T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/619 Esas
KARAR NO: 2023/897
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 16/08/2023
KARAR TARİHİ: 23/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlunun, müvekkili şirketin yetki alanına dahil olan sayaç okuma görevini ifa ederken elektrik enerjisini Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesine aykırı kullanım yaptığının tespit edilerek tutanak altına alındığını, davalıya Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesine aykırı elektrik kullanımına ilişkin kaçak elektrik kullanım bedeli tahakkuk ettirildiğini ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı hakkında İzmir .... İcra Dairesinin ... Esas takip sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek İzmir .... İcra Dairesinin ... Esas takip sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit olduğundan davalının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... adresli taşınmazı 21/10/2021 tarihinde kiralayarak 05/11/2021 tarihinde kuaför salonu olarak işletmeye başladığını, iş yerinin elektriğinin ... tesisat numaralı abonelik ile müvekkili adına olduğunu, 26/04/2022 tarihinde davacı firma görevlisinin iş yerine endeks okumak üzere geldiğinde sayacın bulunduğu elektrik panosunun kapağını açtığını ve bir inceleme dahi yapmaya gerek duymaksızın kaçak elektrik kullanımı olduğunu tespit ettiğini belirterek firma yetkililerine haber verdiğini ve firma yetkililerince ... seri numaralı kaçak kullanım tespit tutanağının düzenlenerek müvekkiline şifaen 81.163,27-TL kaçak elektrik kullanımından kaynaklı ceza bedelinden sorumlu olduğunu ilettiklerini ve elektriğini kestiklerini, müvekkilinin, davacı firma yetkililerinden kaçak elektrik kullanımı hakkında ve ceza bedelinin hesaplamasının nasıl yapıldığı konusunda bilgi almak istediğinde fatura farkını geriye dönük 2 yıla uygulayarak hesapladıklarını belirttiklerini, müvekkilinin 29/04/2022 tarihinde davacı firmadan bilgi almak, itiraz haklarını kullanmak ve durumu düzeltmek amacı ile davacı Kuruma gittiğini ve yazılı olarak ... numaralı dilekçe ile itirazda bulunulduğunu fakat müvekkilinin itirazının Kurumca hiçbir gerekçe gösterilmeden reddedildiğini, davaya konu faturada tahakkuk ettirilen miktarın fahiş olduğunu, kaçak kullanım iddiasına istinaden düzenlenen ceza miktarının neye dayanılarak hesaplandığının anlaşılamadığını, müvekkilinin takip dayanağı borç ile hiçbir hukuki veya fiili bir bağı bulunmadığını, takibin haksız ve kötüniyetli olduğunu, müvekilinin İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine ilişkin itirazda bulunduğunu ve bahse konu icra takibinin başlatılmasından önceki tarih olan 23.05.2022 tarihinde elektriğin açılması amacı ile İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş dosyası ile ihtiyadi tedbir kararı için, 13.06.2022 tarihinde İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile borçlu olmadığına ilişkin davasını davacı tarafa karşı açtığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır. Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır.
Nisbi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır.
TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır.
Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
Gaziemir Vergi Dairesi Başkanlığı'nın cevabi yazısında; davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu (2.sınıf tüccar) olduğu bildirilmiştir. Buna göre davalının işletme hesabına göre defter tutan ikinci sınıf tüccar olduğu görülmektedir. İkinci sınıf tüccar, tacir sayılmamaktadır. Davalının tacir olmaması nedeni ile eldeki davanın nispi ticari dava olmadığı görülmüştür.
TTK'nın 5. maddesine göre aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari davalara bakmakla görevlidir. Dava konusu uyuşmazlık mutlak veya nısbi ticari dava niteliğinde olmadığından, mahkememizin görevi içine girmemektedir. Uyuşmazlığın ticari dava olmaması nedeniyle genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi bu davanın yargılamasını yapmakta görevlidir.
HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir.
Dosya kapsamına göre, dava konusu edilen uyuşmazlığın TTK'nın 4. maddesine göre, ticari dava olmadığı, bu nedenle de mahkememizin görevi alanına girmediği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu davanın her aşamasında görev ile ilgili karar verilebileceği dikkate alındığında, mahkememizin görevsizliği nedeni ile, HMK.'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan gerektirici nederlerle:
1-Açılan davanın USULDEN REDDİ İLE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 115/2. maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi gereğince, tarafların görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceklerinin, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
3-Tarafların görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri durumunda dosyanın görevli İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.23/11/2023
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı