T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/509
KARAR NO: 2024/153
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/07/2023
KARAR TARİHİ: 14/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait...5 plakalı aracın 16.01.2023 tarihinde, seyir halinde iken davalı...’ın sürücü ve davalı...’in maliki olduğu... plaka numaralı aracın müvekkili şirket aracına çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili şirkete ait aracın çarpmanın etkisiyle maddi hasara ğradığını, müvekkili şirketin...5 plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybı için İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesini... D.İş sayılı dosyası ile tespit ettirildiğini ve tespit dosyasına verilen raporda 142.947,71-TL hasar onarım bedeli, 15.741,00-TL değer kaybı ve 4 gün tamir süresi olduğu tespit edildiğini, müvekkili araçta oluşan hasar bedeli ve değer kaybı ödenmesi hususunda dava dışı ... Sigorta Anonim Şirketine bavuruda bulunulduğunu ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını beyan etmekle, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik 9.000,00-TL hasar bedeli, 1.000,00-TL değer kaybı, 100,00-TL kazanç kaybı alacağı olmak üzere toplam 10.100,00-TL alacağın, 16.01.2023 tarihinden itibaren itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı... vekili süresi dışında verilen cevap dilekçesinde özetle; Davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesinin... D.İş sayılı dosyası ile tespit yaptırılarak alacak iddiasının belirlendiğini, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, mülkiyeti müvekkiline ait olan... plakalı taksinin, davalı ...'ın kullanımında işletilmekteyken meydana gelen kazada davacı tarafın %100 kusurlu olduğunu, kusurlu bulunan tarafın gerek hasar onarım gerekse de değer kaybı talebinde bulunamayacağını, kaza sebebiyle müvekkilin aracında da yüksek derece hasar meydana geldiğini, işbu hasarda sorumluluğun davacıya ait olduğunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının “Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi” başlıklı B.2 nci maddesinin dördüncü fıkrasında geçen "...hasarlı aracın öncelikle tamir edileceği, onarımın mümkün olmaması durumunda hasara uğrayan parçanın eşdeğer parça ile değiştirilmesi, eşdeğer parçanın mevcut olmaması halinde ise yenisi (orijinali) ile değiştirilmesi gerekmektedir." hükmüne rağmen İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesinin...D.İş sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda aracın onarımının mümkün olup olmadığı yönünde herhangi bir inceleme yapılmadğını ve tüm parçaların değiştirilmesi gerekiyormuş gibi hesaplama yapıldığını beyan etmekle, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davalı... tarafından cevap dilekçesi sunulmamış olup, mahkememizin 25/01/2024 tarihli duruşmasında "Ben yevmiyeci şoför olarak o gün oradaydım, kaza gerçekleşti, herhangi kasti bir kusurum yoktur, davanın reddine karar verilmesini talep ediyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER :
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-Tarafların iddia ve beyanları,
3-Dava dilekçesine ekli 16/01/2023 tarihli trafik kazası tespit tutanığı, fotoğraflar, faturalar, tamirat evrakları,
4-Dava dışı ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde davalı... T.C. kimlik numaralı...'e ait... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, ödeme evrakları, ekspertiz raporu,
5-Sigorta Bilgi ve Gözlem Merkezi nezdinde davacı ... İnşaat Taahhüt Enerji Turizm Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketinin maliki olduğu...5 plakalı araca ait olarak bulunan tramer kayıtları,
6-Türkiye Noterler Birliği nezdinde dava konusu trafik kazasına karışan... plakalı ve...5 plakalı araçlara ait olarak bulunan trafik tescil ve ruhsat belgeleri,
7-İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş Esas sayılı dosyası,
8-Bilirkişi heyetinin 18/12/2023 havale tarihli raporu
9-Davacı vekilinin 07/02/2024 havale tarihli bedel artırım dilekçesi,
10-Sair deliller.
DAVA KONUSU:
Açılan dava, 16/01/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ... İnşaat Taahhüt Enerji Turizm Ticaret Sanayi Limited Şirketine ait... plakalı araçta meydana gelen hasarın onarım bedeli ile hasar sebebiyle oluşan değer kaybı ve ikame araç bedeli miktarının ne kadar olduğunun belirlenmesi ile belirlenecek hasarın onarım bedeli ile değer kaybı bedeli ve ikame araç bedelinden, varsa dava açılmadan önce ödenen bedellerin mahsubu ile bakiye hasarın onarım, değer kaybı ve ikame araç bedellerinin 16/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini ile davacıya verilmesi talebine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler.
Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.
Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir.
Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır.
İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır.
Her ne kadar davalı... vekilince iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığı iddiası ile davanın dava şartı yokluğunda usulden reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, yerleşik Yargıtay İçtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları göz önünde bulundurulduğunda davaya konu trafik kazasının gerçekleşmesinde kazaya karışan araçların kusur oranlarının ve davacıya ait araçta oluşan hasar ve değer kaybı miktarlarının hesaplanmasının teknik bilirkişilerce yapılabileceği, tarafın teknik bilirkişiler vasıtasıyla belirlenebilecek hususları kendi başına belirleyerek dava açmasının kendisinden beklenemeyeceği, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açılabileceği, belirtilen gerekçeler dahilinde davacı şirketin davayı belirsiz alacak davası olarak açmakta hukuki yararının bulunduğu, ayrıca Anayasa Mahkemesinin 20/04/2022 tarihli ve 31815 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2019/12190 Başvuru numaralı 22/02/2022 Karar tarihli kararında, belirlenebilir bir alacağın belirsiz alacak davası açılmak suretiyle talep edilmesi akabinde davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesinin davacının mahkemeye erişim hakkını kısıtlar mahiyette olduğuna ve mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine, hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin başvurulacak son çare olduğuna karar verildiği dikkate alındığında, davalı... vekilinin davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi talebinin reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın bir trafik alanında uzman bilirkişi ve bir otomotiv alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 16/01/2023 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait tescil belgeleri, ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde... plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, ödeme evrakları, ekspertiz raporu, dava dilekçesine ekli fotoğraflar, faturalar, tamirat evrakları ve sair deliller göz önünde bulundurularak,... plakalı araç sürücüsü ile... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hangi maddelerini ihlal etmek suretiyle dava konusu olan ve 16/01/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasının oluşumuna sebebiyet verdikleri hususu ile meydana gelen trafik kazası sonucunda... plakalı araçta meydana gelen hasar miktarının ne kadar olduğu, aracın makul tamirat süresinin ne kadar olduğu, kaza tarihi itibariyle aracın muadilinin ne kadar bedel mukabilinde temin edilebileceği, bu kapsamda ikame araç bedeli ile hasarın onarım bedeli ve hasar sebebiyle oluşan değer kaybı bedeli miktarının, yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda aracın dava konusu kazadan önceki hasarsız ikinci el bedeli ile kazadan sonraki hasarlı ikinci el bedeli arasındaki fark esas alınmak suretiyle belirlenerek, varsa dava açılmadan önce davacı tarafa yapılan ödemelerin de mahsup edilmesi suretiyle davacının talep edebileceği bakiye hasar onarım ve değer kaybı ile ikame araç bedellerinin hesaplanması suretiyle düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, bilirkişi heyetinin 18/12/2023 havale tarihli raporlarında sonuç kısmında;...'in maliki olduğu... plakalı otomobil sürücüsü ...ın kazanın oluşumunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 57/a-c2 ve 84/h maddesinde belirtilen kuralları ihlal ettiği, ... İnşaat Taahhüt Enerji Turizm Ticaret ve Sanayi Anonim Şirkitinin maliki olduğu...5 plakalı otomobil sürücüsü ...'in kazanın oluşumunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 52/a maddesinde belirtilen kuralları ihlal ettiğini,
mahkemenin takdirinin aracın hasar bakımından gerçek zararının eşdeğer parça ile onarım yapılması halinde araçtaki hasar bedeli olarak yedek parça toplamının KDV hariç 64.916,57 TL olacağı ve işçilik bedelinin KDV hariç 21.270,50-TL olmak üzere araçtaki toplam hasar onarım bedelinin KDV hariç 86.187,07-TL, KDV dahil 101.700,74-TL olabileceğini, mahkemenin takdirinin aracın hasar bakımından gerçek zararının orjinal parça ile onarım yapılması halinde araçtaki hasar bedeli olarak yedek parça
toplamının KDV hariç 92.041,26-TL olacağı ve işçilik bedelinin KDV hariç 21.270,50-TL olmak üzere araçtaki toplam hasar onarım bedelinin KDV hariç 113.311,76 TL, KDV dahil 133.707,88-TL olabileceğini, ... plaka sayılı aracın kusur durumu dikkate alınmadan 2. el satışı esnasında değer
kaybı bedelinin 15.000,00-TL olabileceği,...5 plaka sayılı aracın onarım süresi boyunca 2.450,00-TL ikame araç talebi oluşabileceğini mütalaa etmişlerdir.
Davacı vekilinin bilirkişi heyetinin 18/12/2023 havale tarihli raporlarına karşı itirazlarının, kaza mahalli ve kazanın meydana geliş şekli ile oluşan hasarın boyutu çerçevesinde araçlarda oluşan hasarın miktarı ve boyutu gözetildiğinde davacı şirkete ait araç sürücüsünün kontrolsüz kavşağa girdiği sırada hızını azaltmayarak gerekli tedbiri almadığı, bu kapsamda Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/a. maddesini ihlal ettiği, kazaya karışan araç sürücülerine atfedilen ihlal durumunun makul ve yerinde olduğu, Bilirkişi Daire Başkanlığı tarafından bilirkişinin uyacağı rehber ilkeler ve Bilirkişi Raporlarında bulunması gereken standartlar başlığında 07.09.2020 tarihinde 32 maddelik talimatın 27. maddesinde açıkça belirtilen "Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmesiyle mümkündür ve sadece hakimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli tali kusurlu kusursuz yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hakimin yerine geçmeye ifade eder" denildiği ve yine bu hususun İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından bilirkişilere bildirildiği gözetildiğinde bilirkişi tarafından kusur dağılımı yapılmamasının makul ve kabul edilebilir olduğu, kusur oranlarının mahkememizce bilahare belirleneceği, hasarın onarım bedeline yönelik hesaplamanın kaza tarihi itibarıyla hesaplanması gerektiği, ülkemiz ekonomik koşullarında ürün bedellerinin günden güne farklılık gösterdiği, onarım sırasında kullanılması gereken orijinal parça bedellerinin raporda somut bir şekilde belgelendirildiği, tespit dosyasındaki tespit tarihi itibarıyla yapılan hesaplamaya iştirak edilmemesinin de yerinde olduğu, hasarın onarım bedelinin tamir tarihi itibarıyla değil yukarıda da değinildiği üzere hasar tarihi itibarıyla belirlenmesi gerekliliğinin izahtan vareste olduğu, parça bedellerinin günümüz koşullarına göre düşük belirlendiği yönündeki itirazın anlaşılamadığı, değer kaybı bedelinin ise yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına uygun olarak mahkememiz ara kararı doğrultusunda, serbest piyasa araştırması yapılmak ve yapılan araştırma sonuçlarına somut bir şekilde yer verilmek suretiyle aracın kaza tarihi itibarıyla kazadan önceki hasarsız halinin ikinci el değeri ile kazadan sonraki hasarlı halinin ikinci el değeri arasındaki fark esas alınarak belirlendiği, delil tespitinin araçtaki mevcut durumun tespiti amacıyla yaptırıldığı, tespit dosyasındaki bilirkişi raporunda hasarın onarım bedeli, değer kaybı bedeli ve ikame araç bedeli yönünden hesaplama yapılmasının yasa hükümlerine aykırılık teşkil ettiği ve bu sebeple mahkememizce esas alınmasının mümkün olmaması çerçevesinde mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile çelişki oluşturmayacağı anlaşılmakla reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davalı... vekilinin bilirkişi heyetinin 18/12/2023 havale tarihli raporlarına karşı beyan ve itirazlarının, kaza mahalli ve kazanın meydana geliş şekli ile oluşan hasarın boyutu çerçevesinde araçlarda oluşan hasarın miktarı ve boyutu gözetildiğinde davalı...'e ait araç sürücüsünün kontrolsüz kavşağa girdiği sırada sağ tarafından gelerek kavşağa giren ve öncelik hakkı bulunan araca öncelik tanımadığı, bu kapsamda Karayolları Trafik Kanunu'nun 57/a-c2. ve 84/h. maddelerini ihlal ettiği, kazaya karışan araç sürücülerine atfedilen ihlal durumunun makul ve yerinde olduğu, yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları uyarınca kazanın meydana gelmesine sebep olan gerçek veya tüzel kişiler ile araçların sigorta poliçelerini tanzim eden sigorta şirketinin zarar gören kişinin aracında oluşan, orijinal parça kullanılarak, iskonto uygulanmaksızın ve KDV dahil olmak üzere belirlenecek gerçek zararı gidermekle mükellef oldukları anlaşılmakla reddine, dava tarihinden önce davacı tarafa yapılan ödemelerin mahsubu hususunun mahkememizce de hesaplanabileceği gözetilerek esas hakkındaki hükümle birlikte değerlendirilmesine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
16/01/2023 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, bilirkişi heyetinin 18/12/2023 havale tarihli raporları ve kazanın meydana geliş şekli birlikte değerlendirilerek; dava konusu trafik kazasının... plakalı araç sürücüsü ...'ın %75 oranında asli,... plakalı araç sürücüsü ...'in %25 oranında tali kusuru neticesinde meydana geldiği kabul olunarak yargılamaya devam olunmuştur.
Davacı vekilinin 07/02/2024 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava dilekçesinde hasar bedeli yönünden 9.000,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 9.553,58-TL'ye, değer kaybı bedeli yönünden 1.000,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 1.084,49-TL'ye ve ikame araç bedeli yönünden 100,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 1.837,50-TL'ye artırdıklarını beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırmış olduğu görülmektedir.
Davalıların, dava konusu trafik kazasına karışan... plakalı aracın sürücüsü ve maliki oldukları gözetildiğinde, davalılar yönünden temerrüt olgusunun haksız fiil tarihi itibarıyla vuku bulduğu izahtan varestedir.
Tüm dosya kapsamı, İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, tarafların iddia ve savunmaları, dava dilekçesine ekli 16/01/2023 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, fotoğraflar, faturalar, tamirat evrakları, dava dışı ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde davalı...T.C. kimlik numaralı...'e ait... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, ödeme evrakları, ekspertiz raporu, Sigorta Bilgi ve Gözlem Merkezi nezdinde davacı ... İnşaat Taahhüt Enerji Turizm Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketinin maliki olduğu... plakalı araca ait olarak bulunan tramer kayıtları, Türkiye Noterler Birliği nezdinde dava konusu trafik kazasına karışan... plakalı ve... plakalı araçlara ait olarak bulunan trafik tescil ve ruhsat belgeleri, İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ...D. İş Esas sayılı dosyası, bilirkişi heyetinin 18/12/2023 havale tarihli raporları, davacı vekilinin 07/02/2024 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu uyuşmazlığın,16/01/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ... İnşaat Taahhüt Enerji Turizm Ticaret Sanayi Limited Şirketine ait...5 plakalı araçta meydana gelen hasarın onarım bedeli ile hasar sebebiyle oluşan değer kaybı ve ikame araç bedeli miktarının ne kadar olduğunun belirlenmesi ile belirlenecek hasarın onarım bedeli ile değer kaybı bedeli ve ikame araç bedelinden, varsa dava açılmadan önce ödenen bedellerin mahsubu ile bakiye hasarın onarım, değer kaybı ve ikame araç bedellerinin 16/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini ile davacıya verilmesi talebine ilişkin olduğu, dava konusu trafik kazasının... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın 80. Sokaktan düz seyirle kavşağa giriş yaptığı sırada, aracının sağ yan kısımlarına sağ tarafından, 83. sokaktan düz seyirle kavşağa giriş yapan sürücü ...'in sevk ve idaresindeki...5 plakalı aracın ön kısmı ile kavşak içerisinde çarpışmaları neticesinde meydana geldiği, kazanın oluşumunda... plakalı araç sürücüsü ...'ın %75 oranında asli,...5 plakalı araç sürücüsü ...'in %25 oranında tali kusurlu oldukları, kaza sebebiyle davacıya ait...5 plakalı aracın hasar gördüğü, oluşan hasarın orijinal parça kullanılmak suretiyle iskonto uygulanmaksızın ve KDV dahil onarım bedelinin 133.707,88-TL olduğu, aracın kazadan önceki hasarsız halinin kaza tarihi itibarıyla ikinci el rayiç değerinin 380.000,00-TL, kazadan sonraki hasarlı halinin kaza tarihi itibarıyla ikinci el rayiç değerinin 365.000,00-TL olduğu dikkate alındığında değer kaybı bedelinin 15.000,00-TL olduğu, aracın makul tamirat süresinin 7 gün olduğu, kaza tarihinde günlük 350,00-TL bedel karşılığında aracın temin edilebileceği, bu kapsamda oluşan ikame araç bedelinin de 2.450,00-TL olduğu, kusur oranları gözetildiğinde davacı tarafça talep edilebilecek hasar onarım bedelinin (133.707,88-TL/100*75) 100.280,91-TL, değer kaybı bedelinin (15.000,00-TL/100*75) 11.250,00-TL ve ikame araç bedelinin ise (2.450,00-TL/100*75) 1.837,50-TL olduğu, dava açılmadan önce davacı tarafça... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden dava dışı sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde sigorta şirketince davacı tarafa 11/10/2023 tarihinde hasar onarım bedeli yönünden 109.834,49-TL, değer kaybı bedeli yönünden ise 10.165,51-TL olmak üzere toplamda 120.000,00-TL ödeme yapıldığı, davacı tarafça talep edilebilecek dava açıldıktan sonra yapılan ödemeler sebebiyle hasar onarım bedelinin tamamı, değer kaybı bedelinin ise ödeme tutarı olan 10.165,51-TL tutarındaki kısmı açısından davanın konusuz kaldığı, ancak davacı vekilinin 07/02/2024 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava dilekçesinde hasar bedeli yönünden 9.000,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 9.553,58-TL'ye, değer kaybı bedeli yönünden 1.000,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 1.084,49-TL'ye ve ikame araç bedeli yönünden 100,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 1.837,50-TL'ye artırdıklarını beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırmış olduğu, davalıların, dava konusu trafik kazasına karışan... plakalı aracın sürücüsü ve maliki oldukları gözetildiğinde, davalılar yönünden temerrüt olgusunun haksız fiil tarihi itibarıyla vuku bulduğu, artırılan dava değerleri çerçevesinde değerlendirme yapıldığında mahkememizce belirlenen hasar onarım bedelinin tamamının dava dışı sigorta şirketi tarafından ödenmiş olduğu, bu kapsamda davacı tarafın talep edebileceği bakiye hasar onarım bedeli bulunmadığı anlaşılmakla hasar onarım bedeline yönelik talebin reddine, değer kaybı ve ikame araç bedeli talepleri yönünden ise bedel artırım dilekçesine konu edilen bedellerin talep edilebileceği kanaatine varılarak, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla kısmen ispatladığı anlaşılmakla, bedel artırım dilekçesi doğrultusunda davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE,
1-a)Hasar onarım bedeli tazminatı talebinin REDDİNE,
b)Değer kaybı bedeli tazminatının KABULÜNE, 1.084,49-TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 16/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ...ve...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... İnşaat Taahhüt Enerji Turizm Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketine verilmesine,
c)İkame araç bedeli tazminatının KABULÜNE, 1.837,50-TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 16/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ...ve...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... İnşaat Taahhüt Enerji Turizm Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketine verilmesine,
2-Davacı vekilinin arabuluculuk vekalet ücreti talebinin REDDİNE,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 427,60-TL nispi karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 179,90-TL peşin harç ve 41,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 206,70-TL karar ve ilam harcının davalıılardan müştekeren ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 130,00-TL elektronik tebligat, 685,75-TL posta masrafı, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.815,75-TL yargılama giderinden davanın kabul oranı dikkate alınarak 1.180,30-TL'nindavalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin harç ve 41,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 400,80-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 2.921,99-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı... kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3. maddesi uyarınca 2.921,99-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı...'e verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinden davanın kabul oranı dikkate alınarak 2.415,70-TL'sinin davacıdan, 784,30-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
9-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili, davalı... vekili ve davalı...'ın yüzlerine karşı, ihbar olunanlar vekillerinin yokluklarında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/03/2024
Katip...
e-imza
Hakim ...
e-imza