T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/459
KARAR NO : 2025/523
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/05/2023
KARAR TARİHİ : 10/06/2025
Torbalı .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dava dosyası, 16/05/2023 tarihli görevsizlik kararı gereğince, mahkememize tevzi edilmekle, Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ün, ... Vergi No'lu Liz Tekstil ünvanlı şahıs işletmesi olduğunu, TTK'nın 64. maddesi gereği yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defteri tuttuğunu, tacir sıfatına haiz olduğunu, 2021 Ekim ayından itibaren müvekkili ile ... Tekstil arasında, ... Tekstil'in talepleri doğrultusunda, denetim ve gözetimi altında, ... Tekstil'ce verilen işlerin müvekkilinin kendi işyerinde yerine getirilmesi suretiyle kurulan, fason üretim ilişkisi kurulduğunu, tüm bu süreç boyunca müvekkilinin, davalının denetimi altında çalıştığını, davalının talep ettiği miktarda işçi istihdam ettiğini, davalının talepleri doğrultusunda büyümeye giderek davalının talep ettiği çeşitli sertifikalar ve belgeler alarak tüm iş planı ve yürütümünü bu doğrultuda inşa ettiğini, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmiş olmasına karşın davalının yükümlülüklerine aykırı davranarak müvekkilinin zararına sebebiyet verdiğini, müvekkili ile davalı arasındaki fason üretim ilişkisi kapsamında, müvekkilinin davalının onayına bağlı çalıştığını, dışarıdan iş alma yasağına tabi olduğunu, davalının doğrudan gözetim ve talimatları uyarınca çalışmalarını sürdürdüğünü, bu iş ilişkisi modelinin sonucu davalının belirli yükümlülükler altında olduğunu, davalının yükümlülükleri arasında, talep ettiği çalışan sayısı ve iş hacmi oranında sipariş girmek ve fiyat politikalarını işin devamını sağlayacak şekilde belirlemek olduğunu ancak davalı tarafça bu yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, diğer üreticilere uyguladığı sipariş ve fiyat politikalarını müvekkili şirkete uygulamadığını, tarafların aralarındaki iş ilişkisi gereğince ve taahhüt edilen işlerin kusursuz yerine getirilebilmesi için talimata uygun sayıda işçi çalıştırıldığını, iş yerine gerekli teçhizatlar yine taahhüt edilen işin gerekleri doğrultusunda temin edildiğini, bu ilişkiye güvenilerek yapılan giderlere rağmen uygulanan fiyat politikası ve siparişlerin gün geçtikçe azaltılması ve en sonunda siparişlerin kesilmesi sebebiyle zararlarının ve kar mahrumiyetinin doğduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, belirsiz alacak olarak şimdilik 5.000,00-TL tazminat alacaklarının ve kar mahrumiyetlerinin tespiti ile, tespit edilecek alacak ve alacağa arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizinin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının soyut ve hukuki dayanaktan yoksun iddia, beyan ve taleplerini reddettiklerini, davacının davayı somutlaştırma yükümlülüğü yerine getirmesi gerektiğini, davacı ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişkinin, davacının belirttiğinin aksine 2021 Ekim ayından değil, dönem dönem de olsa geçmişten; 2011 yılından gelen bir ilişki olduğunu, dava dilekçesinde tüm bu süreç ile 2021 Ekim'den itibaren olan dönemin kast edildiği anlaşılmaktaysa da özellikle son 10 yılda sahip olduğu belge ve kayıtlar incelendiğinde davacının, müvekkili şirketin denetimi altında çalışmadığının görüleceğini, davacı tarafından müvekkili şirketin yükümlülüklerinden bahsedilmişse de, taraflar arasındaki kurulduğu iddia edilen sipariş usulü fason konfeksiyon üretim işinde yine müvekkilin yerine getirmediği iddia edilen yükümlülüklerinin neler olduğunun yazılı delilleri ile açıklanması gerektiğini, dava dilekçesi ekinde delil olarak sunulu e-postaların müvekkili şirketin mülkiyetinde olan ticari sır ve hatta ve daha önemlisi kişisel veri nitelikli iç yazışmalarına ilişkin e-postalar olup davacı yan ve dava konusu uyuşmazlıkla ile ilgisi bulunmayan e-postaların, KVVK hükümleri gözetilerek imha edilmesi gerektiğini, davacı yanın delil listesi incelendiğinde tanık ve davalının defter ve kayıtlarında tespit edilecek aynı hukuki ilişkiye girdiği 3.kişilerle ilgili defter, kayıt ve belgelere delil olarak dayanıldığı görülse de bu iki delile de muvafakatlerinin olmadığını, hangi vakıanın ispatında tanık deliline dayanıldığı konusunda da davacı yanın somutlaştırma yükünü yerine getirmediğini, davaya cevap vermek ve savunma yapmak mümkün olmadığı gibi bilirkişi incelemesi yapılmasının dahi mümkün olmadığını beyan etmekle, somutlaştırma yükümlülüğünün yerine getirilmesi için davacı yana 1 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içinde somutlaştırma yükü yerine getirilmediği takdirde davanın esastan reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Dosya, ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-Taraflar arasındaki 09/10/2018 tarihli Fason Yüklenici Sözleşmesi ile 23/08/2019 tarihli Fason Yüklenici Sözleşmesi ile sair sözleşmeler, 03/06/2021 tarihli Sözleşme, çalışma prosedürleri başlıklı belge, bilgi formları,
3-Davacı ...'e ait esnaf sicil kayıtları, ticaret sicil kayıtları, vergi sicil kayıtları ile 2015-2024 tarihleri arasındaki kayıtları gösterir BA/BS formları,
4-Davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları,
5-Davacıya ait ticari kayıt ve defterler,
6-Davalı şirkete ait ticari kayıt ve defterler,
7-Bilirkişi heyetinin 14/03/2025 havale tarihli raporları,
8-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, taraflar arasındaki Fason Yüklenici Sözleşmesine binaen, davacı şirketin davalı şirketin talepleri doğrultusunda, denetim ve gözetimi altında, davalı şirketçe verilen işlerin davacı şirkete ait iş yerinde yerine getirilmesine yönelik fason üretim işlerine dair olarak bulunan ticari ilişki kapsamında, davalı şirketin davacı şirketten talep ettiği çalışan sayılı ve iş hacmi oranında sipariş girmediği, fiyat politikalarını işin devamını sağlayacak şekilde belirlemediği, diğer üreticilere uyguladığı sipariş ve fiyat politikalarını davacı şirkete uygulamadığı, eşitlik ilkesine aykırı davrandığı, bu sebeplerle davacı şirketin zarara uğramasına ve işlerini devam ettiremeyecek pozisyona gelmesine sebep olduğu, davacının dışarıdan iş alma yasağına tabi olarak çalıştırıldığı iddiaları çerçevesinde, davacı şirketin uğradığı maddi zarar bedeli ile mahrum kaldığı kar bedelinin belirlenerek, belirlenecek maddi zarar bedeli ile mahrum kalınan kar bedellerinin arabulucuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki Fason Yüklenici Sözleşmesine binaen, davacı şirketin davalı şirketin talepleri doğrultusunda, denetim ve gözetimi altında, davalı şirketçe verilen işlerin davacı şirkete ait iş yerinde yerine getirilmesine yönelik fason üretim işlerine dair olarak bulunan ticari ilişki kapsamında imzalanan 09/10/2018 tarihli Fason Yüklenici Sözleşmesi, 23/08/2019 tarihli Fason Yüklenici Sözleşmesi, 03/06/2021 tarihli Sözleşmen kapsamında, davalı şirketin davacı şirketten talep ettiği çalışan sayılı ve iş hacmi oranında sipariş girmediği, fiyat politikalarını işin devamını sağlayacak şekilde belirlemediği, diğer üreticilere uyguladığı sipariş ve fiyat politikalarını davacı şirkete uygulamadığı, eşitlik ilkesine aykırı davrandığı, bu sebeplerle davacı şirketin zarara uğramasına ve işlerini devam ettiremeyecek pozisyona gelmesine sebep olduğu, davacının dışarıdan iş alma yasağına tabi olarak çalıştırıldığından bahisle, davacı şirketin maddi zarara uğradığı ve kar bedelinden mahrum kaldığının iddia edildiği görülmektedir.
12/10/2023 tarihli duruşma 6 numaralı ara kararında, davacı vekili tarafından davanın açılışı sırasında da dava değerinin 5.000,00-TL olarak gösterildiği, netice-i talep kısmında ise maddi tazminat ve mahrum kalınan kar bedelinin davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesinin talep edildiği, belirtilen tazminat kalemleri karşılığında ne kadar tazminat talep edildiğinin açık açık ve ayrı şekilde belirtilmediği anlaşılmakla, davacı vekiline dava dilekçesinin netice-i talep kısmına konu edilen tazminat kalemleri karşılığında ne kadar tazminat talep edildiğini ayrı ayrı ve açık bir şekilde açıklamak üzere iki haftalık kesin süre verilmiş, davacı vekili tarafından verilen kesin süre içerisinde beyanda bulunulmuş olmakla, dava değerinin dava dilekçesinin netice-i talep kısmına konu edilen maddi tazminat talebi açısından 2.500,00-TL ve mahrum kalınan kar bedeli açısından 2.500,00-TL olduğu beyanı doğrultusunda, dava dilekçesinde maddi tazminat talebi açısından 2.500,00-TL ve mahrum kalınan kar bedeli açısından 2.500,00-TL talep edildiği kabul olunarak yargılamaya devam olunmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir.
Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.
Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir.
12/10/2023 tarihli duruşma 7 numaralı ara kararında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davacı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davacı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, davacı vekili davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmiştir.
12/10/2023 tarihli duruşma 8 numaralı ara kararında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davalı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davalı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, davalı vekili davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmiştir.
16/11/2023 tarihli duruşma 2 numaralı ara kararında, davacı vekiline, dava dilekçesinde iddia etmiş olduğu; davacının, davalı şirketin denetimi ve gözetimi altında çalışma usulünün ne şekilde gerçekleştiği, davalı şirketin talep ettiği miktarda kaç adet işçi istihdam ettiği, işçilerin ad ve soyadlarının ne olduğu, davalı şirketin talep ettiği sertifika ve belgelerin neler olduğu, davalı şirketin çalışan sayısı ve iş hacmi oranında sipariş girme ve fiyat politikalarını belirleme ile diğer fason üreticilerle eşit şekilde davranma yükümlülüğüne aykırı fiillerinin neler olduğu, sipariş girme ve fiyat politikaları ile diğer üreticilere eşit davranma yükümlülüklerinin ne şekilde belirlendiği, iş yerine taahhüt edilen işin gereği doğrultusunda temin edilen teçhizatların neler olduğu, talimatın ne zaman ve ne şekilde verildiği, davacının büyümeye gitmesine sebep olan davalı şirketin hangi talepleri olduğu hususlarını açıklamak ve dava dilekçesinde iddia edildiği üzere taraflar arasında 2021 yılının Ekim ayında başladığı belirtilen fason üretim ilişkisine ilişkin yazılı ve her iki tarafın imza ve kaşesini içerir sözleşmenin aslı veya onaylı suretini mahkememize sunmak üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119/1-e. ve 194. maddeleri uyarınca iki haftalık kesin süre verilmiş olup, verilen kesin süre içinde davacı vekili tarafından beyanda bulunulmuştur.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde, dosyanın bir tekstil alanında uzman ve bir Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, davacıya ait vergi sicil kayıtları, davacıya ait esnaf sicil kayıtları, davacıya ait ticari defter ve belgeler, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler, taraflar arasındaki 09/10/2018 tarihli Fason Yüklenici Sözleşmesi ile 23/08/2019 tarihli Fason Yüklenici Sözleşmesi ile sair sözleşmeler, 03/06/2021 tarihli Sözleşme, çalışma prosedürleri başlıklı belge, bilgi formları ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; taraflara ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadıkları, taraflara ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadıkları, taraflara ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadıkları, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ne zaman başladığı, hali hazırda devam edip etmediği, taraflar arasındaki, davacı şirketin davalı şirketin talepleri doğrultusunda, denetim ve gözetimi altında, davalı şirketçe verilen işlerin davacı şirkete ait iş yerinde yerine getirilmesine yönelik fason üretim işlerine dair olarak bulunan ticari ilişki kapsamında, davacıya ait ticari defter ve belgelerden anlaşıldığı üzere davacının iş yerinde kaç işçi çalıştırdığı ve iş yerinde kaç adet makinesinin bulunduğu, makinelerin mahiyetlerinin ne olduğu, dava dilekçesinde davacının dışarıdan iş alma yasağının bulunduğunun belirtilmesi karşısında davacının davalı şirket ile çalıştığı süreçte başka gerçek veya tüzel kişiler ile fason üretimi veya başka bir konuda çalışıp çalışmadığı, davalı şirketten başkaca herhangi bir gerçek veya tüzel kişiden iş alıp almadığı, davacı ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkinin iş hacminin ne kadar olduğu, çalışma süresi boyunca iş hacminde artma veya azalma olup olmadığı, var ise hangi yönde ve hangi miktarda artma veya azalma olduğu, davalı şirket tarafından verilen işlerin gereği gibi yerine getirilmesi amacıyla davacıya ait iş yerinde yeterli sayıda işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı ve gerekli teçhizatların iş yerinde bulundurulup bulundurulmadığı, davalı şirketin davacıya ne kadar miktarda iş verdiği, davalı şirketin davacı ile aynı iş kolunda olacak şekilde davacıdan başka herhangi bir üretici gerçek veya tüzel kişi ile çalışıp çalışmadığı, çalışıyor ise davalı şirketin aynı iş kolunda çalıştığı üreticiler açısından herhangi bir ücret, üretim miktarı, fiyat politikası, sipariş miktarı politikası bulunup bulunmadığı, yoksa her üretici ile farklı anlaşmalarının bulunup bulunmadığı, davalı şirketin diğer üreticilere uyguladığı fiyat politikası ile davacıya uyguladığı fiyat politikası arasında fark bulunup bulunmadığı, var ise sebebinin ne olduğu, davalı şirketin her üretici açısından eşit davranıp davranmadığı, davalı şirketin davacı şirketten talep ettiği çalışan sayılı ve iş hacmi oranında sipariş girip girmediği, fiyat politikalarını işin devamını sağlayacak şekilde belirleyip belirlemediği, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı şirketin davacı şirketten talep ettiği çalışan sayılı ve iş hacmi oranında sipariş girmemesi, fiyat politikalarını işin devamını sağlayacak şekilde belirlememesi, diğer üreticilere uyguladığı sipariş ve fiyat politikalarını davacı şirkete uygulamaması, eşitlik ilkesine aykırı davranması hususları sabit ise bu uygulamaların davacının zarara uğramasına ve işlerini devam ettiremeyecek pozisyona gelmesine sebep olup olmadığı, davacı şirketin maddi zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise maddi zararının hangi kalemlerden oluşup hangi miktarda zarara uğradığı, davacının belirtilen uygulamalar sebebiyle mahrum kaldığı kar bedeli bulunup bulunmadığı, var ise davacının hangi miktarda kar bedelinden mahrum kaldığı, neticeten dava konusu iddialar ve savunmalar çerçevesinde davacının davalı şirketten talep edebileceği maddi zarar ve mahrum kaldığı kar bedelinin ne kadar olduğu hususları ile sair hususların belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, bilirkişi heyeti 14/03/2025 havale tarihli raporlarında sonuç olarak; davacı ile davalı arasındaki ilişkinin konfeksiyon üretimine yönelik fason iş ilişkisi
olduğu, bu ilişkide davalı firmanın işveren, davalı yanın ise yüklenici olarak birbirleri
ile ticari ilişkilerini sürdürdükleri, dosyaya sunulu içeriği aynı birden fazla sözleşme olduğu, imza tarihi 24.05.2019 olan
sözleşmenin tüm sayfalarının iki tarafça imzalı, kaşeli olduğu,
sözleşme hükümlerinde dışarıdan iş alma yasağına ilişkin bir hüküm olmadığı, sözleşmenin çerçeve bir sözleşme olduğu, aylık yada yıllık sipariş miktarı, yüklenicinin
çalıştırması gereken işçi sayısı gibi hususlara ilişkin herhangi bir düzenleme olmadığı, sözleşmenin 7.maddesinde ve eki prosedürlerde işverenin denetimi ile ilgili
düzenlemeler bulunduğu,
dosyaya sunulan 4 çuval ve 1 beyaz poşet içindeki çuvallardan
3. çuvalın içinde siyah poşet içinde davacı ...'ün 2018-2019-2020 yıllarına ait Yevmiye Defteri, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin
kanuni süresi içinde açılış tasdikleri ile 2018-2019-2020 yıllarına ait Yevmiye Defterlerinin kapanış tasdiklerinin yapıldığı ancak 2021-2022 yıllarına ait sadece Envanter defterleri dosyaya sunulduğundan, Envanter defterlerinin kanuni süresi içinde açılış tasdiklerinin yapıldığı tespit edilmekle;
2021-2022 yıllarına ait Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebir dosyaya sunulmadığından
kanuni süresi içinde açılış tasdikleri ile 2021-2022 yıllarına ait Yevmiye Defterlerinin
kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı tespit edilemediği, davacının mali müşavirinin mail adresinden gönderilen 2021-2022 yıllarına ait Yevmiye Defteri ve Defter-
i Kebir’in bilgisayar kayıtları ile 2018-2019-2020-2021-2022 yılları davalı şirketin
muavinleri ile davacının Gelir Vergisi Beyannamelerinin incelenmesinde, davacı tarafın defterlerinde, taraflar
arasında 2018-2019-2020-2021-2022 inceleme dönemlerinde ticari bir ilişkinin var
Olduğu, 120 Alıcılar hesabının altında ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş. hesabı ile 320 Satıcılar hesabının altında ... Tekstil A.Ş. hesabı olmak üzere iki ayrı ana hesap altında iki ayrı muavin hesabında izlendiği, ... davalı şirket hesabının hesap hareketleri incelendiğinde, 25.10.2018-31.12.2022 tarihleri arasında hesap
hareketlerinin olduğu görülmekle; davacı ...’ün defterlerinde, davalı ...
Tekstil A.Ş.’nin izlendiği ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş. hesabının,
davacı ...’e 58.390,63.-TL tutarında borçlu olduğunun kaydedildiği, ... davalı şirket hesabının hesap hareketlerinin incelenmesinde, 22.06.2019-31.12.2022 tarihleri arasında hesap hareketlerinin olduğu, davacının defterlerinde, davalı şirketin
izlendiği ... Tekstil A.Ş. hesabının, davacı ...’den -13.986,93-TL tutarında alacaklı olduğunun kaydedildiği, davacı defterlerinde, 31.12.2022 tarihinde davalı hesap bakiyelerini özetlemek
gerekirse; 58.390,63.-TL ...Tekstil San. ve Tic. A.Ş. hesabı, davacıya borçlu
-13.986,93.-TL ... Tekstil A.Ş. hesabı, davacıdan alacaklı 44.403,70.-TL davacı defterlerinde davalı şirketin, davacıya borçlu olduğunun kaydedildiği, davacı tarafın defterlerinde davacının iş yerinde kaç işçi çalıştırdığı hususunun incelenmesi ve değerlendirilmesinde ticari defterlere usul gereği işyerinde
çalışan işçi sayısı kaydedilmediği, davacı tarafın defterlerinde iş yerinde kaç adet
makinesinin bulunduğu, makinelerin mahiyetlerinin ne olduğu hususunun
incelenmesi ve değerlendirilmesi; davacı ...’ün 2021 yılı Yevmiye
Defterinin 31.12.2021 tarihli kapanış fişinde kayıtlı 253 Tesis Makine ve Cihazlar hesabında 511.418,86.-TL toplam tutarında makinesinin olduğunun kaydedildiği, davacının 2022 yılı Yevmiye Defterinin 31.12.2022 tarihli Kapanış fişinde kayıtlı 253 Tesis Makine ve Cihazlar Hesabında 499.558,86.-TL toplam tutarında makinesinin olduğunun kaydedildiği, davacının mali müşavirinin mail adresinden 2021-2022 yıllarına ait Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebir’in bilgisayar
kayıtlarında davacı tarafın defterlerinde dava dilekçesinde davacının dışarıdan iş
alma yasağının bulunduğunun belirtilmesi karşısında davacının davalı şirket ile
çalıştığı süreçte başka gerçek veya tüzel kişiler ile fason üretimi veya başka bir
konuda çalışıp çalışmadığı, davalı şirketten başkaca herhangi bir gerçek veya tüzel
kişiden iş alıp almadığı hususunun incelenmesi ve değerlendirilmesinde davacının 2021 yılı Defter-i Kebir’de 120 Alıcılar hesabının altında ... San. Tic. A.Ş. hesabında izlenen müşteriyle de çalıştığı 18.896.716,00.-TL toplam tutarında fatura düzenlediğinin kaydedildiği, davacının 2022 yılı Defter-i Kebirde 120 Alıcılar hesabının altında 2 ayrı müşteriyle de çalıştığı tespit edilmiş, 120.01.011... Bil. San. ve Tic. A.Ş.’ye 359.481,86.-TL tutarında ve ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye 1.434.735,61.-TL tutarında fatura düzenlediğinin kaydedildiği, davacı tarafın defterlerinde davacı ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkinin iş hacminin ne kadar olduğu, çalışma süresi boyunca iş hacminde artma veya azalma olup olmadığı, var ise hangi yönde ve hangi miktarda artma veya azalma olduğu,
davacının 2018-2019-2020-2021-2022 yılı resmi defter kayıtlarından oluşturularak sunulan 120.01.004 ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş. hesabının hesap hareketleri irdelendiğinde; 2018-2022 yılları arasında sürekli artma olduğunun kaydedildiği, davacının davalıya düzenlediği KDV’li fatura toplamlarının 278.496,82.-TL Davacı Deft.de, 2018 yılı Davacının Davalıya Düzenlediği Fatura Toplamı, 1.703.288,08.-TL Davacı Deft.de, 2019 yılı Davacının Davalıya Düzenlediği Fatura Toplamı, 1.703.769,14.-TL Davacı Deft.de, 2020 yılı Davacının Davalıya Düzenlediği Fatura Toplamı, 4.501.892,95.-TL Davacı Deft.de, 2019 yılı Davacının Davalıya Düzenlediği Fatura Toplamı, +11.468.029,81.-TL Davacı Deft.de, 2019 yılı Davacının Davalıya Düzenlediği Fatura Toplamı, 19.655.476,80.-TL Davacı Deft.de, 5yılda Davacının Davalıya Düzenlediği Fatura Toplamı
olduğunun kaydedildiği, davacı tarafın Gelir Vergisi Beyannamelerinde davacı şirketin maddi zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise maddi zararının hangi kalemlerden oluşup hangi miktarda zarara uğradığı, davacının belirtilen uygulamalar sebebiyle mahrum kaldığı kar bedeli bulunup bulunmadığı, var ise davacının hangi miktarda kar bedelinden mahrum kaldığı hususunun incelenmesi ve değerlendirilmesinde, davacının 2018-2019-2020-2021-2022 yılları Gelir Vergisi Beyannameleri içeriklerindeki Gelir Tablosu irdelendiğinde; 2018-2022 yılları arasındaki Net Satışlarında (2019-2020 Net Satışlarında, 2019 yılı Net Satışları 10.553.875,47.-TL iken; 2020 yılı Net Satışları 10.134.254,98.-TL’ye gerileyerek -
419.620,49.-TL tutarında düştüğü) bu anılan yılları dışında ise sürekli artma olduğunun kaydedildiği,
dosyaya sunulan davacıya ilişkin 1.çuvalda; 4 mavi klasör ve 2 kırmızı şeffaf dosya içinde 2015-2016-2017-2018-2019-
2020 yılları Beyannameler ile 2019 SGK dosyası olduğu; 2.çuvalda; 2 mavi klasör ve siyah poşet içinde 3 karton klasör dosya içinde; 2021-2022 yılları Beyannameler, Vergi Dairesi Açılış kapanış belgeleri ve resmi sair yazışma
belgeleri; siyah poşet içinde 3 karton klasör içinde 2019-2020 yılları Gelir-Gider
Belgelerinin olduğu;
3.çuvalda; 3 siyah poşet içinde 6 karton klasör dosya içinde; 2021-2022 yılları Gelir-Gider Belgeleri ile Davacının 2018-2019-2020 yılları Yevmiye Defteri, Defter-i Kebir ve Envanter Defterleri ile 2021-2022 yılları Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebir sunulmadığı, 4.çuvalda; 4 mavi klasör içinde 2018-2019-2021 yılları Beyannameler ile 1 mavi klasör içinde 2012-2013-2014-2015 yılları SGK dosyası olduğu; 1 beyaz büyük poşet içinde 2 karton klasör dosya içinde 2018 Gelir Gider belgeleri incelendiği, davalı ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş.’nin 2015-2019-2020-2021-2022 yılları inceleme döneminde e-defter tuttuğu, inceleme dönemlerine ait tutulan Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebirin E-Defter Beratları tarafımdan incelenmiş olup, oluşturma tarihlerinin yasal süresi içinde yapıldığının görüldüğü, 6102 sayılı TTK 64/3. Maddesine göre, ticari defterlerin elektronik ortamda tutulması halinde bu defterlerin açılışlarında ve yevmiye defteri ile yönetim kurulu karar defterinin kapanışında noter onayı aranmayacağı, ayrıca davalı ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş.’nin 2015-2019-2020-2021-2022 yıllarına ait Envanter defterinin kanuni süresi içinde açılış tastiğinin usulüne uygun olarak tanzim edildiği, davalı tarafın defterlerinde, davalıya ilişkin kayıtlar incelendiğinde; taraflar arasında 2015-2018-2019-2020-2021-2022 inceleme dönemlerinde ticari bir ilişkinin var olduğu; ticari ilişkiye istinaden davalı resmi defterlerinde davalıya ilişkin kayıtların;
159 verilen sipariş avansları hesabının altında...- ... hesabı ile 320 Satıcılar hesabının altında...hesabı olmak üzere iki ayrı ana hesap altında iki ayrı muavin hesabında izlendiği, ... hesabının hesap hareketleri
incelendiğinde; 10.11.2015-30.01.2020 tarihleri arasında hesap hareketlerinin olduğu görülmekle; davalı ... Tekstil A.Ş.'nin defterlerinde, davacı ...’ün izlendiği... hesabının, hiç bakiye vermediğinin, sıfırlandığının kaydedildiği, ... hesabı 2022 yılı muavin incelendiğinde ise; 31.12.2021 tarihinden sonraki kayıtların hem EUR para birimiyle hem de TL para birimiyle kaydedildiğinden... hesabının 31.12.2021-01.06.2023 tarihleri arasındaki hesap hareketlerinin tek tabloda tarafıma sunulmakla, incelendiğinde; 01.06.2023 tarihinde davacı ...’in izlendiği ... hesabının davalı şirkete TL bazında hiç borçlu olmadığı, hesabın sıfırlandığı ancak 8.800,41-EUR tutarında borçlu olduğunun kaydedildiği,... hesabının hesap hareketlerinin incelendiğinde; 31.10.2015-31.12.2022 tarihleri arasında hesap hareketlerinin olduğu, davalı ... Tekstil A.Ş.’nin defterlerinde,
davacı ...’ün izlendiği... hesabının, davalı şirketten 74.724,17.-TL tutarında alacaklı olduğunun kaydedildiği, ... hesabı 2022 yılı muavin
incelendiğinde ise; 31.12.2021 tarihinden sonraki kayıtların hem EUR para birimiyle
hem de TL para birimiyle kaydedildiğinden... hesabının 30.12.2021-01.06.2023 tarihleri arasındaki hesap hareketlerinin tek tabloda sunulmakla, incelendiğinde; 01.06.2023 tarihinde davacı ...’in izlendiği ... hesabının davalı şirkete 4.869,89.-TL tutarında borçlu, ancak 1.658,32-EUR tutarında alacaklı olduğunun kaydedildiği, ... hesabı 2022 yılı muavin incelendiğinde ise; kayıtların hem EUR para birimiyle hem de TL para birimiyle kaydedildiğinden... hesabının 14.10.2022-31.12.2022 tarihleri arasındaki hesap hareketleri incelendiğinde; 31.12.2022 tarihinde davacı Mehmet’in izlendiği
... hesabının davalı şirkete 0,00.-TL tutarında ve 0,00.-EUR tutarında yani hiç borçlu olmadığının, hesabın
sıfırlandığının kaydedildiğini mütalaa etmişlerdir.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle ispat yükü konusuna değinilmesinde yarar vardır.
Dava konusu edilen bir hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların (olguların) var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemine ispat denir ve Türk Hukuk Lûgatında “kanıtlama, tanıtlama” olarak ifade edilmektedir (Türk Hukuk Lügatı, Ankara 2021, Cilt I, s. 595).
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 187/1. maddesi; ''İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümüne etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir.'' şeklinde düzenlenmiştir.
... (...) ise, 03.03.2017 tarihli ve ... E., ... K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; kendisine hukukî sonuç bağlanmış olaylar şeklinde tanımlanmıştır. İspatı gereken olaylar, olumlu vakıalar olabileceği gibi olumsuz vakıalar da olabilir.
Diğer taraftan hâkim kural olarak, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini kendiliğinden araştıramaz. Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı hususu ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlıklı 190. maddesinde yer almakta olup; ''İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.'' şeklinde hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda belirtilen maddenin birinci fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmıştır. Buna göre, bir vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü üzerinde taşıyacaktır. İkinci fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir
Bu hüküm, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun “İspat yükü” başlıklı 6. maddesinde yer alan: ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." ifadesine paralel olarak düzenlenmiştir.
İspat için başvurulan araçları (vasıtaları) ifade eden deliller; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nunda senet, yemin, tanık, bilirkişi, keşif ve uzman görüşü olarak sıralanmıştır. Ancak sayılan bu deliller sınırlayıcı (tahdidi) olmayıp, kanunun belirli bir delille ispat zorunluluğu getirmediği hâllerde taraflar kanunda düzenlenmemiş diğer delillere de dayanabilirler. Delillerin değerlendirilmesinde ise, hâkimin bağlılığı ve her bir delile bağlanan hukukî sonuçlar bakımından “kesin” ve “takdiri” deliller ayrımı esas alınarak incelenme yapılmaktadır. Kesin deliller başka bir ifadeyle kanunî deliller hâkimi bağlayıcı nitelikte olduğundan, hâkimin bu delilleri takdir yetkisi bulunmamaktadır. Kesin delillerden biri ile ispat edilen olay doğru olarak kabul edilmektedir. Takdiri deliller ise hâkimi bağlamaz, hâkim bu delilleri serbestçe tayin ve takdir eder, değerlendirir ve kararını buna göre verir.
Açıklanan hususlar çerçevesinde davalı şirketin davacı şirketten talep ettiği çalışan sayılı ve iş hacmi oranında sipariş girmediği, fiyat politikalarını işin devamını sağlayacak şekilde belirlemediği, diğer üreticilere uyguladığı sipariş ve fiyat politikalarını davacı şirkete uygulamadığı, eşitlik ilkesine aykırı davrandığı, bu sebeplerle davacı şirketin zarara uğramasına ve işlerini devam ettiremeyecek pozisyona gelmesine sebep olduğu, davacının dışarıdan iş alma yasağına tabi olarak çalıştırıldığından bahisle, davacı şirketin maddi zarara uğradığı ve kar bedelinden mahrum kaldığı iddiaları yönünden ispat yükünün davacı taraf üzerinde bulunduğu kanaati hasıl olmuştur.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Dosya, ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, taraflar arasındaki 09/10/2018 tarihli Fason Yüklenici Sözleşmesi ile 23/08/2019 tarihli Fason Yüklenici Sözleşmesi ile sair sözleşmeler, 03/06/2021 tarihli Sözleşme, çalışma prosedürleri başlıklı belge, bilgi formları, davacı ...'e ait esnaf sicil kayıtları, ticaret sicil kayıtları, vergi sicil kayıtları ile 2015-2024 tarihleri arasındaki kayıtları gösterir BA/BS formları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacıya ait ticari kayıt ve defterler, davalı şirkete ait ticari kayıt ve defterler, bilirkişi heyetinin 14/03/2025 havale tarihli raporları ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki Fason Yüklenici Sözleşmesine binaen, davacı şirketin davalı şirketin talepleri doğrultusunda, denetim ve gözetimi altında, davalı şirketçe verilen işlerin davacı şirkete ait iş yerinde yerine getirilmesine yönelik fason üretim işlerine dair olarak bulunan ticari ilişki kapsamında, davalı şirketin davacı şirketten talep ettiği çalışan sayılı ve iş hacmi oranında sipariş girmediği, fiyat politikalarını işin devamını sağlayacak şekilde belirlemediği, diğer üreticilere uyguladığı sipariş ve fiyat politikalarını davacı şirkete uygulamadığı, eşitlik ilkesine aykırı davrandığı, bu sebeplerle davacı şirketin zarara uğramasına ve işlerini devam ettiremeyecek pozisyona gelmesine sebep olduğu, davacının dışarıdan iş alma yasağına tabi olarak çalıştırıldığı iddiaları çerçevesinde, davacı şirketin uğradığı maddi zarar bedeli ile mahrum kaldığı kar bedelinin belirlenerek, belirlenecek maddi zarar bedeli ile mahrum kalınan kar bedellerinin arabulucuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, davalı şirketin davacı şirketten talep ettiği çalışan sayılı ve iş hacmi oranında sipariş girmediği, fiyat politikalarını işin devamını sağlayacak şekilde belirlemediği, diğer üreticilere uyguladığı sipariş ve fiyat politikalarını davacı şirkete uygulamadığı, eşitlik ilkesine aykırı davrandığı, bu sebeplerle davacı şirketin zarara uğramasına ve işlerini devam ettiremeyecek pozisyona gelmesine sebep olduğu, davacının dışarıdan iş alma yasağına tabi olarak çalıştırıldığından bahisle, davacı şirketin maddi zarara uğradığı ve kar bedelinden mahrum kaldığı iddiaları yönünden ispat yükünün davacı taraf üzerinde bulunduğu, taraflar arasında tanzim olunan sözleşme hükümlerinde davacının dışarıdan iş alma yasağı bulunduğuna ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı, taraflara ve özellikle davacıya ait ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme neticesinde davacının 2018-2022 yılları arasındaki davalı şirkete net satışlarında sürekli artma olduğunun kaydedildiği, açıklanan hususlar çerçevesinde dava dilekçesinde iddia edilen hiçbir hususun usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatlanamadığı anlaşılmakla, açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, 179,90-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 435,50-TLharcındavacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333.maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/06/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı