T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/662 Esas
KARAR NO : 2024/273
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/09/2023
KARAR TARİHİ : 14/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13/05/2023 tarihinde İzmir ili, Konak İlçesi, Yenidoğan Mahallesi, Tepecik köprü altı kavşağında Gaziler Caddesinde ...’nun maliki olduğu ve kaza anında ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, seyir halinde iken önce trafik ekipler otoparkı istikametinden gelen müvekkilinin maliki olduğu ....plakalı araca çarptığını, müvekkiline ait aracın çarpmanın etkisi ile savrularak kaldırıma çıktığını ve yön levhasına çarptığını, ardından ... plakalı aracın ise aynı yönde seyretmekte olan... plakalı araca çarptığını kaza neticesinde müvekkiline ait araçta yüksek maddi hasar meydana geldiğini, maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına göre ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkiline ait araçta oluşan zararın tespiti için İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin... D. İş sayılı dosyası ile yapılan delil tespiti kapsamında aldırılan bilirkişi raporuna göre müvekkiline ait araçta 244.053,85 TL hasar ve 50.000,00 TL değer kaybı zararı oluştuğunun tespit edildiğini, müvekkiline ait araçta oluşan hasar bedeli ve değer kaybı zararlarının giderilmesi için 12/07/2023 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapılmış ise de sigorta şirketi tarafından ödeme yapmaktan imtina edildiğini, müvekkilinin değer kaybı zararının da doğduğunu belirterek fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50 TL hasar bedeli ve 50 TL değer kaybı olmak üzere 100-TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt(avans) faizi ile birlikte tahsiline, AAÜT m.16/2-c gereği arabuluculuk görüşmelerine katılmamız sebebiyle yargılama giderleri arasında vekâlet ücretine hükmedilmesine, İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin İş ...sayılı dosyasında yapılan 3.389,30 TL gider ve 2.400,00 TL vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında değerlendirilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 13.05.2023 tarihli tarihli kaza sonrasında hasar ihbarı yapılmadığını ve aracın ekspertize sunulmadığını, davacının hasardan sonra ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ayılı ve 26.03.2023/2024 vadeli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza tarihi itibariyle sorumlu oldukları limitin120.000,00 TL olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tek başına kusurlu olmadığını, davacıya ait araçta meydana gelen hasar miktarının bilirkişi incelemesi ile tespitinin gerektiğini, anlaşmalı tamirhane iskontosunun uygulanması gerektiğini, tamir faturasının ibraz edilmemesi sebebi ile tespit edilecek tazminatın KDV'siz olması gerektiğini, müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediği gibi temerrüdünün de söz konusu olmadığını, bu nedenle faiz taleplerinin haksız olduğunu belirterek reddine, aksi halde dosyanın meydana geldiği iddia edilen değer kaybı konusunda uzman bilirkişiye tevdi ile rapor alınmasına, kusurun ve hasarın ispatlanamaması halinde davanın reddi ile yargılama harç ve giderleri ile ücreti-i vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, 13/05/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacıya ait ... plakalı plakalı araçta meydana gelen hasar ve hasar nedeniyle oluşan değer kaybı bedelinin belirlenmesi ile belirlenecek hasar ile değer kaybı bedelinin davalı sigorta şirketinden tahsili taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Somut olay mahkememizce değerlendirilerek dosya otomotiv uzmanı ve trafik uzmanı bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş ve rapor aldırılmıştır. 05/12/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; 13.05.2023 tarihli kaza nedeniyle ... plakalı otomobil sürücüsü ... ve ... plakalı otomobil sürücüsü ... ve... plakalı otomobil sürücüsü ...'nın kaza anındaki davranışlarının sorgulanmasında kaza mahalli incelemesinde kaza mahalli mücavir alan 3 şeritli ışıklı kontrollü orta refüjle ayrılmış bölünmüş yollu kavşak olduğu, yatay düşey işaretlemeler bulunduğu, yolda çalışma, trafik görevlisi olmadığı, gün durumunun gündüz ve hava ve görüş ile ilgili bir bilginin mevcut olmadığı, mevcut bilgi ve belgelere göre değerlendirme yapıldığında hangi aracın yeşil ışıkta tespitinin yapılmasının mümkün olmadığı, olay anını gösteren kamera kaydının da bulunmadığı, dosya incelemesinde ise bu durumu aydınlığa kavuşturacak bir ek bilgi belge delil ve tanık ifadesinin mevcut olmadığı, her ne kadar yüksek yargı bu tür durumlarda eşit düzeyli kusur izafi etse de bu yetkinin sayın mahkemelere verildiği, bu hali ile taraflarınca da mevcut delillere göre kırmızı ışık ihlali tespiti yapılmadığından kusur izafisinin ...lu (terditli) yapmanın gerektiği, her durumda değişmeyen etkenin iki aracın çarpışması ile şeridinde nizami ilerleyen üçüncü aracın kazanın oluş şekline göre tedbir alacağı zamanının olmaması gerekçesi ile kural ihlalinde bulunmadığının düşünüldüğü, mevut bilgi belgelere göre kural ihlalinin terditli şekilde izah edileceği, ... 1 ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nun kırmızı ışık ihlali yaptığının kabulü halinde, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nun kırmızı ışık ihlali yaptığından kazanın oluşumunda etken olduğu, ...plakalı otomobil sürücüsü ...'in atfı kabul kural ihlali bulunmadığından dolayı etken olmadığı,... plakalı otomobil sürücüsü ...'nın atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı etken olmadığı; ... ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in kırmızı ışık ihlali yaptığının kabulü halinde, ...plakalı otomobil sürücüsü ...'in kırmızı ışık ihlali yaptığından kazanın oluşumunda etken olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nun atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı etken olmadığı, ...plakalı otomobil sürücüsü ...'nın atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı etken olmadığı; dava konusu ...plaka sayılı araçta yedek parça ve işçilik olmak üzere toplamda 205.000,00-TL (KDV hariç) ve 241.900,00-TL (KDV dahil) hasar meydana gelebileceği, bahse konu... plaka sayılı araçta kaza tarihi itibariyle 50.000,00-TL değer kaybı meydana gelebileceği hususlarındaki görüş kanaat ve tespitlerini bildirmişlerdir.
Mahkememizce 22/02/2024 tarihli celsenin iki nolu ara kararı ile "Yerleşmiş yargı kararları gereği kusurun ve kusur oranının belirlenmesinin mahkemeye ait olması nedeniyle, gerek aktüer bilirkişinin yaptığı hesaplamanın kusur oranına göre yargılama sırasında belirli olmasının tarafların yapacakları iddia ve savunmalar gereği adil yargılanma hakkı çerçevesinde gerekli olduğu, gerekse davacı tarafça ıslah yoluna gidildiği takdirde ıslahın belirlenen kusur oranı üzerinden yapılabileceği dikkate alınarak, gereksiz ve karmaşıklığa yol açacak yeni sorunların yaratılmaması açısından kusur oranının mahkememizce belirlenip taraflara açıklanmasının gerekli olduğu göz önünde tutularak; tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile mahkememizce alınan kusur bilirkişisi raporu ile davaya konu kazada davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün %50, davacının ise %50 oranında kusurlu olduklarının tespitine," şeklinde hüküm kurularak yargılamaya devam olunmuştur.
Davacı vekilinin 29/02/2024 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile dava dilekçesinde 50,00-TL olarak talep ettikleri hasar tazminatı bedelini 94.950,00-TL artırarak 95.000,00-TL'ye, 50,00-TL olarak talep ettikleri değer kaybı tazminatı bedelini 24.950,00 TL arttırarak 25.000,00-TL'ye artırdıklarını beyan ederek 95.000,00 TL hasar bedeli ve 25.000,00 TL değer kaybı olmak üzere poliçe teminat limiti olan toplam 120.000,00 TL zararın davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt(avans) faizi ile tahsiline, AAÜT m.16/2-c gereği arabuluculuk görüşmelerine katılmaları sebebiyle vekalet ücretine yargılama giderleri arasında hükmedilmesine, İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesinin...D. İş sayılı dosyasında delil tespiti için yapılan 3.389,30 TL masraf ve 2.400,00 TL vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında değerlendirilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, 05/12/2023 havale tarihli bilirkişi heyet raporu, ıslah dilekçesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait aracın davalı sigorta şirketince ZMMS poliçesi ile sigortalı araç ile karıştığı trafik kazası neticesinde hasar gördüğü söz konusu trafik kazasının oluşumunda davacıya ait araç sürücünün %50, davalı davalı sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %50 kusurlu olduğu, usul ve yasaya uygun bilirkişi heyet raporunda da belirtildiği üzere davacıya ait... plaka sayılı araçta yedek parça ve işçilik olmak üzere toplamda 241.900,00-TL (KDV dahil) hasar ve kaza tarihi itibariyle 50.000,00-TL değer kaybı meydana geldiğinin tespit edildiği, davacı vekilinin 29/02/2024 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile 95.000,00 TL hasar bedeli ve 25.000,00 TL değer kaybı tazminatı talep ettiği ve ıslah edilen dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı, dava açılmadan önce davacı tarafça sigorta şirketine başvuru yapıldığı, bu kapsamda davalı sigorta şirketinin 25/07/2023 tarihi itibariyle temerrüte düştüğü anlaşılmakla, davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı vekilinin arabuluculuk taraf vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2. maddesinde; ''Bu Tarifede yazılı avukatlık ücreti, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığıdır. Avukat tarafından takip edilen dava veya işle ilgili olarak düzenlenen dilekçe ve yapılan diğer işlemler ayrı ücreti gerektirmez. Hükümlerin tavzihine ilişkin istemlerin ret veya kabulü halinde de avukatlık ücretine hükmedilemez.
Buna karşılık, icra takipleriyle, Yargıtay, Danıştay ve Sayıştayda temyizen ve bölge idare ve bölge adliye mahkemelerinde istinaf başvurusu üzerine görülen işlerin duruşmaları ayrı ücreti gerektirir.'' hükmüne yer verilmiş olup, avukatlık ücretinin kapsadığı işlere yer verilmiştir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 16. maddesinde ise 'Arabuluculuk, Uzlaşma Ve Her Türlü Sulh Anlaşmasında Ücret' hususunda; ''1136 sayılı Kanunun 35/A maddesinde uzlaşma sağlama, arabuluculuk, uzlaştırma ve her türlü sulh anlaşmalarından doğacak avukatlık ücreti uyuşmazlıklarında bu Tarifede yer alan hükümler uyarınca hesaplanacak miktarlar, akdi avukatlık ücretinin asgari değerlerini oluşturur.
(2) Ancak, arabuluculuğun dava şartı olması halinde, arabuluculuk aşamasında avukat aracılığı ile takip edilen işlerde aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucunda arabuluculuk anlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hesaplanır. Şu kadar ki miktarı 7.200,00 TL’ye kadar olan arabuluculuk faaliyetlerinde avukatlık ücreti, 1.080,00 TL. maktu ücrettir. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez.
b) Konusu para olmayan veya para ile değerlendirilemeyen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucunda arabuluculuk anlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre öngörülen maktu ücrettir.
c) Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, avukat, 1.080,00 TL. maktu ücrete hak kazanır. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez.
ç) Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, tarafın aynı vekille dava yoluna gitmesi durumunda müvekkilin avukatına ödeyeceği asgari ücret, (c) bendine göre ödediği maktu ücret mahsup edilerek bu Tarifeye göre belirlenir.'' hükmü düzenlenmiştir.
Yine her ne kadar davacı vekilince dava dilekçesinde, arabuluculuk vekalet ücretinin hüküm altına alınması talep edilmiş ise de, yukarıda yer verilen kanun ve tarife hükümleri kapsamında, avukatlık ücretinin kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığı olduğunun, arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, avukatın ücrete hak kazanacağının, ancak bu ücretin asıl alacağı geçemeyeceğinin, arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, tarafın aynı vekille dava yoluna gitmesi durumunda müvekkilin avukatına ödeyeceği asgari ücretin (c) bendine göre ödediği maktu ücretin mahsup edilmesi ile bu tarifeye göre belirleneceğinin düzenlendiği, avukatın müvekkili olan tarafın yargılama sonucunda vekili olan avukata ödeyeceği vekalet ücretinin, anlaşmazlık ile sonuçlanan arabuluculuk faaliyeti kapsamında ödemesi gereken vekalet ücreti miktarının mahsup edilmesi neticesinde hesaplanacak bakiye bedelden ibaret olduğu dikkate alındığında, yapılan yargılama neticesinde ödenecek vekalet ücreti açısından avukatın müvekkili olan tarafa anlaşmazlık ile sonuçlanan arabuluculuk faaliyeti vekalet ücretinin ek bir külfet olarak yüklenmediği, müvekkili tarafından ödenecek sonuç vekalet ücreti içerisinde arabuluculuk faaliyeti vekalet ücretinin de yer aldığı, belirtilen sebepler dahilinde arabuluculuk faaliyeti vekalet ücretinin, yargılama sonucunda hüküm altına alınan vekalet ücretinden hariç tutulduğuna dair herhangi bir düzenlemenin yer almadığı, aksine arabuluculuk vekalet ücretinin, avukatın yargılama sonucunda hak edeceği vekalet ücreti içerisinde yer alacağının düzenlendiği, ilgili kanun ve mevzuat hükümleri kapsamında avukatın müvekkiline yüklenmeyen arabuluculuk vekalet ücretinin karşı taraftan tahsilinin talep edilmesinin hakkaniyete uygun düşmeyeceği gibi iyi niyet kurallarına da aykırılık teşkil edeceği ve hukuk düzeni tarafından korunmasının mümkün olmadığı göz önünde bulundurularak talebin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
a)95.000,00-TL hasar tazminatının, davalı sigorta şirketinden poliçe limitleri dahilinde olmak üzere 25.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b)25.000,00-TL değer kaybı tazminatının, davalı sigorta şirketinden poliçe limitleri dahilinde olmak üzere 25.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 8.197,20-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 269,85-TL harç ile 2.048,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 5.879,35-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 40,00-TL elektronik tebligat, 7,00-TL (KEP) posta masrafı, 174,00-TL tebligat tebligat ücreti, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti, 269,85-TL peşin harç, 269,85-TL başvurma harcı ve 2.048,00-TL ıslah harcı, İzmir.... Sulh Hukuk Mahkemesinin... D.İş sayılı dosyasında yapılan 2.861,90-TL (1.274,90-TL keşif harcı, 1,500.00-TL bilirkişi ücreti, 87-TL tebligat masrafı toplamı) yargılama gideri olmak üzere toplam 9.670,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 19.200,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/05/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
E İMZA