T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/434 Esas
KARAR NO : 2025/972
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 02/06/2023
KARAR TARİHİ : 15/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04.09.2021 tarihinde, ...idaresindeki, ZMMS poliçesi ... Aş tarafından düzenlenmiş... plakalı motosikletin yaya haldeki davacıya çarpması sonucu dava konusu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu trafik kazasında davacının ağır şekilde yaralandığını, malul kaldığını, davacının uğramış olduğu maddi zararların tazmini bakımından 16.01.2023 ve 17.02.2023 tarihinde sigorta şirketine başvurulmuş ise de herhangi bir olumlu yanıt alınamadığı ileri sürülmek suretiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00.-TL kalıcı iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle...laka sayılı aracın müvekkili sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı olduğunu, davacı tarafça yeterli koşulları taşımayan sağlık kurulu raporu ile başvuru yapıldığından öncelikle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise kaza ile illiyet bağı kurularak yeterli bir sağlık kurulu raporu alınmasını, TRH 2010 Hesap Tablosu ve %1.8 teknik faiz uygulanması suretiyle davacı zararının hesaplanmasını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağını, bu nedenlerle ATK'dan kusur raporu alınmasını talep ettiklerini belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 140/1. maddesi gereğince taraflar arasındaki uyuşmazlığın; 04/09/2021 tarihinde davalı yana kaza tarihini kapsar biçimde ZMMS sigortası ile sigortalı... plakalı araç ile yaya haldeki davacının karışmış oldukları trafik kazası neticesinde, kazaya karışan tarafların kusur durumlarının belirlenmesi, davacının vücut bütünlüğünde kalıcı hasar oluşup oluşmadığı ve bu hasarın kalıcı iş göremezliğe sebebiyet verip vermediği, vermiş ise kalıcı iş göremezlik oranının tespiti ile bu orana karşılık gelecek tazminat tutarının belirlenmesi, davalı yanın belirlenecek tazminattan sorumlu olması halinde ne şekilde ve ne surette sorumlu olacağı ve davalı yana davadan evvel KTK 97 uyarınca 16/01/2023 tarihinde yapıldığı anlaşılan başvuruya ilişkin davalı yanın 18/01/2023 tarihinde vermiş olduğu cevabi yazı ile davalının temerrüte düşüp düşmediğinin, düşmemiş ise davalı temerrütünün oluşmuş ise hangi tarih itibariyle oluştuğunun tespiti ile değerlendirilmesine yönelik trafik kazasından kaynaklı açılan maddi tazminat davası olduğu tespit edildi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı vekilinin yargılamanın devamı esnasında 10/10/2025 tarihli dilekçesi ile; davalı taraf ile dava dışı sulh olduklarını, bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığından bahisle davadan feragat ettiklerini beyan ettiği görülmekle, davacı vekilinin vekaletnamesinde de davadan ve kanun yollarından feragat etmeye yönelik olarak özel yetkisinin bulunduğu, davalı vekilinin de yine 10/10/2025 tarihli dilekçesi ile; davacı tarafından sunulan feragati kabul ettiklerini, davacı taraftan herhangi bir vekalet ücreti ile yargılama gideri taleplerinin olmadığını, ancak arabuluculuk ücretinin Yerleşik içtihatlar gereği davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Feragat, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. maddesinde; ''Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.
Feragat beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir.
Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesinde, davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır, hükmü yer almaktadır.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı vekilinin feragat dilekçesi ve davalı vekilinin feragati kabul dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin 10/10/2025 tarihli feragat dilekçesindeki beyanı ile davadan feragat ettiğini belirtmiş olması nedeniyle, vekaletnamesinde de davadan ve kanun yollarından feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla, açılan davanın feragat sebebiyle reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2- Karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununun 22. maddesi gereğince 2/3 oranında alınması gereken 410,26.-TL harçtan, davanın açıldığı sırada peşin olarak alınan 179,90.-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 230,36.-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3- Taraf beyanları uyarınca, taraf vekilleri yararına vekalet ücreti yükletilmesi konusunda karar verilmesine yer olmadığına,
4- Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
5- Dava şartı arabuluculuk kapsamında uyaptan yapılan sorgulamada henüz hazine tarafından ödeme yapılmadığı görüldüğünden; hazine tarafından ödeme yapıldığı taktirde bu miktarın davacı taraftan tahsili için dosyanın kesinleşmesine müteakip harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
6- Kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yokluklarında, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verildi. 15/10/2025
Katip...
E imza
Hakim...
eimza