T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/451 Esas
KARAR NO : 2024/208
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/06/2019
KARAR TARİHİ : 03/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.07.2016 tarihli ve ... sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen OHAL kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılan . Kolejinin bağlı olduğu... Koleji İşletmeleri A.Ş.'nin, 670 Sayılı KHK'nin 5(3) maddesi uyarınca, faaliyetinin sonlandırılıp ticaret sicilinden terkin edildiğini, tüm hak ve alacakları ile birlikte malvarlığının Hazineye devredildiğini, aynı kararnamenin 5(1) maddesi uyarınca oluşturulan komisyon tarafından, davalı şirketin kapatılan ve terkin edilen şirkete 510.785,63TL borcu olduğunun tespit edilmesi üzerine tahsili için davalı hakkında, davaya konu icra takibinin yapıldığını, davalının borca ve ferilerine itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu, itirazın herhangi bir dayanağının bulunmadığını bildirmiş, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete yöneltilen davanın hukuki ve yasal hiç bir dayanağının bulunmadığını, müvekkili şirketin de dahil olduğu ... Şirketler Grubundaki şirketler arasında cari hesap ilişkisinin mevcut olduğunu, kararname gereği kapatılıp terkin edilen... Şirketinin 13.08.2016 tarihinde mühürlenerek kapatıldığını, müvekkili şirketin idari ofisinin kapatılan şirketin 18 Sk. No:...İZMİR adresinde bulunan mühürlenen bina içerisinde olduğunu, kolejin kapatılma tarihinden itibaren ofise girilemediğini, müvekkili şirkete ait demirbaş ve bilgisayarların bina içerisinde kaldığını ve henüz iade edilmediğini, şirketin datalarına ulaşılamadığını, bu nedenle İzmir... Koleji.. Şirketi ile ilgili tamamlanması gereken pek çok kaydın müvekkili şirket tarafından tamamlanmasının mümkün olmadığını, karşılıklı mutabakat sağlanamadığı için eksik bilgi ve kayıtlara dayalı olarak tespit edildiği ileri sürülerek müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, şirket kayıtlarında borç görülmesi sebebinin şirket kayıtlarının tamamlanmadan el koyma suretiyle alınmış olmasından kaynaklandığını, müvekkili şirketin terkin edilen şirkete hiçbir borcunun bulunmadığını, olağanüstü hal KHK'leri ile olağanüstü halin süresi dışında uygulaması sürecek kurallar konamayacağını, kapatılma kararının kesinleşmemiş olması nedeniyle açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, dava konusu alacağın ...Şirketler Grubuna dahil iki şirketin cari hesap ilişkisine dayalı olup likit olmaması ve yargılamayı gerektirmesi sebebiyle icra inkar tazminatı talebi yerinde olmadığını bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Dava, 20.07.2016 tarih, 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen OHAL kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılarak Hazineye devredilen şirketin, davalıdan olan alacağının tahsili için yapılan icra takibinde, davalı tarafın, borca ve ferilerine ilişkin yaptığı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, yapılan yargılama sonunda 17/02/2022 tarihli kararla görevsizlik kararı verilmiş, kararın taraflarca istinafı sonrasında İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin kesin kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, mahkememizce zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin verilen 26.10.2022 tarihli karar davacı tarafın bu konudaki dava şartı eksikliğini görevsizlik kararından sonra yerine getirmiş olması nedeniyle istinaf yolu ile kaldırılmış, davanın usul ve esas yönünden yargılaması yapılmıştır.
İlk derece mahkemesi ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin gerekçeli kararlarında da açıklandığı üzere, davanın halefiyet esasına göre açılmış olması nedeniyle kapatılan şirketin özel hukuk tüzel kişisi tacir, davalı tarafın da özel hukuk tüzel kişisi tacir olması nedeniyle davanın nispi ticari dava niteliğinde olduğu ve uyuşmazlığı çözmede mahkememizin görevli olduğu ön inceleme duruşmasında belirlenmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; olağanüstü hal KHK'leri ile olağanüstü halin süresi dışında uygulaması sürecek kurallar konamayacağını, kapatılma kararının kesinleşmemiş olması nedeniyle açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini iddia etmiş ise de, davacı tarafın iddialarında hukuki bir geçerlilik ve haklılık bulunmadığı, KHK ile verilen yetkinin somut olay yönünden kaldırılmadığı sürece geçerli olup, kapatma kararının iptal edilmediği sürece davacı tarafın yetkisine dayanarak icra takibi yapmak ve dava açmak gibi konulardaki yetki ve hukuki yararının bulunduğu, kapatma kararının iptali konusunda açılmış davaların davacının yetkisine ve kanunla verilen haklarını kullanmasına engel olmadığı, KHK hükümlerinin kanun hükmüne dönüştürüldüğü, icra takip ve dava tarihi itibariyle olağan üstü hal uygulamasının yürürlükte olduğu, sonradan kaldırılmış olmasının uyuşmazlığın çözümüne engel olmadığı dikkate alınarak, ön inceleme duruşmasında davacı tarafın, dava açmakta hukuki yararının bulunduğunun ve devam ettiğinin tespiti ile aksi yöndeki davalı tarafın iddia ve itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, dava dilekçesine ekli olarak sunduğu belgeler, kapatılan şirket ile davalı şirketin ticari defter ve kayıtları ile vergi müfetişleri tarafından hazırlanan raporlar ve komisyon karar tutanakları uyarınca, kapatılan şirketin davalı şirketten icra takibine ve davaya konu edilen alacak miktarı kadar alacaklı olduğu iddiasındadır. Buna karşın davalı şirket kapatılan şirket ile müvekkili şirketin defter ve kayıtları ile bilgisayarlarına el konulması nedeniyle her iki şirket arasında gerçekleşen ticari işlemlerin defter ve kayıtlara işlenemediğini, kayıtların tamamlanamadığını, her iki şirket arasında karşılıklı mutabakat sağlanamadığı için eksik bilgi ve kayıtlara dayalı olarak alacak tespiti yapıldığını, davalı şirketin kapatılan şirkete bir borcunun bulunmadığını iddia etmiştir.
Davanın niteliği, dava dilekçesindeki anlatım ve sonuç talepler ile davalı tarafın savunmaları ve toplanan tüm deliller birlikte dikkate alındığında; kapatılan şirket ile davalı şirketin el konulan bilgisayarlarındaki kayıtlar ile defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle uyuşmazlığın çözümünün mümkün ve yeterli bulunduğu dikkate alınarak, mali müşavir nitelikli bilirkişiden kapatılan şirket ve davalı şirkete ait defter ve kayıtlar ile bilgisayar kayıtları üzerinde ve dosyada toplanan deliller dikkate alınmak suretiyle rapor alınarak uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmiştir.
Bilirkişi 27.02.2024 tarihli raporunda; dava dosyasında bulunan belgelerin yanı sıra kapatılan şirkete ait okul binasında bulunan kapatılan şirkette ve davalı şirkete ait belgelerin incelenerek raporun hazırlandığını, Vergi Baş Müfettişi ... tarafından düzenlenmiş, 16.06.2017 tarihli görüş ve öneri raporu başlıklı belgede, İzmir... Koleji İşletmeleri A.Ş. nin 13.08.2016 kapanma tarihi itibariyle hak ve alacaklarının ayrıntılı olarak tespit edildiği beyan edilerek, 21.569.645,98 TL lik alacak ve haklara raporun 9. nolu ekinde yer verildiğinin beyan edildiği, rapor ekinde yer alan 9. nolu ekte, davalı şirketten 510.785,63 TL alacakı olduğu bilgisine yer verildiğini, dava dosyasına ibraz edilen, Vergi Müfettişi ... tarafından 16.05.2019 tarih ve ...sayılı yazı ekinde sunulan İzmir ... Koleji İşletmeleri A.Ş. hak ve alacaklarının incelenmesi konulu daimi inceleme ve değerlendirme komisyon karar tutanağında; ... Koleji ve bağlı ortaklıklarının yasal defterlerinin boş olarak ... Koleji binasında muhafaza altında olduğunun, ancak bağlı kurumların bilgisayar yedek kayıtlarının alındığının, dijital kayıtlar üzerinden 2016 yılı beyannamelerinin verildiğinin, bağlı kuruluşların bilgisayar kayıtlarından alınan yevmiye ve defteri kebir ile ... Koleji yardımcı kayıtlarının ekli CD içinde, İzmir... Koleji A.Ş. nin 2016 yılı Ba-Bs formlarının karara ek yapıldığının, komisyonun elinde başkaca bilgi ve belge bulunmadığının, yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda tespit edilen alacaklar içinde davalı şirketten olan alacak bilgisine yer verilmemiş olduğunun, ayrıca bağlı şirketler arasındaki borç-alacak ilişkisinin mal ve hizmet alım satımının yanında bilhassa grup şirketlerinde finansman ihtiyaçları doğrultusunda borç para verme işlemlerinin yaygın olarak yapıldığının tespit edildiğini, bu karar ekinde sunulan İzmir... Koleji İşletmeleri A.Ş. ye ait 2016 yılı Ba ve Bs formları incelendiğinde, ...Elektronik A.Ş. firmasından yapılan 1 adet 5.092,00 TL lik mal ve hizmet alımı bilgisinin mevcut olduğunun, İzmir... Koleji İşletmeleri A.Ş tarafından davalı şirkete mal ve hizmet satışına dair fatura bilgisinin mevcut olmadığının, anılan karar ekinde sunulan mizan verileri incelendiğinde, ... Şirketi 01.07.2015 - 30.06.2016 başlıklı ayrıntılı mizan verilerinde, diğer çeşit alacaklar altında takip edilen 136.01.007 ...Elektronik A.Ş. hesabında 475.725,05 TL borç verisinin mevcut olduğunu, Vergi Müfettişi ... tarafından hazırlanan 15.05.2019 tarih ve ... sayılı yazı ekinde sunulan, daimi inceleme ve komisyon karar tutanağında; İzmir... Şirketi ile davalı şirketin ikisinin de 2016 yasal defter ve belgelerinin kapatılan İzmir... Şirketinin kampüs binasında olduğunun ve her iki kurumun yasal defterlerinin yazdırılmamış olduğunun bildirildiğini, kurumun bilgisayar yedek kayıtlarının alındığının, dijital kayıtları üzerinden 2016 yılı beyannamelerinin verildiğinin, zaten kurumun bilgisayar ortamındaki defter kayıtlarının Devletin muhafazası altında olduğunun, davalı şirketin bilgisayar kayıtlarından alınan yevmiye ve defteri kebir ile ... Koleji yardımcı kayıtlarının excel ortamında ve İzmir... Şirketinin 2016 yılı Ba-Bs formlarına yazı ekinde yer verildiğini, komisyonun elinde başkaca bilgi ve belge bulunmadığını, yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, davalı şirketin bilgisayar kayıtlarından 13.08.2016 tarihi itibariyle İzmir... Şirketine 406.826,98 TL borçlu olduğunu, fakat kapatılmış olması nedeniyle kurumlar arasında mutabakat sağlanamadığına, bu nedenle 17. Komisyon nezaretinde İl KHK işlemleri bürosu nezaretinde yapılan kapatma kayıtlarının doğru olduğu değerlendirmesi yapılarak 510.785,63 TL alacağın tahsili için takibe devam edilmesi gerektiği değerlendirmesine yer verilmiş olduğunu, Vergi Baş Müfettişi ... tarafından hazırlanan 19.12.2016 tarihli yazı ekinde sunulan İzmir .. Şirketinin alacaklarını gösterir tabloda, grup şirketlerinde olan alacaklar içinde davalı şirketten 501.785,63 TL alacak bilgisine yer verilmiş olduğunu, üç ayrı odada yüzlerce klasör ve koli içinde bulunan belgelerin kurum yöneticisi gözetiminde iki defa tek tek incelenmesine rağmen davaya konu alacak yönünden yapılan incelemede, kapatılan şirketin 2015 yılı yevmiye defteri ile davalı şirketin 2015 yılı defter-i kebir, yevmiye defteri ve envanter defterlerinin boş olarak, sadece açılış tasdiki yapılmış ancak 2015 yılı işlemleri yazdırılmamış olarak muhafaza edilmekte olduğunu, 2016 yılına ait herhangi bir kanuni defterin mevcut olmadığını, davaya konu alacağa ilişkin herhangibi bir belgenin mevcut olmadığını, yapılan tüm araştırmaya rağmen kapatılan şirket ile davalı şirketin 2016 yılı kanuni defter ve mizan kayıtlarına rastlanmadığını, bu durumun tutanak altına alındığını, kapatılan şirketin kapatılma tarihi itibariyle bilgisayar ortamında 17.Komisyon tarafından nezaretinde kurum muhasebecisine kayıtların tamamlatılarak mizan hazırlatıldığını, çalışmalar tamamlandıktan sonra kapatılan şirket ile davalı şirketin defter kayıtlarının yer aldığı bilgisayar hard disklerinin Emniyet mensuplarınca sökülerek götürülmüş olduğunu, Vergi Müfettişi ... tarafından 15.05.2019 tarih ve... sayılı yazı ekinde sunulan daimi inceleme ve değerlendirme tutanağında yer verildiğini, kapatılan şirket ile davalı şirketin kanuni defterlerine rastlanmadığını, davaya konu alacağın, el konularak kapatılma sonrasında 17. Komisyon tarafından nezaretinde kurum muhasebecisine kayıtların tamamlatılarak hazırlanan mizan kayıtlarına ve Vergi Müfettişleri tarafından hazırlanan raporlara dayanmakta olduğunun anlaşıldığını, bununla birlikte, dava dosyasına ibraz edilen Vergi Müfettişlerince hazırlanmış raporlar ve mizan verilerine göre alacak tutarları arasında ihtilaf bulunduğunu, Vergi Baş Müfettişi ... tarafından düzenlenmiş, 16.06.2017 tarihli Görüş ve Öneri raporu ekinde yer alan 9. nolu ekte, davalı şirketten olan 510.785,63 TL bilgisine yer verildiğini, buna karşın aynı baş müfettiş tarafından hazırlanan 19.12.2016 tarihli yazı ekindeki tabloda grup şirketlerinde olan alacaklar içinde kapatılan şirketin, davalı şirketten 501.785,63 TL alacaklı bilgisine yer verildiğini, Vergi Müfettişi ... tarafından hazırlanan 16.05.2019 tarihli ve ...sayılı yazı ekindeki komisyon tutanağında ayrıntılı mizan verilerinde davalı şirket hesabında 475.725,05 TL borç verisinin mevcut olduğunu, ibraz edilen belgelerin alacağın varlığının tespiti açısından yeterli ve geçerli belge olarak kabul edilip edilmeyeceği ve eğer kabul edilecek ise, ibraz edilen Vergi Müfettişi raporlarından veya mizandan hangisine göre karar oluşturulacağı hususunun mahkemenin taktirinde olduğunu, alacağın varlığının ve miktarının kanuni defter ve kayıtları ile tespit edilemediğini, davacının alacağının miktarı hususunda ibraz edilen belgeler arasında ihtilaf bulunduğunu, tutarı ve ödeme vadesi belli olmayan alacağın ancak takip tarihi itibariyle muaccel olacağını ve takip tarihinden itibaren avans faizi talep edilebileceğini bildirmiştir.
HMK'nın ispatı ve delilleri düzenleyen 187.ve devamı maddeleri içinde yer alan 190 (1) maddesinde ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu düzenlenmiştir. Buna göre; genel kural herkesin iddiasını ispatlamak zorunda olduğudur. Somut dava yönünden, ispat yükü konusunda özel bir düzenleme bulunmamakla birlikte kanuni bir karineye dayanılması da söz konusu değildir. Buna göre; davacı tarafın, kapatılan şirketin davalı şirketten olan dava ve takip konusu alacağının varlığının yazılı delillerle ispat edilmesi zorunludur. Davacı taraf, dava konusu alacağı için vergi müfettişleri tarafından hazırlanan raporlar ve bu raporlar ekinde sunulan komisyon tutanaklarına ve ekli belgelere dayanmıştır. Ancak, bilirkişi raporunda da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere rapor ve raporlar ekinde yer alan belgeler alacağın varlığını kanıtlar nitelikte bulunmadığı gibi farklı alacak miktarlarına ilişkin olması nedeniyle birbirleriyle de uyumlu değildir. Bunun yanında davacı tarafça el konulan kapatılan şirket ile davalı şirketin defter ve kayıtları ile bilgisayar kayıtları üzerinde ayrıntılı ve kapsamlı bilirkişi incelemesi yapılmasına rağmen bilirkişinin raporunda ayrıntılarıyla açıkladığı üzere yalnız kapatılan şirkete ait 2016 yılı Ba ve Bs formları incelendiğinde, ...Elektronik A.Ş. firmasından yapılan 1 adet 5.092,00 TL lik mal ve hizmet alımı bilgisinin mevcut olduğu, bu karşın bu konuda bir faturaya rastlanmadığı, kapatılan şirket ile davalı şirketin yasal defterlerinin boş ve yazdırılmamış olduğu, kapatılan şirket ile davalı şirket arasında dava konusu alacak miktarı kadar veya bu alacak miktarının altında ya da üzerinde bir miktarı içerir bir faturanın veya irsaliye belgesinin düzenlenmediği gibi cari hesap ilişkisi uyarınca tutulan bir cari hesabında bulunmadığı, taraflar arasında cari hesap mutabakatına ilişkin bir belgeye rastlanmadığı, kapatılan şirketin 2015 yılı yevmiye defteri ile davalı şirketin 2015 yılı defter-i kebir, yevmiye defteri ve envanter defterlerinin boş olarak, sadece açılış tasdiki yapılmış ancak 2015 yılı işlemlerinin yazdırılmamış olduğu, her iki şirketin 2016 yılına ait herhangi bir kanuni defterinin mevcut olmadığı, bilirkişinin yaptığı incelemede davaya konu alacağa ilişkin herhangi bir belge bulamadığı ve kapatılan şirket ile davalı şirketin 2016 yılı kanuni defter ve mizan kayıtlarına da ulaşamadığı, rapordaki bu tespitlere rağmen davacı tarafça bu kayıtların sunulmadığı ve bulunduğu yerin dahi bildirilmediği, davaya konu alacağın, el konularak kapatılma sonrasında 17. Komisyon tarafından nezaretinde kurum muhasebecisine kayıtların tamamlatılarak hazırlanan mizan kayıtlarına ve Vergi Müfettişleri tarafından hazırlanan raporlara dayandığı, bu belgelerin dava konusu alacağın varlığını kanıtlamaya yeter nitelikte belgeler olarak kabul edilmesinin mümkün bulunmadığı, kapatılan şirket ile davalı şirketin ticari şirketler olmaları nedeniyle alacağın varlığının ve miktarının yazılı belgeler ve ticari defter ve kayıtlar ile kanıtlanmasının zorunlu olmasına rağmen bu nitelikteki kayıt, defter ve belgelerle kanıtlanamadığı dikkate alınarak davanın reddine, davanın reddine karar verilmesi nedeniyle davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:
1-Davanın REDDİNE,
2-Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Davacının, harçtan muaf olması nedeniyle harç alınmasına yer olmadığına,
4-Davalı taraf yararına A.A.Ü.T'nin 13(1) maddesi uyarınca takdir edilen 90.662,44 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi uyarınca 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinden oluşan yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
7-Davalı tarafça yapılan yedi adet eletronik tebligat gideri bedeli 53,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Taraflarca peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/04/2024
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza