iki binanın ortak alanı olup
olmadığı bilinmediğinden bakımı ve korunması sorumluluğunun da kime ait olduğunu
belirtmek mümkün olmadığından davacının rücu hakkının olmadığı tespit edildiği, ancak apartman boşluğu olarak tabir edilen kısımdaki yapının projesinde olmadığı,
yapının kaçak olduğu, söz konusu kısma her iki binanın zemin katındaki üç dükkandan
da çıkılabildiği ancak her iki binanın ortak alanı olup, olmadığının bilinmediği,
parsele ait yönetim planında bu hususun belirtilip, belirtilmediğinin anlaşılması
için tapu müdürlüğünden yönetim planının temini sonrası nihai değerlendirme
yapılabileceği,
hususlarındaki olaya ilişkin görüş ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
Mahkememizin 27/06/2024 tarihli duruşma ara kararı gereğince dava konusu yere davalının koymuş olduğu malzemelerin, yangın raporunda belirtildiği gibi kolay yanıcı özellikte olup olmadığı, bu maddelerin izmaritle tutuşarak yangının çoğalmasına neden olup olmadığı , öyle ise davalı tarafın bu yön itibariyle yeterli önlem alıp alamayacağı, alması gereken önlemleri almadı ise bundan dolayı çıkan yangında kendisine izafe edilecek kusur oranının miktarı, yangının sigara izmariti atılmasından başladığı, izmarit atan kişinin belirlenemediği, bu kişinin davalı çalışanı olabileceği gibi, bahse konu üstü açık apartman boşluğuna bakan pencereler nedeniyle buradakilerden biri de olabileceği gözetilerek, apartman boşluğu tabir edilen ve üstü açık bulunması nedeniyle diğer sakinlerin de izmarit atması mümkün bulunan bu yer bakımından apartman yönetimi tarafından herhangi bir önlem alınıp alınmadığı, proje bakımından yangının çıkmasında bina maliklerinin kusuru bulunup bulunmadığı, davalının burada bulundurduğu malzemelerin yangının büyümesine etkisinin oranı bakımından yapılacak kusur oranının tespiti ile birlikte ayrıntılı ek rapor düzenlenmesi istenilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 21/08/2024 havale tarihli ek raporunda sonuç olarak; Bu bilgiler ışığında, davaya konu kısım hakkında herhangi bir ibareye rastlanmamış olup, yangına konu, aynı parsel üzerindeki iki binanın arasında yer alan ve apartman boşluğu olarak tabir edilen kısımdaki depo amaçlı kullanılan yapının onaylı mimari
projesinde gösterilmediği, ruhsatsız olarak inşa edilmiş olduğu anlaşılmakla söz konusu
alanın parselin/ her iki binanın ortak alanı olup, olmadığı ve sair konuları
bilinmediğinden bakımı ve korunması sorumluluğunun da kime ait
olduğunu belirtmek mümkün olmadığını, ancak söz konusu alana
(ruhsatsız yapının yapıldığı iki blok arasına) sadece zemin katta mevcut
3 adet dükkandan çıkış kapısı planlandığı, onaylı projesinden
görüldüğü, ayrıca, her iki apartmandan ( A ve B Blok üst kat
pencerelerinden) bu kısma izmarit atılma imkanı olduğu anlaşıldığna ilişkin görüş ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
Mahkememizin 12/11/2024 tarihli duruşma ara kararı gereğince 27/06/2024 tarihli duruşmada "-Dava konusu yere davalının koymuş olduğu malzemelerin, yangın raporunda belirtildiği gibi kolay yanıcı özellikte olup olmadığı, bu maddelerin izmaritle tutuşarak yangının çoğalmasına neden olup olmadığı , öyle ise davalı tarafın bu yön itibariyle yeterli önlem alıp alamayacağı, alması gereken önlemleri almadı ise bundan dolayı çıkan yangında kendisine izafe edilecek kusur oranının miktarı, yangının sigara izmariti atılmasından başladığı, izmarit atan kişinin belirlenemediği, bu kişinin davalı çalışanı olabileceği gibi, bahse konu üstü açık apartman boşluğuna bakan pencereler nedeniyle buradakilerden biri de olabileceği gözetilerek, apartman boşluğu tabir edilen ve üstü açık bulunması nedeniyle diğer sakinlerin de izmarit atması mümkün bulunan bu yer bakımından apartman yönetimi tarafından herhangi bir önlem alınıp alınmadığı, proje bakımından yangının çıkmasında bina maliklerinin kusuru bulunup bulunmadığı, davalının burada bulundurduğu malzemelerin yangının büyümesine etkisinin oranı bakımından yapılacak kusur oranının tespiti ile birlikte ayrıntılı ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine, bilirkişilere ek ücret takdirine yer olmadığına," ara kararı uyarınca bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup bilirkişiler tarafından ara karara uygun şekilde rapor düzenlenmediği anlaşılmakla; dosyanın yeniden aynı heyete tevdi ile 27/06/2024 tarihli ara karar doğrultusunda ek rapor düzenlenmesi istenilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 10/02/2025 havale tarihli ek raporunda sonuç olarak; Kök rapordaki görüş ve kanaatlerini değiştirecek belge ve bulguya rastlanmadığı. yangının sehven atılmış sigara izmaritinden başlamış olabileceği, sigara izmaritinin herhangi bir dairenin balkonundan veya davacı tarafın depo olarak kullandığı batar kat penceresinden de atılabileceği, davalı tarafın sundurma altında depo olarak bulundurduğu soğutucu malzemelerin yangını başlatıcı veya arttırıcı bir etkisinin belirlenemediği görüş ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; davanın işyerinde çıkan yangın sebebiyle sigorta şirketinin rücuen tazmin için yaptığı icra takiplerine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu , davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı ihtilaf konusu hususun davalı borçlu dava konusu işyerinde kiracı sıfatı ile bulunduğundan yukarıda yazılı istinaf ilamında da belirtildiği üzere kiracının, kiralananı, sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmak ve kiralananın bulunduğu taşınmazda oturan kişiler ile komşulara gerekli saygıyı gösterme yükümlülüğü ile borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını giderme yükümlüğünün somut olayda ihlal edilip edilmediği noktasında toplandığı, dava konusu 09/07/2014 tarihli yangının dosya kapsamından anlaşıldığı üzere 22:50 saatinde başladığı dinlenen tanık beyanından ve bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere yangının apartman boşluğuna atılan sigara izmaritinin, aynı parsel üzerindeki iki binanın arasında yer alan, ... caddesi No:... adresindeki dükkanın arka tarafında,
dosya içeriğinde de apartman boşluğu olarak tabir edilen depo kısmında bulunan yanıcı
maddeleri tutuşturduğu yine bilirkişi raporunda belirtildiği üzere söz konusu alanın bakımı ve korunması sorumluluğunun kime ait olduğunu
belirtmek mümkün olmadığından davacının rücu hakkının olmadığının tespit edildiği, ancak apartman boşluğu olarak tabir edilen kısımdaki yapının projesinde olmadığı,
yapının kaçak olduğu, söz konusu kısma her iki binanın zemin katındaki üç dükkandan
da çıkılabildiği ancak her iki binanın ortak alanı olup, olmadığının bilinmediği,
parsele ait yönetim planında bu hususun belirtilip, belirtilmediği anlaşılması
için tapu müdürlüğünden yönetim planının temini gerekli olduğu mahkememizce Narlıdere Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılarak İzmir ili, Narlıdere ilçesi,...Mah.... parsel sayılı tapu kaydı bulunan taşınmaza ve taşınmaz üzerindeki kayıtlı tüm binalara ilişkin yönetim planının mahkememize gönderilmesinin istenilmesine karar verildiği verilen müzekkere yanıtı sonrasında düzenlenen ek raporda yangına konu, aynı parsel üzerindeki iki binanın arasında yer alan ve apartman boşluğu olarak tabir edilen kısımdaki depo amaçlı kullanılan yapının onaylı mimari projesinde gösterilmediği, ruhsatsız olarak inşa edilmiş olduğu anlaşılmakla söz konusu alanın parselin/ her iki binanın ortak alanı olup, olmadığı ve sair konuları bilinmediğinden bakımı ve korunması sorumluluğunun da kime ait olduğunu belirtmek mümkün olmadığı ancak söz konusu alana (ruhsatsız yapının yapıldığı iki blok arasına) sadece zemin katta mevcut 3 adet dükkandan çıkış kapısı planlandığı, onaylı projesinden görüldüğü, ayrıca, her iki apartmandan ( A ve B Blok üst kat pencerelerinden) bu kısma izmarit atılma imkanı olduğunun anlaşıldığının bildirildiği, Mahkememizce yapılan araştırma neticesinde yangının çıkışına konu, ... Caddesi No:... adresindeki dükkanın arka tarafında ve apartman boşluğu olarak tabir edilen kısımdaki depoya ilişkin; apartman yönetimi tarafından apartman boşluğu olarak tabir edilen kısma ilişkin alınmış bir karara rastlanmadığı taraflarca bu yönde bir delil sunulmadığı, yine 10/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda yangının sehven atılmış sigara izmaritinden başlamış olabileceği, sigara izmaritinin herhangi bir dairenin balkonundan veya davacı tarafın depo olarak kullandığı batar kat penceresinden de atılabileceği, davalı tarafın sundurma altında depo olarak bulundurduğu soğutucu malzemelerin yangını başlatıcı veya arttırıcı bir etkisinin belirlenemediğinin tespit edildiği dava konusu yangının çıktığı alana dışarıdan ve apartmanın diğer sakinleri tarafından erişimin bulunduğu yangına sebebiyet veren sigara izmaritinin kim tarafından atıldığının tespitinin mümkün bulunmadığı, gerek yangın raporunda gerek bilirkişi raporunda belirtildiği üzere söz konusu alana apartmanın diğer katlarının da cephesinin bulunduğu değerlendirildiğinde dosya kapsamında tam olarak kim tarafından sigara izmaritinin atıldığına dair bilgiye ulaşılmadığı, dava konusu davalıya ait iş yerinin çalışma saatlerinin de bu anlamda kesin bir sonucu etkili olmayacağı ve son olarak alanında uzman kişilerce de bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalıya ait ürünlerin yangının artmasında etkili olmadığı anlaşılmakla davacı tarafından dava konusu yangının çıkmasında davalının kusuru bulunduğunu ispat edemediği ve rücu şartlarının oluşmadığı kanaatine varılarak asıl davanın ve birleşen davanın reddine dair karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi olan İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına yatırılan 120,78-TL peşin harç ile İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası ile birleşen İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasına yatırılan 2.454,94-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 1.960,32-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333.maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/03/2025
Katip...
¸e-imza
Hakim...
¸e-imza
HÜKMÜN TAMAMLANMASI
HMK'nun 304. maddesinde hükmün tashihi 305. maddesinde ise hükmün tavzihi düzenlemelerine yer verilmiş, 28 Temmuz 2020 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanunla hükmün tamamlanması başlıklı 305/A maddesi HMK'ya eklenmiş bunun yanında tavzih ve tamamlama talebi ile usulü başlıklı 306. maddede eklemeler yapılmıştır.
Hükmün tamamlanması başlıklı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305/A maddesinde, taraflardan her birinin nihai kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
Talep, hüküm içinde yer alması gerekmesine rağmen yer verilmeyen dava dilekçesindeki taleplerden biri hakkında karar verilmesi olup, bu talebin niteliği itibariyle hükmün tashihi ile tavzihi yolu ile değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı gibi ancak HMK'nun 305/A maddesinde düzenlenen ek karar ile değerlendirilebilmesi mümkündür. İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesinin... Karar sayılı dosyası ile birleştirilen İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dava dosyası hakkında hüküm kurulması unutulmuştur. Bu taleple ilgili Birleştirilen İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davaya ilişkin bir hüküm kurulmadığından HMK'nun 305/A maddesi uyarınca hükmün tamamlanması suretiyle talebinin değerlendirilmesi ve hüküm kuruması mümkündür.
HMK'nun 306 (2) maddesi gereğince dosya üzerinde resen inceleme yapılarak; davacı tarafından dava konusu yangının çıkmasında davalının kusuru bulunduğunu ispat edemediği ve rücu şartlarının oluşmadığı kanaatine varılarak mahkememizce 18/03/2025 tarihli ... Karar sayılı hükmünde "Davanın REDDİNE" şeklinde ibareye yer verilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 304. maddesi gereğince 18/03/2025 tarihli ... Karar sayılı hükmününde yer alan "Davanın REDDİNE" ibaresinin "Asıl davanın ve birleşen davanın reddine" olarak tashihine karar verilmiştir.
Katip...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza